Görev insanın
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

Görev insanın

22.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İnsan ömrünün bir kısmı olan on yıllar, toplum yaşamının duraklarıdır.

Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla emperyalizmin boyunduruğunu kırarak 1923’te doğan genç Cumhuriyetimiz, 1930’lu yıllarda olağanüstü devrimci atılımlarla büyümeye başladı.

Yazık ki 1940’ların sonunda Amerikan emperyalizminin Yeni Düzen, Hür Dünya, Soğuk Savaş, Yeşil Kuşak kuşatmasının tercih edilmesi bugünleri hazırladı.

Getirilen Amerikan hayat tarzı, Amerikan rüyası politikaları 1950’li yıllarda yaşamın her alanına uygulanmaya başlandı.

1960’lı yıllardaki direnişlerle hızı kesilen ama 12 Mart 1971 darbesi ve ardından getirilen Milliyetçi Cephelerle yeniden uygulanmaya başlanan bu politikalar, 1980’li yıllarda 24 Ocak kararları ve 12 Eylül darbesiyle Türk-İslam sentezine dönüştürüldü.

1990’lardan sonra bu kez emperyalizmin ılımlı İslam, yeni dünya düzeni kuşatması altında yaşar olduk.

Bugünün gündemi, emperyalizmin BOP’la (Büyük Ortadoğu Projesi), GOKAP’la (Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Akdeniz Projesi) ülkemize biçtiği gömleği giydirme eylemidir.

EGEMENLİĞİN GÜCÜ

Küresel imparatorluğun dünyanın tamamını sömürmek, yaşamın en önemli ihtiyacı olan su, gıda, enerji, iletişim kaynaklarına egemen olmak için dünyayı kültürel ve ideolojik kuşatması var.

Ekonomik ve finansal gücünü aldığı mali kuruluşları, olağanüstü teknolojiyle donatılan silah gücüne sahip ordusu, çeşitli ülkelerde filoları, üsleri, destek orduları var.

İşlerini kolaylaştıran işbirlikçiler, onları güçlendirmek için gereken demokrasi oyunu; oyunun sürmesini, yeni tasarıların gerçekleştirilmesini sağlayacak olan iletişim olanakları (medya) var.

Küresel egemenlik, ideolojik ve yönlendirici iletişim araçlarının kıskaçları altında yaşatarak bir değirmende öğütüyor insanlığı.

Onun istediği, düşünemeyen, sorgulayamayan, geleceği hakkında karar verme özgürlüğünün bilincinde olamayan, kendisinin ve toplumunun sorunlarıyla ilgili duyarlılığı olmayan insanlardır.

İnsanlığı köleleştirmeye, dünyayı bir büyük hapishaneye dönüştürmeye çalışıyor.

Doğallıkla Doğu’nun tüm mazlum halklarına da bir umut ve ışık olan Cumhuriyetimizi de bu her değeri eriten değirmeninin içine almak için olanca gücüyle saldırıyor.

İNSANA YAKIŞAN

Egemenliğe karşı direnenlerin yanında olmaktır insana yakışan, güçlüye boyun eğmek değil otoritenin yaptıklarını sorgulamaktır.

Boyun eğmekten kurtulmak için özgür ve eleştirel düşünmeye sahip olmalıdır insan.

Kuşatılmışlıktan, öğütülmekten kurtulmanın yolu insan olmaktan geçer.

Büyük insanlarımız bunu anlattı bize:

Atatürk, “Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir” dedi.

Dünyanın En Tuhaf Mahluku adlı şiirinde bunu vurguladı Nâzım Hikmet:

“Akrep gibisin kardeşim,/ korkak bir karanlık içindesin akrep gibi./ Serçe gibisin kardeşim,/ serçenin telaşı içindesin./ Midye gibisin kardeşim,/ midye gibi kapalı, rahat./ Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim./ Bir değil,/ beş değil,/ yüz milyonlarlasın maalesef./ Koyun gibisin kardeşim,/ gocuklu celep kaldırınca sopasını/ sürüye katılıverirsin hemen/ ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye./ Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,/ hani şu derya içre olup/ deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf./ Ve bu dünyada, bu zulüm/ senin sayende./ Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer/ ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak/ kabahat senin,/ -demeğe de dilim varmıyor ama-/ kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!”

Aziz Nesin, “Çevremizde aptal aptal suçlu aramayalım. Aynaya bakalım. Aynamız yoksa bir durgun suya bakalım. Orda suçluyu göreceğiz. İş işten geçtikten sonra, ‘kendim ettim kendim buldum’ demenin hiçbir yararı yok” dedi.

***

“Ben insanım” diyen milyonların CHP’nin sayısı 70’i geçen mitinglerindeki coşkusu ve kararlılığı insana olan umudun, güvenin simgesidir.

Yazarın Son Yazıları

Şeytanla anlaşma

Al Pacino, Keanu Reeves, Charlize Theron’un oynadığı Şeytanın Avukatı, Andrew Neiderman’ın gerilim romanından uyarlanan 1997 yapımı bir filmdi.

Devamını Oku
27.06.2026
Yürüyüş


Yürüyüş deyince aklıma ilk Spartaküs geliyor...

Devamını Oku
20.06.2026
Yurtseverlik sevdadır

Doğanın sunduğu zenginliklerin, insanlığın uzun uğraşlarla kazandığı değerlerin yaşadığı topraklarda da çiçeklenmesini ister yurdunu seven.

Devamını Oku
13.06.2026
Kötülük gibi umut ve cesaret de bulaşıcıdır



Emperyalist projenin, Türkiye’yi, stratejik potansiyelinin bir ulus olarak dağılma sürecine kadar kullanmak olduğu yetkili ağızlarca birçok kez söylendi.
Yaşadığımız budur.


Devamını Oku
06.06.2026
İnsana yakışan

Yaşadıklarımız; Osman Selim Kocahanoğlu’nun deyişiyle “tarihin doğurduğu adam”ın emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin yok edilmesini de içeren haritanın gerçekleşmesi adımlarıdır.

Devamını Oku
30.05.2026
İki dost aydına armağan kitap

47 yıllık öğretmenliğine yarım yüzyıl boyunca gazete ve dergilerde yazılar; yurdun pek çok yerinde konferanslar, sunumlar, radyo ve TV programları, dergi yöneticilikleri ve sayısı 50’ye ulaşan kitap ekledi Ahmet Özer (d.1946). Ayrı Beraberlikler, Günle Dokunan, Gecenin Kanayan Yerinden, Söyle Yüzüm Tanığımsın, Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün, Aşkın Taçyaprağı, Sözümüz Vardı, Bir Şehrin Boynundayız, Kardeş Yağmurlar, Suları Çekilen Nehir, Denizin Sesiyle, Ne Zaman Nerdeyiz ve Mordoğan (toplu şiirler) adlı şiir kitaplarına imza attı.

Devamını Oku
23.05.2026