Silivri’ye mektup (16.04.2017)
Nilgün Cerrahoğlu
Son Köşe Yazıları

Silivri’ye mektup (16.04.2017)

16.04.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu mektubu yazmaya koyulurken yaşamlarınızdan çalınan son 5.5 ayda sizden ne kadar az haber aldığımı düşündüm... Tıp... tıp... damlayan bozuk musluk misali büyük güçlükle ulaşıyor gelen haberleriniz.
Sevgili Turhan’ın (tekrar geçmiş olsun!) anjiyo olduğunu biliyorum mesela...
Kadri Gürsel’in uluslararası basına dahi konu olan dudak uçuklatan “palto” hikâyesini ve Ahmet Şık’a (muhtemelen içinde tehlikeli ‘barış’ sözcüğü geçtiği için!) ulaştırılmayan Tolstoy’un “Savaş ve Barış” öykülerini takip ettim, biliyorum.
Silivri zindanındaki yaşamınızdan bana ulaşan kesitler neredeyse bunlardan ibaret.
Ha bir de en son... Sevgili Musa Kart’ın “Bizi burunları sürtsün, ibret olsun diye insan hakları ve özgürlüklerden herhalde nasibini almayan Hollanda ile Almanya hükümetleri cezaevine yolladı” notunu okudum!
Bunların ötesinde aramıza sanki kalın bir perde çekilmiş gibi.
Kapatıldığınız çilehanenin ülke yaşamına “Silivri Toplama Kampı” olarak girdiği, haksızlığın ve hukuksuzluğun tavan yaptığı o ilk Ergenekon döneminde bile, toplum ve Silivri arasına böyle bir perde çekilmemişti.

Karanlığın ortasında
Tuncay Özkan örneğin, kendisiyle daha cezaevinde kaldığı dönemde yapılan bir söyleşide Silivri’deki yaşamı; “Burada inanılmaz bir birikim var” diye anlatmıştı: Yalçın Küçük, İngiliz ve Amerikan kitap eleştirilerinin yayımlandığı haftalık yayınlar ile Fransız kültür ve sanat dergilerini takip ediyor. (Aramızda) Pek çok kitap takası oluyor. Eskiden hücrede kitapları tutuyordum ama binlerce oldu. Artık dağıtıyorum”.
Ergenekon badiresinin yaşandığı dönemde neredeyse bir “kültür yuvası” olarak anlatılan Silivri’de bugün, 150 yıl önce yazılan “Savaş ve Barış”a erişilmiyor.
Değil söyleşi vermek, dışarıya mektup dahi yollayamıyorsunuz. Gazete yazılarınızı yazamıyorsunuz. Balbay, Ergenekon yıllarında oysa ki köşesini düzenli olarak yazabilmişti.
Şöyle bir göz attım da, neler neler var içinde... Balbay dönemin, içeriden tanıklığını yapıyor. Silivri’ye kalkan otobüsleri, mahkeme sürecini, gelen giden yabancı konukları, buharlaşan adaleti, maddi koşulları, hücresini, pencereden gördüğü gökyüzünün renklerini, bulutları, yenen ve yenmeyen yemekleri en ufak ayrıntısına dek anlattıktan mada... Erdoğan ve de Merkel’e mektuplar döşeniyor.
Yalnız Balbay değil, hemen tüm Silivri tutukluları bu tanıklıklarını yazıya döktüler. Bunu öyle yaygın yaptılar ki, “Silivri edebiyatı” denen bir tür oluştu.
En son Can Dündar, Silivri’de yaşadıklarını uluslararası basın yoluyla dünyaya anlattı.
Sizler, bu olanaklardan mahrumsunuz...
2016’dan bu yana Silivri şartlarının bu kerte ağırlaşması bile başlıbaşına rejimin savrulduğu zifiri karanlığın kanıtı.
“Silivri karanlığı yırtacak!” diye yazıyordu eskiden Ergenekon mahkûmları. Silivri karanlığı yırtamadı, Türkiye Silivri’leşti.

