Bir Beyaz Saray anısı
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Bir Beyaz Saray anısı

23.06.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Kitabın adı “The Room Where It Happened: A White House Memoir”. Türkçesi “Olayın Olduğu Yer: Bir Beyaz Saray Anısı”. Yazarı, Trump’ın eski Ulusal Güvenlik Bakanı John Bolton

Haftalardır Trump’ın kitabın yayımlanmasını engelleme girişimleri konuşuluyor ama çabalar başarısız olunca kitap sonunda bugün piyasada. 

Bolton, geçen hafta Amerika’da ABC News’a verdiği röportajla gündem oldu. Kitapta yer alan iddialardan biri, Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Kısaca özetlemek gerekirse, ABD’nin nükleer faaliyetleri nedeniyle İran’a uyguladığı yaptırımları deldiği gerekçesiyle, Halkbank hakkında ABD’de soruşturma açıldı. 

ABD Adalet Bakanlığı, Ekim 2019’da Halkbank hakkında bir iddianame hazırlayarak dava sürecini başlattı. New York Güney Bölge Savcılığı, Halkbank’ı İran’a yasadışı yollardan 20 milyar dolar aktarmakla suçluyor.

Halkbank bu iddiaların tümünü reddederken, ABD’deki yargı süreci devam ediyor.

Bolton, Erdoğan’ın Trump’tan Halkbank üzerindeki baskının hafifletilecek bir anlaşmanın sağlanmasını istediğini yazıyor. Trump’ın da Erdoğan’a “New York’taki savcılar (eski ABD Başkanı) Obama’nın adamları, kendi adamlarımı içeri sokana kadar bekle, sonra bu işi hallederiz” dediğini söylüyor. Trump’ın Erdoğan’a söylediği bu sözlerin yargıya müdahale olduğunu da ekliyor. 

Kitabı elimize aldığımızda ayrıntıları öğreneceğiz ama bugün bu konunun farklı bir yönü üzerinde durmak istiyorum.

***

Olay medyada tartışılırken sık sık “Bolton’ın dedikleri doğruysa, demek ABD’de de işler böyle yapılıyormuş”, “Daha önce hiçbir ABD Başkanı hukuka böyle müdahale etmedi” şeklinde yorumlara rastladım. 

O yorumları duyup okudukça ben de dedim ki: Demek bazılarının hafızası bu konuda da çuvalladı!

“Amerikan rüyası”, sadece çok çalışma ile başarı, refah ve şöhretin yakalanabileceği fikrine dayanmıyor; aynı zamanda o ülkede hukuku ön plana alan adaletli bir sistemin var olduğu düşüncesini de içeriyor. Buna kanıt olarak da devlet yönetiminde geçerli olan “check and balances” (denetim ve denge) ilkesi gösteriliyor. 

Devlet yönetiminde yetkilerin ayrılması ve karşılıklı denetimi ifade eden bu ilkenin ABD’deki devlet yapılanmasının temelinde var olduğu doğrudur. Aksamadan işletilebildiği dönemler de vardır elbette ama bu durum, ilkenin zaman zaman açıkça çiğnendiği gerçeğini değiştirmiyor. 

Ben o ülkede adaletsizliğin birçok alanda var olduğunu orada bizzat yaşayarak gördüm. Doğrudan siyasetin hukuk sistemini yönlendirdiği birçok olaya yıllar içinde tanık oldum.

***

Hepsini burada anlatmaya olanak yok ama bir tanesini hatırlatabilirim. George W. Bush’un göreve gelmesine yol açan seçim skandalı mesela... Amerika’da medya ve siyaset ilişkilerini yazdığım 30 Saniyede Bush adlı kitabımda bu konuyu ayrıntısıyla anlatmıştım.

İkinci seçmenlerin oy sayım sürecinde Florida’da yaşanan ve bir ayı aşkın süre devam eden kaos, Florida Yüksek Mahkemesi’nin kararı ile Bush lehine sonuçlanmıştı. Kararda etkili olan isim ise bir anda tüm dünyanın ismini duyduğu Florida Eyalet Sekreteri Katherine Harris’di. 

