Van’daki üniversiteyi az kalsın götürüyordu!
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Van’daki üniversiteyi az kalsın götürüyordu!

13.06.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dil sürçmesi mi zihin kayması mı? Erdoğan, Van’a gitti. “Üniversiteyi kim getirdi?” diye sordu. Yanıtını “Biz” diye verdi.

Herkes Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin 1982’de kurulduğunu hatırlattı. Ama fazlası var.

Bugünlerde çıkan “Türkan ve Ayşe” kitabı o günleri anlatıyor. Prof. Dr. Ayşe Yüksel’in kitabı, hemşirelik okulunda öğrenciyken Türkan Saylan’la tanışmasını, cüzzama karşı birlikte verdikleri mücadelenin yanında ÇYDD’nin kuruluşunu anlatıyor.

2000 yılında, Sağlık Bakanlığı’nın düzenlediği toplantıda, Van’daki üniversitede, halk sağlığı bölümüne gidecek akademisyen çıkmayınca, Ayşe Yüksel gönüllü olmuş:

“Toplantı sonrasında odama çıkarken gözlerim Mustafa Kemal Atatürk’ün koridordaki portresine takıldı, nedense ondan utandım, başımı öne eğdim. (…) Kendi kendime ‘Büyük Atatürk, sen bize bu ülkeyi armağan ettin ama bizler şimdi sahip çıkmıyoruz, ülkemizin her yöresinde çalışmak yerine hep büyük şehirde çalışmayı tercih ediyoruz’ diye konuşmaya başladım. Birdenbire ‘Neden başkalarına kızıyorsun? Kimse gitmiyorsa sen gidebilirsin!’ dedim.”

Yüksel’in Atatürk’ten utanması sürpriz değil. Zira Atatürk’ün Van’da üniversite kurma projesi vardı. Üniversitenin resmi sitesinde, Atatürk’ün Meclis’e kadar taşıdığı ideali anlatılıyor.

HER SABAH OKULA BASKIN

Rektör yardımcısı olan Ayşe Yüksel, yoksulların sağlığından öğrencilerin bursuna, kıyafetine kadar hemen her şeyin peşinden koşuyordu. ÇYDD de Van’da güçlenmişti. Bunda üniversitenin rektörü Yücel Aşkın’ın payı büyüktü. Gelgelelim bu, başta FETÖ olmak üzere dinci yapıları rahatsız ediyordu:

“ÇYDD Van Şubesi olarak üniversite öğrencilerine burs veriyorduk. O gençler bana ‘Hocam dün gece odamıza bir grup öğrenci geldi, bize Türkan Hoca’yı ve sizi kötüledi, sizin misyoner olduğunuzu, öğrencilere İncil dağıttığınızı söyledi,’ diyorlardı.”

Benzer haberleri FETÖ’nün Zaman’ı da STV’si de yapmıştı. Sürpriz değil, Ergenekon-Balyoz’dan da önce, Van’daki üniversitede kumpas davaları başlatıldı. Savcısı da tanıdıktı: Ferhat Sarıkaya. Yıllar sonra, kurduğu kumpasları, “pişman olduğunu” söyleyerek anlatan Sarıkaya, üniversite yönetimini bitirmeye karar vermişti. 2005 yılının haziran ayında, eski Başbakan Bülent Ecevit’in konuk olduğu gün, polis ilk kez okula girdi, arama yaptı. Ayşe Yüksel, sonrasını “Her sabah rektörlüğe gidince polis ne zaman gelecek diye beklemeye başladık” diye anlatıyor.

Öyle ki yolsuzluk suçlamasıyla başlayan soruşturmalar, önce örgüte, hatta bir aramada tarihi eser kaçakçılığına varmıştı:

“Yücel Aşkın, Kültür Bakanlığı onayı ile evde bir eski eserler koleksiyonu yapıyordu. Van Müze Müdürlüğü üç ayda bir gelip eserleri inceliyor, deftere kaydediyordu. Buna rağmen, polis şefi birden sanki tarihi eser kaçakçısı yakalamış gibi havaya girdi, tavırları değişti, hiç özen gösterilmeden bu eserler yerlerinden alındı ve emniyet kayıtlarına geçirilip kutulara konulmaya başlandı.”

