İddianame, Atatürk, Haberal ve umut!

İddianame, Atatürk, Haberal ve umut!

13.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bugünlerde, tam 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinin ertesi günü açıklanan, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu için 142 ayrı suçtan 2352 yıl hapis isteyen “İddianame” bana, bu İktidar dönemindeki “Birinci Silivri Trajedisi” bağlamında, “Terör Örgütü Lideri” olarak yargılanan ve mahkûm edilen Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ davasını anımsattı.

***

En umutsuz ve mutsuz zamanlarımda, boynunda Halife-Sultan olan Padişah Vahdettin’in idam fermanını taşıyan Mustafa Kemal Atatürk’ü anımsarım.

Atatürk’ün andığımız 10 Kasım’ın hemen arkasından “İddianame” açıklanınca, gözlerimin önüne, Başkent Üniversitesi’nin kurucusu, Organ Nakli Gurusu, Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın odasında asılı olan ve Vahdettin’in Fermanı haline getirilmiş olan Dürrizade’nin 5 Nisan 1920 tarihli İdam Fetvasının fotokopisi geldi ve Prof. Haberal’ın da bu İktidar döneminde haksız, hukuksuz ve adaletsiz bir biçimde 4.5 yıl hapsedilmesini anımsadım.

Ama bugünkü yazım bu haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik üzerine değil, 4.5 yıl hapsin bile kıramadığı bir “İrade”, bir “Atatürk Aşkı”, bir “Hizmet Azmi”, “Direniş” ve “Umut” üzerine olacak! (Bütün bu özellikleri büyük harfle yazdım çünkü bunları Mehmet Haberal’a özgü özellikler olarak “özel isim” anlamında kullandım.)

***

Bence Prof. Dr. Mehmet Haberal Türkiye için, büyük hekim ve hümanist Dr. Albert Schweitzer ile dünyadaki ilk kalp nakli ameliyatını gerçekleştiren Dr. Christiaan Barnard karışımı bir öneme ve kişiliğe sahiptir.

Onlardan tek farkı, birinin Afrika’da ötekinin Güney Afrika’da yaptıklarını Türkiye’de hem tıp hem de hukuk alanlarında, vatanı için, tek başına, gerçekleştirmiş olmasıdır.

***

Bu yazıda vurgulamak istediğim nokta, bütün suçu (!) toplumuna, insanlığa hizmet etmek olan, Müslüman bir ülkede “Allah’ın işine karışılmaz” engellemelerine rağmen, bütün hukuk yapısını da değiştirerek, organ naklini yapısallaştırıp kendi elleriyle kurtardığı hayatlara ek olarak binlerce insana yeniden hayat vermiş olmasının ödülünü (!) 4.5 yıllık hapisle almış olmasına rağmen sürdürdüğü, “Atatürk Aşkı” ve “Hizmet Azmi”dir.

Hapisteyken bile, bunu protesto etmek isteyen uluslararası meslektaşlarının Türkiye’de yapılacak olan toplantıyı başka yere almalarına karşı çıkmış, ülkesini korumuş bir yurtsever, bir vatanseverdir.

Hapisten çıktıktan sonra, bugün bile hâlâ şöyle demektedir:

“İyi ki Atatürk bize bu ülkeyi armağan etti.

Ne mutlu bize ki çalışabileceğimiz, hizmet edebileceğimiz Türkiye gibi bir ülkemiz var.

Ne yaparsak yapalım, bütün bunları böyle bir ülkemiz olduğu için yapabiliyoruz.

Bu ülkede yapılamayacak hiçbir şey yok.”

Türkiye’nin bütün Demokrasi, Hukuk Devleti, Medya Özgürlüğü gibi dünya endekslerinde en alt sıralara düştüğü bir dönemde “Organ Nakli” konusunda bayrağımızı dünyanın en tepesine diken bir öncüdür!

Karşımızda, 4.5 yıllık hapsin bile kıramadığı bir dirençle katkılarını bütün hızıyla sürdüren çelik gibi bir “Direniş İradesi” var!

Onun örnek alınması gereken özelliklerini şöyle sıralayabilirim:

1) Müthiş bir Bilinç, Ahlak, Vicdan, cesaret ve haklılık duygusu.

2) Bitmez tükenmez bir çalışkanlık.

3) Zedelenemeyen bir tutku halindeki Atatürk ve Cumhuriyet sevgisi.

4) Büyük bir azim ve irade.

5) Hedefi belirlemek ve hedefe kitlenmek.

6) Yok edilemeyen bir umut.

7) Hiçbir zulme teslim olmayan çok sağlam bir kişilik.

8) Yenilikçilik.

9) Liderlik.

10) Toplumsal ve çevresel koşulları etkileme, düzenleme yeteneği.

11) Büyük bir iletişim ve ikna gücü.

12) İşine ve insanlığa adanmışlık.

***

3 bin dönüm üzerinde 6 milyon ağaç dikerek oluşturduğu Başkent Üniversitesi yerleşkesinde Atatürk’ü onunla birlikte anmak benim için de bir onurdu!

O günün öyküsünü ayrıca gelecek Pazartesi www.kongar.org adresli internet sitemdeki GÜNCEL yazımda anlatacağım.

BÜTÜN GENÇLERİN UMUTSUZLUK İÇİNDE ÜLKEMİZİ TERK ETTİĞİ BİR DÖNEMDE MEHMET HABERAL, BİR UMUT IŞIĞI, BİR UMUT ABİDESİDİR!

İlgili Konular: #Atatürk #iddianame

Yazarın Son Yazıları

Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025