Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

30.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

25 Kasım 2025 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM Meclis Grubu konuşmasında şöyle demiş:

“Bakınız, şu yaşımda mertçe ve dürüstçe haykırıyorum, yeter ki Türkiye ve Türk milleti barış, huzur ve sükûnet bulsun, yeter ki terör hayatımızdan kalıcı olarak sökülüp atılsın; bizim sonumuz da varsın darağacı olsun.”

Siyasal rakibi olan ve mevcut yasalara ve uygulamalara göre “Süreç” konusundaki çelişkilere işaret eden, üstelik de MHP’nin tabanını eriten İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerine, çok da nezih olmayan ifadelerle verdiği yanıtta, sanki “İktidar bir şey yapıyormuş da kendisi muhalefette, buna karşı çıkıyormuş ve bu bir kahramanlıkmış gibi” konuşmuş.

Oysa kendisi iktidarda.

Üstelik bugünkü İktidar-Yargı ilişkilerinde, yargı üzerinde sahip olduğu güç bağlamında herkesi hapse yollamak ya da tahliye etmek gücü de bizzat kendi ellerinde.

***

Bahçeli’nin “Darağacı”nı gündeme getiren bu sözleri herkese, Erdoğan’a, PKK elebaşısı Öcalan’ın asılması için ip atması olayını getirdi.

7 Temmuz 2007 tarihli Yeni Şafak Gazetesi’nde Hamdi Ateş imzalı haberde olay anlatılmış: (Haber çok ayrıntılı, ben sadece olayın özetini aldım)

“İp Bahçeli’nin fikriymiş.

Başbakan Tayyip Erdoğan, Yozgat ve Çorum mitinglerinde MHP’ye yüklenmiş ve ‘Şimdi el altından terörist başı hakkında idam kararı varmış da biz idam etmemişiz gibi takdim ediyorlar. Bölücü başını kendilerine teslim ettiklerinde İmralı’da odasını hazırladılar’ demişti.

Bahçeli, ‘O dönem 129 milletvekili olan MHP’yi, ‘Neden asmadın?’ diye suçluyorsun. Tek başına iktidar olan sensin. Neden asmadın? Oğluna gemi alacak kadar paran var da onu asacak kadar ip mi alamıyorsun?’ dedi.

Ardından korumasına dönen Bahçeli, ‘Ver şu ipi’ dedikten sonra, ‘Al da as’ diyerek ipi kalabalığın üzerine fırlattı.”

***

“Terörsüz Türkiye” ve “Barış Süreci” sloganlarıyla:

Bazıları ağır hastalıklarla boğuşan CHP’li belediye başkanlarının ve saygın belediye çalışanlarının hapse atıldığı...

DEM Parti mensuplarının da bunlara eklendiği...

Son Fatih Altaylı olayında da görüldüğü gibi, bazı gazetecilere haksız ve hukuksuz mahkûmiyetler verildiği...

Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ’a, akıl almaz “Casusluk” suçlamasının yapıldığı...

Televizyonlara el konulduğu...

HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın, Osman Kavala ve Tayfun Kahraman gibi GEZİ Direnişi Davası mağdurlarının hâlâ hapiste olduğu...

Bazı mahpusların, hakları için, ölüm orucu tuttuğu...

TBMM mensuplarının, mahkûm olan Terör Örgütü elebaşısını muhatap alarak ayağına gittikleri...

Bir ortamda, On Birinci Yargı Paketi gündeme getirildi.

Buna, İktidarın Ceza Hukuku düzenlemelerinde başrolü oynayanlardan Prof. Adem Sözüer, X ortamındaki @AdemSozuer adlı hesabından şöyle isyan etti:

“Yargı Paketlerini tartışmak anlamlı mı?

Yargı bağımsızlığı devre dışı.

TBMM çoğunluğu AYM’nin iptal kararlarını tanımıyor.

Bir mahkeme hem Anayasa Mahkemesi kararını uygulamıyor hem de AYM ‘yetki gaspı’ yaptı diyebiliyor.

Ve yer yerinden oynamıyor.

Nitekim HSK bu tür hukuka aykırılıklara ses çıkarmıyor.

Ama kimi ‘kritik’ davalara bakan hâkimlerin görev yeri değiştiriliyor.

YouTube kanalında eleştirel bir söze, bu fiili saldırıdır denip 4 yıl 2 ay ceza verilebiliyor.

Kayıt dışı hukukun keyfiliğinin hüküm sürdüğü bir yerde, bir kanun değişikliğinin (malum paketlerin) gereklilik, doğruluk veya faydasını tartışmak anlamlı olabilir mi?

Eşitlik ilkesine aykırı ve amacı adalet olmayan değişikliklerin sadece yeni sorun ve haksızlık ürettiği konusunda yeterli tecrübe edinmedik mi?

Öncelikle AYM/AİHM kararlarını uygulayıp hukuka dönüş için adım atmalı ve yargı bağımsızlığı sağlanmalı.”

***

“Bu satırları ‘içeride’ okuyanlar neler düşünüyorlardır acaba” sorusu aklıma geldiğinde, zaten hasta olan kalbim sıkışıyor, çok ama çok üzülüyorum!

Yazarın Son Yazıları

İddialar abartılı: Ya savunmalar?

Dün, Silivri’de, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “Suç örgütü lideri” olarak suçlayan iddianameyle açılan davanın, ikinci hafta başındaki ilk (sözde) duruşması yapıldı ve medyaya yansıyan haberlere göre yaklaşık 7 dakika sürdü.

Devamını Oku
17.03.2026
CIA ajanı başkan olduğunda...

Bay N’nin gerçek yaşamöyküsü Brecht’in Hitler’i eleştirmek için yarattığı kurgusal tiyatro karakteri Arturo Ui’yi bile gölgede bırakır...

Devamını Oku
15.03.2026
İç cepheyi güçlendiren destan

İran’a da sıçrayan sıcak savaş, Türkiye’nin “Ortadoğu Bataklığı”na girmesinin ne denli sakıncalı olduğunu, İktidara bir kez daha anımsatmış görünüyor.

Devamını Oku
13.03.2026
Üçüncü darbe: 12 Mart

Bugün, ülkemizi bu karanlık döneme taşıyan “12 Mart 1971 Darbesi”nin 55. yıldönümü.

Devamını Oku
12.03.2026
Dava: İktidarın iletişim felaketi

Bir halk, bir iktidardan ne bekler?

Devamını Oku
10.03.2026
En korkunç yalan ve yalancı

Sizce en korkunç yalan hangisidir?

Devamını Oku
08.03.2026
Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026