Kemalistleri Kırdırmak - Av. Erol ERTUĞRUL
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kemalistleri Kırdırmak - Av. Erol ERTUĞRUL

15.07.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP’li bir yönetici bir tv programında FETÖ’cülerle birlikte hareket ederek Kemalistleri kırdırdıklarını söyledi. Kemalistleri kırdırmak için FETÖ ile işbirliği yapmak zorundaydık” dedi. Bu anlatımda iki gerçek var. Birincisi AKP’nin FETÖ ile işbirliği yaptığı ve FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıktığıdır.  İkincisi AKP’nin FETÖ ile birlikte vatanseverlere kumpas kurduğudur.

Kemalistler bu ülkeyi düşmandan temizlediler. Kemalistler Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuranlardır. Sümerbank’ı, Etibank’ı, İş Bankası’nı kuranlardır. Demir Çelik Sanayini, uçak fabrikalarını, Kırıkkale Silah Fabrikasını, Nazilli Bez Fabrikası’nı, şeker fabrikalarını kuranlardır. Onlar gerçek vatanseverlerdir. Onlar bu ülkeye bu ekonomik kurumları 15 yıl içinde yapıp armağan ettikten sonra, onların tümünü satan ve elde edilen paraları yandaşlara dağıtanlara ne demeli?

CUMHURİYET ORDUSU ANTİEMPERYALİSTTİR

FETÖ’cü savcı ve yargıçlarla önce vatanseverleri tutsak ettiler. Onlar Cumhuriyet’in Savcıları değillerdi. AKP ile birlikte FETÖ’nün hedefi Cumhuriyetin ordusuydu.  Çünkü Cumhuriyetin ordusu antiemperyalisttir, Aydınlanmacıdır, laiktir.

Onun için bir gece yarısı TBMM’de çıkarılan bir ek yasa maddesi ile TSK’nın subaylarının sivil ve özel mahkemelerde  yargılanmalarının yolu açılmış, Cumhuriyetin ordusunun kahraman subayları FETÖ’cü Savcı ve Yargıçlara teslim edilmiştir. Bunu yapanlar AKP yöneticileridir. İlker Başbuğ bu durumun araştırılmasını isterken haklıdır.

Cumhuriyetin ordusunun Genelkurmay Başkanı bir terör örgütünün başı sayılarak iki buçuk yıl hapis yatırılmıştır.  Kinleri soğumamış ki bu kez de onu yeniden uydurma suçlamalarla ifadeye çağırdılar.

AKP, ülkenin yönetim biçimini değiştirmeye çalışıyor. Onun için önce yargı teslim alınmış, bu gizli ve açık amaca engel olmaya çalışanlar, vatanseverler saf dışı bırakılmıştır. Sonra adım adım Cumhuriyetin tüm kurumları ele geçirilmiştir.

GÖSTERMELİK DEMOKRASİ 

Üniversiteler, yüksek yargı kurumları, TSK bir bir susturulmuş ve yandaşlaştırılmıştır.  Kuvvetler ayrılığı yok edilmiş, yargı, yasama ve yürütme tek adama bağlanmıştır. Parlamenter sistem kaldırılmıştır. KHK ile yasalar çıkarılmakta, TBMM göstermelik duruma düşürülmektedir.

Kemalistler padişahlığı yıkarak yönetim yetkisini saraydan alıp halka verirken, FETÖ ile işbirliği yaparak Kemalistleri kırdırdıklarını söyleyenler, yönetim yetkisini halktan alıp yeniden saraya verenlerdir. Bu olanlarla denetim yok edilmiş yolsuzluklar tavan yapmıştır.

Liyakat yok edilmiş, yandaş olmak esas alınmıştır. Bay Erdoğan karşı görüş ve eleştiri istemiyor. O yüzden eleştirenlerin ve karşı görüşte olanların başlarına türlü işler geliyor. O yüzden Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Müyesser Yıldız, Murat Ağırel  cezaevine konulmuşlardır. Barolar ve avukatlar sussunlar, eleştirmesinler, teslim olsunlar isteniliyor. Teslim alınmış yargı içindeki tek özgür ses barolar çoklu baro denilerek bölünmek ve susturulmak isteniliyor.

