‘Avukat için de adalet’ - Neval Oğan Balkız
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

‘Avukat için de adalet’ - Neval Oğan Balkız

01.05.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Anayasadan arındırılmış, adeta anayasa dışına çıkarılmış bir devlet yapısı; anayasal parlamenter demokrasi niteliğinden arındırılmaya çalışılan bir yönetim sistemi; etkisiz ve geçersiz kılınmış kuvvetler ayrılığı ilkesi; insan hak ve özgürlüklerini oluşturan öncül ve ilkelerinden, bunların güvencesini oluşturan kural ve mekanizmalardan arındırılmış bir hukuk ve adaletten arındırılmaya çalışılan bir yargı işlevinin olduğu koşullarda “avukat” olmak, Sokrates’in savunmasının gerçekleştiği dönemlerden günümüze geçen süreçte, bir değer olarak “adalet” sağlama bilinci, erdemi ve cesareti taşımak anlamına gelir!

Çünkü: “Hukuk, en geniş anlamda toplumsal ve siyasal ilişkilerin düzenlenmesini, kurulmasını ve yürütülmesini, başka belirleyicilere göre değil, adalet fikrine göre düzenlemeyi istemenin ifadesidir”.

“Hukukla ahlak bağlantısını kuran değer” olarak adalet; “hakkın ve hukukun gerçekleşmesi, yerini bulması” bağlamında ele alınır. Ve ister bireysel bir erdem ilkesi olarak ya da eşit olanaklara erişim ilkesi olarak kabul edilsin, Vecdi Aral Hoca’mızın dediği gibi; “Hukukun gerçekleştirmeyi amaçladığı temel değer olarak, çatışan çıkarlar arasında bir değerlendirme yaparken, bunlardan bazılarını diğerlerine üstün tutarken temel aldığı ölçüdür. Toplumsal yaşamın çerçevesini oluşturmaya yönelik, ahlaki bir ölçü.”

Bu ölçüyü kuran ve oluşturan hukuktur. Çağdaş, evrensel değerlere dayalı, insan hak ve hürriyetlerinden türetilen laik hukuk!

AKP iktidarının yargıyı kendine bağımlı hale getirmek üzere sürekli yeniden düzenlemesinin ortaya koyduğu soru; “devlet ağırlıklı siyaset” ile “vatandaşların farklı söylemlerden ve ihtiyaçlardan türetilen, onların haklarına odaklanmış, vatandaş ağırlıklı siyaset” çelişmesinin yaşandığı siyasi alanda, yaşanan gelişmelerin doğurduğu ve doğuracağı sonuçlar karşısında avukatlar, yargının ne zaman, nerede, nasıl duracağını “birilerinin belirleme” yetkisine karşı çıkanlardır!

Bu sorumluluk, kişi ve kurum tartışmalarının ötesinde, bir erk olarak yargının yapısal ve işlevsel açıdan hangi temelde nasıl örgütlendiği ve hukukça nasıl düzenlendiği sorunu ile ilgilidir.

Modern anayasal devlette, devlet organlarını ve erklerini belirleyen, onların birbirinden farklılaşmasını sağlayan hukuktur. Avukatlar, insan haklarından türetilen bu hukukun; iktidarı kurumlaştıran, örgütleyen ve yönetenlerin yaşamlarını aşan bir süreklilik, meşruiyet sağlayan temel unsur olduğunu bilenlerdir! Bu anlamda Friedrich Pollock’un deyimiyle “Vücut için kemikler neyse, siyasal kurumlar için de hukukun önemi odur”.

Dolayısıyla avukatlar, modern anayasal devlette iktidarın, hukuku ve uygulamasından doğan yargı işlevini belirleme ve denetleme girişimlerine karşı çıkan, iktidarın hukuk tarafından kurumsallaştırılmasını ve denetlenmesini savunanlardır!

SAVUNMANIN SORUNLARI!

