Alıştık ey halkım...
Özlem Yüzak
Son Köşe Yazıları

Alıştık ey halkım...

24.01.2025 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Ölümsüzlüğü bulma yolunda ilerliyor insanoğlu. Uzayı fethediyor, Dünya dışında yeni yaşam alanları arıyor. Kilo verdiren mucize ilaçlar, zihin okuyan makineler yaratılıyor. Uçan araçlar, yeni malzeme bilimi, kişiselleştirilmiş tıp... 

Biz ise... Ölüyoruz cayır cayır. Ana babalarının yarıyıl karne hediyesi cehennem ateşine dönüşüyor. İnsanların avuç dolusu paralar dökerek gittiği otellerde yangın alarm dedektörleri, tahliye çıkışları, acil aydınlatmalar, ışıklı yönlendirme levhaları, söndürme gereçleri bozuk ya da yetersiz olduğu için.

İlk mi? Değil. 8 yıl önce 29 Kasım’da Adana Aladağ’da Süleymancılara ait kaçak tarikat yurdunda çıkan yangında 11 kız öğrencimiz can vermişti. Yine yanarak. En küçüğü 11, en büyüğü 14 yaşındaydı. Cansız bedenleri kilitli yangın merdiveni kapısının önünde bulunmuştu. Hepsi Aladağ’ın civar köylerinde oturan yoksul ailelerin çocuklarıydı. Soruşturma sonucu ortaya çıkan rapor: Ölümler ihmaller zincirinin ve denetimsizliğin sonucu.

İlk mi? Değil. Soma’da 13 Mayıs 2014’te maden göçüğünde 301 madencimizin can vermesi, yine ihmal yine denetimsizlik. Rapor: Yaşanan facianın sebebi, madenciliği, mühendisliğin bilim ve tekniğinden uzaklaştıran ve mühendisi işverenin insafına bırakan yanlış madencilik politikaları. Kamusal denetimin yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması da iş cinayetlerinin katliama dönüşmesine neden oldu. Gelelim 2024 Şubat ayında Erzincan İliç’te altın madeninde toprak kayması sonucu dokuz işçinin feci ölümüne. Sebep yine hukuksuzluk: Bilimsel gerçeklere aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca ÇED olumlu kararı verildi.

İlk mi? Değil. 2009 yılında İstanbul İkitelli’de sel felaketinde Basın Ekspres Yolu’nda 31 kişinin can vermesi. Neden? Plansızlık ve denetimsizlik, dere boyları ve akarsu havzaları üzerinde yanlış yapılaşma.

İlk mi? Değil. 1999 Gölcük, 2020 İzmir, 2023 Maraş depremleri... 10 binlerce can. Neden? 

Kolayı iktidarın her fırsatta sarıldığı “işin fıtratında” söylemi. Evet deprem de olur, yangın da çıkar, sel felaketi de yaşanır. Ama ne deprem ne maden ne yangınlarda bu kadar can kaybı olmasının tek bir sebebi vardır: Hukuksuzluk, denetimsizlik, ihmal.

Alıştık mı? Evet, ne yazık ki alıştık, kanıksadık, normalleştirdik. Her yaşanan faciada sanki ilk kez yaşıyormuşçasına sarsılıyor, ağlıyor, ulusal yas ilan ediyoruz. Ama sonra... Hiç bunlar yaşanmamışçasına ve daha da vahimi sanki bir daha hiç yaşanmayacakmış gibi sürdürüyoruz hayatı. Sanki yaşanan her faciadan ders alınmış, sanki tüm sorumlular cezalandırılmış, sanki her kurum kendini yeniden yapılandırmış, denetim boşlukları giderilmiş, hesap verilebilir hale getirilmiş gibi.

Hukuksuzluk, kuralsızlık mengene gibi. Her birimizin boynuna asılı bir ilmek gibi. Ne zaman kimin boynunu sıkacağı soluksuz bırakacağını bilmiyoruz ama sanki hiç bizim başımıza gelmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. 

Demokratik hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde olmayan her şeye, koşulsuz, amasız, itiraz etmediğimiz, tepki vermediğimiz, tepkiyi örgütleyemediğimiz, sonuna kadar takip etmediğimiz sürece bu böyle sürüp gidecek. 

Yazılarında yolsuzlukları, hukuksuzlukları ve derin devlet ilişkilerini cesurca dile getiren Uğur Mumcu’nun hunharca katledilişinin üzerinden 32 yıl geçti. Suikastın üzerindeki tuğla hâlâ çekilemedi ama Mumcu’nun “Unutmayın ki insanlar sadece konuştuklarından değil, sustuklarından da sorumludur” sözü, adalet ve özgürlük mücadelesinin önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Yanan bizdik siz kömür sandınız

Canı cehenneme rahat uyuyanın 

Kapısını örtenin perdesini çekenin 

Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın

Duvarları ancak çarpınca görenin 

Canı cehenneme başkasının yangınıyla 

Evini ısıtıp yemeğini pişirenin. 

Şükrü Erbaş

Yazarın Son Yazıları

Öfkeyi doğru yönetebilmek...