Eyalet çapındaki oylamada kazananı yasal olarak onaylamaktan sorumlu bu kişi, sadece Cumhuriyetçi olmakla kalmayıp George W. Bush’un kardeşi vali Jeb Bush’un yakın arkadaşıydı ve G.W. Bush’un da Florida’daki seçim kampanyasının eşbaşkanıydı.

Harris’in Bush’un Florida’yı kazandığını duyurmasıyla Beyaz Saray’ın yeni ev sahibi açıklanmış oldu. Sonrasında olanları herkes biliyor. Irak’ta kitle imha silahları olduğu yalanına dayanarak Ortadoğu’yu yerle bir eden savaşı başlatan da Bush’tu. 

***

Dünya tarihinde siyasetin hukuka müdahale ettiği akıl almaz olaylardan biridir bu. Hukuk ile siyaset haftalarca savaşmış ve sonunda siyasetin dediği olmuştu.

20 yıl geçse de birçok Amerikalı’nın o travmayı atlatamadığını biliyorum. O nedenle hâlâ rakibi Al Gore’un popüler oylarda birinci gelişine atıf yaparak Bush için “500 bin oyla seçimi kaybeden ilk başkan” yorumu yapılıyor.

“Amerikan rüyası” biteli çok oldu. Aslında mantıklı soru şu: 

En ücra köşesini bile kapitalizmin ağ gibi sardığı bir toplumda nasıl bir rüya görülür? Birileri rüya görürken diğerleri kâbus görüyorsa, o ülkenin bir “rüya âlemi” gibi görülmesi zaten baştan yalan değil mi? 

Yazarın Son Yazıları

YÖK’ün genelgesi, laik ve bilimsel üniversiteye darbedir!

İçeride açılım ve ünlülere uyuşturucu soruşturmaları, dışarıda Trump’ın emperyalist planları ve Suriye’de Şam ordusu ile SDG’nin çatışması derken bu hafta gündemde öne çıkarılmayan ama hayatımızı derinden etkileyecek bir gelişme daha oldu.

Devamını Oku
18.01.2026
‘Bir Numara Sendromu’ ve emperyalizm

Trump ikinci kez ABD başkanı seçildiğinde, Amerikalı yazar Susan Jacoby’nin kitabına (The Age of American Unreason) atıfla, George W. Bush iktidarına benzer bir dönemin başladığını ve Trump’la birlikte Mantıksızlık Çağı’nın zafer çanlarının yeniden çaldığını yazmıştım.

Devamını Oku
16.01.2026
İsmet Özel, Samuel Huntington, açılım...

Ekrem İmamoğlu, T24 portalından Cansu Çamlıbel’in sorularını yanıtlamış.

Devamını Oku
14.01.2026
Taktikler, yalanlar ve gerçekler!

Başından beri uyardığımız oldu.

Devamını Oku
11.01.2026
Kaygan zeminde kaypaklar

CHP listelerinden milletvekili seçilen üç milletvekilinin AKP’ye geçmesi, artık bir seriye dönüşen İLKESİZ SİYASET yazılarımın dördüncüsünü yazmamı gerektirdi.

Devamını Oku
09.01.2026
‘Demokrasi’ yalanıyla bir darbe daha!

Dünya siyasi tarihi “demokrasi” yalanıyla yapılan darbelerle dolu.

Devamını Oku
07.01.2026
Esir kampları kapatılsın!

Tahmin ederim; başlığı görünce çoğu kişinin aklına insanların tutsak edilmesi gelmiştir.

Devamını Oku
04.01.2026
Gazetecilikte 30. yılımda bir değerlendirme

Okurlarım bilir, köşe yazılarımda özel yaşantımdan söz etmem.

Devamını Oku
02.01.2026
TBMM’de yaptırılamayan, halk kışkırtılarak mı yapılacak?

