Diagne, Cakne, Dianye, Diyanyö
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Diagne, Cakne, Dianye, Diyanyö

26.02.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bu yazıyla pek ilgisi yokmuş gibi görünebilir ama Milliyet Sanat dergisinin 16 Mayıs 1976 tarihli sayısında yayımlanan, kültür, dil, sanat ve ideolojiyle ilgili “Mersin İdmanyurdu Müdafaası” (1) başlıklı yazım şu satırlarla bitiyordu:
“Toplumsal bilinç, toplumsal koşulların psikolojik etkilerine bağlı. Kitaplar böyle diyorlar. Doğru! Kitaplarda kalsa bu doğru neyse, kültür ortamına aktardığın zaman bu doğruyu, yakın geçmişte örnekleri görüldüğü gibi, ortaya ya bir Nazi sanatı çıkar ya da bir Proletkult! Ve bu iş de, bir gazetenin spor sayfasında okuduğum gibi, ‘Mersin İdmanyurdu’nun müdafaası görevini yaparken, defansı aksatıyordu’ya pek benzemez.”

***

Gerçekten de “Mersin İdmanyurdu’nun müdafaası görevini yaparken, defansı aksatıyordu” cümlesini Hürriyet, Milliyet ya da Cumhuriyet gazetelerinden birinde okumuştum. O yıl, Hürriyet gazetesinin spor sayfasında “Beşli pentatlon”, “Onlu dekatlon” deyişlerini de okuduğumu çok iyi anımsıyorum. Çünkü, o günlerden bu yana bu iki garipliği sık sık tekrarlarım.
Dünyanın bütün ülkelerinde spor servisleri kendi dillerini pek iyi kullan(a)maz. Bilgisayar icat olup mertlik bozulduğundan, yani “Düzeltme Servisleri” kaldırıldığından bu yana kültür servislerinde de Türkçe pek yaralı kullanılmakta. Köşemenler de kusursuz değil hani!
TRT Televizyonu başlarken, yazılı ve sözlü Türkçeyi korumak için, benim yönetimimde bir Öndenetim ve Redaksiyon Şube Müdürlüğü kurulmuştu. Yazılı metinler ve seslendirmeler denetlenirdi. Spikerlerin ağzı İngilizceye bulaşmış olduğundan olacak “Şarl dö Gol” olarak söylenen Charles de Gaulle’ü “Çarls di Gıl” olarak telaffuz ederlerdi. Boulevard Champs-Elysées (Bulvar Şanzelize)’yi “Balvır Çemzıleyziz” diye okurlardı. Charles de Gaulle’ü Türkçe telaffuz ederek “Cıharles de Gaulle” diye söylemezlerdi nedense.. Biz, bu kargaşaya son vermek için bir adı kendi dilinde söylendiği gibi söylemeyi ilke kabul etmiştik.

***

Sözü, maç anlatıcıların yabancı adlarını söyleyişlerine getirmek istiyorum. Basketbol anlatanlarının söyleyiş sorunları pek yok. ABD’li, Fransız, İspanyol, Yunan basketbolcuların adlarını genelde doğru söylüyorlar. Antalyaspor’da oynayan Charles adlı futbolcunun adını maç anlatıcı Türkçe Şarles diye söylüyor. En büyük sorun eski Kasımpaşalı yeni Galatasaraylı futbolcunun (Diagne) adının söylenmesi: “Cagne” olarak söylenmesi için herhangi bir nedeni yok. Futbolcu Fransızca konuşuyor. Buna göre adı “Diyanyö” gibi söylenir. Ama Fransızcada da özel isimlerde söyleyiş istisnaları da var. Paris Üniversitesi’ne bağlı Institut de Phonétique’te “Sesbilgisi” okuduğum için biraz bilgiçlik yapabilirim. Ama emin olmak için, bir Paris lisesinde Fransız Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapan GS taraftarı arkadaşım Ferda Fidan’a sordum. Ondan aldığım cevap şöyle: “Çeşitli Afrika ülkelerinde değişik okunuşları olabilir ama Fransa’da genelde Dianye diye okunuyor. Ama adamın kendi adını senin dediğine yakın şekilde söylediğini yeni oyuncuların tanıtım videosunda duydum. Her halûkarda Çagne denilmesi yanlış.”

***

Futbolcunun adının söylenişinin ne önemi var demeyin. Paris’te öğrencilik dönemimde kaldığım otelde gece görevlisi adımın “İns” olarak söylendiğini sandığı için beni “İnce” olarak arayanlara aylarca “Otelimizde böyle biri yok!” demişti. Arkadaşlar, gücenmeyin ama adının nasıl söylendiğini “Diagne” beye bir sorun bakalım. Yabancılar bizim adımızı yanlış söyleseler de biz onların adını doğru söyleyelim.
(1) Milliyet Sanat, 16 Mayıs 1976; Dinozorca (Telos, 1993); Mahşerin Üç Kitabı (Doğan Kitap, 2005. S.13)

Yazarın Son Yazıları

Tüm ve bütün

Yılların yazarı Adnan Binyazar bile TÜM ile BÜTÜN sözcüklerinin eşanlamlı olduğunu sanıyor ve 2 Temmuz 2026 günkü Cumhuriyet Kitap Eki’nde yayımlanan“Sait Faik Abasıyanık” başlıklı yazısında “Sait Faik’in tüm hikâyeleri” diye yazıyor.

