Yerel Umutlar, Yeni Ufuklar
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Yerel Umutlar, Yeni Ufuklar

26.03.2014 02:15
Güncellenme:
Takip Et:

Her şeyin bir anda bitip başladığı hayat, tüm insanlar için sürprizlerle dolu olup, hep “eğer”li gelecek içerir. Eğer bir dakika, bir gün ya da yıllarca sürpriz olmayacaksa geçerlidir, yaşama ilişkin projeler, planlar…
Ama dünyada, “eğer”ler daha çok kişiler içindir. Devlet, hükümet ya da politika temelinde bir anda her şeyin değiştiği çok azdır
Oysa Türkiye’de, toplumsal yaşama ilişkin bu yapılar da kişiler kadar sürprizlere ve tepetaklak olmalara, hatta dün varken, bugün olmamalara bile açık!
Gezi miladından beri hemen her gün, hatta günde birkaç kez yaşadığımız ve hepsi kötü sürprizler, bu saptamanın kanıtıdır.
İşte bu anlamda, eğer önümüzdeki birkaç gün içinde ölmez sağ kalırsak, eğer yine ülkecek tepetaklak olunacak bir şeyler yaşanmazsa, eğer 30 Mart’ta öngörülen seçimler yapılırsa... 31 Mart günü, yerel yönetim kadroları yenilenmiş ya da eskileri tazelenmiş olacak.

***

Belediyeler, toplumsal çevrenin düzenleyicisi olarak, insanların bire bir yaşamını etkileyen, hatta özgürlüklerini genişletip kısıtlayan alan yönetimleri. Gündelik yaşama, hükümet politikasından çok, belediyenin politikası yön veriyor.
Eğer inşaat ve imar rantı uğruna yeşil alanların talanından bıktıysak, eğer toplumsal özgürlüğü kısıtlayan yasaklar ve mahalle baskısından usandıysak, 30 Mart’ta yaşamsal alanımızı ya rantçı yasakçılardan korumak ya da kurtarmak için oy vereceğiz.
Ben Türkiye’nin yaşanılır bir yer kalması için AKP’nin iktidardan düşmesi, kentlerin de insanları özgürce yaşatabilmesi için AKP’li belediyelerden korunması ya da kurtulması gerektiğine inanıyorum. Çoğu yerde bunu başarmak, muhalif oyların bölünmemesine bağlı. Dolayısıyla oyumu, yaşadığım il, ilçe ve mahallede, seçimleri kazanma şansı en yüksek muhalif adaylar için kullanacağım.
Seçimler öncesi, CHP’nin İstanbul’daki başkan adaylarından bazısını zaten tanıyordum, bazısını da tanımak, sorgulamak fırsatım oldu.

***

Çalışkan arkadaşım Aylin Kotil’in, idealleri kadar çözümcü iradesiyle Beyoğlu’na çok yakışan bir başkan ve yıllardır Ankara’daki baş muktedirin hem rant, hem de yasak taşeronluğunu yapan Ahmet Misbah Demircan’ın bu ilçede açtığı yaralara merhem olacağına eminim.
Kadıköy’de Aykurt Nuhoğlu, mühendislik birikimi, kadın erkek eşitliğini tam sağladığı ekibi, toplumsal katılımcı projeleriyle olduğunca, alçakgönüllü ulaşılırlığıyla da güven veriyor.
Hiç ilgim ve bilgim olmayan bir ilçenin, Beylikdüzü’nün CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nu tanımak ise gerçekten güzel bir sürpriz oldu. Siyasal adanmışlığı, dürüst geçmişi, yönetim kurulu başkanı olduğu aile şirketi ve bireysel başarılarıyla, pırıl pırıl, sporcu disiplini taşıyan bir genç adam, Ekrem İmamoğlu. “Beylikdüzü’nün olağanüstü güzel bir sahili vardır, ne hale getirdiler, görseniz ağlarsınız!” derken, inandım ona. Beylikdüzü’nde 2019’a kadar yapılacak düzenlemeleri içeren Kentsel Gelişim Planı da çok ciddi ve ayakları yere basan bir çalışma. Umarım Beylükdüzü’ne başkan olur.

***

CHP’nin İstanbul büyükşehir adayı Mustafa Sarıgül’ü ise zaten yıllardır tanımayan yok. Şişli Belediye Başkanı olarak gösterdiği başarıyı, kimse tartışmıyor. İBB başkanı sıfatına çok hazır olduğu belli ve Şişli’de neler yaptığı, İstanbul’da neler yapacağına ölçü alınabilir.
Ancak Mustafa Sarıgül’ün benim açımdan en değerli iki niteliği var: Özgürlüklere saygılı bir barış alanı yaratır. Sarıgül’ün yönettiği yerde herhangi bir “mahalle baskısı” olmadan yaşanır, bir. İkincisi, halkın istemediği hiçbir proje yapmaz, dayatmaz, Sarıgül. Yaşadığımız koşullarda, bu iki nitelik bana yeter hale geldi, doğrusu…
Ayrıca bu seçimlerde, hepsi konusunda uzman kişilerin hazırladığı akılcı projelerle karşımıza çıktı, Sarıgül. Her şeyi bilmekten çok, bilenleri toplayıp bilenlerle çalışmanın önemini vurgulayan biri için, bu anlamda sözünü tuttuğu söylenebilir.
Özetle, 31 Mart sabahı halkın her istediğini olmasa bile istemediğini zorla yapmayan yerel yönetimlere uyanmak dileğiyle!

G N O K T A S I
Eğer kentleri, kamu çıkarına göre tasarlayan ve yöneten belediyelerimiz olsaydı; benim de özelinde İstanbul, genelinde tüm kentlerimiz için bir önerim olurdu, başkanlarına: Her belediyenin, kaldırım döşeyecek, asfalt dökecek, hatta çukur kazacak ustaları ve işçileri yetiştireceği bir eğitim merkezi açması. Belki böylece göçüksüz kaldırım, çukursuz asfalt sahibi kentlerimiz olur, üstü kartonla örtülmüş çukurlara da düşmezdik…
Bir de özelinde İstanbul, genelinde büyük nüfuslu tüm kentlerimizi saran kubur kokusu, gerçekten kader midir, yoksa önüne geçilebilir mi, diye düşünür dururum, yıllardır… Acaba kanalizasyon altyapısını yönettiği il ya da ilçeyi kokutmayacak biçimde ıslah edecek bir babayiğit çıkar mı yeni başkanlar arasından?
Olmayacak duaya amin dediğimin farkındayım; ama denizlerin bile koktuğu yerde yükselen gökdelenlere “bok üstünde badem” denilmesine de ramak kaldı!

>“Politikada her hata, bir cürümdür.” EUGENE CHATELAIN  

Yazarın Son Yazıları

Hıristiyan İranlılar

2010’lu yıllarda İstanbul’da, Cezayir asıllı Fransız bir kadın diplomatla ahbap olmuştum.

Devamını Oku
29.03.2026
Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Devamını Oku
22.03.2026
Kadir İnanır onaylı erkeklik

Mine ve Ali Sirmen, her yıl birkaç gün Marmaris’e gider ve daima Art Otel’de kalırlardı.

Devamını Oku
15.03.2026
Sınır ötesi operasyonda kuşkonmaz ikilemi

Takvimler 1995 yılının nisan ayını gösteriyordu.

Devamını Oku
08.03.2026
Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de.

Devamını Oku
01.03.2026
Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025