Kamuda liyakat, toplumda nitelik - Sıtkı Ergüney
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kamuda liyakat, toplumda nitelik - Sıtkı Ergüney

01.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dost, düşman tüm dünyanın tanıdığı, takdirle andığı Gazi Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nın ardından kurulacak yeni Türk devletinin; Osmanlı İmparatorluğu’nun her alanda yaşadığı olumsuzluklardan ders çıkararak tasarlanması gerektiğini düşünüyordu.

Elde 600 yıl boyunca vatandaşlık bilincinden yoksun, dini kurallara göre tanımlanan toplumsal hayatta kulluk anlayışı ile yetişmiş, çağdaş devlet bilincinden habersiz yaşamış bir halk vardı.

Devlet yönetimi ile ümmet liderliğinin padişahta toplandığı, kadın-erkek eşitliğinin bulunmadığı, şeriat hukukunun geçerli olduğu, 1400 yılında icat edilen matbaa ile ancak icadından 300 yıl sonra tanışabilen eğitimsiz bir toplumun, radikal devrimsel değişime uyum sağlamasının çok zor olacağını bilerek yola çıkmıştı.

Anayasa hukukçusu Prof. H. Nail Kubalı devleti, “Milletin teşkilâtlanmış şeklidir” olarak tanımlar. Çağdaş demokrasilerde devlet “halkın oyları ile seçilmiş siyasilerce ve kuvvetler ayrılığı ilkesine göre belirlenmiş devlet organlarının yasalara uygun olarak atanan her kademedeki kamu görevlileri tarafından yönetilir”.

GELİŞMİŞLİĞİN ÖLÇÜSÜ

Son yıllarda sık tartışılan “kamuda liyakat” ilkesinin pratikteki anlamı, “kamu görevlilerinin görevlerini, devletin niteliklerinin yazılı olduğu, kendilerine anayasa ve anayasaya uyumlu yasalarla tanımlanmış yetki ve sorumluluklar dahilinde doğru olarak yerine getirmeleridir”.

Nitelikli toplum, “eğitimin diploma, toplumsal gelişmenin istatistik-ekonomik verilerle özdeşleştirilmediği toplum” olarak anlaşılmalıdır. Hukukun siyasallaştırılmasına göz yuman savcı ve hâkimler “diplomalı” değiller midir? Kişi başına hesaplanan ulusal gelirin yüksek olduğu, krallık ve şeyhlikle yönetilen, vatandaşlık bilincinden yoksun halkların yaşadığı petrol zengini Arap ülkelerinin “gelişmiş” oldukları söylenebilir mi? (Prof. Yüksel Ülken -Dünya Ekonomisi, İÜİF)

Hukukun, günümüzde toplumun bazı kesimlerinde bireyler arası borçalacak, evlilik-boşanma vb. anlaşmazlık ve uyuşmazlıkların çözümü için yapılmış yasal düzenlemeler olarak algılanması, devleti yönetenlerin, yargı erkinin evrensel hukukun ilkeleri ile bağdaşmayan icraatları, anayasa ihlalleri, uygulanmayan AYM kararları; çağdaş, demokratik, lâik hukuk devleti ile bağdaşmayan temel kusurlardır ve toplumsal zafiyettir.

ÜÇ ANA UNSUR

Başta yargı ve hukuk olmak üzere devletin tüm kurumlarına güvenini yitiren toplumların, bu güvensizliğin yarattığı kaotik ortamda yıkıma sürüklenmeleri kaçınılmazdır.

Devlet, üç ana unsur üzerinde kurulur, güçlenir, gelişir ve yaşar. Bunlar; siyasetten bağımsız yargı, ordu ve özerk üniversitedir.

Türkiye’yi yönetenler, devletin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliklerini korumak ve kollamakla yükümlüdürler. Bu bağlamda en önemli gereksinim, ülkeyi yönetenleri özgürce kullandıkları oylarla göreve getiren gelişmiş ve nitelikli toplumdur.

SITKI ERGÜNEY

EKONOMİST 

Yazarın Son Yazıları

Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026