Miyase İlknur

Çalık’ın ayakkabısı, Kavakçı’nın tostu, Kalyoncu’nun teknesi

18 Eylül 2021 Cumartesi

AKP iktidarı ile birlikte sermayenin el değiştirmesi ve yeniyetme zenginlerin türemesiyle sermaye sınıfının alışkanlıkları da hızla değişti. Eski Türkiye burjuvazisi ile yeni Türkiye’nin sonradan görme zenginlerinin yeme içme, giyim kuşam, bindikleri arabalar, yazın denize açıldıkları tekneler, düğün dernek işleri ve evlerinin mefruşatı oldukça farklı. 

Eski zenginler çok paraları olmalarına karşın milletin gözüne sokarcasına dünyanın en pahalı arabalarına binmek, Arap şeyhlerinin bindiği devasa büyüklükte teknelerle gezmek, altın varaklı mobilyalarla döşeli evlerde oturmak, bir tostun 5 bin liraya, bir lahmacunun 300 liraya satıldığı mekânlarda arzı endam etmekten imtina ederlerdi. 

Yeni zenginler ise etrafına para denizinde yüzdüklerini göstermeye özel bir önem atfediyorlar. Bu durumu eleştirenler ve dudak bükenler tayfasına şahsen katılmıyorum.

“Şahsım Devleti”nin politikasıyla uyumlu bir profil çiziyorlar, ne var bunda?

Devletin başının itibarından tasarruf olmazsa zenginin itibarından tasarruf beklemek niye?

Dosta düşmana Türkiye’nin zengin bir ülke olduğunu ilan eden bu sınıfa “Devlet Nişanı” verilmeli bence.

Gösterişte birbirleri ile yarışan AKP dönemi zenginlerinin aralarında ister istemez bir çekişme, daha doğrusu çekemezlik de oluşmuş durumda. İslamın dört şartına harfiyen uyan bu kitle, günah olmasına rağmen gıybete pek meraklı. 

Amaan! “İslamın şartı beş değil miydi” diye çokbilmişlik yapıp durmayın. Biliyoruz elbet. Ama bu beş şarttan zekâtı kaldırmışlarsa suç bizde mi?

Neyse biz konumuza dönelim.

CİZLAVET Mİ GİYSEYDİ?

Geçen hafta, önce AKP Malatya Milletvekili Özlem Çalık’ın 12 bin liralık ayakkabısı manşetlere çıktı. Efendim halkın karşısına 12 bin liralık ayakkabıyla çıkılır mıymış? Hiç olmazsa yerli ayakkabı giyseymiş. 

Kadın, iktidar partisinin milletvekili. Ne yani, halktan görünmek için cizlavet mi giyecekti?

Bunu diyenlerin halkını zerre tanımadığına kalıbımı basarım. Halkın karşısına çiftçi kasketi ile çıkmak, aslında filtreli Amerikan sigarası içtiği halde seçmenle buluşma mekânlarına giderken cebine Bafra ya da Birinci sigarası koymak eski Türkiye’de kaldı cancağızım. 

Halkımız da geçen süre içinde epey değişti. Kendisi gibi giyinen iktidar partisi vekilini gördüğünde “Bunun kendine hayrı olmamış bana mı olacak?” diye düşünüyor artık. 

Çalık’ın ardından aramızda “seviyeli bir ilişki” bulunan Ravza Kavakçı’nın beş yüz liraya tost satan bir mekânda görüntülenmesi konuşuldu günlerce.

Ayol size ne!

RAVZA HANIM’A BELEDİYE BAKSIN

Siz Ravza Hanım’ın ne yiyip içtiğine bakacağınıza işinize gücünüze bakın. Ona belediye baksın. Zira İBB, eski çalışanı olan Ravza Kavakçı hakkında burs olarak ödediği 155 bin doları geri almak için dava açmış. Onu ilgilendirir, sizi değil.

Gerçi Ravza Hanım’a biraz iktisatlı davranması konusunda bir uyarım olacak. Malum kendilerinin geçim kaynaklarından biri de açtığı tazminat davaları. Bendeniz hakkında aynı konu ile ilgili yazdığım üç yazının her biri için 40 bin TL’lik tazminat davası açmıştı. Avukatlarımın verdiği bilgiye göre davayı kaybetmiş. Gerçi hanımefendinin avukatları konuyu istinafa taşımışlar ama yine de kaybetme ihtimali var. Diğer davalara da emsal gösterilirse epey bir gelir kaybı haliyle. O nedenle biraz kemerleri sıkmasında fayda var.

İŞLETME UZAYINCA TEKNENİN BOYU DA UZADI

AKP sosyetesinin son dedikodusu da Kalyon Holding’in sahibi Cemal Kalyoncu’nun teknesi. Malum beşli müteahhit konsorsiyumundan Kalyon Holding. İstanbul Havalimanı’nın yapımı ve işletmesinde de AKP’nin kadrolu müteahhit şirketlerinden. Pandemi döneminde havalimanı gelirlerinde düşüş yaşandığı için devlete ödeyecekleri kiralar, faiziyle birlikte ertelenmiş, işletme süresi de iki yıl uzatılmıştı.

Eh kiralar ertelenip havalimanının işletmesi de iki yıl uzayınca Cemal Kalyoncu’nun almayı düşündüğü teknenin boyutu da uzadıkça uzadı. Princces marka bir tekne aldı ki boyutu tam 40 metre. Türkiye’de bu kadar uzun tekne sayısı bir elin parmaklarını geçmez. İç donanımında yapılan değişiklikler hariç fiyatı 20 milyon dolar deniyor.

Üç katlı tekne 600 metrekarelik bir tabana oturuyor. Misafir banyoları yerden ısıtmalı. Jet ski ve bot garajı bilem var. Yalnız saatte 330 litre yakıt tüketiyor. Mercedes S modelinin yakıt deposu 80 litre. Varın düşünün yakıt giderini. Marina giderlerini saymayın Göcek’te kendi marinasına çekiverir ne olacak?

Aman canım bize ne!

Bodrum’da altı odalı bir evin 70 milyondan başladığı Mandarin sitesinde oturan Kalyoncu bizim eski zenginlerin 20 metrelik teknelerine ve yerli yatlara binecek değil ya?

Bu dönemin en fazla ihale alan müteahhidi itibardan tasarruf ederse ele güne karşı ayıp olur zaten.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Horoz sesi 25 Eylül 2021