Betondan fışkıran çimen gibi
12 Mart’ta Yaşar Kemal, Kemal Türkler, İlhan Selçuk, Doğan Avcıoğlu, Muammer Aksoy gibi isimlerle hapis yatan Muzaffer Erdost, o yılları; “Davutpaşa kışlasında yatıyordum” diye anlatır: “İçeri bir tane kitap alamıyorduk. Yakınlarımıza iki kelime ‘İyiyim’, ‘Kötüyüm’ yazabiliyorduk. Hatta ‘Kötüyüm’ diye bile yazamıyorduk. İlhan Selçuk Ziverbey’i yıllar sonra yazabildi.”
Şimdi yarım yüzyıl sonra; “Yetmez ama Evetçilerin” demokrasi geliyor diye alkışladıkları iktidarlar yoluyla, aynı zifiri karanlığın içine döndük. Bugün o karanlığın ortasında ülkenin geleceğini tayin edecek bir referandum yapılıyor. Umarız sandıktan bizi sizlere bir an önce kavuşturacak bir sonuç çıkar. Sevdiklerinize, dostlarınıza, işinizin başına en kısa zamanda dönersiniz...
İçeri girdiğinizde, güz kışa dönüşmek üzereydi. Şimdi bahar geldi.
Murat Sabuncu, Şafak Pavey’e geçende verdiği kısacık bir notta; “Silivri de dahi bahar başlarken betonların arasından artık bir avuç çimenin fışkırdığından” söz ediyordu.
Bunu, “en zor şartlarda bile engel tanımayan mucizelerin tanıklığı olarak kabul ettiğini” belirtiyordu.
Öyle umalım ki bu nisan... ayların en zalimi olmasın. Ve bugünkü oylamanın sonucu “betonun arasından fırlayan bir avuç çimen” misali bizi mucize ile tanıştırsın. Sizi, ivedi biçimde bizlere kavuştursun.
Özlemle, sevgiyle, dostlukla...  

Yazarın Son Yazıları

FAFO

“FAFO”yu tercüme etmeyeceğim...

Devamını Oku
11.01.2026
Mamdani: ABD’nin en büyük siyasi şoku

Dünya 2026’ya Venezüella ve İran türbülansıyla girdi.

Devamını Oku
04.01.2026
2026’yı beklerken...

Capranica Meydanı’ndaki dev Noel ağacı, kilisenin çatısına kadar yükseliyor.

Devamını Oku
28.12.2025
2025 ‘müesses nizamın’ sonu

Yılbaşı mesajları şimdiden akmaya başladı.

Devamını Oku
21.12.2025
Nermin Abadan Unat

Nermin Abadan Unat’ı en son TV’de 2022 Aralık’ında İmamoğlu için yapılan destek mitinglerinin ilkinde gördüm.

Devamını Oku
14.12.2025
Masterchef’te yılın kelimesi: Nasip

Görmüşsünüzdür: “Siyaset dışı en güvenilir isimler anketi”nde Sedat Peker ilk sıraya oturdu.

Devamını Oku
07.12.2025
Epstein: Körlerin fil tarifi

“Gerçeklerin, çoğumuzun gözünden kaçan bir yapısı var”...

Devamını Oku
23.11.2025
BBC’ye darbe... Faşizme kayış

İngiliz yazar Ian McEwan uyarıyor...

Devamını Oku
16.11.2025
Mamdani tarih yazdı

Turhan Selçuk’un çok sevdiğim bir karikatürü vardır: Küçük balıklar bir araya gelip devasa bir köpek balığını kovalar.

Devamını Oku
09.11.2025
Mamdani kasırgası

Annesi Mira Nair...

Devamını Oku
02.11.2025
Kaddafi’nin İntikamı

Mezardan yükselen intikamlar bunlar...

Devamını Oku
26.10.2025
Ortadoğu’da altın çağ...

Shehadeh Dajani’nin yüzü hâlâ gözlerimin önünde...

Devamını Oku
19.10.2025
Nobel’in prestiji çakıldı

Michael Wolff... Trump döneminin kara kutusu.

Devamını Oku
12.10.2025
Geç olmadan

"87 yaşındayım" diyor Jane Fonda...

Devamını Oku
05.10.2025
Meşruiyet nedir?

“Cesur bir adım atalım ve ona (Cumhurbaşkanı Erdoğan’a!) bire bir ilişki temelli gereksinim duyduğunu verelim. O nedir? Meşrutiyet!”

Devamını Oku
28.09.2025
Trump’ın korku imparatorluğu

Sizler bu satırları okurken Trump Amerika’sı geçen hafta içinde öldürülen radikal sağ aktivist Charlie Kirk’ü ulusal törenlerle uğurluyor olacak.

