Nüfus Sıkıntı, Kürtaj Takıntı
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Nüfus Sıkıntı, Kürtaj Takıntı

20.06.2012 03:42
Güncellenme:
Takip Et:
\n

\n\n\n

Nikolay Çavuşesku diktasının hazırladığı 770 Sayılı KararnameRomanya’da yürürlüğe girdiğinde, Recep Tayyip Erdoğan henüz 12 yaşındaydı.

\n

Başbakan Erdoğan, 2012 yılındaki Kürtaj cinayettir, katliamdıraçıklamasının mevta bir komünist diktatörün düşünceleriyle bire bir örtüştüğünü ve kürtajın kısıtlanmasına yönelik yasama iradesinin, Romanya’da 1 Ekim 1966’da uygulamaya konulan kararnameyle aynı tahlilden kaynaklanıp, aynı amacı güttüğünü bilebilmiş olsa, kuşkusuz kendisi de pek şaşırırdı!

\n

1957 yılında serbest bırakılan kürtaj, Romanya’da olağan bir doğum kontrol mekanizması haline dönüşmüştü. Dokuz yıl sonra yürürlüğe giren 770 Sayılı Kararnameyle en az 4 çocuk doğurmamış 45 yaş altı kadınlara kürtaj yasaklandı.

\n

Rumen çiftlerden en az 4 çocuk isteyen diktatör Çavuşesku’nun hedefi, ideolojisine sadık, ülkeyi çelik bileklerle yönetecek kuşaklar yetiştirmekti. Çavuşesku, nüfus projesine bir de ad vermişti: Yeni İnsan.

\n

Romanya’nın Yeni İnsan kuşakları, Müslüman ve kindardeğil de, sıkı komünist olacaklardı...

\n

***

\n

Çavuşesku’nun hem saplantı hem de sloganı, Büyük Nüfus, Genç Çoğunluk, Büyük Romanyaidi. 1966’dan 1969’a geçen üç yıl içinde fazladan 1 milyon doğum oldu. Bu çocuklar, Kararname Çocuklarıdiye anıldılar.

\n

Derken tablo karardı. Yasadışı kürtaj, iktidar saflarında bile aldı yürüdü. Doğum oranı hızla düştü.

\n

Çavuşesku diktası, yasadışı kürtajla mücadele için seferber oldu: Örneğin fabrika yöneticilerine, kadın işçilerin doğum performansına göre prim dağıtıldı. İşyerlerine, çalışan kadınların hamile olup olmadıklarını denetleyen jinekologlar atandı. Yasadışı kürtajla hayatı tehlikeye giren kadınlar, kürtajcıyı ihbar etmedikleri sürece tedavi edilmiyorlardı!

\n

Kürtaj yaptırmayıp doğuran kadınlar arasında ölüm oranı, üçe katlandı.

\n

Romanya’daki komünist dikta 1989’da kanlı bir halk ayaklanmasıyla devrildi. Ülkenin tek adamıNikolay Çavuşesku, eşi Elena’yla birlikte isyancıların kurduğu özel yetkili mahkemenin 25 Aralık gecesi verdiği idam kararından hemen sonra, yıkık bir duvarın önünde, kafalarına birer kurşun sıkılarak öldürüldü.

\n

***

\n

770 Sayılı Kararname, ilk üç yıl içinde 1 milyon fazladan doğum sağlamıştı ya? Çavuşesku’nun infazından sonra yapılan istatistiklerden anlaşıldı ki 1966’dan 1989’a diktatörün koyduğu hedeften çok uzak, fazladan hepi topu 2 milyon çocuğun doğumuna ve.. 11 bin kadının ölümüne yol açmış!

\n

Üstelik, çiftler bakamayacakları, tecavüze uğrayan ya da istemeden hamile kalan kadınlar da benimsemedikleri bu 2 milyon çocuğun çoğunu, tıpkı AKP hükümetinin “Biz bakarızdediği gibi; biz bakarızgüvencesi veren Rumen komünist diktasının, devlet yetimhanelerine bırakıp gitmişler.

