‘Sapık’ belasından Erdoğan sayesinde kurtuldum
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

‘Sapık’ belasından Erdoğan sayesinde kurtuldum

20.12.2018 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

“6 yaşındaki çocuk evlenebilir.”
“7 yaşında bir kız çocuğu ve 25 yaşında erkek nikahlanabilir.”
“3 yaşında kız çocukları amcalarının yanına külotla çıkmamalı.”
“Çalışan kadın fuhuşa hazırlık yapan sürece destek oluyor.”
“Kız çocukları cehennem kadar risktir.”
“Müslüman cihattan soğursa kaybeder. Demokrasi kâfir işidir. Müslüman onu giyince bol olur. Yürüyemez. Parmaklarını sıkar.”
“Kadınlar, kocalarından dayak yedikleri için şükretmeli.”
“Bir apartmanın giriş katından 8. katına kadar çıkacak olan asansör halvet ortamı oluşturur.”
“Yatakta geçirilen her boş dakika, şehvete doğru kaymış bir dakikadır ve yatağın şekli, yorgandan battaniyeye varıncaya kadar insanı, bilhassa erkeği gıdıklayan cinsel dürtüleri rahatsız eden bir yapıda olmamalıdır.”
“Baharatlı yiyecekler, aşırı et tüketimi, cinsel şehvete uyaracak gazlı -kahve gibi, çay gibi, kakaolu içecekler- bunlar şehvet uyandırıcı şeylerdir.”
Siz bu sözlerin sahibini tanıyorsunuz. Defalarca yüzünü gördünüz, sesini duydunuz. Verdiği fetvalara mutlaka isyan ettiniz.
Yakın zamana kadar dincilerin el üstünde tuttuğu Nurettin Yıldız’dan söz ediyorum.
Nasıl olduysa hakkında ne soruşturma açıldı. Ne de camiasından tepki gördü. Aksine 22 Mart 2016’da AKP Gençlik Kolları Eğitim Kampı’nda “Ölçülerimiz” başlığıyla ders verdi. 12 Mayıs 2016’da Sinop’ta düzenlediği konferansın devlet bütçesinden karşılandığı ortaya çıktı. 19 Ocak 2015’te Şehzadebaşı Camii’nde vaaz için kürsüye çıktığında “Bugün Diyanet İşleri Başkanımız, ‘çık bizzat kendini müdafaa et. Ben yanındayım’ dedi” ifadelerini kullanıyor ve yalnız olmadığını hatırlatıyordu.
Sadece bunlar değil...

Yargıdaki ‘yıldızcılar’
Yargı camiası da Nurettin Yıldız’ın fetvalarına pek meraklıydı. Muhafazakârların Adalet ve Medeniyet Derneği, 2016 yılının Aralık ayında Alanya’da bir otelde hukuk buluşması gerçekleştirdiğinde kürsüde Nurettin Yıldız vardı. Dinleyici sıralarının en önünde ise başsavcılardan Yargıtay üyelerine hatta Adalet Bakanlığı Müsteşar yardımcısına kadar yargı bürokrasisi oturuyordu.
Sebebi hukuk dersine dincinin girmesi mi bilinmez...
Savcılıklar Yıldız’ın fetvaları hakkındaki şikâyetleri “düşünce ve kanaat özgürlüğü, düşünceyi açıklama, yayma” kapsamında sayarak takipsizlikle sonuçlandırdı. Yıldız aleyhinde yazılan eleştirel yazı ve haberlere ise anında erişim engeli getirildi. Yetmedi, Yıldız’ın fetvalarına tepki gösterenlere davalar açıldı. Sinop’ta konferansını protesto edenlere de, aleyhinde yazan Orhan Gökdemir gibi gazetecilere de cezalar verildi.
İşte bu dalgadan ben de nasibimi aldım.
Nurettin Yıldız’ın saydığım fetvalarının “sapıklaşmak” olduğunu Odatv’de yazdığım için hakkımda 2 yıl 4 ay hapis istemiyle dava açıldı. Yaklaşık 2 yıldır “sapık davası” sürüyordu. Mahkemeye fetvaların görüntülerini sundum, çocuklarla cinsel ilişkinin sapıklık olduğunu anlattım.
Haklı olduğumu düşünüyordum. Ama itiraf edeyim, yargının hali nedeniyle ceza alacağımı sanıyordum.
Derken bir şey oldu...

Erdoğan konuşunca tablo değişti
Cumhurbaşkanı Erdoğan çıktı ve “dinimizde kesinlikle yeri olmayan bazı kendince içtihatta bulunan kişiler çıkıyor ortaya” diyerek Nurettin Yıldız’ı arka arkaya eleştirdi, bakanına ve Diyanet’e harekete geçme talimatı verdi.
“Yıldız efsanesi” bir anda yerle bir oldu.
Devlet Bahçeli, Yıldız’a “meczup” dedi. Danıştay Başkanı “cahil, yobaz, gerici” sıfatlarını kullandı. “Bu tür sözlerin mutlaka hukuki müeyyidesi olmalı” diye yargıyı harekete geçmeye çağırdı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla Yıldız hakkında soruşturma başlattı. Üniversiteler arka arkaya Nurettin Yıldız’a karşı bildiriler yayımladı. Diyanet İşleri Başkanlığı, toplantı düzenleyip Yıldız’a karşı açıklamalar yaptı. Yandaş yazarlar sırayla Nurettin Yıldız’ı lanetleyen makaleler kaleme aldı. Dizi oyuncuları, magazin figürleri bile Nurettin Yıldız’ı kınadı.
Aklını korkuya teslim etmiş “birileri”; ilmi, hukuku, dini, insanlığı, Erdoğan’ın konuşması sayesinde hatırlamıştı. Bizim “sapık” yorumu da artık biraz hafif kalmıştı.
2 yıl önce başlayan, Nurettin Yıldız’ın gökyüzünden yerin dibine adım adım inişini gördüğüm dava geçen hafta bitti. Mahkeme “sapık” yorumunu “haksız bir fiile tepki” saydı ve “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verdi.
Mahkemedeki savunmamda Bursa Nutku’ndaki “demek adliyeyi de ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım” sözlerinden aldığımız feyzi hatırlatmıştım. “Ben burada sanık olmaktan dolayı memnunum. Bu davanın savcısı olmak, Nurettin Yıldız’ın sözleri için ‘fikir özgürlüğü’ demek de kaderde olabilirdi” ifadeleriyle “çok şükür” demiştim.
Sözlerimi “umarım hem dincilerden hem sapıklardan ülkemizi ve toplumuzu birlikte kurtarırırız” temennisiyle bitirmiştim.
İki yıl geçti.
Şimdi daha umutluyum.
Yeter ki kendinizi açığa komaktan korkmayın!
Not: Avukatlarım Tugay Topbaş ve Özge Demir’e kaynağını adaletten alan cesur savunmaları için teşekkür ederim.

Yazarın Son Yazıları

Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025