Efkan Ala’yı kimin ahı tuttu?
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Efkan Ala’yı kimin ahı tuttu?

04.09.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP iktidar sürecini çok aşan bir zamandır okullu da olsa alaylı kalan, zır cahil, ama cüretkâr kurnazların devletin en üst makamlarına yükselebildiği Türkiye’de; politikacıların kaba sabalığına alışkınız.
Zaten yaygın kanı da “halkın kendi yansımasını görmediği” politikacılara oy vermediği yönünde. Dolayısıyla bizim ellerde politika yapmak için kaba sabalık aslında bir kusur değil, zorunluluk sayılıyor.
Kanıksamış olmam gerekiyordu, ama siyaset sahnesinin ışıkları Efkan Ala’yı aydınlattığında yine de afalladım ve “dangul dungul bir kurnabaz*” diye düşündüm hakkında.
Nitekim doğru çıktı.
Daha önce valilik yaptığı Diyarbakır’a 27 Aralık 2015’te İçişleri Bakanı olarak gelen Efkan Ala, tarihe mal olmuş yöre ünlülerini sayarken Kutadgu Bilig ve yazarını anmak istedi.
Ancak eserin tam adını bir türlü söyleyemedi. Uzun süre “Kutat...Kutad...gu...gugu...” diye kekeledikten sonra aklına “abidik gubidik” deyişi gelmiş olacak ki, “Kutatgu Gubilik kitabını bize armağan eden Ali Emiri!” deyip çıktı işin içinden.
Başta kendi maiyeti, toplantıyı TV’lerden izleyen herkes elbette çok güldü.
Ancak İçişleri Bakanı’nın zor anlarını “Efkan Ala’nın Kutadgu Bilig’le imtihanı” başlığıyla ölümsüzleştiren (YouTube’da hâlâ videosu dönüyor) medya mensupları ve zaten TV seyircileri de Efkan Ala’dan ne daha az cahil, ne de gülünçtüler...
Varsa yoksa adamın Kutadgu Bilig diyememesine takılmışlardı.

***

Oysa Efkan Ala’nın yaptığı asıl gaf, kitabın yazarına dairdi!
Kutadgu Bilig adlı eser Yusuf Has Hacip’in kaleminden çıkmış olup 1068 ile 1069 yılları arasında yazılmıştır.
1857’de Diyarbakır’da doğup 1924’te İstanbul’da ölen Ali Emiri’nin edebiyata yaptığı en önemli hizmet ise Kaşgarlı Mahmud’un Divanu-Lugati’t Türk eserini yeniden yayımlayıp kültürümüze kazandırmak olmuştur.
Efkan Ala, aslında ucuz kurtulmuştu. Abidik gubidik referansına dayanarak Kutadgu Bilig’i Öztürk Serengil’e yazdırması işten değildi!
Telif hakkını yediği Yusuf Has Hacip’in ahı sekiz yüzyıl beklemedi, sekiz ay sonra tuttu. İçişleri Bakanı, 31 Ağustos 2016’da istifaya zorlanarak görevinden alındı.
Böyle stratejik bir makamdan ansızın indirilmesi hem çok önemli bir gelişme, hem de en lekelilerine bile sahip çıkan AKP iktidarının tarzı değil.
Şimdi her kafadan bir ses çıkıyor.
Her zaman olduğu gibi hiç bilmeden çok bilmişler, kanal kanal gezip istifa teorisi yumurtluyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “performans düşüklüğü”nden dem vurdu. Oysa Efkan Ala, on yılı aşkın süredir “Başkanın Adamları”ndan, en yakın, en güvendiklerinden biri.
Diyarbakır Valiliği, Başbakanlık Müsteşarlığı, 17-25 Aralık sürecinde, yüzlerce ölüyle sonuçlanan kanlı terör eylemlerinden sonra dokunulmadı da niye şimdi dokunuldu?
Böyle önemli gelişmeleri doğru okumak, hemen öncesindeki olayları gözden geçirmekle mümkündür.

***

İçişleri Bakanı Efkan Ala, 31 Ağustos akşamı istifa ettirildi. Eski İstanbul İl Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, Çeşme’de 30 Ağustos sabaha karşı gözaltına alınıp İstanbul’a getirildi.
Hüseyin Çapkın’ı temmuz sonunda tutuklanan eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun ele verdiği söyleniyor. Mutlu, rastlantıya bakın ki Diyarbakır Valiliği’nde Efkan Ala’nın halefiydi. Gerek Mutlu, gerekse Çapkın’ın İstanbul görevleri sırasında ise Ala, Başbakan Erdoğan’ın müsteşarı olarak İstanbul’daki gözü kulağı.
Hüseyin Çapkın’ın, gözaltına alınmasından Efkan Ala’nın istifasına geçen yaklaşık 40 saatte: “Sen beni sabaha karşı gözaltına aldırıyorsun, oysa ne sırlar taşıdık birlikte, neler paylaştık seninle” diye düşünmesi olağandır. Düşüncelerinin devamında da “Madem bana bunu reva gördün, madem ben bitmişim zaten, şimdi bülbül gibi şakıyayım da sen gününü gör!” kararına varmış olabilir.
O güne kadar aralarında saklanan ağır sırlar, İlah’ın kulağına gider ve perde iner.
Yorumum illaki doğrudur, demiyorum.
Ama Efkan Ala’nın görevden alındığı sahnenin perde arkasını, ben böyle hayal ediyorum.

* Kurnaz ile yobazın karışımı, bir Donatella Piatti deyişi.  

Yazarın Son Yazıları

Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025
Felekten bir gece, adını hece hece

Bolluk ve mutluluk istibdatı Yutania adasında, herkes seferberlik öncesi günleri özlüyordu.

Devamını Oku
21.06.2025
Organize işler

Antik Yunan tarihinin “Sokrates öncesi” diye anılan ilk filozofları, sayıları 23’e ulaşan bir düşünür topluluğuydu.

Devamını Oku
15.06.2025
Doğal cennetten parasal cinnete: Türkiye

Jeolojik olarak yaklaşık 300 milyon yıl önce oluşan ve şairin dediği gibi Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan Anadolu, birçok ilkleri barındıran bir coğrafya olmasının yanı sıra çok çeşitli bitki ve hayvana da ev sahipliği yapar.

Devamını Oku
08.06.2025