Sınav yolsuzlukları - Osman İnci
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Sınav yolsuzlukları - Osman İnci

23.07.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Son yıllarda yapılan tüm merkezi sınavlar toplumda güvensizliğe neden olmaktadır. Nasıl versin ki; geçtiğimiz 20 yılda dürüst, lekesiz, hilesiz sınav sayısı oldukça az. Bu merkezi sınavlarda başarılı olan adaylar “mülakat” denilen sözlü sınavla elenmektedir. Mülakat ve sadakat liyakati bitirmiştir. Nitelikli ve donanımlı kişiler, yetersiz ve yeteneksiz kişilerin konumları ve geleceği bağlamında tehdit olarak algılanmakta ve sistemli bir biçimde devre dışı bırakılmaktadır. Mülakatla nepotizm, iltimas, torpil uygulanmaktadır.

Ülkemizin eğitim sisteminde, Liselere Geçiş Sistemi( LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ayrı bir önem taşır. Bu sınavlar öncelikle gençlerimizin geleceğini ve umutlarını etkilemektedir. Bu yaştaki çocuklarımız doğal olarak sınavlarda eşitlik ilkesinden ödün verilmediğini, çalışmanın karşılığının alındığını, seçme ve yerleştirmelerde dürüstlük ilkesinden sapılmadığını görmek isterler. Geleceğimiz olan çocuklarımıza şimdiden etik ve hukuk dışı yöntemlerle hak kaybı şüphesi ve psikolojik travma yaşatmamalıyız. Sınavlarda leke “şüphesi” dahi gençler üzerinde büyük duygusal ve ruhsal olumsuzluğa yol açar, umutsuzluk yaratır. Yöneticilerin buna hakları yoktur.

ONLARCA SINAVDA ÇALINAN GELECEK

Türkiye’de sınav sorularının çalınması, belirli gruplara verilmesi, son 20 yılda adeta alışıldık bir olay haline geldi. 2009-2016 yılları arasında yapılan merkezi sınavlar yasadışı bir örgütün devleti ele geçirme yöntemi olmuş ve yargı kararları ile sınav yolsuzlukları kesinleşmiştir. Bu sınavlar özellikle Dışişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve TSK gibi devletin geleceği açısından temel kurumları kapsıyordu.

Sınavlarda soruları çalarak veya yasadışı yöntemlerle belli gruplara vererek hileli yöntemlerle başarı sağlama durumu ülkemizde bir süredir yaşanıyor. Ancak bu belgelenince gereğini yapmak ilgili ve yetkililerin temel görevidir. 2 Mayıs 1999’da Öğrenci Seçme Sınavı’ndan bir gün öncesi Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi yerleşkesinde soruların çalındığı saptandı ve sınav derhal iptal edildi; ardından sınav 6 Haziran’da yeniden yapıldı. Soruları çalan kişi bir ilahiyat öğrencisiydi ve yurtdışına kaçtığı saptandı. Birkaç yıl sonra İran’dan Türkiye’ye geçerken yakalandı, yargılandı ve hapsedildi.

2010 yılında Ankara başsavcı vekilliği görevinde olan Şadan Sakınan konuyu araştırmak için 23.08.2010’da atanmıştı. 2010- 2016 darbe girişimi arasında Yükseköğretime Geçiş Sınavı, Kamu Personeli Seçme sınavı, Dikey Geçiş Sınavı Avukatlar için Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Sınavı, Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı, Yükseköğretime Geçiş Sınavı, Tıpta Uzmanlık Sınavı gibi sınavlarda soruların önceden sızdırıldığı belgelendi. Daha sonra FETÖ üyesi olduğu ortaya çıkan firari Şadan Sakınan’ın bu olay üzerine, “Şifre var, kopya yok” diyerek takipsizlik kararı verdiği bilinmektedir.

Devleti ele geçirme amacıyla 14 sınav türünde soruların çalındığı, 15 Temmuz darbe kalkışması çatı davası yargı kararı gerekçesinde de açıklanmıştır. Dışişleri Bakanlığı FETÖ sınav yolsuzluğu bilirkişi raporunda “.... adayların cevap kâğıtlarının birbirine benzeyebilmesi 300 milyonda bir olasılık olduğu...” yazılıdır. Polis Koleji Giriş Sınavı soruları komiser yardımcılığı giriş sınavı, KPSS (USB bellek kullanılarak sınav sorularına önceden ulaştıkları belgelendi), Yükseköğretime Geçiş sınavı (YGS) soruların şifrelendiği anlaşıldı. ÖSYM Başkanı Ali Demir, “Şifre var ama sehven” dedi. Avukatlık Mesleğinden Adli Hâkim ve Savcı Adaylığı Sınavı’nda soruların önceden elde edildiği görüldü.

Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan 25 Haziran 2020 günü yaptığı açıklamada: “... Savcı Zekeriya Öz beni aradı, hocam savcı Şadan Sakınan elinden geleni yapıyor, 4 terabayt disk verdim ÖSYM’nin kullandığı ve kullanmak için beklettiği bütün soruları aldılar” açıklamasını yaptı. Yani Yusuf Ziya Özcan döneminde (Ağustos 2010) soru havuzu çalınmış. KPSS soruşturmasını yapan savcı 2009-2013 yıllarında yapılan sınav sorularının FETÖ tarafından sızdırıldığını ifade etti.

GEREĞİ YAPILMALI

Ve son olarak bu yıl 15 Haziran’da LGS sonuçları açıklandığında tam puan alanların sayısı bir yıl önceki yılın iki katından da fazla olunca, bütün bu hırsızlıkları bilen, yaşayan ailelerde ve kamuoyunda hile yapıldığı görüşü derinleşmiştir. Birkaç yıl önceki LGS sınavlarında bazı siyasilerin, bürokratların çocuklarının tam puan aldıkları da bilindiğinden güven bunalımı yaşanmıştır. Son sınavda bir İmam hatip ortaokulunun öğrencileri oldukça yüksek sayıda tam puan alınca şüpheler artmıştır. Bunu sakin ve olgunca yanıtlayacak, inceletecek makam ilgili bakanlıktır.

Ancak, milli eğitim bakanı yaptığı açıklamada konuyla ilgisiz bir siyasi polemiğe girdi ve “Anlatıyoruz, bunu söylüyoruz, çok özür dilerim. Geri zekâlıya anlatır gibi tane tane anlatıyoruz ama yetinmiyorlar, hala devam ediyorlar” dedi. Yusuf Tekin bu açıklamayı kendisine yakıştırabilir ama biz eğitimciler milli eğitim bakanına yakıştıramıyoruz. Bakan Tekin, sınavda eğer bir şüphe varsa gereğini derhal yapmak zorundadır. Yusuf Tekin yaklaşık 10 yıldır Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarlığı ve bakanlığı görevini yapmaktadır. Ülkenin geleceğini kuracak nesiller yetiştirmekle görevlidir. Kendisinden devleti temsil etmesi beklenir, en azından adil davranması, kararları ile güvenilir, sabırlı, olgun, bilgili olması beklenir. Çünkü “Türk milli eğitimi”ni temsil etmektedir.

PROF. DR. OSMAN İNCİ

ESKİ TRAKYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ

Yazarın Son Yazıları

Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026
Laiklik ve dönüştürülen Türkiye - Cengiz Karahan

Milli eğitim bakanı, bütün illere gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle; anayasada yer alan laiklik ilkesine aykırı davranmıştır.

Devamını Oku
28.02.2026
1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026
Hasan Âli Yücel’in ‘arkadaşı’... - Mustafa Gazalcı

Yedi yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür yaşamımızdaki hizmetleri saymakla bitmez.

Devamını Oku
26.02.2026
Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık.

Devamını Oku
26.02.2026
Muzaffer İlhan Erdost: Baskıya boyun eğmeden ayakta kalan aydın - Mahmut Aslan

Muzaffer İlhan Erdost'u yitirişimiz üzerinden altı yıl geçti.

Devamını Oku
25.02.2026
Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor.

Devamını Oku
24.02.2026
Anlamın gölgesinde - Ferruh Tunç

Anlamsız dediğimiz şey çoğu zaman dünyaya değil, dünyayla kurduğumuz kopukluğa aittir.

Devamını Oku
24.02.2026
Alona’dan Silivri’ye; 53 yılın muhasebesi - Yavuz Saltık

Yeşil sahalarda her İstanbul takımı; adı, sanı, oynadığı seviye, lig vs. ne olursa olsun ben aynı kefede tutarım.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Devamını Oku
23.02.2026
Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026