HAPİSTE ONUR İNTİHARI

Rektör Yücel Aşkın’ın da aralarında olduğu idareciler bu süreçte gözaltına alındı, tutuklandı. Genel sekreter yardımcısı Enver Arpalı, 13 Kasım 2005’te, yaşadıklarını onuruna yediremediği için hapiste intihar etti. Arpalı’nın ömrü yetmedi ama sonunda herkes beraat etti.

Savcı Ferhat Sarıkaya, 20 Nisan 2006’da, HSYK kararıyla meslekten ihraç edilmişti. Karar bire karşı altı oyla çıktı. Sarıkaya’ya sahip çıkan isim, daha sonra Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne getirilen ve YÖK üyesi yapılan Fahri Kasırga’dan başkası değildi.

Sarıkaya’ya destek bitmedi. Sarıkaya, 2010 referandumunun ardından görevine iade edildi. 15 Temmuz’dan sonra ise FETÖ itirafçısı oldu. Üyelikten ceza aldı.

Ya eserler?

Cezaevinde kalp krizi geçirerek sağlığını yitiren rektör Yücel Aşkın’ın evinde el konulan eserlerden, 10 adet ferman ve tablo ile bronz Urartu iğnesinin bu süreçte kaybolduğu ortaya çıktı.

Erdoğan’ın Van’a üniversite getirmesini geçtim, az kalsın götürüyordu. Atatürk’ün hayali olan ve 1982’de kurulan okula, en büyük darbeyi Erdoğan ve o dönem desteklediği FETÖ vurdu. Üniversite, bu darbelere rağmen ayakta kaldı. Haliyle, Erdoğan’ın Vanlılardan, önce özür dilemesi gerekiyordu.

Boyu uzun da olsa olur kısa da... Çok kandırılan çok kandıran bir politikacının önce hafızası iyi olmalı.

Yazarın Son Yazıları

Butlan darbesinin üç günlük sonuçları

Savaş, sıkıyönetim, darbe...

Devamını Oku
25.05.2026
Bir tuhaf 15 milyon dolar hikâyesi... AKP’li politikacıların yakınları devreye girmiş!

Cevapsız kalan her soru kendine bir başka soru bulur.

Devamını Oku
21.05.2026
Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar

Düzen bir kez bozuldu mu bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Devamını Oku
18.05.2026
Maya’nın masal dinleyemediği babası

Hepimiz aynı şehirde yaşarız.

Devamını Oku
14.05.2026
İsrail’e karşıyız dedikse o kadar da demedik!

İnsanın diline bakarken çoğu zaman elini kaçırırız.

Devamını Oku
11.05.2026
5 Mayıs mutabakatı

Çatışmaları görmek için göz, uzlaşmaları anlamak için akıl gerekir.

Devamını Oku
07.05.2026
Fenerbahçe maçıyla veda eden komutan

Baş ağrısı sandığımız belki de ayağımızın nasırındandır.

Devamını Oku
04.05.2026
En çok senin bayramın kutlu olsun!

"Neler yapmadık şu vatan için/Kimimiz öldük/Kimimiz nutuk söyledik" diyor ya şair…

Devamını Oku
30.04.2026
Tuncay Sonel’in kayyımlık dönemi ihalelerini ele alan o rapor!

“Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz” sözü yıllarca Vali Nevzat Tandoğan’a mal edildi.

Devamını Oku
27.04.2026
Çocukluğumuzu bile çaldılar

Çocukluk, insanın büyümek zorunda bırakılmadığı çağda yaşanır.

Devamını Oku
23.04.2026
Ülke duyan için çığlık atıyor

Damla suya düşüyor.

Devamını Oku
20.04.2026
Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi

Gücün sınırları ancak başka bir gücün karşısında belirginleşir.

Devamını Oku
16.04.2026
Hulusi Akar’ı utandıracak kitap

“Zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz ve maalesef çok az kişi aydınlığı unutmadı.”

Devamını Oku
13.04.2026
Son sözünü söylememiş bir cenaze

B-3 koğuşunda sabah sayımı bitti. Sayım dediğime bakmayın, zaten iki kişiyiz.

Devamını Oku
09.04.2026
Alican’ı yemeye karar verenler

Kanunların nasıl uygulandığını anlamak için kimin elinde olduğuna bakmak gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
NATO’yla nikâh tazeleme

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Devamını Oku
02.04.2026
Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.

Devamını Oku
30.03.2026
Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026