Barolar hukuk devletine, insan haklarına, yargı bağımsızlığına sahip çıkan meslek örgütleridir.  Yetmiş baro başkanının Ankara’ya yürüyüşü polis tarafından engellendi. Baro başkanları Ankara’ya sokulmadılar. Polislerin Baro başkanlarına yaptıkları utanç vericiydi. Türk polisi bu olamaz. Bunlar olsa olsa düşman bir ülkenin polisiydiler. Baro başkanlarını durdurma emri almış olabilirsiniz ancak baro başkanlarına saygılı davranmak zorundasınız. Onları yumruklayamazsınız, itip kakamazsınız. Kaldı ki bu emir hukuk dışıdır.

Sonunda baro başkanları barikatları aşarak Anıtkabir’e ulaştılar. AKP çoklu baro yasasını Meclise sundu. Komisyonlara katılmak isteyen baro başkanlarının bu istemi reddedildi. Barolar Ankara’da savunma mitingi yapmak istediler.

Ankara Valiliği uydurma bir gerekçeyle tüm gösteri ve yürüyüşleri engelledi. Ankara adliyesi önünden yürümek isteyen baro başkanları ve avukatlara gaz sıkıldı, darp edildiler. Baroları, avukatları  susturamazsınız. Onlar ülkenin özgür sesidir. Cüppelerine düğme diktirmezler.

TÜRKİYE'NİN MAYASINDA KEMALİSTLER VARDIR

Kemalistler Türkiye’nin mayasıdır. Onlar düşmanla savaşırken, onları kırdıklarını söyleyenlerin dedeleri düşmanla işbirliği yapanlardır. Vahdettin bir İngiliz zırhlısıyla kaçarken, Şeyhülislam Dürrizade; Mustafa Kemal ve Kuvayi Milliyeciler için ölüm fermanları çıkarıp düşmanla işbirliği yaparken, İskilipli Atıf hocalar Kurtuluş Savaşı’nı karalayıp düşmanla işbirliği yaparken Kemalistler bu vatan için savaşanlardır.

Kemalistleri FETÖ’yle işbirliği yaparak kırdırdıklarını söyleyenler bu vatana esas ihanet edenlerdir. Kemalistleri kimse kırdıramaz. Kurtuluş savaşı kahramanlarının, Mustafa Necati’nin, Albay Reşat Çiğiltepe‘nin adları silinmek isteniyor.

Bugünler geçecek, bunları yapanlardan yaptıklarının hesabı sorulacaktır. Bu topraklarda Kemalistler tükenmez. Mustafa Kemal Paşa yenilmez.

AV. EROL ERTUĞRUL 

Yazarın Son Yazıları

Okul saldırılarını çocuklarla konuşmak

Bazı haberler vardır, günlük yaşantımızın ortasına düşer, okur okumaz en yakınımızdakilerle paylaşma gereksinimi duyarız.

Devamını Oku
18.04.2026
Bir başka bakışla Köy Enstitüleri - Günay Güner

Geçen her yıl Köy Enstitülerinin değeri daha iyi kavranıyor, okullarımıza özlem artıyor.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyet eğitimine vurulan hançer! - İhsan Tayhani

Kuruluşunun üzerinden seksen altı yıl geçmesine karşın Köy Enstitüleri, 1940’lı yılların özgün ve çağcıl bir eğitim atılımıdır.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyetin eğitim devrimi - Mustafa Gazalcı

Kuruluşunun 86. yılını kutladığımız Köy Enstitüleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli eğitim devrimidir.

Devamını Oku
17.04.2026
Kimsesizlerin kimsesi eğitim kurumları - Duran Güldemir

“Bu öğretmenler köyümüze geldikten sonra bizim ne söyleyecek sözümüz kaldı, ne de gücümüz...”

Devamını Oku
17.04.2026
Bozkırın genç fidanları - Mücteba Binici

Önümde, zamanın yıpratıcı etkisinden nasibini almış, kenarları kıvrılmış, sararmış siyah-beyaz bir fotoğraf duruyor.

Devamını Oku
17.04.2026
Savaşın yeni genetiği - Cumhur Utku

Savaş tanımı ve savaşın ilkeleri bu günlerde modern ve köklü bir değişim geçirmektedir.

Devamını Oku
16.04.2026
Türkçemizi koruyalım - Erol Tuncer

Dil uzmanı değilim.

Devamını Oku
16.04.2026
Hukuk herkese lazım - Ahmet Özer

Giderek genişleyen baskı iklimi, Türkiye’yi devasa bir hapishaneye dönüştürdü.

Devamını Oku
15.04.2026
Özel emekli aylığı - Engin Ünsal

Uzun bir çalışma döneminin sonunda emeklilik kişinin huzur içinde geçim kaygısı olmadan sevdikleri ile geçireceği bir kavram olmalıdır.

