Köşe Yazısı

A+ A-
Arif Kızılyalın

Atatürkçüler 19 Mayıs’ta yenilmez!

Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
20 Mayıs 2019 Pazartesi

İlginç bir randevuydu... Mesela 18 Mart’ı ‘Atatürksüz’, ‘Clichy Paşa’yla kutlayanlarla 19 Mayıs’ı her ortamda ‘Atatürk’le özdeşlendirenler karşı karşıya geliyordu... Keza seçkin bir zümreyle milyonlara mal olmuşların mücadelesiydi de aynı zamanda.. Mitinglerde, “Bakın maça gelirim, öyle boş tribünler olmaz haaa...” diyenler bir tarafta, “Taraftarımızın gösterdiği yoğun ilgiye teşekkür ederiz. Tüm biletler günler öncesinden tükendi” açıklamasını yapanlar öte yandaydı...
Örnek çok, kısaca ‘eski Türkiye’yle ‘yeni Türkiye’nin maçıydı. Evet, böyle bir buluşmaya maça tanık olduk... Bir tarafta son haftalardaki ritmiyle zirveye çıkan Galatasaray, öte tarafta son haftalarda kaybettiği puanlarla avantajını kaybedip son tura rakibiyle kafa burun giren Başakşehir... Ve bu finalden bir şampiyon çıktı. İster 19 Mayıs’ın kerameti deyin, ister tribünlerle bütünleşip sanki bir fazla kişiyle oynadılar diye yorum yapın Galatasaray, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda 22. şampiyonluğunu ilan etti. Hem de alın teriyle. Öncelikle kabul edelim ki zor bir gece oldu Sarı-Kırmızılılar için. Hele savunma ve Muslera, maça kanıksanan garip hatalarla girince iş bir ara içinden çıkılmaz hale geliverdi. Sağ kenardaki kronikleşen hata zincirinde top Bajic’in kafasıyla buluşunca Türk Telekom buz kesti. Yenen gol tribünleri germiş, saha kaynama noktasına gelmişti. Hele Emre’nin gol sonrası duran topu tribünlere şutlaması iyice ortalığı karıştırdı.
Galatasaray tuzağa düşüyordu. Futbol unutuldu, Başakşehir maçı soğuttu, ilk 45 kâbus gibi sonuçla bitti. İşte devre arasına böyle inildikten sonra soyunma odasında ne olduysa oldu; maç başlar başlamaz Feghouli, sezona damgasını vuracak güzellikle bir gol attı. Röveşata deyin, sırtı dönük yarım vole deyin, ne derseniz deyin güzel goldü. Emre’nin sakatlanıp çıkışı sonrası işlevi biten Donk’un yerine giren Selçuk’un attığı kontrollü paslar da diriltmişti Cim-Bom’u. Ve bu dakikalarda peşi sıra pozisyonlar da geldi. Önce Belhanda, sonra Onyekuru ağları gördüler ama VAR’a takıldılar. Ne var ki Onyekuru, işin peşini bırakmadı, Belhanda’nın açtığı top Başakşehirlilerden sekti, siyahi yıldız tribünleri yakan golü attı. Başakşehir, Emre-Mossoro değişikliği sonrası adeta bitmişti. 3. gol şansını buldu G.Saray, ama gerginlik galiba prangaydı ayaklara... Oyun her durduğunda saha ve kulübeler karıştı. Fatih Terim ve ekibi tribüne gönderildi. Uzayan maçın özlemle beklenen son düdüğüyse şampiyonu ilan ediyordu.
Yüreği Atatürk sevgisiyle atanların takımı kazanmış, Tanzimattan Cumhuriyete, Cumhuriyetten modern Türkiye’ye emanet Galatasaray 22. kez mutlu sona ulaşmıştı.
Başakşehir yani namı diğer ‘Akbilspor’ ise bir proje olarak tarihin tozlu raflarında kaldı.

Tümü Arif Kızılyalın - Son yazıları

TFF kurulları niçin seçil-e-miyor? 17 Haziran 2019 Pzt
Marş saygısızlığı, İzlanda krizi ve ilgisizlik 11 Haziran 2019 Sal
Onurlu başkaldırış 9 Haziran 2019 Paz

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Fatih Terim