2025’in son yazısı daha farklı olsun isterdim ama bir gazetecinin halka sorumlu olduğu gerçeğini hiç unutmadığım için, ülkemizin içinde bulunduğu koşullarda yine endişe duyduğum bir konuda yazıyorum.

Devamını Oku
31.12.2025
‘Demokratik’ bir cihat!

1970’lerin sonunda “Marksist-Leninist” bir örgüt iddiasıyla PKK terör örgütünü kuran terörist başı Öcalan, son dönemde tam bir açılım içinde!

Devamını Oku
28.12.2025
İşçi sınıfı için idam fermanı çıkardılar!

Asgari ücret tespit komisyonundan işçi sınıfı için İDAM FERMANI çıktı!

Devamını Oku
26.12.2025
Uyuşturucu operasyonları ve çürümüşlük!

Günlerdir sosyal medyada ve geleneksel medyada birtakım tanınmış kişilerin yazışmaları ve görüntüleri paylaşılıyor, hatta “gazeteci” denen bazı kişiler, bunları köşelerine taşıyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Halktan gizlenen açılım gerçekleri!

“Açılım süreci” adı altında kapalı kapılar ardında dönen pazarlıkları yaklaşık bir buçuk yıldır bu köşede yazıyorum.

Devamını Oku
21.12.2025
Kararsızları kim kazanacak?

Çarşamba günü medyaya yansıyan bir haber vardı.

Devamını Oku
19.12.2025
Özgür Özel’in yanıtlaması gereken sorular

Özgür Özel, 12 Aralık’ta İlke TV’de bazı sorular sorulmasını gerektiren değerlendirmelerde bulundu.

Devamını Oku
17.12.2025
Kadınların önüne duvar örenler!

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, gerici açıklamalarına bir yenisini daha ekledi.

Devamını Oku
14.12.2025
Açık ve gizli süren ilişkiler!

Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesud Barzani’nin 29 Kasım’da bir sempozyuma katılma bahanesiyle uzun namlulu silahlı korumalarıyla Cizre’ye gelmesi, aklıma Uğur Mumcu’nun 7 Ocak 1993 tarihli gazetemizdeki yazısını getirdi.

Devamını Oku
12.12.2025
‘Yerel demokrasi’ diyorlar, siz özerklik anlayın!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Cumhuriyet ilan edilmiş ama eksik bırakılmıştır” diyerek yine Cumhuriyeti hedefe koydu, anayasa değişikliği isteyerek yine 1921 Anayasası’nı övdü ve Bahçeli tarafından alkışlandı.

Devamını Oku
10.12.2025
Gizliyorsunuz çünkü hedef çok büyük!

Öcalan açılımı için kurulan TBMM komisyonunda basına kapalı oturumlar yapılmasından sonra, AKP milletvekili Hüseyin Yayman Öcalan’ın ayağına İmralı’ya giden heyette yer aldığını halktan gizlemeye çalıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
5 Aralık 1934’ten bugüne kadın hakları!

Yıl 1934...

Devamını Oku
05.12.2025
AYM, bilimsel gerçekleri reddetti!

Hani bazen hayatınızı adadığınız bir mücadelede öyle bir an gelir ve yıllarca yalnızca duvarlara bağırdığınızı düşünürsünüz..

Devamını Oku
03.12.2025
Türkiye üzerine karanlık planlar!

Yaklaşık bir yıldır birçok yazımda uyardığım bir tehlike, DEM Partisi çevresinden ilk kez açık açık dile getirildi.

Devamını Oku
30.11.2025
Hapishane ‘doğal yaşam alanı’ değildir!

İçinde yaşadığımız dönemin en berbat özelliklerinden birisi, kavramlara farklı anlamlar yükleyerek insanları kolayca kandırmanın çok yaygınlaşmış olması.

Devamını Oku
28.11.2025
Teröristler ana muhalefeti tehdit ediyor!

Sonunda bu da oldu.