Devamını Oku
07.07.2026
Başkalaşımın sınırı

Siyasette fikir değiştirilebilir. Hatta bazen değiştirilmelidir.

Devamını Oku
05.07.2026
Çeviri ahlakı ve Sel Yayınları

Bir vesile ile çeviri kitaplarımın listesini incelemem ve Marie Darrieussecq’ten çevirdiğim Dişi Domuz (Truismes) adlı kitabı kitaplıkta aramam gerekti.

Devamını Oku
03.07.2026
Derin devlet

Yazımın sonunda yazacağım kendi tanımlamamı şimdi söyleyeceğim...

Devamını Oku
30.06.2026
‘Ortak akıl’, ‘devlet aklı’; bre Türk, bu ne biçim iş?!

İbn Fadlan’ın seyahatnamesi (Kitab ila Malik al-Saqaliba) benim en birinci kitabımdır.

Devamını Oku
28.06.2026
Emredersiniz beyefendi!

Yıl 1956!... Mersin’le göbek bağımı koparmış ve Ankara’ya gelmişim.

Devamını Oku
26.06.2026
Bre hödükler!

Kuramsal kitaplarım, çevirilerim, kendi inşa ettiği zindanda mutluluk içinde yaşayan Türk edebiyatını rahatsız etmek için yazıldı.

Devamını Oku
23.06.2026
Otoritesiz otorite

“Derin devlet” belasının iyi bir tanımını bulmak için araştırma yaparken Erol Mütercimler’in bu konuda verdiği fetvaya takıldım.

Devamını Oku
21.06.2026
Devletin aklı yoktur, sahibi vardır

“Yapay zekâ”ya “Devlet aklı üzerine Özdemir İnce tarzı bir yazı yaz” diye talimat vermişler. Makine talimatı yerine getirmiş ve okumanıza sunduğum yazıyı gunnamış.

Devamını Oku
19.06.2026
Zevzeklik

“Zevzeklik” bir kişinin gerek konuşmalarıyla gerek yersiz davranışlarıyla insanları bunaltması, sıkması veya ciddiyetsiz bir şekilde boşboğazlık yapması durumudur.

Devamını Oku
16.06.2026
Efsane mavalı

Efsane, dilden dile dolaşarak kuşaktan kuşağa aktarılan, genellikle olağanüstü olaylar ve kahramanlıklar barındıran anonim bir halk anlatısı veya bir kişinin, bir nesnenin ya da olayın herkes tarafından bilinen, dillerden düşmeyen meşhur durumunu ifade eden bir kavramdır.

Devamını Oku
14.06.2026
Arrabal ve babası

Okuyacağınız metnin Fransızcası Les Lettres Françaises adlı derginin Temmuz-Ağustos-Eylül 1967 sayısında yayımlanmıştı.

Devamını Oku
12.06.2026
Hikmetinden sual olunmaz

“Hikmetinden sual olunmaz” bir olayın ya da durumun mantığının veya ardındaki gizli sebebin sorgulanamayacağını, tartışılamayacağını ve mutlaka daha yüksek bir amaç veya plan barındırdığını ifade etmek için kullanılan kalıplaşmış bir sözdür.

Devamını Oku
09.06.2026
Hikmet-i hükümet

Siyaset ve yazılı-sözlü basın dünyasının zırcahil tayfası “devlet aklı” dedikleri hörgüçsüz deveyi bir kez daha gündeme getirdi.

Devamını Oku
07.06.2026
Bir aynanın önünde tek başıma ¹

Sofya’dan Atina’ya gelmiştim (gitmiştim).

Devamını Oku
05.06.2026
Atatürk ve Kılıçdaroğlu

Bir yanda Mustafa Kemal Atatürk, yanında da CHP’nin işgalci genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu!...

Devamını Oku
02.06.2026
Zırtullahi kirmani olarak

Zırtullahi kirmani, Türk argosunda ve halk dilinde “ne idüğü belirsiz”, “ciddiye alınmayacak kadar bön (ahmak)” ya da “hiçbir vasfı olmadığı halde önemli bir kişiymiş gibi davranan/görünen kimse” anlamına gelen mizahi bir tabirdir.

Devamını Oku
31.05.2026
Kakomira

Şimdi derler mi bilemem ama 1950’lerin Mersinlileri sevmedikleri, zıt gittikleri insanlara “kokomira” derlerdi.

Devamını Oku
29.05.2026
Ben Mersin’e gittiğim zaman

Dönersem Mersin’e kışın giderim/ yanımda kitaplar sevdiğim ozanlardan.

