İlk sınav...

02 Aralık 2023 Cumartesi

Özgür Özel CHP’nin genel başkanı olmasının ardından -deyim yerindeyse- ilk diplomatik atağını yaptı ve İYİ Parti Lideri Meral Akşener’i “Bundan böyle seçime tek başına gireceğiz. Kendi ağırlığımız neyse kantarda onu göreceğiz” söyleminden bir adım geri atmaya ikna etti.

4 Aralık Pazartesi günü yapılacak İYİ Parti Genel İdare Kurulu’nda (GİK) CHP genel başkanının, “İttifak kelimesi yoruldu. Onu artık kullanmıyoruz. Biz partiler arasında ittifak değil, yerel seçimlerde yerel örgütler arasında ihtiyaç varsa işbirliği yapılmasını istiyoruz” şeklinde özetlenebilecek önerisini görüşeceklerini İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener açıkça beyan etti. Akşener böylece “işbirliği” fikrine sıcak bakabileceğini ifade etmiş oldu.

Hemen belirteyim ki Akşener’in aylardır sürdürdüğü sert tavırdan bu anlayışlı tavra evrilmesinde kanımca sadece Özgür Özel’in sempatik kişiliğinin değil, geçmiş günlerde Akşener’le görüşen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da etkisi olduğunu görmek gerek. Çünkü Akşener’in bu iki belediye başkanına da takdirle baktığı açıkça bilinen bir gerçek.

Bu pazartesi İYİ Parti GİK’ten öncelikle İstanbul ve Ankara’da işbirliği kararı çıkarsa bu iki ilde 31 Mart günü yapılacak yerel seçimlerden sadece CHP’nin değil, İYİ Parti’nin de ciddi kazançlarla çıkacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

İYİ Parti GİK’in bu görüşü benimsemesi, rasyonalitenin nihayet egemen olduğu anlamına da geleceği için önemli olacağını da yazabiliriz. Tabii yine hayal kırıklığına yol açan nahoş olaylar yaşanmazsa.

Bu son girişimi dolayısıyla CHP’nin yeni genel başkanına bakacak olursak:

Genel başkan seçileli beri, Özgür Özel’in hemen hiçbir büyük hata yapmadığını ileri sürebiliriz. En azından ben şahsen böyle düşündüğümü söylemeliyim.

Hemen belirteyim: 

Özgür Özel’i onun da benim de milletvekili seçildiğimiz 24’üncü dönemden tanıyorum. O tarihte yani 2011 yılında, CHP Meclis Grubu’nun -yanılmıyorsam- en genç, en dinamik, en sempatik ve -Muharrem İnce hariç- en hazır cevap üyesiydi. Bir büyük hata yapmazsa siyasi geleceğinin çok parlak olduğu daha o tarihte belliydi. Nitekim hem özel yaşamında hem de siyaset ortamında hiçbir dedikodunun öznesi olmadan yaklaşık on üç yıl görevini layıkıyla yaptı. Ve şimdi, siyasi hayatımızın en önemli görevlerinden birini üstlendi.

Şimdi Özgür Özel’e düşen yeni ve büyük görevler var:

Öncelikle, genel başkan seçilmeden verdiği demeçlerde yer alan vaatlerini gerçekleştirmesi lazım. Örneğin, önce, “halkın beğenmediği belediye başkanlarını değiştirme” iradesini gösterip uygulaması, partiyi sadece kürsüde değil, sahada ve gerekirse sokakta da göstermesi; Kürt kökenli opera sanatçısı Pervin Chakar’ın elini öpmesine tepki gösterenlere karşı koruduğu duruşunu hep koruması; partinin tüzüğünü, gerçek bir sosyal demokrat partinin tüzüğüne dönüştürmesi lazım. Ancak onu gerçekleştirinceye kadar ve ondan sonra üyeleri, örgütü önceleyen, önemli parti kararlarında onların sesini ve ağırlığını gösteren uygulamaları hayata geçirmesi gerekli. Bunları yapmazsa o da bir hayal kırıklığı yaratıp biter.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Ya mezarlıklar? 17 Şubat 2024
Seçimin iffeti 10 Şubat 2024

Günün Köşe Yazıları