Devamını Oku
26.11.2025
Tarih bu yıkım ittifakını yazacak!

Cuma günü TBMM’de yapılan İmralı oylamasından sonra bir TV kanalında bir siyasal iletişimcinin konuşmasına rastladım.

Devamını Oku
23.11.2025
Bahçeli’nin daha çok işi var!

Dün gazetemizde Aytunç Ürkmez imzasıyla yayımlanan bir haber...

Devamını Oku
21.11.2025
'Açın Bahçeli'nin yolunu, İmralı'ya gitsin!'

Tarih 31 Temmuz 2025.

Devamını Oku
19.11.2025
Şiddete tanıklık etmek

Geçen hafta Uluslararası Hayvan Politikaları Konferansı’na katılmak için ilk kez Marakeş’e gittim.

Devamını Oku
16.11.2025
Mesele 1923 Cumhuriyeti’nin tasfiyesi!

AKP-MHP koalisyonunun CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na karşı yürüttüğü operasyon...

Devamını Oku
14.11.2025
Hadi oradan!

Yazımın başlığına güzel Türkçemizde birçok düşünce ve duyguyu aynı anda iki sözcükle anlatabilen işlevsel bir deyimi koydum.

Devamını Oku
09.11.2025
Sosyalizm en kapitalist ikinci partiyle gelmez!

Kendisini “demokratik sosyalist ve Müslüman” olarak niteleyen Uganda asıllı 34 yaşındaki Zohran Mamdani’nin New York Belediye başkanlığına seçilmesi hakkındaki bazı yorumlar, birkaç yılda bir yinelemem gereken gerçekleri hatırlattı.

Devamını Oku
07.11.2025
Ümmetçi çakma ‘sosyalistler’!

1923 Cumhuriyet Devrimi’ni hedefe koyanlar, 102. yıldönümünde de boş durmadı.

Devamını Oku
05.11.2025
Türkiye, goril Zeytin’i de esir etti!

22 Aralık 2024’te Nijerya’dan Tayland’a kaçak olarak götürülmek istenirken İstanbul Havalimanı’nın kargo biriminde travma halinde yavru bir goril bulundu.

Devamını Oku
02.11.2025
Casusluk davası ve déjà vu!

Geçen hafta hayatımıza bir casusluk davası girdi ve beş gün önce de Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu’nun seçim kampanyası direktörü Necati Özkan ile Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında tutuklama kararı verildi.

Devamını Oku
31.10.2025
Cumhuriyetçi geçinenler ve gerçekler!

“En hafif rüzgârdan bile korunması lazım gelen yeni doğmuş yavrunun, onu beslediğini söyleyenler tarafından böyle hırpalanması caiz miydi?”

Devamını Oku
29.10.2025
Diziden al haberi!

İsrail’in büyük dostu ABD Başkanı Trump, bir süredir kameralar önünde Erdoğan’a övgüler yağdırıyor, buluşurken Beyaz Saray’ın kapısında ayakta bekliyor, “iyi dostuz” diyor, rahat otursun diye sandalyesini tutuyor ve ayrılırken kapıya kadar uğurluyor.

Devamını Oku
26.10.2025
Cumhuriyet Yürüyüşü!

2025 yılında, Cumhuriyet Devrimi’nin 102. yıldönümünde Türkiye’de cumhuriyetçilere düşen önemli görevler var.

Devamını Oku
24.10.2025
Cumhuriyeti kuranlar!

Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan rezalet, ülkenin içine sokulduğu durumun vahametini tam olarak gözler önüne serdi.

Devamını Oku
22.10.2025
Siyasetçilerin anayasayı çiğneme özgürlüğü mü var?

Başlıktaki soruyu sormak zorunda kalmamın sayısız nedeni var.

Devamını Oku
19.10.2025
Alçak düzenin resmi!

ABD Başkanı Trump, 13 Ekim’de İsrail Parlamentosu’unda ayakta alkışlandığı bir konuşma yaptı.

Devamını Oku
17.10.2025