ABD'nin Siyasal İslamlaTehlikeli Dansı - VI

ABD'nin Siyasal İslamlaTehlikeli Dansı - VI

10.09.2011 04:00
Güncellenme:
Takip Et:
\n\n\n\n

Bu yazı yayımlanmadan bir gün önce Obama, 11 Eylül 2001 saldırılarının onuncu yıldönümünde Le Figaroya verdiği demeçte, ekonomik sorunlara karşın ABDnin dünya liderliğini sürdürdüğünü açıklayarak, burada temel aldığım ABD politikalarının özelliklerinden birini, dünya liderliği iddiasını bir kez daha teyit etti.\n

\n

Obama ayrıca, El Kaidenin komplolarını başarısızlığa uğrattık. Usame bin Ladini ve örgüt üyesi birçok kişiyi öldürdük dedi.\n

\n

Ortadoğu ve Kuzey Afrikadaki halkların demokrasiye giden en güvenli yolun şiddete ve teröre başvurmamak olduğunu gösterdiğini belirten Obama, geleceğin yıkmak değil, inşa etmek isteyenlere ait olduğunu vurguladı.\n

\n

ABDnin İslama karşı olmadığını ve asla olmayacağını belirten Obama, 11 Eylüldeki saldırıları düzenleyenlerin ABD ile dünyanın geri kalanı arasına hendek kazmak istediklerini, ancak bunu başaramadıklarınısöyledi.\n

\n

Bu demeç benim yazılarım bakımından çok önemli bazı yaklaşımları yansıttığı gibi, mevcut durumun gerçeklerine ilişkin önemli çelişkileri de barındırıyor.\n

\n

Bu demeci irdelemeyi sonraya bırakarak, şimdi ABDnin Siyasal İslamla tehlikeli dansının arkasında yatan temel özellikleri çözümlemeye devam edelim:\n

\n

Amerikalılar pragmatik insanlardır…\n

\n

Sadece kendi kişisel ve ailevi yaşamlarında değil…\n

\n

Toplumsal ve siyasal politikalarda da pragmatizm ABDde genel olarak uygulanan bir yöntemdir:\n

\n

Bir tutum, bir davranış, bir politika, o andaki sorunu çözecekse, o sırada amaçlanan hedefe uygun sonuçlar verecekse derhal onu uygulayıverirler…\n

\n

Bu uygulamayı yaparken,sonuç almakönemlidir…\n

\n

Çabuk ve etkili bir sonuç!\n

\n

Bu sonuca varmak için uygulanan yöntemlerin, geleneklere, kurallara, yasalara ve hatta ahlaka uygunluğunun bile çok fazla önemi yoktur…\n

\n

Hele hele uzun dönemli politikalar ve stratejiler açısından derin değerlendirmeler yapılmasına da o sırada pek gerek duyulmaz.\n

\n

Ama Amerika aynı zamanda uzun vadeli stratejilerin her düzeydeki uzmanlarca ve politikacılarla tartışıldığı, dünya egemenliğinin sürdürülmesi için belirlenen yöntemlerin irdelendiği, saptandığı ve uygulamaya da konduğu bir büyük ve karmaşık ülkedir.\n

\n

Üstelik Amerikanın bir başka çok önemli özelliği daha vardır:\n

\n

Bir kurallar ve yasalar ülkesidir!\n

\n

Öyle de olmak zorundadır…\n

\n

Çünkü göçmenlik üzerine kurulmuş bir yapısı vardır.\n

\n

Dünyanın her yerinden gelen insanların aynı toplumda uyum içinde, ülkelerine hizmet ederek yaşamalarının sağlanması, ancak çok net ve kesin kuralların, yasaların uygulanması ile olanaklı olur…\n

\n

Ancak bu yolla farklı kökenlerden, kültürlerden gelen insanlar bir potada eritilir ve aynı ülkenin yararlı vatandaşları haline getirilir.\n

\n

***\n

\n

Sevgili okurlarım, Amerikan pragmatizmi, ABDnin uzun vadeli stratejileriyle ve bir hukuk devleti olması ilkesiyle zaman zaman çatışır, belli çelişkiler ortaya çıkar.\n

\n

Yani hemen sonuç alacak faydacı, pragmatik uygulamalar, kimi zaman belirlenmiş olan uzun vadeli stratejiler çerçevesinde aykırılıklar oluşturur…\n

\n

Sadece uzun vadeli stratejilere ters düşmekle de kalmaz, kimi zaman hukuk devleti ilkelerini, yasaları, kuralları da ihlal eder.\n

