İzmir ve Ege, CHP siyasetinde daha ağırlıklı olmalı
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

İzmir ve Ege, CHP siyasetinde daha ağırlıklı olmalı

10.01.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Örgütü’nün bu hafta sonu İzmir’de çalıştayı var. Geçtiğimiz yıl çalışmalarının değerlendirileceği ve yeni yılın yol haritasının belirleneceği etkinliğe, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile genel merkez yöneticileri de katılacak.

Öncelikle vurgulayalım, 31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrasında CHP Ege’deki etkinliğini ve kapsama alanını daha da genişletti. Son yerel seçimde, başta büyük kentler olmak üzere neredeyse bütün Ege Bölgesi CHP kırmızısına büründü. Bu durum, CHP’nin bölgedeki etkinliğini ve bölge halkına karşı sorumluluğunu daha da artırdı.

İZMİR’İN ÖNEMİ VE FARKI

İzmir’in CHP için çok farklı bir anlamı ve önemi var. İzmir, büyükşehirler içinde en başından beri AKP iktidarına karşı en net karşı duruşun gösterildiği kent. 23 yıllık AKP iktidarına gösterilen bu direnç ve direniş, siyasi açıdan çok değerli. Öyle inanıyoruz ki ilerideki kuşaklar ve siyasal tarihçiler, ülkemizin bugünlerini değerlendirirken; İzmir’in bu konumuna özel bir dikkat çekeceklerdir. Bu durum, İzmir’e ve özellikle de CHP İzmir örgütüne özel bir misyon ve sorumluluk yüklüyor. İl örgütüyle, yerel yönetimleriyle, CHP İzmir; tüm Ege’ye ‘rol model’ olmalıdır. Biz, önceki dönemlerde de, CHP siyasetinde İzmir’in daha önemli bir konuma gelmesi gerektiğini her fırsatta vurguluyorduk. Örneğin geçmişte şöyle yazmıştık:

“İzmir, farklı duruşuyla, çağdaş kent değerleriyle, modern yaşam anlayışıyla ve ilerici yerel yönetimleriyle, günümüzde kendine has özgün bir model oluşturuyor. Ancak bütün bu olumluluklara karşın, İzmir’in günümüzde siyaseten hak ettiği düzeye ve ağırlığa ulaştığını söylemek / yazmak, maalesef mümkün değildir. Bunda elbette tutucu merkezi yönetim anlayışının, İzmir’e karşı izlediği hasmane tutumun önemli payı vardır. Ancak, konuyu yalnızca bu yönüyle ele almak ve eleştirmek, meseleyi eksik bırakır ve yanıltıcı olur.

Çünkü yıllardır AKP iktidarına karşı duruş sergileyen özellikle de ana muhalefet CHP’ye destek veren İzmir’in ve İzmir’in siyasal dinamiklerinin, muhalefet cephesinde özellikle de CHP siyasetinde yeterince ağırlığı yoktur. Bu durum, İzmir’in siyasal ve toplumsal yerel dinamiklerince üzerinde önemle durulması ve değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Bu konunun, aynı zamanda, İzmirliler açısından ciddi bir sorgulamayı ve özeleştiriyi de içermesi gerektiğini düşünüyoruz.”

BELEDİYELERDE DURUM

Son dönemde CHP’li belediyelerin idari ve mali kıskaca alınması, CHP’li başkanların elini kolunun bağlanıp hizmet üretemez hale getirilmek istenmesi, en çok bu bölgeyi ilgilendiriyor. Çünkü İzmir’de ve Ege’de çok sayıda CHP’li belediye var. Bu kritik dönemde, CHP örgütleri ile belediyeler arasındaki dayanışmanın daha da güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. CHP’li başkanlar, kendilerine yönelen baskılara ve kıskaca karşı; meclisleriyle, örgütleriyle, çalışanlarıyla ve kendilerine oy vermiş, güven duymuş hemşehrileriyle daha çok kenetlenmeli ve bütünleşmelidir. Bu zorlu süreçte, CHP’li belediyelerde örgütlü sendikalara da önemli sorumluluk düşüyor. Onlar da iktidarın kendi işyerlerine yönelik baskılarına, dayatmalarına karşı koymalı ve zorluklar ortaklaşa göğüslenmelidir.

Özellikle İzmir’deki CHP’li belediyelerde bir başka güncel konu, belediye başkanları ile meclis üyelerinin uyumu konusudur. Konak, Karşıyaka, Karabağlar gibi kimi önemli ilçelerde yaşanan çekişmeler, CHP’ye zarar vermektedir. Bu sorunlar hızla giderilmelidir. Çünkü bu zor dönemde, CHP’li başkanların ve meclis üyelerinin birbirleri ile uğraşma lüksü olmadığını düşünüyoruz.

