Köşe Yazısı

A+ A-
Aykut Küçükkaya

Gerçek bir demokrasi için

1 Temmuz 2019 Pazartesi

İstanbul seçiminin sonuçları tartışılıyor, analiz ediliyor. Siyaset bilimi uzmanları, meslektaşlarımız, sosyologlar ve seçimin vazgeçilmezi anket şirketleri İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun zaferini masaya yatırırken, Ankara’da “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” tartışması yaşanıyor...
AKP içinde kaynayan kazan, İstanbul’daki ağır yenilgiyle farklı bir boyut kazandı. Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun isimleri üzerinde pek çok senaryo konuşuluyor. Ancak asıl konuşulması gereken İmamoğlu’nun seçim zaferiyle birlikte ana muhalefet partisi CHP’nin, Millet İttifakı’na destek veren partilerin bu tablodan çıkaracağı sonuç.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla parti yönetiminin yapacağı PM, MYK toplantıları ardından gelecek çalıştay ve kamp çalışmaları önem kazanıyor. CHP’li adayın İstanbul seçiminde farklı kesimlerden ve tüm partilerden hatırı sayılır bir yüzdeyle oy alması bundan sonra izlenecek yol haritasını da belirleyecek.
Erken seçimi dillendirmek yerine “Anayasa değişikliğini” gündeme getiren ve “referandum” çağrısı yapan Kılıçdaroğlu ve CHP yönetiminin girişimleri Erdoğan’ı rahatsız, tedirgin etmiş gözüküyor. Öyle ki AKP içinde seçim yenilgisini “başkanlık sistemine” bağlayanlar ve bu eleştiriyi yüksek sesle dile getirenler var. Erdoğan’ın “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” ile ilgili Devlet Denetleme Kurulu’na “aksaklıkları sorması, rapor istemesi” ağır İstanbul yenilgisinin ardından yaşadığı çaresizliğin bir göstergesi olarak da yorumlanabilir.
Türkiye’nin “kuvvetler ayrılığından” sapmaya tahammülü yok. Yürütme, yasama ve yargının birbirinden bağımsız olmasının ne kadar değerli olduğu bir kez daha görülmüştür. Meclis’in yeniden güçlendirildiği siyasi bir ortama ihtiyaç duyulmaktadır.

Nadi’nin ilkeleriyle Hacıbektaş’ta olmak...
Cumhuriyet olarak özel haberciliğimizle, Türkiye’yi ve dünyayı analiz eden yazarlarımızın özgün yorumlarıyla bu sıcak gündemi okurlarımıza sunmaya çalışacağız. Öyle görünüyor ki biz gazetecilere bu yaz tatil yok. Geçen hafta Cumhuriyet ailesi için özel günler vardı. 95 yıllık çınarımız Cumhuriyet’in simge isimlerini andık. Gazetemizin kurucusu Yunus Nadi’yi, Edirnekapı Şehitliği’ndeki gömütü başında anarken Cumhuriyet, onun kurduğu yolda yürüyüşüne devam ediyor. 7 Mayıs 1924’te, “Cumhuriyet gazetesi ne hükümet ne de parti gazetesidir. Cumhuriyet ve demokrasi fikir ve esaslarını yıkmaya çalışan her türlü kuvvete karşı mücadele edecek ve ülkemizde her anlamıyla gerçek bir demokrasi kurulması için bütün varlığı ile çalışacaktır” diyen Yunus Nadi’nin ilkeleri Türkiye’nin geldiği noktada hem haberciliğimizin hem de yorumlarımızın ana ilkesini oluşturacak. Dün gazetemiz yönetimi, yazarlarımız, okurlarımız ve Cumhuriyet dostları, Hacıbektaş’ta İlhan Selçuk ve Turhan Selçuk anmasında bu ilkeler ışığında buluştu. Aydınlanma bilgelerimizi büyük bir özlemle anarken “gerçek bir demokrasi” için verdiğimiz mücadele sürecek...

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, İlhan Selçuk, Kemal Kılıçdaroğlu, Abdullah Gül