\n

Bu konuda çok klasik bir örnek İrangateveya İran-Kontra skandalıdiye de anılan Oliver North olayıdır:\n

\n

Yarbay North, Beyrutta tutulan bazı rehinelerin kurtarılması karşılığında Amerikanın büyük düşmanı İrana gizlice yasadışı bir biçimde silah satar, bununla da yetinmez, bu satıştan elde edilen paralar, Panama diktatörü Norieganın üzerinden bazı Amerikalı işadamlarının da katkılarıyla, Nikaraguadaki komünist Sandinistalara karşı savaşan kontrgerillalara yine yasadışı biçimde aktarılır.\n

\n

Bu aktarma da yasadışıdır, çünkü Kongre, komünist Sandinistalarla savaşan kontralara yardımı, kontraların insan hakları ihlallerinden dolayı yasaklamıştır.\n

\n

Olay açığa çıkınca Yarbay North yargılanır ve mahkûm olur.\n

\n

Yaptığı operasyonlardan Milli Güvenlik Konseyindeki en üst düzey yetkililerin haberi olduğu anlaşılır, olay Başkan Yardımcısı George Busha (baba Bush) ve Başkan Reagana kadar uzanır ama onların doğrudan bilgisi olduğu kanıtlanamaz.\n

\n

Bir süre sonra, Kongrede ifade vermekten dolayı kazandığı dokunulmazlık ilkesi kullanılarak, birtakım karışık hukuk mekanizmaları sonunda, Northun cezası kaldırılır.\n

\n

Yarbay Oliver North pek çok kişi ve çevre tarafından ulusal kahraman ilan edilir, kitap yazar, olay hakkında filmler çevrilir ve sonraki hayatına da, muhafazakâr medyada zengin ve ünlü bir yıldız olarak devam eder, Virginiadan katıldığı senatörlük seçimini ise kıl payı kaybeder.\n

\n

Görüldüğü gibi bu olayda, bazı rehinelerin kurtarılması ve Nikaraguadaki komünist gerillalarla mücadele edilmesi uğruna (ki sonunda Sandinistaların galip geldiğini ve Somozanın diktatörlük rejimini devirerek iktidara geldiklerini ve bu arada diktatör Norieganın da Panamadan kaçmak zorunda kaldığını anımsatalım) hem uzun dönemli stratejik çıkarlar hem de hukuk devleti ilkeleri ihlal edilmiştir:\n

\n

Hem ABDnin büyük düşmanı İrana yardım edilmiş, böylece uzun dönemli stratejiye aykırı davranılmış, hem de Kongre kararları, yani yasalar ihlal edilmiştir.\n

\n

ABDnin dış politikaları açısından buna benzer pek çok olay vardır:\n

\n

ABD pragmatizmi, ABDnin uzun vadeli stratejik planları ve çıkarlarıyla çelişen ve hukuk devleti ilkelerine de aykırı olan pek çok askeri ve istihbarat uygulamasına yol açmıştır.\n

\n

Pek doğal olarak aynı çelişkiler ve uygulamalar ABDnin Siyasal İslamla dansında da söz konusudur.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Tam 66 yıl 1 ay önce!

29 Nisan 1960 günü, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin bahçesinde olağanüstü bir kalabalık vardı.

Devamını Oku
29.05.2026
Brütüs: Hainliğe övgü (!)

CHP’ye yapılan saldırı dolayısıyla, bugün sevmediğim bir kavram olan “HAİNLİK” üzerinden üçüncü “ÖVGÜ” yazımı: Hem koleksiyon tamamlansın hem Carlo Maria Cipolla ile Étienne de La Boétie’ye bir nazire olsun ve hem de “politikacılar” başta olmak üzere, “insanlık” adına evrensel bir katkı (!) yapayım diye yayımlıyorum.

Devamını Oku
28.05.2026
CHP'ye saldırı: Lozan’la hesaplaşma!

Tarihsel tabanlı siyasal süreçler sadece tek bir anı belirleyen fotoğraf karelerine indirgenmemeli, bir film şeridi gibi izlenmelidir.

Devamını Oku
26.05.2026
Anayasaya 'on ikinci darbe'!

Türkiye Cumhuriyeti çok uzun bir süreç sonunda “Ucube Şahsım Devleti” haline getirilmiş ve Anayasa’ya karşı darbeler ondan sonra başlamıştır.

Devamını Oku
24.05.2026
İktidar niçin mutlaka kaybedecek?