CHP ÖRGÜTLERİNE DÜŞEN

Bu zorlu ve kritik süreçte İzmir’deki CHP örgütleri, İzmirlilerin bunca yıldır hemen her genel ve yerel seçimde kendilerine verdikleri desteği hak ettiklerini, siyasetin pratiğinde göstermelidir. Belediyelere yönelik baskıları bıkmadan usanmadan halka anlatmalı ve iktidarın tutumunu teşhir etmelidir. Ayrıca, ülkeyi yönetmeye hazır olduklarının güvenini de halka vermelidir. Unutulmamalıdır ki hem CHP’li belediyeler ve hem de CHP örgütleri, halkın gözünde önemli referans noktalarıdır.

CHP’liler bu sorumluluğun gereklerini, hem siyaset ve hem de yerel yönetim alanlarında en iyi şekilde yerine getirmelidir. Yazımızı noktalarken; CHP’nin İzmir’deki örgüt çalıştayı vesilesiyle, öteden beri savunduğumuz, İzmir’in ve Ege’nin CHP siyasetinde daha belirleyici ve etkili olması gerektiğinin altını bir kez daha kalınca çizmek istiyoruz.

***

Zeus Sunağı, Bergama’ya dönmeli

Her gittiğimizde yeni yerler keşfettiğimiz ve çok sevip beğendiğimiz Bergama, yöremizin ‘tarihi derin’ kentidir. Tarihte adı Bergama ile birlikte anılmış ama sonra yurt dışına çıkarılmış ünlü Zeus Sunağı, ilk olarak 1990’lı yıllarda, Bergama’nın o dönemdeki başarılı belediye başkanı Sefa Taşkın’ın girişimleri ile kamuoyunun gündemine gelmişti. Bugünlerde ise, geçmişte götürüldüğü Berlin’den Paris’e Loure müzesine taşınacağı haberleri ile yeniden gündemde…

ZEUS SUNAĞI’NIN HİKÂYESİ

Belediye başkanlığının ötesinde yaptığı araştırmalarla ve yazdığı kitaplarla, yalnız Bergama’nın değil, Ege’nin antik tarihi konusunda da uzmanlaşan sevgili dostumuz Sefa Taşkın, Zeus Sunağı’nın hikâyesini şöyle anlatıyor:

“Tarihte gelmiş geçmiş en büyük sunakların başında Bergama Zeus Sunağı sayılıyor. “Zeus” eski Ege dininde en büyük tanrıdır. Bergama Sunağı Zeus’a sunu, adakta bulunulan bir merkezdi. Sunak, neredeyse o zamanının Hac merkezi gibi bir yerdi. Bütün Anadolu, Ege dünyası burayı ziyaret ederdi. Onun için Antik Bergama yöneticileri, Zeus Sunağını görülmemiş bir tasarımla yapmış, eşsiz güzellikteki mermer heykellerle, friz/rölyef/fresklerle süslemişti. Bu muhteşem, kutsal sayılan mermerler 160 yıl önce kurnaz Prusyalı/Alman memurlar tarafından Bergama’dan Berlin’e, yasa dışı, gayrı meşru yollarla götürüldü.”

BERGAMA’DAN PERGAMON’A

Bergama’dan yurt dışına kaçırılıp, halen Berlin Pergamon Müzesi’nde sergilenen Zeus Sunağı’nın hikâyesi ve zaman yolculuğu, aslında tarihsel ve kültürel değerleri sahiplenmenin ne denli önemli olduğunu çarpıcı biçimde gösteriyor.

Bergama Akropolü’nü bilenler ve gezenler, bir zamanlar bu yüksek alanda bulunan sunağın yerinde şimdi birkaç ağacın bulunduğunu bilirler. Akropol’ü her ziyaret edişimizde, işte bu ağaçların altında oturup, bir yandan güzelim Bergama kentimizin panoramik görüntüsüne bakarken; bir yandan da -sunağın burada olduğu zamanların görüntülerini belleğimizde canlandırıp- buranın sunaklı halini düşlerdik. Sonraları Berlin’e gidişlerimizde, Zeus Sunağı’nı Pergamon müzesinde görme fırsatı bulmuştuk.

