Yanardağın Üstünde
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Yanardağın Üstünde

11.05.2011 04:00
Güncellenme:
Takip Et:
\n\n\n

Algı yanlışı mı yapıyorum, bana mı öyle geliyor, siz farklı mı düşünüyorsunuz bilemiyorum: Sandık başına gitmeye bir ay kala, Türkiyede bir genel seçim heyecanı göremiyorum, ben Parti liderleri memleket turunda esip gürlüyor ve meydanları coşturuyor, görünüşte. Ama nokta atışı bu toplantılar dışında ne seçim havası var, ne de rüzgârı. Politika konuşmaya zaten bir süredir korkan insanlar, seçimlerden söz etmiyor. Taksi şoförleri bile suskun.

\n

Nedense (!) hepsi muhalif partilere yönelik kaset komploları, iktidarın bu kasetlerden çekip kaba ete şırınga ettiği genel yaşam vurguları, PKKnin Kastamonuda iktidar partisi konvoyuna saldırısı ve BDPnin tehditleri dahil seçim malzemesi yapılan her şey, Türkiyenin zaten alışık olduğu gündem başlıkları. Bu başlıkları Meclis grup toplantılarından çıkarıp meydanlara taşımak, elbette seçimlere özel bir önem katmıyor. İktidarın davulculuğunu yapanlar dahil, medyaların meydanlara gösterdiği ilgi, gündelik yaşama yansımıyor, kamuoyunda bir titreşim yaratmıyor.

\n

***

\n

Demokrasilerde, seçim heyecanını tıpkı herhangi bir yarışta olduğu gibi kazanmak umudu belirler. Rakipler kendi başarıları, tribünler de favorilerine dair umut beslerken ortak bir heyecan çekerler. İşte bu ortak heyecan eksik, Türkiyenin önündeki seçimlerde. Saha ile tribünler arasında elektrik akımı yok. Sahadaki coşku, medyanın amigoluğuna rağmen tribünlere ulaşamıyor. Sönük geçiyor seçim kampanyası, çünkü halkın ışığı sönük.

\n

Ama sönük demek, sakin demek değil. Hem de hiç değil!

\n

Toplumun ezici çoğunluğu geleceğe ilişkin umutlarını öylesine yitirdi ki, ne iktidarın iktidarda kalacağı, ne de değişeceği olasılığı dinamoyu çalıştıramıyor, ışığını yakamıyor.

\n

Türkiye, patlamadan önceki tehlikeli durgunluğa bürünen bir yanardağı andırıyor. Yanardağın üstünde ürkütücü bir sessizlik var, altı fokur fokur...

\n

Annesi ya da babası öldü, rezil şifreli sınavları kazanamadı diye canına kıyan çocuklardan, birbiri ardına yaşamına son veren doktorlara, intihar eden edene. Ülkedeki intihar oranı, ansızın üçe beşe katlandı. Üstelik, salt benim çevremdeki iki örnek, Kuruçeşmedeki gazete bayinden Ömerlideki kır lokantası sahibine, hepsi basına yansımıyor. Bazıları çocuk, çoğu genç yaşta bu intihar furyası, umutsuzlukta dibe vuran insan sayısının giderek çoğaldığını gösteriyor.

\n

Öte yandan, mutsuzluğunu başkasına yönelik vahşete dönüştüren ve acısını sorumlu olsun olmasın ötekinden çıkaran canilerin sayısı da yadsınamayacak ölçülerde arttı. 15 yaşındaki kıza göz koyup, vermeyen babasıyla birlikte öldüren sapıktan, üçüncü sayfalara artık sığmayan benzeri cinayetlere, kadınlara yönelik ve önlenemeyen şiddet de eklenince, azgelişmiş bir toplum kesitinde vahşetin ne kadar yaygınlaştığı, hatta olağanlaştığı açıktır.

\n

Ülkede en küçük bir trafik anlaşmazlığı, ateşli ateşsiz silahlı çatışmaya dönüşebiliyor. Bursaspor Beşiktaş maçının iptalinden, aynı gün Gaziantep ve Antalyada oynanan iki maçta çıkan olaylara, barut fıçısı yığınlar var. Ellerinde döner bıçakları, tornavidalar, satırlar Tutuşmak ve fitili tutuşturmak için bir kıvılcım bekliyorlar.

\n

Yer yer toplu cinnete dönüşen bu gerginlik sürerse, toplumsal bir cinnete tırmanması işten değildir, sevgili okurlarım.

\n

***

\n

Karl Jaspers, psişik salgın diye de tanımladığı toplu cinnet belirtilerini, Histeri krizleri yayılır, intihar eğilimleri girişimlere ve yanılgılar saptantılara dönüşürdiye sıraladıktan sonra, cinnet salgınındaki en önemli rolü, cinnetin bulaştığı kişiler çoğaldıkça pekişen topluluk aidiyeti ve sürü iradesine yükler.

\n

Dünya Sağlık Örgütü ise CİM 10 sınıflandırmasında toplu cinneti Genelinde kronik olup taciz ve üstünlük temalı çılgın fikirlerin (delires) paylaşımı”, diye açıklar. Bu açıklamaya göre toplu cinnete kapılan bireyler, çoğunlukla primer psikotik belirtilergösteren dominant yönderlere hayranlık besler ya da boyun eğerler.

\n

Quentin Debray, etkin bireylerin edilgin bireylere bulaştırdığı cinnet salgınını, psikotik tutku ile nevrotik tutkunun buluşmasına bağlar.

\n

Bizim ellerde her ikisinden de bolca var. Şimdilik ucuz ya da bedava mal yağmalarında, linç girişimlerinde, futbol maçlarında buluşuyorlar.

\n

Ya yarın?

\n

\n\n\n

‘G’ NOKTASI

\n\n\n

Kuranda ayetlerle anlatılan günahlar arasında, insanı helak edentürden 76 adet büyük günahvardır ki, sonuncusu: Müslümanları gizlice izlemek ve mahremlerini açığa çıkarmakdiye tasvir edilir.

\n

Ulemaya sormak isterim: Nedense hepsi iktidar muhaliflerinin mahremiyetini gizlice kaydedip yayınlayanlar günah mı işliyor, yoksa mahremi açığa çıkan muhalifler gayrimüslim ve gammazlamak sevap mı sayılıyor?

\n

Eğer ulemanın yanıtı kasetçilerin günahkâr olduğu yönündeyse, 76. büyük günahkendilerini nasıl, ne zaman, nerede helak edecek, vallahi çok isterdim görmek.

\n

Yok sevap işledikleri kabul görürse, herhalde ödülleri de ya dünya ya da ahrette genel yaşamsürmekten helak olmaktır!

\n\n\n

Tartışmada hakaret,

\n

haksız olanın

\n

gerekçesidir.

\n

\n

NICOLAS DE CHAMFORT

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Hıristiyan İranlılar

2010’lu yıllarda İstanbul’da, Cezayir asıllı Fransız bir kadın diplomatla ahbap olmuştum.

Devamını Oku
29.03.2026
Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Devamını Oku
22.03.2026
Kadir İnanır onaylı erkeklik

Mine ve Ali Sirmen, her yıl birkaç gün Marmaris’e gider ve daima Art Otel’de kalırlardı.

Devamını Oku
15.03.2026
Sınır ötesi operasyonda kuşkonmaz ikilemi

Takvimler 1995 yılının nisan ayını gösteriyordu.

Devamını Oku
08.03.2026
Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de.

Devamını Oku
01.03.2026
Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025