Devamını Oku
15.04.2026
İran Savaşı ve Amiral Mahan - Nejat Eslen

“Tarih, denizlere hâkim olan ulusların dünyaya da hâkim olduğunu gösteren sessiz tanıktır.”

Devamını Oku
14.04.2026
İKİZKÖY: Bir memleket direnişi - Kaan Eroğuz

Sermayenin sınırsız kâr elde etme arayışı, insanlığın tüm yaşam alanlarının piyasaya açılmasına, maddi veya gayri-maddi tüm değerlerin metalaşmasına ve şirketler tarafından kamu kaynaklarının istila edilip yok edilmesine yol açar.

Devamını Oku
14.04.2026
İnsansız savaş! - Abdurrahman Bayramoğlu

ABD’nin İran’a saldırısı karşısında dünyanın üç maymunu oynaması, özellikle Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının ortadan kaybolması, insanlığın geleceği adına oldukça kaygı verici.

Devamını Oku
13.04.2026
Cumhuriyetçi devlet adamı - Hamdi Yaver Aktan

Hukuksuz soruşturmaların sürdüğü bir sırada, bir televizyon kanalında Cumhuriyet gazetesindeki makaleye gönderme yaptığını ve gazeteyi de izleyicilere gösterdiğini bir dostum iletmişti.

Devamını Oku
13.04.2026
Tarihin tekerrürü nereye kadar? - Av. Cem Alptekin

Türkiye’nin en çağdaş anayasasına zemin hazırlayacak olan 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine giden süreçte, iktidardaki Demokrat Parti’nin siyasal ve toplumsal muhalefet üzerindeki baskısını, Meclis’teki çoğunluğunu ve yargıyı da kullanarak CHP’yi kapatma noktasına taşıdığı günlerden bugüne bakınca tarihin bir anlamda tekerrür ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Devamını Oku
11.04.2026
Bana kim ‘üstadım’ diyecek! - Hamdi Yaver Aktan

Yaklaşık 20 yıl olmuş; “üstadım” diyordu. Üstat kendisiydi.

Devamını Oku
09.04.2026
İki biraderden Trump’a ‘Amerikan rüyası’ - Tunç Soyer

Stephen Kinzer’in 2013 yılında yazdığı “Gizli Dünya Savaşları”(Destek Yay.) kitabı 2025 yılında Türkçeye çevrilerek basılmış.

Devamını Oku
09.04.2026
Halk yönetiminin yanılgı ve sorunları - Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu

Siyasal yönetim hakkı ile ilgili kabuller ve varsayımlar uzun yıllardır kullanılmalarına karşın, onlarla ilgili yanlış anlamlar ortadan kalkmamaktadır.

Devamını Oku
09.04.2026
‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026
Cumhuriyete ‘narkoz’ diyenler - Devrim Onur Erdağ

Bazen bir cümle, yalnızca bir söz değildir; bir niyetin, bir zihniyetin ve bir hesaplaşmanın ilanıdır.

Devamını Oku
31.03.2026
Bir asırlık hesaplaşma davası - Gani Aşık

Kuran’da Yusuf peygamberin adını taşıyan surenin üçüncü ayetinde Hz. Muhammed’e hitaben “daha önce bilmediği güzel bir hikâye anlatılacağı” vurgulanır.

Devamını Oku
31.03.2026
Siyaset ve yargı çemberi - Neval Oğan Balkız

Pierre Bourdieu’nün de iddia ettiği gibi “Hukuk, daima güç ilişkilerinin kanunlaştırılmasından oluşmuştur.”

Devamını Oku
30.03.2026
Sonu gelmeyen maden arama ruhsatları - Kaya Özgen

Ülkemizde yerli ve yabancı firmalara verilen, -başta altın olmak üzere- maden arama ruhsatlarının sayısı giderek artmaktadır.

Devamını Oku
30.03.2026
'Rakibine kumpas, montaj, yalan, iftira düzeni kuran...'

“Yurtta sulh, cihanda sulh!” Atatürk’ün devletimizin aklına nakşettiği bu sözler, Cumhuriyetin dış politika anlayışının kısa ve öz fakat bir o kadar da en derin halidir.

Devamını Oku
28.03.2026
Doğalgaz savaşları - Fikret BAYIR

ABD “silah sanayisi” savaş bağımlısıdır.

Devamını Oku
27.03.2026
Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026