ZEUS SUNAĞI’NA SAHİP ÇIKMAK

Bu toprakların kalıtı olan Zeus Sunağı’na ve benzeri kalıtlara sahip çıkmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu aynı zamanda tarihe, üzerinde bulunduğumuz topraklara ve geçmişte bu coğrafyada yaşamış uygarlıklara karşı sorumluluğumuzdur.

Zeus Sunağı ile ilgili girişimler sahiplenilmeli ve desteklenmelidir. En başta da merkezi ve yerel yönetimler tarafından…

***

‘Silkeleme’ İzmir’den başladı

İktidarın CHP’li belediyelere yönelik mali ve idari kıskacı yeni bir aşamaya geçti. İller Bankası tarafından İzBB’nin 1,5 milyarlık payına bloke konulunca, belediyenin ödeme düzeni olumsuz etkilendi. Bazı şirketlerde çalışanların maaşlarında aksamalar ve gecikmeler oldu. İşyerlerinde yetkili sendikalar da hizmet üretimini durdurdu. Sonuçta ‘silkelenen’ çalışanlar ve İzmirliler oldu.

Daha geçtiğimiz hafta AASSM’de, Yerel Reform Girişimi ve Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi tarafından düzenlenen ‘Yerel Reform Buluşması’ etkinliğinde, bu konular masaya yatırılmıştı. Önceki genel başkanlardan ve derneğin kurucu başkanı Murat Karayalçın ile İzBB Başkanı Cemil Tugay; CHP’li belediyelerin infaz edilmek istendiğine dikkat çekmişlerdi. Aynı panelde konuşan hukukçu-siyasetçi Bülent Baratalı, akademisyenler Prof. Dr. Levent Köker ve Dr. Aydın Arı ile Konak Belediyesi Meclis Üyesi Dr. Nazlı Kayı; yetki paylaşımını tüm boyutlarıyla masaya yatırdılar.

Biz bütün bu konuşmaların ışığında: İzmir’de yaşanan olumsuz gelişmenin nedenlerinin ve sonuçlarının halka çok iyi anlatılması gerektiğini düşünüyoruz. ‘Silkeleme’ ile İzmirliye yaşatılan zorluklar; yerel yönetimlerin, sendikaların, siyasetçilerin, yerel toplumsal dinamiklerin iş ve güç birliği yapmasını zorunlu kılıyor. Siyasal muhalefet bu konuda yeni yol ve yöntemler bulmalı, yeni politikalar oluşturmalıdır.

Yazarın Son Yazıları

Ege’nin toplumcu ve muhalif damarı

Anadolu coğrafyasında yüzyıllar önce yaşanmış önemli bir toplumsal hareket var. Osmanlı’nın baskısına, zulmüne karşı eşitliğin, kardeşliğin ve dayanışmanın türküsünü söyleyenlerin öğretisi, geçmişten günümüze kadar ulaşıyor. Biz de onları ve mücadelelerini tüm yönleriyle kavramaya çalışıyoruz.

Devamını Oku
16.01.2026
Toplumsal mücadele

Hayatın o durdurulamaz akışında bir yılı daha geride bıraktık

Devamını Oku
13.01.2026
Ege’de muhalefet arayı açıyor

PİAR Araştırma, bölgelerde yaptığı siyasi parti oy tercihi anketinin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Buna göre Ege Bölgesi’nde iktidar partisi ile ana muhalefet CHP arasındaki oy farkı oranı yüzde 17.7 olarak belirlendi.

Devamını Oku
09.01.2026
Emperyalizm...

Son dönemlerde birçok siyasal çevre “emperyalizm” tanımını artık kullanmaz olmuştu.

Devamını Oku
06.01.2026
Bir Ege güzellemesi

Bir Ege güzellemesi

Devamını Oku
02.01.2026
Zor ve zorlu yıl

Her yılın sonunda yeni bir yıla girerken geçmiş yılın toplu bir değerlendirmesini yapmak gelenektendir.

Devamını Oku
30.12.2025
İktidar İzmir'i kilitliyor!

Güzel İzmir, birçok bakımdan Türkiye’nin öncü kentidir. Yakın siyasal ve sosyal tarihimizde birçok ilk bu güzel kentte yaşanmıştır. O nedenle de her fırsatta, “İzmir Türkiye’nin batıya açılan kapısıdırpenceresidir” diyoruz.

Devamını Oku
26.12.2025
Emekliler...

Geçim ve barınma kaygısıyla ucuz otel odalarına sığınmak zorunda kalan emeklilerin durumu, günlerdir yüreklerimize kor düşürdü!

