Engizisyon

Engizisyon

12.06.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Suçlanan insanları mahkûm etmeden hapse atmak, ailelerinden uzak cezaevlerine, kötü koşullarda nakletmek, nakledildikleri yerlerde de kötü koşullar altında yaşatmak, ayrıca mahpusları “itirafçı” olmaya zorlamak, Ortaçağ’da, Avrupa’daki dinci Engizisyon Mahkemeleri’nde kullanılan çağ gerisi yöntemleri akla getirir.

Bu konudaki tarihsel bilgileri aşağıda özetledim.

***

Ortaçağ’daki Engizisyon yargılamalarında itiraf almak, suçlamaların kanıtlanması için kullanılan temel yollardan biriydi.

İtiraf elde etme yöntemleri ise Ortaçağ’ın acımasız uygulamalarını yansıtır:

1. Psikolojik Baskı ve Tehdit:

Sanıklar, genellikle uzun süre hücrelerde tek başlarına tutularak yalnızlık, korku ve belirsizliğe mahkûm edilirdi.

Engizisyon Mahkemeleri, sanığa atılı olan suçu itiraf ettirmek için dini inançları kullanır, günah çıkarma ve tövbenin ruhsal kurtuluş getireceğini anlatırlardı. Suçlananlar itiraf etmedikleri takdirde, ebedi cehennem azabı ya da idam gibi dünyevi cezalarla tehdit edilirdi.

2. Sorgulama ve Tuzak Sorular:

Engizisyon yargıçları, sanıkları çapraz sorguya tabi tutar ve teolojik ya da karmaşık sorularla çelişkili ifadeler vermelerini sağlamaya çalışırdı.

Bu sorgulamalar günlerce sürebilir, sanığın iradesini kırmayı amaçlardı.

3. Tanıklık ve İhbar:

Engizisyon, sanığın suçluluğunu kanıtlamak için tanık ifadelerine ve/ veya ihbarlara dayanırdı.

Tanıkların kimlikleri de çoğu zaman gizli tutulur, böylece, sanıkların bu ifadeleri çürütecek bir savunma yapmaları engellenirdi.

4. Fiziksel İşkence:

İtiraf almak için en yaygın yöntem işkenceydi.

İşkence, 13. yüzyıldan itibaren Papa IV. Innocentius’un onayıyla yasallaştırılmıştı, ancak “kan dökülmemesi” şartı getirilmişti.

Kullanılan işkence yöntemleri şunlardı:

Strappado:

Sanık, elleri arkadan bağlanarak bir ip yardımıyla yukarı çekilir, böylece omuzlarda ağrı ve sakatlanmaya yol açılırdı.

Su İşkencesi:

Sanığın ağzına su dökülerek boğulma hissi yaratılırdı.

Bu, “Waterboarding” denen yöntemle günümüzde de kullanılmaktadır.

Ateşle İşkence:

Tabanlar ateşe tutularak veya sıcak demirlerle dağlanırdı.

Tezgâh (Rack):

Sanığın uzuvları bir tezgâhta gerilerek eklemleri yerinden çıkana kadar acı çektirilirdi.

Bu işkence, Braveheart filminde, William Wallece’a (Mel Gibson) uygulanmıştı.

5. Din Adamlarının Rolü:

Rahipler tarafından, itiraf etmenin Tanrı’nın merhametini kazanacağı, aksi takdirde ruhun lanetleneceği anlatılırdı.

6. İtirafın Resmileştirilmesi:

Sanık itiraf ettiğinde, bu itiraf mahkeme önünde yazıya geçirilir ve sanıktan onaylaması istenirdi.

İtirafın, suçun ayrıntılarını ve öteki suç ortaklarını içermesi beklenirdi.

İtiraf edenler, tövbe ederlerse, hac ziyareti, kamu önünde kırbaçlanma veya mal varlığına el konması gibi daha hafif cezalar alırlardı.

Direnenler ya da itirafını geri çekenler genellikle yakılarak idam edilirlerdi.

***

Daha çok İspanya’da kurumlaşan Engizisyon’un itiraf ettirme yöntemleri, hem sanığın hem de toplumun üzerinde korku ve kontrol oluşturmayı amaçlıyordu.

Bu yöntemler, özellikle 15. ve 16. yüzyıllarda, sahte itiraflara yol açarak masumların cezalandırılmalarıyla sonuçlanıyordu.

Reform, Rönesans ve Fransız Devrimi, Kilise’nin ve Kralın, daha çok Yahudilere, Müslümanlara ve kadınlara yönelik olan bu zulmüne son verdi!

***

Sevgili okurlarım, iyi ki Ortaçağ Avrupa’sında değiliz ve Anayasa’sında “Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” yazan Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyoruz...

Ve iyi ki Adalet Bakanımızın dediği gibi “Bağımsız bir yargımız (!)” ve Anayasa Mahkememiz var!

İlgili Konular: #CEZAevi

Yazarın Son Yazıları

Sömürü, soygun ve NATO tutuklamaları!

İktisat, toplumsal ve insani (beşeri) bilimlerin doğal bilimlere en yakın olan, en gelişmiş dalıdır.