Devamını Oku
21.09.2025
Hedef muhalefeti yok etmek

Amaç, muhalefeti etkisizleştirmek ve işlevsizleştirmek...

Devamını Oku
14.09.2025
Titanik’te olmak

Proizvol ve prodazhnost... Rusça iki sözcük.

Devamını Oku
07.09.2025
Hür dünyanın sonu

Prodi’yi hatırlarsınız...

Devamını Oku
31.08.2025
Midas’ın Kulakları

Çocukluğumda “Midas’ın Kulakları” diye çok ünlü bir oyun vardı.

Devamını Oku
24.08.2025
Başyücelik hutbesi

İslam inkılabının ana kanun maddesi şudur: Bütün kanunlar Allah’ın emirlerine uygun ve bağlı olarak insani selim duygu ve düşünceye dayanır.

Devamını Oku
17.08.2025
Epstein Vakası

"Epstein vakası ABD siyaset kültüründe merkezi bir komplo kertesine erişti, bu gidişle Kennedy suikastı mitosu ile yarışır” diyor Michael Wolff.

Devamını Oku
10.08.2025
Kara düzen

II. Trump badiresine karşı Başkanlık yarışına girmek cüretini gösteren Demokrat Parti adayı Kamala Harris ilk kez konuştu ve...

Devamını Oku
03.08.2025
Sevgili Altan bey

Sevgili Altan bey

Devamını Oku
27.07.2025
Siyasette gerçeklik yok oldu

“ Otokratlar rakiplerini artık öldürmüyor” diyor Anne Applebaum ve devam ediyor...

Devamını Oku
20.07.2025
Grok zamanlarında yaşamak

Bir arkadaşımdan geldi. Instagram iletisi... ’70 li yıllar. Bikinili dört kadın güneşin altında mutlu mesut uzanmış.

Devamını Oku
13.07.2025
Zohran efsanesi

Faşizm gemi azıya aldıkça, çarenin yerel siyasetten geçtiği anlaşılıyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Venedik’te düğün

Thomas Mann “Venedik’te Ölüm”ü tam Birinci Dünya Savaşı arifesinde, bir “çöküş” hikayesi olarak kaleme almıştı. “Belle époque/Muhteşem devir”tabir edilen 19. yüzyıldaki 2. sanayi devriminin sonu ile 20. yüzyıl başının sonsuz istikrar, refah ve özgüven çağı sonlanmış, baş döndürücü teknolojik değişimlerle toplumun değerler skalası değişmişti.

Devamını Oku
29.06.2025
İsrail’in ‘pis işleri’

Deyim, Almanya’nın yeni Şansöylesi Friedrich Merz’e ait. Bir haftadır Mertz’in şok...şok...şok bu sözleri konuşuluyor.

Devamını Oku
22.06.2025
Trump’ın ‘oyuncak askerleri’

14 Haziran’da Washington’da bir kutlama için, yerleri dolduracak yedeklere ihtiyaç var.

Devamını Oku
15.06.2025
Dekadans

Donald Trump, Beyaz Saray’a çıktığı ilk yıllarda, “New York’un ortasında, 5. caddede çıkıp birini vursam bir tek seçmen kaybetmem!” demişti.

Devamını Oku
08.06.2025
Kurşun hızı

Adına “muzzle velocity” diyorlar. Deyimi siyasi jargona sokan isim Trump’ın “karanlık prensi” Steve Bannon.

Devamını Oku
01.06.2025
Habeas Corpus nedir?

“Habeas Corpus nedir? Tanımlar mısınız?”

Devamını Oku
25.05.2025
Arabistanlı Donald’ın evreni

İç gerilimlerin cümlemizi sersem ettiği, burnumuzun ucunu göremez hale getirdiği Türkiye’nin dışında bir dünya var.

Devamını Oku
18.05.2025
Trump Vatikan’a da göz dikti

Trump Vatikan’a da göz dikti

Devamını Oku
11.05.2025
Psikolojik harekât

Psikolojik harekât

Devamını Oku
04.05.2025
Vatikan’da dönüm noktası

Vatikan’da dönüm noktası

Devamını Oku
27.04.2025
Romancının ölümü

Romancının ölümü

Devamını Oku
20.04.2025
Starmer’ın sessizliği

Starmer’ın sessizliği

Devamını Oku
13.04.2025
İmamoğlu ‘rakip’ olmasaydı...

İmamoğlu ‘rakip’ olmasaydı...

Devamını Oku
06.04.2025