Adnan’ın paralı askerleri varsa, adaletin de gönüllü topçuları vardır!
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Adnan’ın paralı askerleri varsa, adaletin de gönüllü topçuları vardır!

30.09.2018 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Dünya yalan, narkoz şirketten” başlıklı yazıma Fethullah Gülen’in İstanbul Çağlayan ve Adnan Oktar’ın Anadolu 2. Asliye Ceza mahkemelerinde açtıkları davalar, birkaç gün arayla Kasım 2013’te tebliğ edildi.
Yazı Cumhuriyet’te yayımlandığı için, davalara gazetenin avukatları Bülent Utku ve çabasını her zaman takdirle anacağım Abbas Yalçın bakıyordu. Aralık ayında Çağlayan’da başlayan dava iddianamesi, ifade verdiğim sırada bana “Fethullah Gülen’e hakaret edemezsiniz!” diye tepki gösteren Cumhuriyet savcısı Hacı Hasan Bölükbaşı tarafından hazırlanmıştı.
Nereden nereye?
Hacı Hasan Bölükbaşı, Av. Bülent Utku’nun karşısına kendisinin de sanık olduğu Cumhuriyet davasında duruşma savcısı kimliğiyle çıkacak ve Utku’nun 2013’te beni Fethullah Gülen’e karşı savunmuş olması, 2017’deki kendi savunmasında önemli bir yer tutacaktı!
2 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılandığım Gülen davası, 8 Nisan 2014’te beraatımla sonuçlandı.
Çünkü arada 17/25 Aralık 2013 şokları yaşanmış, hükümet ile cemaat arasındaki köprüler atılmış ve mahkeme heyeti değişmişti.
Başka bir deyişle şansım yaver gitmişti!
Ama Adnancı mafya aynı yazıdan aynı hapis cezası istemiyle yargılandığım Anadolu 2. Asliye Ceza’daki davaya asılıyordu. Çakma mehdinin avukatlarından Gülcan Karakaş; dava dosyasına 5 öğretim üyesinin “cezalandırılması caizdir” fetvasını içeren “hukuki mütalaa”larını eklemişti!

***

Normalde mahkeme talebiyle yazılması gereken bu mütalaaları Adnan Oktar’ın avukatı Gülcan Karakaş’ın isteği üzerine ve tabii ki “tamamen duygusal nedenlerle” yazan bu hukukçular: Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Veli Özer Özbek, Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Caner Yenidünya ve Doç. Dr. İsa Döner, Çankaya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Doğan Soyaslan, İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Prof. Dr. Durmuş Tezcan’dı…
Yeni açılan “hukuki mütalaa” cephesinin karşısına, az sayıda ama saygınlıklarıyla ağır topçular mevzilendi.
Çatı savunmamı gazetenin yılmaz savunucusu, aziz dostum Av. Fikret İlkiz üstlendi. Türkiye’nin iki büyük hukuk otoritesi, Prof. Dr. Duygun Yarsuvat ve Prof. Dr. Köksal Bayraktar hocalar da bilabedel mütalaa yazdılar.
Ama düşman cephe harıl harıl beni hapsettirecek itham atlasını, dost cephe de beraat ettirecek savunma dosyasını hazırlarken davaya bakan mahkeme heyeti de değişmişti…
Ekim 2014’teki 5’inci duruşmada sunduğumuz savunmamı takiben, davaya katılan yeni cumhuriyet savcısı beraatımı istedi!
Kasım 2014’teki 6. duruşmada da yeni mahkeme başkanı beraatıma hükmetti!

***

Savunma dosyam ne kadar sağlam olursa olsun, nasıl bir beladan mucize eseri kurtulduğum, 4. duruşmaya kadar davaya bakan mahkeme başkanı Vahdettin Toklucu’cun şifresi kırılan ilk ByLock yazışmasını yapan FETÖ mensubu olup firar ettiği, 2016 yılında hakkında yakalama kararı çıkınca anlaşıldı.
Aynı süreçte mahkûmiyetimi isteyen cumhuriyet savcısı da HSK 2017 yaz kararnamesiyle görev yeri değiştirilenlerden oldu.
Zaten aleyhimde mütalaa verenlerden Prof. Dr. Caner Yenidünya ve Doç. Dr. İsa Döner de FETÖ soruşturmalarına bağlı 672 No’lu KHK ile 2016 yılında Marmara Üniversitesi’nden ihraç edildiler…
Adnancı avukatlar, bu kez duruşma sırasında “it sürüsü gibi avukatları var” diye fısıldadığım (!) gerekçesiyle yeni bir dava açtılar. Bu saçma sapan davada da yargılanıp dostlarım Elif Yıldız, Haluk Hepkon ve Ahmet Yavuz’un “Öyle bir fısıltı duymadık” diye yeminli tanıklıkları sayesinde beraat ettim! Beraat kararı veren mahkeme başkanını burada saygıyla anıyorum, çünkü Adnancı avukatların edepsizce saldırılarına maruz kaldı ve vakurla göğüs gerdi.
Derken, Adnancı Av. Gülcan Karakaş’ın şikâyeti üzerine benim üslubuma hiç uymayan ve zaten atmadığım birkaç çakma tweet için Cumhuriyet savcısı Mustafa Lokman’ın düzenlediği iddianameyle Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davadan da beraat ettim.
Ancak arada, iki savcının ayrı ayrı iddianame düzenleyip Anadolu 2. Asliye Ceza’da birleştirilen bir davayı kaybedip para cezasına çarptırıldım. Bu davanın Cumhuriyet savcılarından Sıddık Ilgar, terfi etti. Ömer Solmaz ise 2016’da görevinden ihraç edildi.

***

“İt sürüsü” davası sırası ve sonrasında savunmamı Yaltı Hukuk Bürosu üstlenmişti. Can kardeşim Av. Dr. Başar Yaltı’yla adımı internet sitelerine veren Adnancılara karşı açtığımız davayı yerel mahkemede kazandık, istinaf bozdu. Temyiz ettiğimiz bozma kararı halen Yargıtay’da.
2017’de Adnan’ın gözde kediciklerinden Esra Saraçoğlu, avukatları Gülcan Karakaş ve Nihan Toklu aracılığıyla kendisine “motor” denilen bir tweet’i paylaştım diye dava etti. Manevi tazminat davasına bakan hâkime, bu yıl istinaf yolunu kapatacak kadar küçük, ama sanki tweet’i ben atmışım gerekçeli bir kararla para cezası verdi. Hâkime Elif Aydın Uzun’un 2016’da Ceyhan’da görev yaparken FETÖ’den tedbir altına alındığını, sonra aynı tarihte cumhuriyet savcısı olan eşiyle birlikte görevden uzaklaştırıldığını, bir süre sonra da göreve iade edildiğini öğrendik.
Adnancılara yönelik son operasyonda ortaya çıkan yeni verilere dayanarak bu davanın yeniden görülmesini talep aşamasındayız.
Beş yıldan beri beni dava eden Adnan Oktar ve müritlerinin tamamı, avukatları da dahil şimdi tutuklu…
Okumak zahmetine katlandığınız bu yazı dizisinde özetlediklerim, çok yakında çıkacak daha kapsamlı ve ayrıntılı bir kitabın nüvesini oluşturuyor.
Eğer basındaki ve hukuktaki mücadelem, korkup sinen insanlara biraz cesaret aşılayabilir; doğruluğun kararlılıkla birleştiğinde yenilmez bir güç oluşturduğunu gösterebilirse, ne mutlu!  

Yazarın Son Yazıları

Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025