Toplumsal muhalefet ayakta
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

Toplumsal muhalefet ayakta

27.09.2025 11:39
Güncellenme:
Takip Et:

Emperyalizmin BOP’una, dünyaya dayattığı dehşetten payımıza düşen gericiliğin totaliter iktidarına, ümmet toplumuna, akıl ve çağdışılığa teslim olmak mı yoksa laik Cumhuriyeti kuruluş amaçlarına uygun çağdaş dünyanın akılla, bilimle, teknikle, sanatla, uygarlıkla kucaklaşmış değerleriyle buluşturmak mı?

Kararı toplum verecek

“Bugün yaşadığımız, demokrasi arayışında aldığımız yolun tehlikeli bir dönemece geldiğidir. Bu dönemeçte, başlangıç noktasındaki temizlenmesi gereken toplumsal durumların hâlâ derdimiz olduğu gerçeği vardır. Bu gerçek, bunun bilincinde olan insanlara siyaseti etkilemek, dahası belirlemek için çok önemli görevler yüklemektedir. Özne olduğu

bilinciyle yaşamın her alanında örgütlü güçler olarak yaşama müdahale etmek gibi zorlu görevlerdir bunlar. Yalnızca siyasal partilerle geleceğimizin belirlendiği bir yaşama biçimine boyun eğmeyenlerin toplumsal muhalefet denilen örgütlenmeleri ve masadan salona, meydana, sokağa, ormana, fabrikaya, kırsala, okula, kampüse her yerde

eylemleriyle özne olmaktan başka çıkış yolları yoktur. Yoksa, ulus devlet olmaktan çıkarılarak dinci imparatorluğa dönüştürülmesi önlenemez bir noktaya doludizgin sürüklenen Cumhuriyeti yaşatmak olanaksızdır” demiştim bir yıl önce (“Toplumsal muhalefet”, 23 Eylül 2024).

Cumhuriyet rüzgârı

“Ozanların sesine kulak verelim” demiştim:

“Cumhuriyet rüzgârı esiyor... İnsanlar, yurdunu ve Cumhuriyeti sevdiklerini daha nasıl göstersin? İnsanlar daha ne yapsın ey siyaset? Hiç değilse ‘Çiğnenmiş halk haykırışına dayayın kulaklarınızı’ diyen Miguel Hernández’e kulak verin: ‘Uluslar, insanlar, dünyalar/ korkuyla soluyan ağızlardan/ çıkan bu rüzgârı toplayın’...” (“Bu rüzgârı toplayın”, 4 Kasım 2024).

“Toplumsal muhalefet kim?” başlıklı yazımda (11 Ocak 2025), “Voltairein ‘Muhalefet edilmeyen güç yozlaşır, sınırsız yetki her zaman tehlikelidir’ sözü gerçeği gösteriyor. Kuşatılmadan kurtulmanın yolu, toplumsal muhalefetin ‘tek ses’ olmasıdır” deyip “olmazsa olmaz”ları sıralamıştım:

“Yurtseverler, ilericiler, gerçek bir demokrasi isteyenler, devrimciler tek ses olarak toplumsal muhalefetin omurgası, itici gücü olmak ve siyaseti etkilemek, siyasal katılımın en etkili ögesi olmak zorundadır. Toplumsal algının oluşmasını büyük ölçüde belirleyen ve adına günümüzde ‘medya’ denilen basın yayın araçları, toplumsal muhalefetin vazgeçilmezi olarak en akıllıca değerlendirilmelidir. Çoğalmak, doğru örgütlenmelerle ‘Ya hep beraber ya hiçbirimiz’ demek, yurtsever, devrimci olanın boynunun borcudur. Boğaziçi bileşenlerinin, Polonez işçilerinin, aile hekimlerinin, kadınların direnişi, yurdun dört bir yanındaki doğa nöbetleri borç ödemenin günümüzdeki alkışlanacak örnekleridir.”

Toplum gerekeni yapıyor

Bugün, toplumun geleceğine ilişkin kararları siyaset aldığına ve toplumsal muhalefeti bağrına basmayı başaran bir siyasal önderlik “direnişin olmazsa olmazı” olduğuna göre; görüyoruz ki bugün her türlü susturma girişimlerine karşın örgütüyle, önderiyle, kadrosuyla, gençliğiyle, programıyla, kararlılığıyla, eylemiyle, direnişiyle toplum gerekeni yapıyor.

Victor Hugo’nun “Sesin dünyanın tek umudu/ Senin aydınlık, derin sesin/ Ey büyük, kardeş halk” dediği toplum; özgürlük ve bağımsızlık için, Bertolt Brecht’in “halkın ekmeği” dediği adalet için geleceğini arıyor.

“Yüreğim bu kavganın içinde/ Kazanacak halkım” demiş Pablo Neruda; umutla dolalım: Geleceğinin kararını verecek olan toplumsal muhalefet her baskıya, saldırıya karşın bugün “tek ses” olmuştur, ayaktadır ve en güçlü dönemindedir.

Yazarın Son Yazıları

İnsana yakışan

Yaşadıklarımız; Osman Selim Kocahanoğlu’nun deyişiyle “tarihin doğurduğu adam”ın emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin yok edilmesini de içeren haritanın gerçekleşmesi adımlarıdır.

Devamını Oku
30.05.2026
İki dost aydına armağan kitap

47 yıllık öğretmenliğine yarım yüzyıl boyunca gazete ve dergilerde yazılar; yurdun pek çok yerinde konferanslar, sunumlar, radyo ve TV programları, dergi yöneticilikleri ve sayısı 50’ye ulaşan kitap ekledi Ahmet Özer (d.1946). Ayrı Beraberlikler, Günle Dokunan, Gecenin Kanayan Yerinden, Söyle Yüzüm Tanığımsın, Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün, Aşkın Taçyaprağı, Sözümüz Vardı, Bir Şehrin Boynundayız, Kardeş Yağmurlar, Suları Çekilen Nehir, Denizin Sesiyle, Ne Zaman Nerdeyiz ve Mordoğan (toplu şiirler) adlı şiir kitaplarına imza attı.

Devamını Oku
23.05.2026
Öğretmen yetiştirme

Profesyonel kamu görevi niteliğindeki öğretmenlik mesleğinin Fransız Devrimi’nin ürünü olduğunu söyleyen Dr. Niyazi Altunya, Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Deneyimi 1848-2018 (Öğretmen Dünyası) adlı yapıtının girişinde şöyle diyor: “Öğretmenlik mesleği ile öğretme sanatı aynı şey değildir.

Devamını Oku
16.05.2026
Eğitim ve öğretmen

Eğitimdeki depremin eğitimin öznesi öğretmenlerin saygınlığını yok ederek sürdüğünü gören eğitimcilerimiz sürekli yazıyor.

Devamını Oku
09.05.2026
Özne öğretmen

İtalyan müdürün saygısız, kaba davranışlarıyla karşılaşan İstanbul Beyoğlu’ndaki Özel İtalyan Lisesi’ndeki Türk öğretmenler; ders, nöbet, toplantı, ek ders ücreti konusunda ayrımcılığa uğradıkları, okul yönetiminin öğretmenliğin saygınlığını yok ettiği gerekçesiyle başlattıkları grevi iki aydır sürdürüyor.

Devamını Oku
02.05.2026
Emperyalizmin ahlakı

Tüm dünyada emperyalizmin süslerle gizlediği kokuşmuş ahlakının açığa çıkışı yaşanıyor.

Devamını Oku
25.04.2026