İSKİ’nin bilimsel ilkleri - Prof. Dr. Bekir S. KOCAZEYBEK
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

İSKİ’nin bilimsel ilkleri - Prof. Dr. Bekir S. KOCAZEYBEK

29.01.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir.” 

1924 tarihli (22 Eylül) konuşmasının önemi 100. yılında daha da artmış ve günümüzde bilimin rehberliğinden uzaklaşan toplumların geri kalmaya mahkûm oldukları ve gelişmiş ülkelere her bakımdan boyun eğdikleri görülmektedir. Üniversite ve araştırma kurumlarının katkıları olmadan yüksek teknolojiye dayalı etkin bir sanayileşme olası değildir. Ar-Ge ve inovasyon uygulamaları yapıları gereği yeni bilgi ve teknolojileri gerektirdiği için evrensel düşünce ve bilim insanlarının katkısı olmadan toplumun yararına kullanılabilecek yeni teknolojik ürünlerin ve yenilikçi teknolojik uygulamaların ortaya çıkması da olası olamamaktadır.

Toplumsal yaşamın vazgeçilmez halka dönük hizmet organları olan kamu kurumları da faaliyet gösterdikleri alanlarda evrensel düşünce temelli bilimsel ölçütleri göz önüne aldıklarında kamu hizmetlerinin ivmesi artmakta ve kolaylaşmaktadır. Birey ve kamu kurumu ilişkileri de sorunsuz devam edebilmektedir. Son yıllarda giderek artan ve evrendeki canlı yaşamını tehdit eden iklim değişiklikleri ile birlikte küresel ısınma, seller/taşkınlar, salgın hastalıklar ve özellikle deprem konularında bilimin rehberliği ve önceden tehlikelere hazırlıklar çok önem kazanmaktadır. 

İBB’nin en önemli bağlı kuruluşu olan İSKİ’de son 4.5 yıllık yeni yönetim anlayışı döneminde birçok hizmet parametresinde (içme ve atık suyu, kanalizasyon, abonelik, kurum içi bilgi işlemdeki dijital dönüşüm hizmetleri, vd.) çok önemli hizmetlerde bulunsa da daha önceki yıllarda özellikle 25 yıllık geçmiş İBB/İSKİ yönetimleri döneminde üzerine gidilmemiş ve dokunulmamış ve son dönem İSKİ yönetimince ciddi olarak üzerine gidilen planlama ve uygulama projeleri gerçekleştirilmiş ve İstanbul kentinde yaşayan insanları ve çevresindeki diğer canlıları bugün ve gelecekteki yaşamlarını doğrudan ilgilendiren üç önemli projeyi ilk kez uygulamaya geçirmiştir. 

DEPREME DÖNÜK PROJE

Deprem otoriterleri tarafından büyük bir ciddiyetle ve sürekli açıklanan İstanbul kentini bekleyen büyük İstanbul depremi öncesi içme ve atık su hatlarında tahrip olasılığı yüksek olan boruların saptanması ve çözümleri projesi bitirilmiştir. Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür danışmanlığında (2019’da İBB yönetimine gelen Ekrem İmamoğlu tarafından İSKİ’ye atanan deprem danışmanı) ilk kez İstanbul kentinin yeraltı bileşenleri yani içme ve atık su şebekelerinin tahrip olması ve içme sularıyla kanalizasyonu sularının karışmasıyla çok önemli sağlık ve çevre sorunlarının yaratacağı salgın hastalıkların gelişebilmesini önlemeye dönük İstanbul’da çeşitli boyutlardaki atık su/kanalizasyon kolektörlerinin deprem sırasında kırılabilecek kısımlarının saptanarak deprem öncesi çözüm üretilmesi projesi tamamlanmış ve İSKİ bütçesi dahilinde uygulama projeleri başlatılmıştır. 

Bu projeyle deprem sırasında birbirine çok yakın olan içme suyu hatları ile atık su kolektörlerinin kırılması sonucu her iki sisteme ait suların birbirine karışmasının yer üstü ve altı çevre kirlenmeleri ile gelişebilecek besin zincirinin bozulması başta insanlar olmak üzere tüm çevresindeki canlıların etkilenmesi engellenmiş olacaktır. Özellikle bu projeyle her iki şebekedeki ana borunun (400 mm ?) güzergâhları jeolojik ve jeofiziksel verilere göre incelenmiş ve bu boruların beklenen büyük İstanbul depreminde nerede kaç adet hasar olacağı uluslararası bilimsel yöntemlerle hesaplanmış ve bugün için İstanbul’un Avrupa ve Asya tarafındaki içme suyu ve kanalizasyon borularının nerede ve ne kadar kırılacağı bilinmekte ve bu veriler üzerinden mevcut İSKİ yönetimi de deprem öncesi önlemleri (halen ABD ve Japonya’da kullanılmakta olan esnek borular/flexible ve bağlantılı sistemler) birer birer planlama ve uygulama projeleriyle uygulamaya sokmaktadır.

