İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek stratejik hatadır - Dr. Cihangir DUMANLI
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek stratejik hatadır - Dr. Cihangir DUMANLI

16.01.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı 19 Mart 2021’de yayımladığı anayasaya aykırı kararnameyle, TBMM tarafından uygun görülen, kendisinin onayladığı İstanbul Sözleşmesi’nden 1 Temmuz 2021’den itibaren çekildiğimizi ilan etti. Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi), Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nce hazırlanmıştı. 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da 45 Avrupa Konseyi üyesi devlet ve Avrupa Birliği’nce imzalanmış, 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girmişti. İmzacı devletlerin sözleşmenin amacına yönelik almayı taahhüt ettikleri ayrıntılı önlemleri içermekteydi. 

TBMM, sözleşmenin onaylanmasını, 24 Kasım 2014’te oybirliğiyle (AKP oyları dahil) kabul ettiği bir kanunla uygun bulmuş, Cumhurbaşkanı da onaylamıştı. Türkiye gerek imza gerek onay aşamasında sözleşmeye hiç çekince koymamıştı.  

NASIL AYKIRI OLABİLİR?

Sözleşmeye karşı çıkanlar iki sav ileri sürmektedir: Birincisi, sözleşme milli ve ahlaki değerlerimize aykırı hükümler içermektedir. İkincisi, sözleşme kadın cinayetlerini önleyememiştir. 

Sözleşmenin özgün metni dikkatle incelendiğinde, toplumsal ve ahlaki değerlerimize aykırı bir husus içermediği görülür. Yedi yıl önce ahlak anlayışımıza uygun görülen, yedi yıldır değişmeyen sözleşme, bu sürede ahlak anlayışımız da değişmediğine göre, toplumsal ahlak anlayışımıza nasıl aykırı olabilir? Aykırı ise AKP sözleşmeyi neden çekincesiz onaylamıştır? Cumhurbaşkanı yine mi “Aldatıldım” diyecektir?

Sözleşmenin kadın cinayetlerini önleyemediği savına gelince, kadına karşı şiddetin, aile içi şiddetin önlenmesi için sözleşmenin onaylanması yetmez. Sözleşmenin, belirtilen önlemlerin uygulanmasıyla zamanla etkili olacağı açıktır. 

ÇAĞDAŞ UYGARLIK

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek, Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlığa erişme hedefinden geriye düşmektir. Sözleşmeden çekilmek, yıllardır üyesi olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği değerleriyle bağdaşmaz. Üyelik müzakereleri için gerek şart olan Kopenhag Kriterlerine aykırıdır. Zaten çok zor ilerleyen üyelik sürecinin tamamen durmasına, Avrupa Birliği’nden dışlanmamıza yol açabilir.

Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uymadığımız için ülkemizi yakın takibe almıştır. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek daha sert Avrupa Konseyi yaptırımlarına neden olabilir. En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’nın tepkisi, ekonomik yaptırımlara kadar gidebilir. Dış kaynağa bağlı kırılgan ekonomimiz bundan zarar görebilir. 

SADECE KADINLARA BIRAKMAMALI

Çekilme kararı verilirken bu riskler hesaplanmış, risk analizi yapılmış mıdır? Çekilmenin Avrupa’nın tepkisinden daha önemli yanı, kendi içimizde toplumsal bir yara olan utanç verici kadın cinayetlerinin önlenmesi yolunda çağdaş dünyayla uyumlu, etkili adımların atılmayacak olmasıdır. Kadınlarımız, Avrupa’ya hoş görünmek için değil, insan ve yurttaş oldukları için korunmayı hak etmektedir. 2021’de 468 kadının öldürülmüş olması, konunun önemini göstermektedir. 

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek, içeride gerici, karşıdevrimci tarikat ve cemaatleri memnun etmiştir. Kısa vadelidir, seçime yöneliktir. Fakat uzun vadede ulusal çıkarlarımıza aykırıdır. Stratejik bir hatadır. Çekilme kararının geri aldırılması, çekilme sürecinin durdurulması için muhalefet partilerinin yanında demokratik, örgütlü toplumsal muhalefete de öncelik ve ağırlık verilmelidir. Tepki sadece kadınlara bırakılmamalıdır.

DR. CİHANGİR DUMANLI

Yazarın Son Yazıları

‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026