Yürütülen planlı sistematik süreçte sıranın ana muhalefet partisinin işlevsizleştirilmesine gelmesi kaçınılmazdı.

Devamını Oku
05.06.2026
Mutlak butlan; mutlak kırılma...

Çok parçalı, uzun soluklu kurgunun önemli bir mihenk taşı oldu geçen perşembe açıklanan mutlak butan kararı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP Genel Başkanlığı’na getirilmesi.

Devamını Oku
29.05.2026
Gençliğini kaybeden ülke

“Asım’ın nesli”, “Fatih’in ruhu”, “TEKNOFEST kuşağı”, “imanlı ve ahlaklı gençlik”, “Türkiye Yüzyılı’nın mimarları”...

Devamını Oku
22.05.2026
Gelecek konuşulurken... ABD-Çin... Ve Türkiye

Silivri davaları, kadın siyasetçiler üzerinden yürütülen kirli kampanyalar, yerel yönetimlere durmaksızın yapılan operasyonlar, yeni gözaltılar...

Devamını Oku
15.05.2026
102 yıllık bir gazete...

Şişli’de gazetenin bahçesindeyiz...

Devamını Oku
08.05.2026
1 Mayıs’ı farklı okumak...

İnsanın emeği üzerinden yükselir kapitalizm.

Devamını Oku
01.05.2026
23 Nisan... Çocuklar... Gelecek...

Öğretmenler, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.

Devamını Oku
24.04.2026
Okulda şiddet... Sorun sistem ve çok daha derin

İki korkunç katliam.

Devamını Oku
17.04.2026
Savaşın paradoksu: ABD’nin rakipleri mi güçleniyor?

İlginç bir paradoks yaşanmıyor mu?

Devamını Oku
10.04.2026
Kötülüğün sıradanlığı, vasatlığın iktidarı

Deveye sormuşlar “Neden boynun eğri?” diye.

Devamını Oku
27.03.2026
Bayram, vicdan... Habermas’ın ardından

Dünya bir süredir sanki aynı anda birkaç farklı yüzyılı yaşıyor.

Devamını Oku
20.03.2026
Savaşın dili değişirken...

Kısacası bu savaş sadece İran ile İsrail arasındaki bir çatışma değil. Enerji piyasalarından küresel siyasete, askeri doktrinlerden bölgesel dengelere kadar uzanan çok katmanlı bir kriz.

Devamını Oku
13.03.2026
Yıkımların gölgesinde yeni dünya düzeni

ABD’nin en güçlü rakibi. Enerji sevkıyatının durmasının önemli etkileri olacak. Çünkü küresel enerji ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı doğrudan risk altında.

Devamını Oku
06.03.2026
‘Dindar Nesil Yetiştirme Projesi’

Eğitim, bir toplumun geleceğini yalnızca bilgiyle değil, değer tercihleriyle de biçimlendirir. Bu nedenle mesele bir ideolojik tartışmadan ibaret değildir; anayasal düzenin, laikliğin ve kamusal alanın sınırlarının nasıl tanımlandığı meselesidir.

Devamını Oku
27.02.2026
Akıl, bilim ve üniversite neden hedefte?

Bu hafta, akademisyenlerin Boğaziçi Üniversitesi’nde tuttukları nöbet 1261. gününe girdi. Ve bu nöbete CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Geçen hafta ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ne gelişi sırasında üniversite yaşamının fiilen felç edilmesi öğrencilerin, akademisyenlerin, mezunların kampüs dışına itil- mesi tarihe, üniversite fikri açısından kara bir sayfa olarak geçmişti.

Devamını Oku
20.02.2026
Yıkım çağına girerken... Münih Konferansı...

Akın Gürlek’in adalet bakanı olarak göreve başlaması, Bilal Erdoğan’ın AKP genel başkanlığına hazırlanacağına dair güçlü iddialar... Muhalefetin bastırıldığı, iktidarın içeride elini daha güçlendirmek için her yolu denediği bu süreçte gözden kaçırdığımız daha büyük bir mesele var: Dünya düzeni çökerken biz nereye bakıyoruz?

Devamını Oku
13.02.2026
Orada kimse var mı?

17 Ağustos depremi yaşanalı henüz birkaç gün olmuştu.

Devamını Oku
06.02.2026
Yeni Dünya Düzeni: Avrupa-Hindistan Hattı... Türkiye nereye?

Gelelim Türkiye’ye... Türkiye açısından AB-Hindistan anlaşması bir “uzak coğrafya haberi” değil. Çünkü Türkiye’nin dış ticaret omurgası AB pazarı ve Türkiye’nin rekabet gücü de büyük ölçüde AB tedarik zincirleri üzerinden şekilleniyor. Hindistan’ın AB’ye daha avantajlı erişimi, Türkiye’nin bazı sektörlerdeki konumunu doğrudan zorlayabilir.

Devamını Oku
30.01.2026
Davos’ta yeni dünya düzeni: Kim masada, kim mönüde?