Devamını Oku
02.07.2026
Faşist ahlak pornografisi

“Faşist Ahlâk Pornografisi” yavaş yavaş bizim toplumu da pençesine almakta...

Devamını Oku
30.06.2026
Kılıçdaroğlu: Kurtarıcılıktan bozgunculuğa (mı?)

Kılıçdaroğlu 13 yıl boyunca siyasette “Kurtarıcılık” rolü ile yükseldi...

Devamını Oku
28.06.2026
Sıra anneanne ve babaannelere mi geldi?

Ülkemiz çılgın bir zulüm girdabının içinde çırpınıyor!

Devamını Oku
26.06.2026
Seçimi geçersiz kılmak

İktidara yakın bir medya sitesinde 23 Haziran 2026 tarihli bir haber...

Devamını Oku
25.06.2026
Meşruiyetini kaybeden iktidara direnmek anayasal görevdir (4)

Bu iktidar hem 16 Nisan 2017 tarihinde rejimi değiştiren halkoylamasında oyların yasalara aykırı bir biçimde sayılması dolayısıyla hem de Anayasa’ya aykırı olan başka eylem ve söylemlerine ilave olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak, “meşruiyetinin iki kaynağı açısından da” sorun yaşamaktadır.

Devamını Oku
23.06.2026
Seçimi yapmadan önce kazanmak (3)

Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.

Devamını Oku
21.06.2026
İktidar seçimi saptıracak mı? (2)

Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.

Devamını Oku
19.06.2026
İktidar seçim yapmayacak mı? (1)

Anayasal haklarını kullanan ve yasal gösteri yapmak isteyen işçilere, öğretmenlere, avukatlara, emeklilere, öğrencilere uygulanan orantısız şiddet, İktidarın, toplumdan ve Demokrasi’den hem korktuğunun hem de uzaklaştığının göstergesi.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026
Hanımlar beyler, kıymayın bu Cumhuriyete!

Hanımlar Beyler...

Devamını Oku
14.06.2026
Emperyalizm ve ‘İmamoğlu-Özel ikilisi’nin şansı

4-6 Kasım 2023 tarihindeki Kurultay’da, Kılıçdaroğlu’nun yerine Özel’in seçilmesi, siyasal veya ideolojik bir ayrışmadan kaynaklanmıyordu.

Devamını Oku
12.06.2026
CHP örgütü ve seçmeni aptal değildir-4

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kurduğu rejim ve yaptığı yanlışlar sayesinde kazanacağı beklenen bir seçimi, yitirince kendi genel başkanlığı zamanında seçilmiş delegeler tarafından beş nedenle değiştirildi.

Devamını Oku
11.06.2026
CHP emperyalizme direnebilecek mi?-3

Emperyalizm ve İktidar birlikte, Anayasa’ya, Üniter Cumhuriyete, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ne, CHP üzerinden rest çekti.

Devamını Oku
09.06.2026
Emperyalizm muhalefeti de biçimlendiriyor-2

Türkiye, Balkanlar’a, Kafkaslar’a, Ortadoğu’ya, Yakındoğu’ya, Doğu Akdeniz’e, Ege’ye, Boğazlara ve Karadeniz’e hâkim konumuyla dünya egemenliği için savaşan güçler bağlamında, her türlü Emperyalizm açısından bir hedef halindedir!

Devamını Oku
07.06.2026
Emperyalizm muhalefeti de biçimlendiriyor-1

Türkiye, Emperyalizme karşı, 1919’dan beri Atatürk’ün liderliğinde, Dinci Padişahlıktan Laik Cumhuriyete, Yarı Sömürgelikten Bağımsızlığa, Tarım Üretiminden Endüstri Üretimine geçmek için direniyor.

Devamını Oku
05.06.2026
‘Hizmetkâr’ın ‘devlet aklı’ ve CHP

“Siyasal iktidar”, kendini seçenlerin “hizmetkârıdır”: Her seçim döneminde liderler “Size en iyi ben hizmet ederim” iddiasıyla gelir ve seçmenden oy isterler.

Devamını Oku
04.06.2026
Kurultay imzasının anlamı?

İMZA VERMEK YA DA VERMEMEK: Kötülük kazanırken direnmek mi işbirliği yapmak mı?

Devamını Oku
02.06.2026
Ne yapmalı?

Bugün yaşanan inanılmaz Rejim ve Hukuk krizinin temelinde kuşkusuz, kişiliklerin de rolü var.

Devamını Oku
31.05.2026
Tam 66 yıl 1 ay önce!

29 Nisan 1960 günü, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin bahçesinde olağanüstü bir kalabalık vardı.

Devamını Oku
29.05.2026
Brütüs: Hainliğe övgü (!)

CHP’ye yapılan saldırı dolayısıyla, bugün sevmediğim bir kavram olan “HAİNLİK” üzerinden üçüncü “ÖVGÜ” yazımı: Hem koleksiyon tamamlansın hem Carlo Maria Cipolla ile Étienne de La Boétie’ye bir nazire olsun ve hem de “politikacılar” başta olmak üzere, “insanlık” adına evrensel bir katkı (!) yapayım diye yayımlıyorum.