OLASI SALGIN HASTALIKLARA DÖNÜK PROJE

Türkiye’de ilk kez İSKİ’de gerçekleştirilen bu projede (İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ve Kırklareli Üniversitesi bilim insanlarınca), dünya bilim çevrelerinin kabul ettiği en önemli laboratuvar yöntemi olan moleküler temelli yeni nesil dizileme (Next generation sequencing) ile İSKİ’nin içme ve atık suyu arıtma tesislerindeki sularda bulunan tüm mikroorganizmaların metagenomik analizleri yapılarak kayda geçirilmiştir. Elde edilen bu verilerle önümüzdeki günlerde ya da gelecekte olası gelişebilecek su bazlı enfeksiyöz salgın hastalıklara (özellikle mide-bağırsak hastalıkları) erken ve hızlı tepki vermeye dönük çok önemli bir veri tabanı sağlanmıştır.

ANİ SEL VE TAŞKINLARA DÖNÜK PROJE 

Son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle birlikte anormal hava değişikliklerinin gelişmesine bağlı olarak sel baskınları ve ani taşkınlar olabilmekte, bu durumda çok ciddi can ve mal kayıpları da gelişebilmektedir. Ve milyarlarca lira tutarında ekonomik zararlar oluşmaktadır. Türkiye’de tüm “Su-Kanal İdareleri”nde (SUKİ) ilk kez İSKİ’nin kendi akademisyen nitelikli çalışanları ve İTÜ öğretim üyelerinin danışmanlığında İTEUS (İstanbul Taşkın Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi) ile ilgili planlama ve uygulama projeleri “İSKİ Master Plan” çerçevesinde bitirilmiştir. Buna göre “İTEUS Projesi” dijital ikiz altyapı verileri ile kurulmuş olup meteorolojik, hidrolojik ve hidrolik modellemeler için kapsamlı bir akademik ve mühendislik çalışmasının yansıması olarak 2023’te test aşamalarından başarıyla geçmiştir ve 2024’te de elde edilen model sonuçları İstanbul halkına anlık olarak paylaşılacaktır. İSKİ tarafından “İTEUS Projesi” ani sel ve taşkınlara karşı önceden alınacak önlemler bakımından İstanbul halkına çok önemli katkılar sağlayacaktır.

SONUÇ

İBB’nin en önemli bağlı kuruluşu olarak İSKİ’nin mevcut yönetimi, temel aldığı bilimsel rehberlik doğrultusunda İstanbul halkına rutin hizmetlerinin yanında ilk kez bilimsel temelli yeni ve önemli hizmetlere de imza atmaktadır. Bunu yaparken “Hizmette sınır yoktur” sloganıyla üniversite ve bilim çevrelerinin yetkin ve deneyimli bilim insanlarıyla işbirliği halinde bulunmaktadır. Bugün İSKİ yönetimi İstanbul halkına karşı günümüzde ya da gelecekte gelişebilecek olası tehditlere (deprem, doğal afetler ve bulaşıcı salgın hastalıklar) karşı ağır sorumluluğunun bilincindedir ve bunun çözümünün bilimin rehberliğinden geçtiğinin de bilinci içindedir.

PROF. DR. BEKİR S. KOCAZEYBEK

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ

Yazarın Son Yazıları

Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026
İşçi sınıfı yeniden - Doğan Ergenç

20. yüzyılda işçi sınıfının önemli kazanımlar elde ettiğini söyleyebiliriz.

Devamını Oku
01.05.2026
1 Mayıs 137 yaşında - Engin Ünsal

Bugün İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs aslında kanla yazılmış bir emek hareketinin anılma ve sömürüye karşı evrensel dayanışmanın sergilendiği gündür.

