Öner Yağcı

Denizlerin rüzgârı

11 Mayıs 2024 Cumartesi

Bir rüzgâr esiyor.

Dünyada Filistin, 68’in Vietnam’ına dönüşmeye başlıyor.

Şimdilerde 70’li yaşlarını yaşayan biri, torununun Denizlerin rüzgârının estiği yıllarda ne yaptıkları sorusuna şu yanıtı veriyor:

“Ülkemizin nasıl kurtulacağının yordamını aradık yavrum. Başka ülkelerde daha önceki zamanlarda ve günümüzde insanların kendi ülkeleri için neleri, nasıl yaptıklarını öğrenmeye çalıştık. İnsanların nasıl özgürleşeceğinin yollarını aradık. İnsanın insan tarafından sömürülmesinin önüne geçilmesi için neler yapılması gerektiğini öğrenmeye çalıştık, bunun yollarını aradık...”

SENİN DE HİKÂYENDİR

68 Kuşağı: Doğuş ve Arayış’a (Bilgi Yayınevi) böyle başlamıştım.

Kitapta dünyanın ve Türkiye’mizin 68’inin doğuşunu, arayışını, yükselişini yaşadıklarımdan, öğrendiklerimden, tanık olduklarımdan, yazılanlardan damıtarak anlatmaya çalıştım.

68’in niçin, nasıl, nereden doğduğu, neleri, nasıl aradığı sorularının karşılığını ararken doğmasını sağlayan birikimimizi aktarmaya ağırlık verdim.

Çünkü 68, mücadele eden insanını, kitlesini, kahramanlarını, rüzgârını yaratmıştı ama onların örnek aldığı daha önceki dönemlerin mücadele eden insanlarının, kitlesinin, kahramanlarının unutulmaması, onların 68’in doğumunu sağlayan birikimlerinin aktarılması gerektiğini düşündüm.

Jön Türkler’den Kuvayı Milliye’ye, Köy Enstitüleri’nden 68 Kuşağı’na süren arayışı, bağımsızlık sevdasının uykusuz aydınlarını, gençliğe güvenen bir önderin, Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetinin uykusuz gençlerinin dünyayı anlamak için elinden düşürmediği kitapları, dergileri, örgütleri, önderleri, tarihsel akışımızda nasıl doğup neleri yaşadıklarını, beslendikleri kaynakları damıtmaya çalıştım.

Bu birikimdi asıl olan, 68 kuşağını doğuran ve ona yol gösterecek olan.

Anıların, yaşananların, tanıklıkların, öğretilenlerin, öğrenilenlerin toplamı olan bir birikim, bir arayış olan 68’i bu düşüncelerle yazdım.

TOPRAĞIMIZDADIR KÖKÜ

Kökü Jön Türkler’e dayanan Türkiye’deki solun birikimi, Cumhuriyet Aydınlanması temelinde Kemalist değerlerle bütünleşmişti.

1960’larda Batı’da yeni bir sol anlayış yükselirken Türkiye’de yeterli bir sol birikim ve deneyimi olamadığı için 1940’ların, 50’lerin “Eski Tüfekler”i öne çıkmıştı.

Kendini birdenbire eylemlerin içinde bulan, dünyada yankılanan solu merak eden gençliği, Yön, Devrim, Türk Solu, Ant, Aydınlık dergileri, Kemalizm’le bütünleşen sosyalizm tartışmalarıyla ve Milli Demokratik Devrim (MDD) kuramıyla sarıp sarmalamaya başlamıştı.

FKF-DÖB-DEV-GENÇ’te örgütlenen öğrenci gençlik, kitap, dergi, konferans, panellerden öğrendikleriyle ve eylemlerle antiemperyalist bilincini yükseltiyor, Anadolu’nun dört bir yanında baskılara karşı mücadele eden Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) aktif gençlik eylemlerini kucaklayamaması, MDD’nin antiemperyalist geniş cephe anlayışını güçlendiriyordu.

Bu süreç 68 Kuşağı’nı doğurmuştu ve kitabımda bu arayış ve doğuşu anlattım.

DENİZLERİN RÜZGÂRI ÖĞRETİYOR

Ne mutlu ülkemize ki 68 kuşağını, tarihinden aldığı güçle en karanlık dönemlerde bile bağımsızlık ateşlerini tutuşturmayı bilen kuşakları doğurmuş.

Bugün o kuşakların genlerini taşıyan, antiemperyalist savaşımı sürdürecek birikime sahip olmanın kıvancını yaşıyoruz.

78 Kuşağı’nın önderleri 68 Kuşağı’nın militanlarıydı, Cumhuriyet Mitingleri’ndeki kitleselleşme ve Gezi Direnişi de aynı amacın, aynı birikimin sonucuydu.

“Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye” diyen Denizlerin rüzgârı öğretiyor ki bugün yeni devrimci kuşaklara, emperyalizmin ve işbirlikçilerinin dayatmalarına direnebilecek güçlü direniş kaleleri oluşturma görevini yerine getirecek düşünsel birikime sahip kitlelere, önderliklere ihtiyacı var ülkemizin.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Edebiyatın görevi 25 Mayıs 2024
Denizlerin rüzgârı 11 Mayıs 2024

Günün Köşe Yazıları