\n

Çavuşesku rejimi, 20 yıllık kararname sürecinde bu çocuklardan bırakın komünist rejime bağlı Yeni İnsankuşağı yetiştirmeyi, kafasına kurşun sıkacak genç kuşağı büyütmüş olmalı ki… 770 Sayılı Kararname”, şaka değil, Çavuşesku’nun infaz edildiği gecenin sabahı, 26 Aralık 1989’da yürürlükten kaldırıldı. İptali, yeni Romanya’nın ilk yasaması oldu!

\n

***

\n

Ve dünya, Rumenlerle birlikte onun ölümünden sonra televizyon kameralarından öğrendi ki, bu çocuklardan sakat doğan on binlercesini, aç bırakıp ölüme terk ettiği hücre evlerde saklarmış, Çavuşesku rejimi...

\n

Kararnamenin kaldırıldığı 1989 yılında, 545 kadın yasak kürtaj, 627 kadın da zorla doğumda can vermişti.

\n

Bugün Romanya, kürtaj konusunda en liberal ülkelerden biri. Kürtaj, 14 haftaya kadar sorgusuz sualsiz, yasal hak.

\n

Ama son beş yılda 6 binden fazla kadının erkek eliyle dayak ve cinayetten öldüğü Türkiye’de doğum ve kürtaj ölümleri de yüzde 1400 artarmış, kimin umurunda?

\n

İstenmeyen çocuklara gelince: Devletin bugün hapishane ve yetimhanelerinde olanlar, yarın olacakların zaten garantisi!

\n\n\n

‘G’ NOKTASI

\n\n\n

Türkiye’de oynanan monopoli, scrabble gibi tüm masa oyunları, yabancı kaynaklıdır. Galatasaray Oyun Kulübü bir eksiği giderdi ve hem çok zekice hazırlanmış hem de çok eğlenceli ilk Türk masa oyunu CAMPUS GALATASARAYı yaratttı, piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

\n

Genç dehalarımız Aslan Evrim ve Mehmet Tetik’in hazırladığı projenin teknik tasarımını İletişim Fakültesi’nden Özgürol Öztürk, Barış Çelik, Öner Adıyaman, gerçekleştirdi. G.Ü. öğrencisi Ezgi Eren illüstrasyonları, G.Ü. mezunu fotoğrafçı Nur Acar görsellerini sağladı.

\n

4 kişiyle oynanan CAMPUS GALATASARAY’da oyuncular üniversiteyi bitirmek için yarışıyor. Her dilde oynanıyor. Öğrencilik yıllarını özleyenlere hararetle öneririm, üstelik tiryakilik yaratan lezzette bir oyun.

\n

Türkiye’ye ilk Türk masa oyununu kazandıran ekibe, projeye destek veren Rektör Yardımcısı Helen Zajdela, oyun yaratıcısı Clement Perillat ve ilk eli bizimle (hem de hırsla!) oynayan Fransız Büyükelçisi Eric Chevallier ve Başkonsolos Herve Magro’ya çok teşekkürler!

\n

\n\n\n

Ahlak kumkuması, cinayeti aşka yeğler. Çünkü cinayet çift değil, tek kişilik bir zevktir.

\n

ANONİM BİLGE

\n

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Hıristiyan İranlılar

2010’lu yıllarda İstanbul’da, Cezayir asıllı Fransız bir kadın diplomatla ahbap olmuştum.

Devamını Oku
29.03.2026
Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Devamını Oku
22.03.2026
Kadir İnanır onaylı erkeklik

Mine ve Ali Sirmen, her yıl birkaç gün Marmaris’e gider ve daima Art Otel’de kalırlardı.

Devamını Oku
15.03.2026
Sınır ötesi operasyonda kuşkonmaz ikilemi

Takvimler 1995 yılının nisan ayını gösteriyordu.

Devamını Oku
08.03.2026
Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de.

Devamını Oku
01.03.2026
Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025