 Avukatlar; savunmanın işlevsel bütünlüğünün, “etkin ve çabuk şekilde sonuca varma” gerekçesiyle piyasa mantığıyla parçalandığı, arabuluculuk, uzlaştırma vb. kurumlarla daraltıldığı ülke koşullarında; çoğunlukla yetersiz fiziki koşullara sahip mahkeme salonlarının olduğu ve şehrin her tarafına dağıtılmış mahkeme binaları ile icra daireleri arasında koşturarak görev yapıyor!

Savunma yapma görev ve yetkileri, delillere ulaşma olanakları sıklıkla engelleniyor, soruşturma ve kovuşturma süreçlerine katkısı azaltılıyor (gözaltındaki müvekkilleriyle görüşmelerinin yasaklanması, avukat-müvekkil dosyalarına ve görüşme notlarına el konulması vb.), etkili savunma yapma girişimleri yaptırımla karşılaşıyor (tanık dinletme taleplerinin reddedilmesi, avukatsız yargılama yapılması, davalarda avukat sayısının sınırlandırılması), haklarında çok daha yaygın şekilde adli ve idari süreçler yürütülüyor, savunma yaparken hâkimler tarafından mahkeme salonunun dışına çıkarılabiliyor. Mesleklerini icra ederken şiddete uğrayanların sayısı her gün artıyor.

Çoğu ekonomik sorunlar içinde boğuşuyor, sigorta primlerini ödemekte, büro giderlerini karşılamakta zorlanıyor! Kamusal nitelikte bir görev görmelerine karşın, diğer kamu görevlilerinin sahip olduğu hak ve emeklilik olanaklarından, sosyal ve ekonomik güvencelerden yoksun durumdalar.

Savunma mesleğinin gerektirdiği güncel araştırmaları, hukuk dogmatiği ve hukuk sosyolojisi alanındaki gelişmeleri düzenli şekilde izleme ve okuma olanaklarına, çoğunlukla sahip değiller. Eğitim, staj ve mesleğe başlama aşamalarındaki sorunlar, ekonomik sıkıntı ve eksiklikler, halen çözüm bulmuş değil! Ve onlar, siyasal baskı ve engellemelerden en çok pay alan meslek grubunu oluşturuyorlar.

Adamson Hoebel “İnsanların uygarlık düzeyi yükseldikçe, hukuka olan gereksinmesi artar ve bu nedenle hukukunu daha çok geliştirir” der. Hukukun gelişmesi, savunma görev ve yetkisini geliştirir; savunma görev ve yetkisinin gelişmesi de hukuku geliştirir! Bu bağlantıyı görmediğimiz sürece, hukuk ve gerçekleştirmeyi amaç edindiği adalet, kapatıldığı “saray”lardan çıkıp, asla ait olduğu yere dönmeyecek!

Türkiye’de hukuk, hak, adalet, hukuki güvenlik/hukukun üstünlüğü, yargının etkinliği ve bağımsızlığı, tarafsızlığı ilkelerinin sürekli çiğnendiği, bunların kavram olarak dahi dillendirilmesinden kaçınıldığı, Avrupa Demokrat Avukatlar Birliği (AED), Dünyada İnsan Hakları ve Demokrasi İçin Avrupalı Avukatlar Birliği’nin (ELDH) konuyla ilgili raporunda da belirtildiği üzere, Türkiye’nin tutuklu ve hükümlü avukat sayısı bakımından dünyada en üst sırada olduğu bu koşullarda “Avukatların Sesini Duymak”, talep ettikleri koşulları sağlamak; “uygarlık düzeyi yüksek” adil bir toplumsal yapı, hukukunu insan hakları temelinde geliştirmiş ve hukuk güvenliğini herkes için sağlamış, hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir hukuk devleti ve onun unsuru olan bağımsız, tarafsız bir yargı için temel öncülleri oluşturmaktadır.

Neval Oğan Balkız

Hukukçu/Akademisyen- (Ankara Barosu Üyesi Avukat)

Yazarın Son Yazıları

Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI

Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.

Devamını Oku
16.01.2026
Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025