İktidar yedi nedenle, mutlaka kaybedecek...

Devamını Oku
22.05.2026
Gönüllü köleliğe övgü (!)

“Gönüllü Kölelik Üzerine Söylev veya Tek Kişiye Karşı” (Discours de la servitude volontaire ou le Contr’Un) adlı kitap, Fransız düşünür Étienne de La Boétie’nin 1548’de, insanlık daha “Feodal Tarım-Din Toplumu” aşamasındayken, 18 yaşında yazdığı etkili bir siyaset sosyolojisi ve felsefesi eseridir.

Devamını Oku
21.05.2026
Yasaklanan 19 Mayıs!

19 Mayıs Bayramı, Atatürk’ün “Benim doğum tarihim olarak kabul edebilirsiniz” dediği, Samsun’a çıkarak İstiklal Savaşı’nı başlattığı günün kutlanmasıdır.

Devamını Oku
19.05.2026
Aptallığa övgü!

“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” (The Basic Laws of Human Stupidity) İtalyan tarihçi Carlo Maria Cipolla’nın 1976’da yazdığı bir kitaptır.

Devamını Oku
17.05.2026
Alçaklığa övgü (!)

Alçaksın sen: Zalimsin... Kemirgen ve sömürgensin!

Devamını Oku
15.05.2026
Casusa kitakse!

“Hocaefendi’nin Sandukası” adlı romanımın yayımlandığı yıl “En çok satanlar” listesine girmesinden ve üzerinde edebi incelemeler yazılmasından cesaret alarak, ana karakterin bir kadın casus olduğu, ikinci bir tarihsel ve toplumbilimsel roman yazıyorum.

Devamını Oku
14.05.2026
Düşman hukuku

Son zamanlarda “İkinci Silivri Trajedisi” bağlamında, İktidar yanlısı olmayan medyaya, birtakım holdinglere, “Ana Muhalefet Partisi CHP”ye, CHP’li Belediyelere ve buralarda çalışanlara yönelik “İBB Davası”, “Casusluk Davası” gibi davalardaki uygulamaları eleştirmek için sık sık kullanılan “Düşman (Ceza) Hukuku” diye bir kavram var...

Devamını Oku
12.05.2026
Yanardağ davası: Casus belli

Merdan Yanardağ’ın, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte yargılandığı “Casusluk Davası” ve Tele1 televizyon kanalına el konularak İstanbul’da iyi bir semtteki bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarılması...

Devamını Oku
10.05.2026
Okul sorunu okulda çözülür!

Dün gazeteniz Cumhuriyet’te, eğitim üzerine iki yazı vardı

Devamını Oku
08.05.2026
‘Eğitim kurumu’nda cinayet!

Sosyolojideki “Kurum” kavramı, Türkçemizde iki farklı anlam taşır...

Devamını Oku
07.05.2026
Toplumu çıldırtan çelişki

İktidar, ülkenin bütün kaynaklarını bitirdiği için gücünü yitirdikçe toplumu, aklın, mantığın ve siyasetin kabul edemeyeceği biçimde birbirine zıt olan iki ters yöne doğru zorlamaya başladı...

Devamını Oku
05.05.2026
Butlan davası: 3 iletide yargı sorunu

Değerli okurlarım bilirler; ben saklı, gizli kaynaklardan gelen “özel istihbarat”ı genellikle pek kullanmam, açık bilgiler üzerinden yorumlar yaparım.

Devamını Oku
03.05.2026
Yaşasın örgütlenme ve eğitim!

Tarihin ilk çelişkisi İnsan/Doğa çelişkisidir.

Devamını Oku
01.05.2026
CHP neden eleştiriliyor?

Türkiye’nin günümüzdeki temel sorunu belli...

Devamını Oku
30.04.2026
Faşizm nasıl kazanıyor?

Faşizm, insanların içindeki kötü özelliklerin birleşip bütünleşmesi sonunda, bunlardan beslenerek iktidar olur, yine bu kötü özellikleri kullanarak güçlenir ve iktidarını sürdürür!

Devamını Oku
28.04.2026
Abdülhamit ve Mehmet Âkif

Yeni İçişleri Bakanı, odasına II. Abdülhamit’in resmini asmış.

Devamını Oku
26.04.2026
24 Nisan 2026 Bildirisi: Direniş seferberliği

Bugün 24 Nisan; Kahraman Meclis’in açılışından 106 yıl, bir gün sonra.

