Erkeğin Tahtı Hiddet, Kadının Bahtı Şiddet
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Erkeğin Tahtı Hiddet, Kadının Bahtı Şiddet

04.03.2012 04:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n\n\n

Türkiye’de siyasal erkin üzerinde çekincesiz fikir birliğine vardığı belki de tek konu, kadın cinayetlerini önlemek ve kadınları dövmek ya da öldürmek için peşine düşen erkekler(in)den korumak gerektiği. Muhalefetin önem verdiği kadına yönelik şiddetle mücadelede, başta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, AKP iktidarının içtenlikle çaba gösterdiğine ve sonuç almak istediğine kuşkum yok.

\n

Ancak, bugüne kadar harcanan tüm çabalar salt iki önleme yoğunlaştı: Kadına şiddete yasaların öngördüğü cezaları arttırarak erkeği suç işlemekten caydırmak ve alarm sistemi geliştirerek kadını saldırıdan korumak.

\n

Oysa nedeni, niçini irdelenmeyen, kaynağına inilmeyen, kısaca doğru teşhis konulmayan hiçbir soruna uygun çözüm üretilemez, sonuç alınamaz. Toplumsal yargılar, yasalarla değişmez. Sosyal algılar, cezai yaptırımlarla önlenemez. Koşullanmış zihinler, yasakla delinemez.

\n

Son yedi yılda yüzde 1400 artan kadın cinayetlerinin üstüne her gün katlanarak eklenen yenileri; dövülen, sövülen, taciz ve tecavüz edilen kadın nüfusunun korkunç bilançosu da aynı zaman diliminde genişleyenmuhafazakâr toplumniteliklerinden soyutlanamaz!

\n

***

\n

Türkiye’de kadına şiddetin, toplumun muhafazakârlaşmasıyla düz orantılı arttığını görmemek için kör olmak gerekiyor. Ama ülkemizde muhafazakârlık, çok uzun süredir din değerlerine bağlılık olarak tanımlandı ya da indirgendi. Bu eksik tanım, salt din tınısını taşıdığı ve tabusunu barındırdığı için, kadına şiddetin toplum muhafazakârlaştıkça arttığı gerçeğini görünmez, görünse bile söylenmez kılıyor.

\n

Muhafazakârlık öylesine dindarlığa endeksli bir baskı ki, artık toplumsal duyarlığıincitmemek adına, sözcüğün öz Türkçesi, tutuculukbile denilemiyor...

\n

Hepimizin bildiği gibi nedeni görmezden gelinen soruna tepeden inme hiçbir çözüm, yasak, ceza çare olamayacağı için de toplum muhafazakârlaştıkça artan kadına yönelik şiddet, önlenemiyor ve önlenemeyecek.

\n

Dindarlık anlamında muhafazakârlığın, İslamiyet özelinde erkeğe kadının üzerinde tanıdığı hak, üstünlük ve sahiplik olgusu, salt Türkiye’de katlamıyor kadına yönelik şiddeti. Dindarlığın arttığı tüm Müslüman toplumlar da aynı ivmeyi izliyor.

\n

2011 Kasım ayında, Mısır Baharı’nın simgesi Tahrir Meydanı’nda iki kadın gazetecinin ırzına geçildi. Gösterileri izleyen CNN International ve France 3 muhabirleri, ahalinin ortasında toplu tecavüze uğradı. Dünya medyaları, Mısır’daki tüm kadın muhabirlerini geri çağırdı. Derken, ordu duruma el koydu. Bu kez, hepsi Mısırlı Müslüman on genç kadın, askerler tarafından bekâret kontrolügerekçesiyle gözaltına alınıp dört gün süreyle ırzlarına geçildi. Bu kadınlardan yalnızca biri, hem de türbanlı Samira İbrahim yasal şikâyette bulundu, orduya karşı açtığı davayı kazandı. Tecavüzcüler bulunamadı, ama gözaltında bekâret kontrolüyasaklandı. Ne var ki Samira İbrahim, o gün bugündür ölüm tehditleri alıyor ve yabancı basına konuşma yasaklı. Zaten Tahrir Meydanı’ndaki halk devriminden de demokrasi çıkmadı, ama seçim sandığından yüzde 47 oy çoğunluğuyla Müslüman Kardeşler’in “Özgürlük ve Adalet Partisiçıktı.

\n

***

\n

Oysa 1930’lu yıllarda bikiniyle denize girilen Kahire’de, artık kadınlar ve erkekler metroda ayrı vagonlarda yolculuk ediyor. Evlenmeden cinsel ilişki hem yasal hem toplumsal anlamda yasak. BM raporlarına kadın tacizinde dünya birincisiolarak geçen Mısır’da dinsiz yok, herkes az ya da çok dindar, \tama sokakta, işyerinde, \t\telle, sözle sarkıntılık önlenemiyor. Uğradığı taciz ve tecavüzü ihbar eden kadın kuyruk sallamıştırdiye kötüleniyor, karalanıyor.Sahibikocasına itaat etmeyen, ayrılmak isteyen ya da seçilen kocayla evlenmeyi reddeden kadın, tıpkı Türkiye’deki gibi dövülüyor, öldürülüyor.

\n

Demem o ki, bir yandan kadına şiddetin yasal caydırıcılık ve alarm zilleriyle önlenmeye çalışıldığı ülkemizde, öte yandan 4+4+4’lük eğitimden modern Müslümangençlik damıtmak projesi, yangına körükle gitmektir.

\n

Kızları eve kapatıp, oğlan çocuklarını topyekûn imam hatip rahlesinden geçirmek herhangi bir şiddeti önleseydi, Afganistan dünyanın en sakin ülkesi olurdu.

\n\n\n

‘G’ NOKTASI

\n\n\n

Türk Lirası’nın simge tanıtımı görkemli yapıldı. Başbakan Erdoğan’a göre çıpaya benziyor. MB eski başkanı Durmuş Yılmaz’ın hanımına göre tırpana.

\n

Bir de ne görelim?

\n

TL’nin logosu, Ermeni para biriminin neredeyse tersten çizilmişi!

\n

Oysa başka bir simge, daha bir ay bile olmadı ki benzer benzerliğe çoook daha uzak bir benzerlik dolayısıyla, tedavülden kaldırıldı: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Yönetim Kurulu, oybirliğiyle aldığı kararla, kampustaki aslan ve kartal heykelini, Ermenistan Cumhuriyet armasına benzediği gerekçesiyle yerinden söktürdü.

\n

Şimdi herhangi bir yönetim kurulundan cesur bir karar daha bekliyorum:

\n

Ya TL’nin simgesini Ermeni Drahması’na benziyor diye iptal kararı alınsın ya da Dumlupınar Üniversitesi kampusundan kaldırılan heykel, tersine çevrilip yerine konulsun!

\n

Ama oybirliğiyle.

\n\n\n

Kuşku değil,

\n

emin

\n

olmak delirtir.

\n

FRIEDRICH NIETZSCHE

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Hıristiyan İranlılar

2010’lu yıllarda İstanbul’da, Cezayir asıllı Fransız bir kadın diplomatla ahbap olmuştum.

Devamını Oku
29.03.2026
Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Devamını Oku
22.03.2026
Kadir İnanır onaylı erkeklik

Mine ve Ali Sirmen, her yıl birkaç gün Marmaris’e gider ve daima Art Otel’de kalırlardı.

Devamını Oku
15.03.2026
Sınır ötesi operasyonda kuşkonmaz ikilemi

Takvimler 1995 yılının nisan ayını gösteriyordu.

Devamını Oku
08.03.2026
Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de.

Devamını Oku
01.03.2026
Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025