Sandık başı için bir şiir!

23 Haziran 2019 Pazar

Sevgili okurlarım, bugün Demokrasi uğruna, Hukuk Devleti uğruna sandık başına koşacak İstanbullu seçmenler için bir şiir paylaşmak istiyorum sizinle:
Nâzım’a atfedilen, Cem Karaca tarafından biraz değştirilerek bestelenmiş olan bir şiir...
Tam da bugünü yansıtıyor!

***

BANA İSTANBUL’U ANLAT
Dur bırak,
kaynasın kahvenin suyu.
Bana İstanbul’u anlat nasıldı,
bana Boğaz’ı anlat nasıldı?
Haziran titreyişlerle, kaçak yağmurlarla,
yıkanmış kurumuş o yedi tepe
ana şefkati gibi sıcak güneşte.
İnsanlar gülüyordu de
trende vapurda otobüste
yalan da olsa hoşuma gidiyor, söyle...
HEP KAHIR, HEP KAHIR, HEP KAHIR,
BIKTIM BE!
Dur bırak kalsın açma titreyişim,
bana İstanbul’u anlat nasıldı?
Şehirlerin şehrini anlat nasıldı?
Beyoğlu sırtlarından bir yasak
gözlerimle bakıp,
köprüler, Sarayburnu, minareler ve Haliç’e
diyiverdim bir merhaba gizlice.
İnsanlar gülüyordu de,
trende vapurda otobüste,
yalan da olsa hoşuma gidiyor,
söyle...
HEP KAHIR, HEP KAHIR, HEP KAHIR,
BIKTIM BE!
Dur kıpırdama, kal biraz öylece
ne olur
kokun İstanbul gibi,
gözlerin İstanbul gecesi gibi.

Şimdi gel sarıl bana kınalım,
gök kubbenin altında
orda da beraber
çok şükür diyerek,
YENİDEN BAŞLAMANIN HAYALİ
hasretimin köyünde sanki bir
pınar gibi.

İnsanlar gülüyordu de
trende vapurda otobüste
yalan da olsa hoşuma gidiyor,
söyle...

HEP KAHIR, HEP KAHIR, HEP KAHIR,
BIKTIM BE!

***

Şairin dediği gibi:
HEP KAHIR, HEP KAHIR, HEP KAHIR,
BIKTIK BE!