Devamını Oku
23.12.2025
‘Kooperatifler daha iyi bir dünya kurar’

ooperatifçilikle güçlü bir gönül bağımız var. Kuşaklar boyu üzüm üreticiliği ile uğraşmış ailemizin adeta genlerinde kooperatifçilik var. Biz de yıllar boyu hem bir çalışan hem de bir üretici olarak tarım kooperatifçiliğinin ve toplumsal mücadelelerin içinde bulunduk.

Devamını Oku
19.12.2025
Niobe’nin gözyaşları

Manisa’da dün gözyaşı adeta sel olup aktı!

Devamını Oku
16.12.2025
Tarım SOS veriyor!

Ülkemizin ekonomik-sosyal yaşamında yaşanan olumsuzluklardan en çok etkilenen kesimlerin başında tarım kesimi geliyor. Bu olumsuzluklar kırsaldan kente, üreticiden tüketiciye uzanarak gıda zincirinin tüm halkalarını kapsıyor.

Devamını Oku
12.12.2025
Emeğin asgarileşmesi

Ülkemizin kendine özgü ekonomi-politiği bağlamında; yılın son günlerinde çalışanları ve emeklileri maaş artış beklentisi sarar.

Devamını Oku
09.12.2025
Egeliler ‘Hadi gari’ diyor!

Ege ve Egeli ile özdeşleşmiş bir ifade vardır. Egeliler günlük yaşamda çok sık “Hadi gari” sözcüklerini kullanırlar. Bu ifade, içinde bulunulan duruma göre bazen bir hayret ifadesidir bazen de bir hareketlenme çağrısıdır.

Devamını Oku
05.12.2025
Halkın bütçesi

Bütçe görüşmeleri ve tartışmaları, ekonomi-politik değerlendirmeler açısından büyük önem taşır.

Devamını Oku
02.12.2025
CHP kurultayı ve Ege

Cumhuriyetin kurucu ve ülkemizin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 39. olağan kurultayı, bugün Ankara’da toplanıyor. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde neredeyse bütün Batı Anadolu’yu CHP kırmızısına boyayan Egeli seçmenlerle CHP arasında çok köklü ve güçlü bağlar var.

Devamını Oku
28.11.2025
Umut ve direniş kurultayı

Günlerdir İBB iddianamesini ve CHP’ye yönelik yargısal kuşatmayı tartışıyoruz.

Devamını Oku
25.11.2025
Ekolojik yaşam savunucuları

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP30) Brezilya Belem’de çalışmalarını sürdürürken ülkemizin ekolojik yaşam savunucuları da alanlara çıkıyorlar.

Devamını Oku
21.11.2025
Umudu örgütlemek ve büyütmek

Küresel kapitalizmin neden olduğu ve otoriter siyaset anlayışlarının daha da ağırlaştırdığı iktisadi ve siyasal bunalımlar, bütün dünyada katmerlenerek devam ediyor.

Devamını Oku
18.11.2025
Asfalyalar atmasın!

Kış mevsimi kendini hissettirmeye başladı. Kış mevsiminin oldukça zor ve zorlu koşulları var. Öncelikle ısınma ve giyinme giderleri dar gelirli ailelerin belini büküyor. İçinde bulunduğumuz koşullarda elektrikle ısınmaya çalışmak, aile bütçeleri açısından başlı başına bir yıkım haline geliyor.

Devamını Oku
14.11.2025
Küresel adaletsizlik ve otoriterlik

Emperyalizme karşı duruşun ve mücadelenin simgesi, Kurtuluş Savaşı’nın önderi Mustafa Kemal Atatürk’ü; vefatının 87. yılında saygıyla andık, anıyoruz.

Devamını Oku
11.11.2025
Yerele darbe!

Bir zamanlar yereli güçlendireceğiz, yereli daha çok yetkilendireceğiz diyerek iktidara gelenler, son dönemde tam tersi işlere yöneliyorlar.

Devamını Oku
07.11.2025
CHP ile uğraşmayı bırakın!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk genel başkanı olduğu CHP, Cumhuriyetin kurucu ve ülkemizin birinci partisi.

Devamını Oku
04.11.2025
Doğa ve iklim uyarıyor!

Son dönemde doğa ve iklim koşullarındaki gelişmeler, değişimler günlük hayatımızı derinden etkilemeye başladı. Deprem tehlikesi ve iklim krizi artık hepimizi daha çok ilgilendiriyor. İzmir ve Ege Bölgesi de bütün bu gelişmelerden alabildiğine etkileniyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Cumhuriyet ve demokrasi

Demokrasi, Cumhuriyetle birlikte düşünülmesi ve birlikte anılması gereken çoğulcu, halkçı yönetsel sistemdir, anlayıştır. Her ikisi de birbirini bütünler ve tamamlar.

