Evet çocuklar haklıdır!*
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Evet çocuklar haklıdır!*

28.01.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Değerli okurlar! Sayın R.T. Erdoğan’ın devri saltanatında kuşkusuz yazacak konu kıtlığı yok, tam tersine bolluğundan “Lale Devri” yaşamaktayız ama bugün geçmişin yamalı bohçasını açacağım. Yazıyı okuyunca bana kızmayacağınızı düşünüyorum.

***

Bir pazar öğle yemeği için Tansu ve Ertuğrul Özköklerin evindeydik. Bizden sonra çocukluğunu bildiğimiz kızları Gülümsün ve kızı Zeynep geldiler. Karşımıza oturdular. Zeynep iki üç yaşında. Gözlerini dikmiş bana bakıyor. Bir ara anneannesi Tansu’nun kulağına bir şeyler fısıldadı. Tansu gülerek “Evet” dedi.

Meğer Zeynep, beyaz sakalımdan dolayı anneannesi Tansu’ya benim aydede olup olmadığımı soruyormuş, Tansu da buna “Evet” demiş. Zeynep’i yanıma çağırdım. Geldi. Sohbet ettik. Benim neden gökten indiğimi sordu. “Çocukları görmek için” dedim, “Tansu’yu, Ertuğrul’u, Gülümsün’ü de görmeye gelirdim onlar senin kadarken” dedim.

Ayrılmadan boynuma sarılıp öptü beni. Ben de “Seni de götüreyim mi evime” diye sordum. “Hayır ben gelmeyeyim ama sen aşağı in” dedi.

Bir gün Nazlı ve Orhan Alkayaların Cihangir’deki evindeyiz. Kızları Asude bana “Öz dede” diyor. Asude’nin atanmış dedesiyim. Asude, Zeynep ile yaşıt. Vakit akşamüzeri, biz kalkmaya davrandık, Asude itiraz etti, “Nereye gidiyorsun Öz dede, gökyüzü daha lambalarını yakmadı” dedi.

Gelelim benim çocukluğuma:

Babam hapse girdiğinde altı aylıkmışım, dört buçuk yıl yattı. Bütün babaların bir süre hapse atıldıklarını sanırdım. Babam hapisteyken bize İzzet amcam bakardı. İzzet amcam elektirik fabrikasında çalışırdı. Maaşını fabrikanın tavanından yağan paralardan topladığını sanırdım ve neden daha fazla toplamadığına üzülürdüm.

Çocukların zihinsel dünyası ile kimse yarışamaz! Adını anmayacağım, ağız kirletir!2 Beyin ve ruh bakımından müflis, bir rüzgâr gülü yazıcıya güya bir arkadaşı yazmış: Meğer yazıcının arkadaşının çocuğu anaokuluna başlamış. (Çocuk) iki gün boyunca ağzına su koymayı reddedince tutup doktora götürüyor. Doktor anlamayınca çocuk psikolojisine havale ediyor. Psikolog çözüyor çocuğu: “Atatürk içimizde yaşıyor. Su içersem boğulur.” Hemen, Atatürk’ün Florya’da denize girerken çekilmiş fotoğrafları bulunuyor, zar zor ikna ediliyor çocuk. Üstelik, “Benzer vakalarla daha karşılaştım” diyor psikolog. Yazıcının yorumu şu: “Bunun üzerine artık hiçbir şey yazılamaz!”

Yazıcının yazısının konusu Kemalizm ve Atatürkçülük (daha doğrusu Atatürk) olduğu için, çocuğun güzel ve derin anlamlı yanılsamasının faturası Kemalizm ve Atatürk’e çıkıyor. Bu müflis yazıcı böyle zevzeklikler yapabilir. Peki “Benzer vakalarla daha karşılaştım” diyen üfürükçü psikolog ne demek istiyor? Müflis yazıcının saplantısını paylaşıyorsa, diplomasını hemen yırtsın! Psikologlar odası var mı?

CNN’in sabah haberlerinde (08.11.11), Cumhurbaşkanı Gül’den çorap isteyen Helin’e “Cumhurbaşkanı ne iş yapar” diye soruyorlar. Cevap veriyor: “Çocuklara şeker dağıtır!”

Peki beni Aydede sanan Zeynep’in, yıldızları lamba sanan Asude’nin, cumhurbaşkanının işinin şeker dağıtmak olduğunu sanan çocuğun, tavandan yağan paraların maaş olarak toplandığına inanan Tekdiş Özdemir’in ruhsal-zihinsel durumlarını nasıl yorumlayacak müflis yazıcı ile üfürükçü psikolog? Atatürk yüzünden mi?

Atatürk diktatör müymüş? 1919- 1938 yılları arasında yeryüzünün beş anakarasında Atatürk’ten daha demokrat bir lider göstersinler! O yıllarda İngiltere’nin kralı ve başbakanı, Asya ve Afrika’daki sömürgelerinde yaşayan insanları insan bile saymıyordu. ABD başkanı (belki) zencilerin ruhu var mıdır, diye tartışma yapıyordu. Taa 1970’lerin ortasına kadar. Avrupa’yı kimler yönetiyordu? Bu müflis yazıcı, 1970’lerde neden sosyalizmi getirmedi diye kızdığı Atatürk’e, şimdi beyni sulandığı için çocukları bahane ederek karşı çıkıyor. Geçmişle yüzleşmeyi bırakın artık, sıkıysa (ucu size dokunmadan ama herkes için) günümüzün turfanda diktotaryasına bulaşın. Ancak o zaman özgürlükçü demokrat olursunuz.

Çocuk gün gelir, içinde yaşayan Atatürk’ün su içince boğulmayacağını, cumhurbaşkanının sadece şeker dağıtmadığını öğrenir. Ama o yaşta irticanın tezgâhından geçen çocuk, bütün özgürlüğünü yitirir ve bir daha zor kurtulur.

*- Hürriyet, 27 Kasım 2011

2- Baskın Oran

Yazarın Son Yazıları

Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025