Devamını Oku
01.05.2026
Sine-i millete dönmek - Şule Özsoy Boyunsuz

Türkiye’de kamuoyunca zaman zaman gündeme getirilen ve sine-i millete dönmek olarak ifade edilen “topluca istifa”, aslında anayasal olarak var olmayan bir beklentiye dayanıyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Uçak gemileri - Hakan Ercan

Uçak gemileri, modern askeri gücün görkemli ve fakat tartışmalı unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Maden işçilerinin zaferi üzerine - Cuma Gürsoy

“Onlar ki toprakta karınca, suda balık kadar çokturlar / Mücadelemizde sadece onların destanı vardır.”

Devamını Oku
30.04.2026
Denge ve denetim krizi - Mahmut Aslan

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, özellikle muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik adli ve idari süreçlerde belirgin bir yoğunlaşma gözlenmektedir.

Devamını Oku
29.04.2026
Yanlarına kâr kaldı... - Berna Özgül

Türkiye'de motokuryeler yalnızca ağır çalışma koşullarıyla değil, cezasızlıkla da mücadele ediyor.

Devamını Oku
29.04.2026
Çocuk koruma mı, dijital gözetim mi? - Mehmet Utku Şentürk

Türkiye’de sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesi ve VPN hizmetlerine kadar uzanan kimlik doğrulama zorunluluğu tartışmaları, yalnızca çocukların korunması meselesi değil; aynı zamanda temel hak ve özgürlükler açısından kritik bir kırılma noktasıdır.

Devamını Oku
29.04.2026
Doğum sonrası depresyonu anlamak - Ece Başak Karakaş

Doğum; ailenin heyecanla beklediği bebekle ilk karşılaşması, çoğu zaman sevinç, umut ve yeni bir başlangıç duygusuyla anlatılır.

Devamını Oku
28.04.2026
Laik, demokratik ulus devlet - Selçuk Kosa

Rönesans, 1400 ve 1700 yılları arasında Avrupa halklarının sırasıyla kilise ve monarşiye karşı başlattığı bilim ve özgürlük savaşıydı ve kazanıldı.

Devamını Oku
28.04.2026
Kentler suskun - Aykurt Nuhoğlu

Siyaset, hızlı düşünmeyi ve doğru kararları zamanında alabilmeyi gerektirir.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal'in 36 saat süren Çanakkale röportajı

10 Aralık 1915 günü Çanakkale’den ayrılan Albay Mustafa Kemal, 1916’da tuğgeneraliğe terfi etti.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal ve ‘Çanakkale Efsanesi’ - Hüner Tuncer

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı’nda yenilgiye uğratılan müttefik güçler, Çanakkale Boğazı’nı yalnızca donanma ile geçemeyeceklerini anlamıştı.

Devamını Oku
25.04.2026
Okul kapısında biriken öfke - Deniz Öztürk

Şiddet, Türkiye’de artık tekil bir davranış değil; dilde kurulan, kültürde beslenen ve kurumlarda derinleşen yapısal bir sorundur.

Devamını Oku
25.04.2026
BİÇİM, İÇERİK VE KALKINMA - Necdet Adabağ

Biçim, bir şeyin dış görünüşüdür.

Devamını Oku
25.04.2026
Şeffaflaşan baskı - Fadime Uslu

Ulusal egemenlik tam bu noktada kırılıyor: 23 Nisan’da makam koltuklarının çocuklara devredilmesi sırasında.

Devamını Oku
24.04.2026
Güç zehirlenmesi - Suna Türkoğlu

Anayasamıza göre “Devletin temel amaç ve görevleri” Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak olarak; çok açık, kesin ve net bir biçimde belirlenmiştir.

Devamını Oku
24.04.2026
Egemenliğin adı: 23 Nisan - Hamza Kiye

23 Nisan 1920, yalnızca bir meclisin açıldığı tarih değildir.

Devamını Oku
23.04.2026
Vatansever olmak, ya da olmamak… - Erol Ertuğrul

Kimse vatan haini olmak istemez.

Devamını Oku
22.04.2026
Yanılsamalar ve gerçekler üzerine... - Cengiz Kuday

Politika, çoğu zaman sanıldığı gibi gerçekleri bütünüyle inkâr etmek ya da doğrudan yalan söylemek değildir.

Devamını Oku
22.04.2026
Okullardaki şiddetin çözümü - Ömer Adıgüzel

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan silahlı eylemlerin gerekçelerine ve yapılması gerekenlere ilişkin çok farklı görüş ve çözüm önerileri elbette mümkündür.