Devamını Oku
28.10.2025
Ege’nin Cumhuriyet sevdası

Yeni bir Cumhuriyet bayramı kutlaması daha yaklaşıyor. Başta Ege ve Egeliler olmak üzere bütün halkımız, Cumhuriyetin 102. yaşını coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor.

Devamını Oku
24.10.2025
‘Asgari’ hayatlar

Yıl sonu yaklaşırken çalışanların ve emeklilerin büyük çoğunluğunu yeni yıl maaş artışlarının telaşı sarar.

Devamını Oku
21.10.2025
Tarım ve gıda, temel sorun

Dün 16 Ekim Dünya Gıda Günü’ydü. Bu anlamlı gün nedeniyle uzmanlar ve ilgili kuruluşlar konuyla ilgili açıklamalar yaptılar.

Devamını Oku
17.10.2025
‘Metal fırtına’

Türkiye’nin emek tarihinde metal emekçilerinin çok ayrı bir yeri vardır.

Devamını Oku
14.10.2025
CHP’de il kongrelerinden olağan kurultaya

Türkiye’nin kurucu-ülkenin 1. partisi Cumhuriyet Halk Partisi, kongreler ve kurultay sürecini yaşıyor. Önce mahalle delegelerinin seçimi ile başlayan süreç, ilçe kongreleri ile devam etti. Şimdi sırada il kongreleri var.

Devamını Oku
10.10.2025
Halk siyaseti

TBMM’nin açılışı sonrasında ortaya çıkan fotoğraflar, siyaset çevrelerinde tartışılmaya devam ediyor.

Devamını Oku
07.10.2025
Halk silkeleniyor!

İktidarın muhalif belediyeleri yönetsel açıdan kuşatması ve mali olarak silkelemesinin faturası doğrudan halka çıkıyor. Muhalif belediye başkanlarınca yönetilen kentlerde yaşayanlar, bu silkelemelerden alabildiğine etkileniyorlar.

Devamını Oku
03.10.2025
Derin yoksulluk

Ülkemizde büyük çoğunluğun temel gündemini ekonomik sorunlar oluşturuyor.

Devamını Oku
30.09.2025
Toprağıma, zeytinime dokunma!

Ege’de çevre sorunları ile birlikte çevre mücadelesi de büyüyor. Özellikle Muğla yöresinde kömür ve maden çıkarma amaçlı doğaya müdahaleler sürüyor. Ege’nin simge ağacı zeytin başta olmak üzere tarım ve orman alanları zarar görüyor. Verimli tarım toprakları yok ediliyor.

Devamını Oku
26.09.2025
‘Ev-Genç’liler!

Geçmiş dönemlerde siyasal ve toplumsal alanlarda gençlikten söz edilirken usa önce “Dev-Genç” gelirdi.

Devamını Oku
23.09.2025
Üreticiye darbe üstüne darbe!

İçinde bulunduğumuz aylar, Ege’nin tarım kesiminde hasat dönemidir.

Devamını Oku
19.09.2025
Siyasal direniş

Ülke ve halk olarak çok ilginç günlerden geçiyoruz.

Devamını Oku
16.09.2025
İktidar, İzmir’e kör ve sağır!

Ülkemiz genel anlamda zor ve zorlu bir dönemden geçiyor. Başta siyasal ve toplumsal gerginlikler olmak üzere, pek çok sorun halkı olumsuz etkiliyor. Ekonomik-sosyal sorunların dayanılmaz ağırlığı, yurttaş çoğunluğunun günlük yaşamını adeta bir cendereye dönüştürüyor.

Devamını Oku
12.09.2025
Yeniden kurtuluş ve kuruluş

Bugün 9 Eylül İzmir’in kurtuluş günü

Devamını Oku
09.09.2025
‘Uçun kuşlar uçun İzmir’e doğru...’

Güz döneminin başlangıcı olan eylül ayını doğrusu çok severiz. Yaz aylarının aşırı sıcağından, rehavetinden, tatil havasından çıkışı ifade eder.

Devamını Oku
05.09.2025
Barış arayışı ve mücadelesi

30 Ağustos Ulusal Bağımsızlık Günü ile 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü ardı ardına kutladık. Ulusal Kurtuluş Savaşı ile bağımsızlığını kazanmış ve Cumhuriyeti kurmuş bir ülkenin yurttaşları olarak ulusal bağımsızlık ve barış günlerini birlikte kutluyor ve ortaklaşa sahipleniyoruz.

Devamını Oku
02.09.2025