Çok eskiden yazılanları ve yeni yazılanları; Dünyanın dört bir köşesinde farklı kültürlerde yazılanları;
Su içer gibi, nefes alır gibi;
Büyük bir yolculuğa çıkar gibi, o yolculukta hayatın anlamını çözer gibi okumalıyız.
Okuduklarımızdan kafamız karışmalı, sorular sormalıyız, anladıklarımız üzerine uzun uzun düşünmeliyiz.
Tutkuyla müzik dinlemeliyiz; konserlere, tiyatrolara gitmeli; bale ve opera eserleri izlemeliyiz.
Dinlediğimiz müziklerin, seyrettiğimiz oyunların, dansların bize öğreteceği o farklı dilde bize söylenenleri ve bizim de söyleyebileceklerimizi; o söylenenlerin ve söyleyebileceklerimizin dünyayı değiştirme gücünü düşünmeliyiz.
Bugüne kadar yapılmış olan resimleri, heykelleri, sanat eserlerini, mimari yapıtları incelemeliyiz. Onlardan taşa, toprağa, doğaya farklı bir gözle bakmayı öğrenmeliyiz.
Onların varlığında, yıkıcılıkla yaratıcılık arasında tercih yapma fırsatı olan insanın isterse dünyayı nasıl değiştirebileceği üzerine uzun uzun düşünmeliyiz.
Düşündükçe kafamız karışmalı; aklımızda hep sorular, cevaplara dair kuşkular olmalı...
Hep düşünmeliyiz.
Çok düşünmeliyiz.
Her şeyi düşünmeliyiz.
Cahil insan, sanat eserlerini bilmeyen, okumayan, izlemeyen değil, izledikleri, okudukları, duydukları üzerine düşünmeyen insandır.
Cahilliğin bir numaralı nişanı düşünmemektir.
Düşünmemeyi erdem bellersek, kurnaz olanları akıllı sanırız.
Kurnaz olanları akıllı sanırsak, akıllı olanları aptal sanırız.
Akıllı olanları aptal sanırsak, aptal olanları cesur sanırız.
Aptal olanları cesur sanırsak gider kurnaz ve aptal olanları başımıza getiririz.
Bunlar bizim oylarımızla iktidara gelirlerse bizi cahil olduğumuz için kolayca kandırırlar.
Biz onların bizi kandırdığına uyanacak olsak bile, onlar “Biz de kaldırıldık” der bizi böyle kandırmaya devam derler.
Ve kendi başarılarını örnek göstererek bize cahil olmanın kıymetli bir şey olduğunu kanıtlarlar.
Bu arada cahil olmayanların cahilleri küçümsediğini iddia ederek edebiyata, resme, heykele, tiyatroya, sinemaya, baleye savaş açarlar.
Sanatı ve sanatçıları onlara biat edenler ve etmeyenler olarak ikiye ayırırlar.
Biat edenleri tepelerine çıkarır, etmeyenlere dünyayı dar ederler.
Heykellere ucube der yıktırırlar.
Tiyatro, bale ve sinema salonlarını bahaneler uydurup tek tek kapatırlar.
Sanatçıları ve yazarları hapse atarlar.
Televizyonları, radyoları cahillerle doldururlar.
Hızlarını alamaz Meclis’i de cahillerle doldururlar.
Cehalet hem Meclis’ten hem de televizyondan tüm topluma virüs gibi yayılır.
Okullardaki öğretmenler cahillerden seçilir.
Üniversitelerdeki akademisyenler cahillerden derlenir.
Ressamın, şairin, yazarın, gazetecinin, aydının bile cahili makbul sayılır.
Ki kimse artık bu ülkede cehaletin tehlikelerinden bahsedemesin.
Düşünce özgürlüğün, hukukun tarafsızlığı ve savaşın vahşeti üzerine tek kelime bile edemesin ...
Şu durumda;
Hadi artık çıkar o kürk mantoyu Madonna.
Üzerine rahat bir şeyler giy.
Bu ülke bundan sonra seni öyle görmek istiyor.
Artık çıkar o kürk mantoyu Madonna; üzerine rahat bir şeyler giy
Yazarın Son Yazıları
Yanık saraylar
Patron çıldırdı
‘O kadar istiyorsan eve bir mülteci al besle’
Vatandaşın evi
Mültecinin evi
Atinalı Sokrates’ten Boğaziçili direnişçilere
Sizin hiç silahınız çalındı mı?
Uçağın kadar konuş!
Merve’nin kaderi ve bizim kaderimiz
‘Ben Aziz Nesin...’
Çocuk tacizinin önlenemeyen devamlılığı
Her şey ‘gerçekten’ çok güzel olsun diye...
O çocuklar sizi hiç sevmeyecekler
Katil belli, refleks belli, sonuç belli
Gazeteciliğin karanlık yüzü
‘Hadi’ ama kime hadi?
Mafyayı bilmek ve mafyayı anlamak
‘Ne oldu? Öldürdün mü?’
‘O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz!’
Neyi bekliyorsunuz?
Kimin lehi, kimin aleyhi?
Mafyanın ve iktidarın selameti, ülkenin kıyameti
Gençliğe hitabe
Sen de vaat edilmiş, ben diyeyim işgal edilmiş
Devlet, mafya ve siyaset üçgeni değil, dairesi
Çocuklarımızın ismini neden Deniz koymuştuk biz?
Temel ihtiyaçlar listesi
Beş maymun* ve bir toplum
İnsanlığın aydınlık ve karanlık yüzü
Bugün 23 Nisan, öfke doluyor insan!
Burada yazar ne demek istemiştir?
Geçmiş olsun Ahmet Altan
‘Patates soğan, güle güle Erdoğan’
‘Darbe’nin kelime anlamı ve bizim için anlamı
Günün mönüsü: Emekli generaller
Geniş kalçalı ve çok memeli kadın tanrılar
Kokain cesareti
İktidarın yüzüncü yıl fantezisi belli, peki ya sizinki?
Siyasi başarısını;
Tek parti, tek akıl, tek uçurum