Devamını Oku
21.04.2026
Egemenlik bölünemez - Cihangir Dumanlı

İktidar terörü bitiren hükümet olarak siyasal kazanç sağlamak amacıyla “terörsüz Türkiye” sloganı ile yeni bir açılım süreci başlatmıştır.

Devamını Oku
21.04.2026
Faturanın büyüğü buzdağının altında - Mehmet Özdağ

AKP iktidarının enerji politikaları, kamu kaynaklarının şirketlere aktarıldığı bir finansal mekanizmaya dönüştü.

Devamını Oku
20.04.2026
Çocuklar nasıl yetiştiriliyor? - Mustafa Küpçü

Çocukluk yıllarımda anımsadığım bir olaydır; Dükkân komşumuzun atölyesinden gelen feryat figan bir çocuk sesi ile irkildik.

Devamını Oku
20.04.2026
Okul saldırılarını çocuklarla konuşmak

Bazı haberler vardır, günlük yaşantımızın ortasına düşer, okur okumaz en yakınımızdakilerle paylaşma gereksinimi duyarız.

Devamını Oku
18.04.2026
Bir başka bakışla Köy Enstitüleri - Günay Güner

Geçen her yıl Köy Enstitülerinin değeri daha iyi kavranıyor, okullarımıza özlem artıyor.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyet eğitimine vurulan hançer! - İhsan Tayhani

Kuruluşunun üzerinden seksen altı yıl geçmesine karşın Köy Enstitüleri, 1940’lı yılların özgün ve çağcıl bir eğitim atılımıdır.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyetin eğitim devrimi - Mustafa Gazalcı

Kuruluşunun 86. yılını kutladığımız Köy Enstitüleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli eğitim devrimidir.

Devamını Oku
17.04.2026
Kimsesizlerin kimsesi eğitim kurumları - Duran Güldemir

“Bu öğretmenler köyümüze geldikten sonra bizim ne söyleyecek sözümüz kaldı, ne de gücümüz...”

Devamını Oku
17.04.2026
Bozkırın genç fidanları - Mücteba Binici

Önümde, zamanın yıpratıcı etkisinden nasibini almış, kenarları kıvrılmış, sararmış siyah-beyaz bir fotoğraf duruyor.

Devamını Oku
17.04.2026
Savaşın yeni genetiği - Cumhur Utku

Savaş tanımı ve savaşın ilkeleri bu günlerde modern ve köklü bir değişim geçirmektedir.

Devamını Oku
16.04.2026
Türkçemizi koruyalım - Erol Tuncer

Dil uzmanı değilim.

Devamını Oku
16.04.2026
Hukuk herkese lazım - Ahmet Özer

Giderek genişleyen baskı iklimi, Türkiye’yi devasa bir hapishaneye dönüştürdü.

Devamını Oku
15.04.2026
Özel emekli aylığı - Engin Ünsal

Uzun bir çalışma döneminin sonunda emeklilik kişinin huzur içinde geçim kaygısı olmadan sevdikleri ile geçireceği bir kavram olmalıdır.

Devamını Oku
15.04.2026
İran Savaşı ve Amiral Mahan - Nejat Eslen

“Tarih, denizlere hâkim olan ulusların dünyaya da hâkim olduğunu gösteren sessiz tanıktır.”

Devamını Oku
14.04.2026
İKİZKÖY: Bir memleket direnişi - Kaan Eroğuz

Sermayenin sınırsız kâr elde etme arayışı, insanlığın tüm yaşam alanlarının piyasaya açılmasına, maddi veya gayri-maddi tüm değerlerin metalaşmasına ve şirketler tarafından kamu kaynaklarının istila edilip yok edilmesine yol açar.

Devamını Oku
14.04.2026
İnsansız savaş! - Abdurrahman Bayramoğlu

ABD’nin İran’a saldırısı karşısında dünyanın üç maymunu oynaması, özellikle Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının ortadan kaybolması, insanlığın geleceği adına oldukça kaygı verici.

Devamını Oku
13.04.2026
Cumhuriyetçi devlet adamı - Hamdi Yaver Aktan

Hukuksuz soruşturmaların sürdüğü bir sırada, bir televizyon kanalında Cumhuriyet gazetesindeki makaleye gönderme yaptığını ve gazeteyi de izleyicilere gösterdiğini bir dostum iletmişti.

Devamını Oku
13.04.2026