Batı Avrupa ülkeleri temkinliydi. Batı için mesele Gazze değildi, sistemdi. Fransa ve Almanya’nın sorduğu soru basitti: “Bu yapı Birleşmiş Milletler’in yerini mi alacak?”

Devamını Oku
23.01.2026
‘Yardımsever Trump’ ve yeni emperyalizm

Donald Trump iki halka birden “yardım” vaat ediyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Dünya neden artık kurallarla yönetilmeyecek?

“Dünya kurallardan uzaklaşıp güce dayalı bir düzene geçiyor”...

Devamını Oku
09.01.2026
Kama muta…

Yılın son günü.

Devamını Oku
02.01.2026
Postneoliberal uzlaşı... Ve asgari ücret kıskacında Türkiye

Ve bu arayış yalnızca ABD’ye özgü değil... Küresel bir yön değişimi bugün aynı konular Avrupa Birliği’nden Hindistan’a, Japonya’dan IMF ve OECD gibi uluslararası kurumlara kadar geniş bir alanda tartışılıyor. Tam da bu noktada, BirGün gazetesinde Güldem Atabay’ın aralık ayı başından bu yana bir seri halinde ele aldığı ve benim de özellikle önemli bulduğum bir kavrama değinmek istiyorum: London Consensus.

Devamını Oku
26.12.2025
Demokrasinin 12 kırmızı alarmı... ABD... Türkiye...

ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times’ın editör kurulu önceki gün ülkelerinin otokratik bir rejime savrulduğunu söyleyerek “demokratik erozyonun 12 kırmızı alarmını” yayımladı.

Devamını Oku
12.12.2025
Bir bilim insanının uzun yolculuğu: Ufuk Akçiğit

Koç Üniversitesi’nin onuncu kez verdiği Rahmi M. Koç Bilim Madalyası bu yıl Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’e verildi.

Devamını Oku
28.11.2025
COP30... 46 yıl sonra hâlâ bir arpa boyu yol

Brezilya’nın tropik sıcaklığı altında toplanan COP30, dünya siyasetinin iklim krizine nasıl baktığını -daha doğrusu bakmadığını- tek karede özetleyen bir zirve oldu.

Devamını Oku
21.11.2025
Distopik dönemler...

“Az sayıda insanın yaşadığı küçücük bir ada...

Devamını Oku
14.11.2025
Mamdani, İmamoğlu... Küresel solun yeni sınavı

New York’un yeni belediye başkanı Zohran Mamdani, yalnızca Amerika’daki Demokratlar için değil, tüm dünya için bir mesaj verdi: “Değişim hâlâ mümkün.”

Devamını Oku
07.11.2025
103. yıl...

Buruk, öfkeli ama öte yandan coşkulu..

Devamını Oku
31.10.2025
Savaş uçakları yetmez: Türkiye’nin teknoloji egemenliği sınavı

Türkiye ara çözümlere sıkışırken dünya “neoprime” savunma çağına giriyor.

Devamını Oku
24.10.2025
Dünyanın yeni satranç tahtası: Nadir elementler

Nadir elementler konusu Türkiye’de kamuoyunun gündemine CHP tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump görüşmesinden hemen önce “Pazarlık konusu yapılacak” diye getirildi.

Devamını Oku
17.10.2025
Gazze... Küresel vicdanların da savaş

“Eğer ateşkes kalıcı bir barışa evrilemezse, bu savaş yalnızca Gazze’yi değil, Batı ittifakının meşruiyetini ve küresel düzeni de sarsmaya devam edecek...”

Devamını Oku
10.10.2025
Çare: Alışmamayı öğrenmek…

Şu son bir yıl içinde yaşadıklarımızı diyelim beş yıl önce yaşasaydık herhalde “Olağanüstü günlerden geçiyoruz” derdik.

Devamını Oku
03.10.2025
Kullanışlı piyon mu olacağız? Stratejik ortak mı? Beylikova...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın New York’ta yaptığı görüşme, sadece ikili ilişkiler bağlamında değil, küresel dengeler açısından da kritik.

Devamını Oku
26.09.2025
Sıfır noktası...

Bir süredir gözüm Nepal’deki gelişmelerde...

Devamını Oku
19.09.2025
Kaç Türkiye? Kimin gündemi?

Moda Caddesi’nden Kadıköy Rıhtım’a doğru yürüyorum.

Devamını Oku
12.09.2025
Demokrasiler neden çöküyor (2)

Erdoğan AKP’si; karşısındaki tek önemli muhalefeti yani CHP’yi işlevsizleştirmek için elindeki tüm yetki ve yargı güçlerini kullanıyor.

Devamını Oku
05.09.2025
Demokrasiler nasıl çökertiliyor (1)

Önce şunu görmeliyiz...

Devamını Oku
29.08.2025
CHP’nin yükü, hepimizin yükü

"CHP’nin üzerindeki yük öyle ağır ki özgür; laik, demokratik bir ülke olma mücadelesini tek başına omuzladı."

Devamını Oku
22.08.2025
24 yıl...

Neredeyse çeyrek asır...

Devamını Oku
15.08.2025