Devamını Oku
26.05.2026
Kılıçdaroğlu AKP yolunda

Terziliğin meslek sözlüğünde “haute couture” diye bir deyim vardır.

Devamını Oku
24.05.2026
Olmak zorunda olmak

Yani bir şey olmak zorunda olmak.

Devamını Oku
22.05.2026
Bodrum Vergi Dairesi’ne dilekçe

Yazıya başlamadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve ayrım yapmadan bütün vatandaşlarının 19 Mayıs Bayramı’nı kutlarım.

Devamını Oku
19.05.2026
Eğitim ve öğretimde laiklik

Değerli okur!

Devamını Oku
17.05.2026
Birinin hezeyanlarına dair

Bugün Hürriyet gazetesi yazarı Fuat Bol’un 5 Şubat 2026 tarihli ve “Laiklik Hezeyanları” adlı yazısını otopsi masasına yatıracağız.

Devamını Oku
15.05.2026
Mutlak butlan davası¹

Butlan, en genel tanımıyla hukukta bir işlemin (sözleşme, evlilik vb.) kuruluşundaki temel eksiklikler nedeniyle baştan itibaren geçersiz ve hükümsüz sayılması demektir.

Devamını Oku
12.05.2026
Zibidi tayfası

Özdemir İnce meftunu Yeni Akit gazetesi 20 Nisan 2026 tarihli sayısında, 19 Nisan 2026 günü yayımlanan “Müslümanlar neden çağa uyumsuz?” başlıklı yazımı hükümsüz kılmak amacıyla yayımladıkları “Laikperest İnce yine Müslümanları hedef aldı” başlıklı yazısıyla gene bana aşk ilan ediyor.

Devamını Oku
10.05.2026
Onur sorunu olan bir maç

Gazetelerin spor yazarları lütfen beni bağışlasınlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Erdoğan’ın Çiftçi’yi görevden alması gerekir amma...

1970 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde doğdu.

Devamını Oku
05.05.2026
1 Mayıs korkusu

1 Mayıs, 1886 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago eyaletindeki işçilerin günde 12 saat, haftada altı gün olan iş programının günde sekiz saate indirilmesi için greve gitmesiyle ortaya çıktı.

Devamını Oku
03.05.2026
Vicdan

“Vicdan” sadece bir zamanlar Ankara’daki Tabarin Bar’da konsomatrist olarak çalışan mesleksiz kızımızın adı değildir...

Devamını Oku
01.05.2026
Anadilde öğretim maval

Maval, Türkçede yalan, uydurma, asılsız ve inandırıcı olmayan söz anlamlarına gelen argo bir kelimedir.

Devamını Oku
28.04.2026
Popülizm nedir? (3)

Daha önce bu konuda iki yazı okudunuz.

Devamını Oku
26.04.2026
Popülizm nedir? (2)

Temsili sistem içindeki huzursuzluk: Sağ ve sol kanat popülizminin farklı biçimleri olsa da ortak noktaları “gerçek” halkı temsil etme fikridir.

Devamını Oku
24.04.2026
Popülizm nedir?

Popülizm öylesine bir kavramdır ki bir Katolik rahibe ile bir sokak yosmasını aynı anda temsil eder.

Devamını Oku
21.04.2026
Müslümanlar neden çağa uyumsuz? (1)

2000 yılı öncesinde Telos Yayıncılık’ı yönetirken “Müslümanlar neden çağa uyumsuz” sorusuna bir yanıt arayanlara yardımcı olmak için Amin Maalouf’un “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri” adlı tarih incelemesini Mehmet Ali Kılıçbay’a çevirtip 1997 yılında yayımlamıştım.

Devamını Oku
19.04.2026
Çeviri ve öksüz çevirmen

Çeviri yaptım ama “çevirmen” sıfatını kesinlikle kabul edemem.

Devamını Oku
17.04.2026
Geçmiş, şimdi, gelecek

Heidegger için başlangıç noktası (Ursprung), geçmişte kalmış bir şey veya kronolojik bir başlangıç değil, sürekli olarak gelişen ve bize gerçekleştirilecek bir olasılık olarak kendini sunan yaratıcı bir güçtür.

Devamını Oku
14.04.2026
Laikçi

Kimileri “kayıkçı” der gibi, “laikçi” diye tanımlayarak aklı sıra beni sarakaya almakta.

Devamını Oku
12.04.2026
Ne mutlu Türküm diyene!

Vikipedi’de okudum: “Rum asıllı Türk şarkıcı Fedon, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen dedesi Kleanti Kalyoncu’yu anarken ‘Vatan sağ olsun, ne mutlu Türküm diyene’ ifadelerini kullanmıştır.

Devamını Oku
10.04.2026
Özrü kabahatinden büyük

Saygı Öztürk’ün 3 Nisan 2026 tarihli ve “Sandığa Gitmeyenler ve Barajı Aşamayanlar Partisi” başlıklı yazısından aktarıyorum...

Devamını Oku
07.04.2026