AKP’nin sabotajcı bakanları
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

AKP’nin sabotajcı bakanları

21.03.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Tek parti iktidarında mıyız?
Öyle olması gerekiyordu. Koalisyonlar dönemi bitecekti. Yönetim istikrara kavuşacaktı. Her kafadan bir ses çıkmayacaktı. Dolar hızla düşecek, borsa yükselecek, enflasyon sıfıra yaklaşacaktı. Orada mıyız sahiden?
AKP’nin “koalisyonlar bitti” sözü soğumadan MHP ile ittifak kurmasından bahsetmiyorum. Yüzde 50’ye ulaşmak için yüzde 1’lik partilere vekillik teklif edecek noktaya gelmesi de konumuz değil.
“Parti” dediğimiz “bölmek”ten geliyor. Tüzüğü ve programı olanlar bir yana, eğer iktidar parçalıysa çok partiden bahsetmek zorundayız. Kötü mü? Kuşkusuz çok parti; çok fikir, çok siyaset, çok çözüm demek. Ancak devletin partileştiği koşullarda, fiilen devletin parçalandığını kabul etmek zorundayız. İktidar bugün “çatı partisi”nin elinde.

Devletin kanatlarında gözaltı krizi
Geçen pazartesi tuhaf bir şey oldu.
Devletin kritik noktasındaki üç ismin gözaltına alındığı haberi bir anda yayıldı. İnandırıcı görünüyordu. Zira bir süredir haklarındaki iddiaları sağır sultan duymuştu.
Elbette gazeteciler bu olayı doğrulamaya çalıştılar. Kamuoyuna gerçek bilgiyi ulaştırmaya çalışıyorlardı. Fakat işin peşine düştükçe tablo biraz farklılaştı.
Bir kesim yetkili “gözaltı var mı” sorusunu, “hayır, sadece müfettiş incelemesi diye” cevaplarken; bir başkası “yanıt veremeyiz” diyordu. Bir kısım “kesinlikle böyle bir şey yok” derken, öbür taraf “evet, polis almış” ifadesinden sonra, gün bilgisi bile veriyordu.
İddia o ki; olay derinleştikçe bakanlıklara, üst düzey savcılara kadar taştı. Bir bakanlık yetkilisinin, bir yayın yönetmeniyle dahi görüştüğü ileri sürüldü. Sonunda iddia, karanlık koridorlarda doğrulanamadan kaybolup gitti.
Herkes gözaltı üzerine papatya falı açarken, ben başka bir şeye takıldım.
Devletin yargı ve polis içinde ayağı olan bir kanadı, sanki bu iddianın duyulması için özel çaba harcıyordu. Yayımlansa mutlu olacaklardı. Yine yargı ve polis içinde ayağı olan öteki taraf ise yalanlamakla kalmıyor, kazara bir kanalda çıkmaması için çaba sarf ediyordu.
Görevi polis, savcı ya da bürokrat olsun. Tutumları arasındaki farklılıklar, iktidarın tepesindeki bazı yöneticilere yakınlıkla açıklanıyordu.

Birbirini sabote eden bakanlar
Mutlak gücü elinde toplayan Erdoğan’ın gölgesindekilere bakın. İktidarın çok partililiğini, devletin içine taşan “bölümler”i göreceksiniz.
Üstelik bunun için pazartesiyi beklemeye gerek yoktu.
Türkiye’de fiyatların bir anda patladığı günleri hatırladınız mı? AKP’nin bazı bakanları patronlarla toplantı yapıyor, fiyatlarda indirim istiyordu. Bir kampanya başlatıldı. Ürünlere logo bile basıldı. Derken başka bir bakan sürece müdahale etti. Valiliklere ulaşan talimatın ardından kolluk güçleri marketlere girip incelemelere başladı. Olayın fotoğrafları dış basında “Türk polisi markette diş macunu kontrolü yaparak enflasyonla mücadele ediyor” diye dalga geçilerek veriliyordu. İktidar kulislerinde, bir bakanlık diğerini süreci baltalamakla suçluyordu.
Ya bir bakanlığın “Türkiye’ye gelin” diyerek milyonlarca turisti ülkeye çağırmasının ardından, bir başka bakanlığın turistleri şüpheli bulması durumunda gözaltına alacağını açıklaması. Bu krizin ortasında Almanya’nın “sosyal medyada herkese açık olmayan yorumların bile isimsiz ihbarlarla Türk emniyet kurumlarına ileteceği varsayılmalıdır” diyerek, vatandaşlarını Türkiye’deki tatiller konusunda uyarmasına ne demeli? Bir AKP’li bakanın öbürünün ayağını kaydırması değilse ne?
Düşünün; hükümete yakın bir gazete, devletin mevcut bakanını överken öncekini PKK destekçiliğiyle suçluyor. RTÜK Başkanı’nın istifası da, kimi bürokratların aniden görevden alınması da iktidar içinde görünmeyen “parti kavgaları”yla açıklanıyor. “Yandaş medya” diye bildiğimiz gazetelerin kimisinde bazı AKP’li bakanlar ya da yöneticiler istese de görünemiyor.
“Birinci adam”ı biliyoruz da, “ikinci adam” olmaya çalışanlar birbirine omuz atıyor.
15 Temmuz gecesi Boğaz Köprüsü’nde şehit olan AKP’nin reklamcısı Erol Olçok’un eşinin isyanını gördünüz mü? Oğlunu da aynı gece kaybeden Nihal Olçok, yargıdan Fethullahçı kaçıranlara “Kaça sattınız 250 şehidi? Değdi mi aldığınız, verdiklerinize” dedi ya...
Adı sözde “tek parti” olan, gerçekte ise bazı kişilerin adı etrafında toplanan grupçuklarla anılan bu “çok partili” sistem keşke yargıya hiç bulaşmasaydı.
Ya da her şey göründüğü gibi olsaydı.

Yazarın Son Yazıları

Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025