Devamını Oku
24.04.2026
23 Nisan'da Merdan Yanardağ karabasanı

Burası, benim doğduğum, büyüdüğüm, yurtdışından heyecanla döndüğüm, korumak ve geliştirmek için ölmeye hazır olduğum VATANIM, TÜRKİYE CUMHURİYETİ mi?

Devamını Oku
23.04.2026
Macaristan ve Bulgaristan dersleri!

Önce hastalığımızı teşhis edelim ve adını koyalım...

Devamını Oku
21.04.2026
İktidarın dili ve şiddet

Toplumsal şiddetin çeşitli kaynakları vardır...

Devamını Oku
19.04.2026
Kin eken cinayet biçer!

Şiddetin “toplumsal kaynaklarını” şöyle özetleyebilirim.

Devamını Oku
17.04.2026
‘İlliberal demokrasi’ aldatmacası!

Yazının sonunda söyleyeceğimi en başta belirteyim...

Devamını Oku
16.04.2026
Macaristan seçimleri ve demokrasi umudu!

Hitler’in bize öğrettiği gerçek, Demokratik Rejimlerin yumuşak karnının, Temel Hak ve Özgürlüklerin yeterince korunamaması olduğudur!

Devamını Oku
14.04.2026
Haksızlığa, hukuksuzluğa alışmayacağız!

Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe alışmayacağız...

Devamını Oku
12.04.2026
‘Sırma saçlı ve badem gözlü’ Yalçın Küçük!

Aslında bugün “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizliğe Alışmayacağız; Tekrar Tekrar Karşı Çıkacağız” başlıklı bir yazı yazacaktım.

Devamını Oku
10.04.2026
Hayır savaşa alışmayacağız!

Bugün konumuz: İsrail Konsolosluğu’na yapılan saldırı ve İran’ın ABD’ye bildirdiği on maddelik ateş-kes koşulları ile ilgili olarak SAVAŞ!

Devamını Oku
09.04.2026
2015 tekrarlanamaz!

2015’te ne olduğunu anımsayalım...

Devamını Oku
07.04.2026
Yazılamayan 'zulme isyan!'

1) Bugün, iktidar uğruna insanları katledenlerin, hapsedenlerin, ister Firavun olsunlar, ister İmparator, ister Şah, ister Padişah; ister Piramitleri, ister Terra Kota Ordularını yaptırsınlar; insanlığın yüz karası ZALİMLER olarak tarihe geçtiklerini belirtecektim...

Devamını Oku
05.04.2026
‘Aydının’ günümüzdeki görevi (3)

Aydın, insanlığa, topluma yol gösteren kişi demektir.

Devamını Oku
03.04.2026
Aydın ihaneti: Kronoloji (2)

Türkiye’yi bugünlere taşıyan, Emperyalizmin güdümündeki dincietnikçi politikaların doruk noktalarında, bunlara destek verenler, (“Aydın” olduklarını iddia etseler ve toplum tarafından öyle görünseler bile) “Aydın” olarak kabul edilemezler!

Devamını Oku
02.04.2026
Aydın ihaneti nedir? (1)

Ben “İhanet” ve “Hain” sözcüklerini sevmem...

Devamını Oku
31.03.2026
Dincilik, etnikçilik ve emperyalizm

DİNCİ VE ETNİKÇİ POLİTİKALAR, DEMOKRATİK CUMHURİYETİ TEMELİNDEN YOK EDERLER...

Devamını Oku
29.03.2026
İktidarın altını oyan üç süreç

İ ktidarın ilk ve esas hedefinin, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini değiştirmek olduğu, hem kendi söylemlerinden ve eylemlerinden hem de AYM kararından öğrenilmişti.

Devamını Oku
27.03.2026
Kanalizasyondaki tuğla!

Aslında bir ülkeye yapılabilecek en büyük ihanet o ülke halkını cahil bırakmak, daha kötüsü de iyi eğitilmiş olanları da cahilleştirerek tüm halkı cahillerin yönetimine mahkûm etmektir.

Devamını Oku
26.03.2026
‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

İran’a saldırı ile iyice tırmandırılmış olan Ortadoğu Savaşı 7 Ekim 2023’de Hamas’ın İsrail’e yaptığı saldırı ile başlamadı: Ortadoğu Savaşı 11 Eylül 2001’de Usame Bin Ladin liderliğindeki El Kaide’nin ABD’ye yaptığı İkiz Kuleler saldırısı ile başladı!

Devamını Oku
24.03.2026
Hapiste bayram (!)

Hapiste bayram (!)

Devamını Oku
22.03.2026