Devamını Oku
28.05.2026
CHP'ye saldırı: Lozan’la hesaplaşma!

Tarihsel tabanlı siyasal süreçler sadece tek bir anı belirleyen fotoğraf karelerine indirgenmemeli, bir film şeridi gibi izlenmelidir.

Devamını Oku
26.05.2026
Anayasaya 'on ikinci darbe'!

Türkiye Cumhuriyeti çok uzun bir süreç sonunda “Ucube Şahsım Devleti” haline getirilmiş ve Anayasa’ya karşı darbeler ondan sonra başlamıştır.

Devamını Oku
24.05.2026
İktidar niçin mutlaka kaybedecek?

İktidar yedi nedenle, mutlaka kaybedecek...

Devamını Oku
22.05.2026
Gönüllü köleliğe övgü (!)

“Gönüllü Kölelik Üzerine Söylev veya Tek Kişiye Karşı” (Discours de la servitude volontaire ou le Contr’Un) adlı kitap, Fransız düşünür Étienne de La Boétie’nin 1548’de, insanlık daha “Feodal Tarım-Din Toplumu” aşamasındayken, 18 yaşında yazdığı etkili bir siyaset sosyolojisi ve felsefesi eseridir.

Devamını Oku
21.05.2026
Yasaklanan 19 Mayıs!

19 Mayıs Bayramı, Atatürk’ün “Benim doğum tarihim olarak kabul edebilirsiniz” dediği, Samsun’a çıkarak İstiklal Savaşı’nı başlattığı günün kutlanmasıdır.

Devamını Oku
19.05.2026
Aptallığa övgü!

“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” (The Basic Laws of Human Stupidity) İtalyan tarihçi Carlo Maria Cipolla’nın 1976’da yazdığı bir kitaptır.

Devamını Oku
17.05.2026
Alçaklığa övgü (!)

Alçaksın sen: Zalimsin... Kemirgen ve sömürgensin!

Devamını Oku
15.05.2026
Casusa kitakse!

“Hocaefendi’nin Sandukası” adlı romanımın yayımlandığı yıl “En çok satanlar” listesine girmesinden ve üzerinde edebi incelemeler yazılmasından cesaret alarak, ana karakterin bir kadın casus olduğu, ikinci bir tarihsel ve toplumbilimsel roman yazıyorum.

Devamını Oku
14.05.2026
Düşman hukuku

Son zamanlarda “İkinci Silivri Trajedisi” bağlamında, İktidar yanlısı olmayan medyaya, birtakım holdinglere, “Ana Muhalefet Partisi CHP”ye, CHP’li Belediyelere ve buralarda çalışanlara yönelik “İBB Davası”, “Casusluk Davası” gibi davalardaki uygulamaları eleştirmek için sık sık kullanılan “Düşman (Ceza) Hukuku” diye bir kavram var...

Devamını Oku
12.05.2026
Yanardağ davası: Casus belli

Merdan Yanardağ’ın, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte yargılandığı “Casusluk Davası” ve Tele1 televizyon kanalına el konularak İstanbul’da iyi bir semtteki bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarılması...

Devamını Oku
10.05.2026
Okul sorunu okulda çözülür!

Dün gazeteniz Cumhuriyet’te, eğitim üzerine iki yazı vardı

Devamını Oku
08.05.2026
‘Eğitim kurumu’nda cinayet!

Sosyolojideki “Kurum” kavramı, Türkçemizde iki farklı anlam taşır...

Devamını Oku
07.05.2026
Toplumu çıldırtan çelişki

İktidar, ülkenin bütün kaynaklarını bitirdiği için gücünü yitirdikçe toplumu, aklın, mantığın ve siyasetin kabul edemeyeceği biçimde birbirine zıt olan iki ters yöne doğru zorlamaya başladı...

Devamını Oku
05.05.2026
Butlan davası: 3 iletide yargı sorunu

Değerli okurlarım bilirler; ben saklı, gizli kaynaklardan gelen “özel istihbarat”ı genellikle pek kullanmam, açık bilgiler üzerinden yorumlar yaparım.

Devamını Oku
03.05.2026
Yaşasın örgütlenme ve eğitim!

Tarihin ilk çelişkisi İnsan/Doğa çelişkisidir.

Devamını Oku
01.05.2026
CHP neden eleştiriliyor?

Türkiye’nin günümüzdeki temel sorunu belli...

Devamını Oku
30.04.2026
Faşizm nasıl kazanıyor?

Faşizm, insanların içindeki kötü özelliklerin birleşip bütünleşmesi sonunda, bunlardan beslenerek iktidar olur, yine bu kötü özellikleri kullanarak güçlenir ve iktidarını sürdürür!

Devamını Oku
28.04.2026
Abdülhamit ve Mehmet Âkif

Yeni İçişleri Bakanı, odasına II. Abdülhamit’in resmini asmış.

Devamını Oku
26.04.2026
24 Nisan 2026 Bildirisi: Direniş seferberliği

Bugün 24 Nisan; Kahraman Meclis’in açılışından 106 yıl, bir gün sonra.

Devamını Oku
24.04.2026