NATO’suz dünya düşü kurmak mümkün mü?
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

NATO’suz dünya düşü kurmak mümkün mü?

05.12.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Can Çekişen NATO Toplantısı” sorunları, açmazları çoğaltarak sonlandı. Varlığı ABD’nin güvenliği, etkinliği için kurgulanmış bu dev yapının içi kaynıyor doğal olarak. Macron açıktan “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” dedi. Ali Sirmen geçen yazısında ayrıntılı biçimde konuyu ele aldı. İmza koyarım yazıya. Bugünlerde süren “emperyalizm” tartışması için de şahane veriler var artık elimizde. Soru yalın: “Hem NATO’cu olup hem antiemperyalist olmak mümkün mü?” Aslında bir soru daha ilişmeli yanına: “Hem Atatürkçü olup, hem NATO’cu olunabilir mi?”


Hâlâ komünizm korkusu


NATO, “küresel komünizmle mücadele derneğidir”. Her ülkede işbirlikçisi bulunmasının nedeni komünizm korkusudur. Bizde tüm sağ iktidarlar ve ordu NATO’cudur. Bugün iktidarda olan siyasal İslamcıların tarihi NATO güzellemeleriyle doludur. Erdoğan’ın, Hulusi Akar’ın, Fahrettin Altun’un son toplantıda bağlılıklarını dile getirmelerini yadırgamamak gerekir. Şu halde sorun, RTE’ye “ABD ile mücadele veriyor, emperyalist saldırı karşısında direniyor” diyen kafalardadır.

Gorbaçov’un insanlığa ihanetiyle yıkılan iki kutuplu dünya pek çok açıdan şimdiye göre daha dengeliydi. Çok kutuplu denen postmodern günler, bize her yanda artan terör oluşumları sundu. Kaldı ki, yine Sayın Sirmen’in dediği gibi: “NATO’daki kavganın bir nedeni terör tarifinde uzlaşamamaktır.” RTE NATO’ya değil, her kafadan çıkan ayrı terör tarifine karşıdır. Dahası, bu seslerin güçlü çıkması karşısında Türkiye iyice yalnız kalmış durumdadır.


Hayaller gerçekler


Türkiye’nin bölgesel güç olmak için uydurduğu “Neo-Osmanlı” tezleri çoktan çöktü. Hal böyle olunca da, hakikatle karşı karşıya kalındı. ABD bölgedeki Kürt oluşumlarından “terörist” diye söz etmiyor. AB zaten etmiyordu. Bizi ilgilendiren taraf Türk, Kürt tüm bölge halkının ne düşündüğüdür. NATO işbirlikçisi olmanın herhangi halka en ufak bir yararı var mı? Yanıtını bildiğimiz halde, neden tüm bölge halkları liderleri “ben daha NATO’cuyum yarışında?”

Kapitalizmin ağır yaralı olduğu günlerdeyiz. Ayakta kalmak için her yolu deniyor. Farklı biçimlerde savaşlarla dünya çalkalanıyor. İktisadi krizler, doğal olarak toplumsal sonuçlar da doğuracak. Bizim de dışında kalmamız mümkün değil. Yalnız, örneğin AB üyesi bir ülkenin kapitalizm kriziyle boğuşmasıyla, bizimki arasında derin fark var. Orada kurallar var, hukuk işliyor. Her ne olursa olsun, liberal demokrasi temeli güçlü, sağlam.

Oysa biz, krize bu güne dek tanımadığımız siyasal İslamcı bir partiyle yakalandık. Biri dese ki, Bunda şaşacak ne var, aslında krizin doğurduğu bir siyasal akımla karşı karşıyayız. İslam coğrafyasında bundan öte ne olurdu?” itiraz etmem. Yalnız bugüne dek gördüğümüz sağ iktidarlarla AKP arasında ciddi fark olduğu unutulmamalı. Üstelik otokrat yapı, Meclis’in devre dışı kaldığı şu günlerde, öngörülmesi hayli güç tavırlarla karşılaşmamıza neden oluyor. Diyeceğim, kapitalizmin krizine bizde siyasal İslam eklenmiştir. Denklem daha güç, karmaşıktır.


Askeri sivili göbekten bağlı


Her darbeci ilk konuşmasında “NATO’ya bağlıyız” der, ardından işe koyulurdu. Bunun anlamını biliyoruz. Sivil siyasal yapılar da yola çıkarken aynı bağlılık yemini eder bizde. Siyasal yelpazenin neresinde olursa olsun tüm düzen partileri bağlılığını bildirir NATO’ya, yani ABD’ye. Peki, buradan toplum yararına yaratıcı seçenek çıkarmak mümkün müdür? Sos olarak bile soldan söz etmenin suç görüldüğü günlerdeyiz. Oysa tam da farklı seçenekler sunmanın zamanı. Adına muhafazakâr denen, kim bulduysa güzel bulmuş, “abdestli kapitalizm”şında cümle kuracak biri yok mudur?

Kimseyi rahatsız etmeden siyaset yapmak, ezberleri yineleyerek köşe tutmak, bana kalırsa rastlantıyla, geçici başarı getiriyor. Oysa sorunların temeline inmeden, düzeni restore ederek atılan her adım, son kertede sağ siyasete yarıyor. Her gün biraz daha sağcı olan bir ülkenin geleceksiz olması kaçınılmazdır. İki soru sormuştum, Atatürkçüler de bence iyi düşünüp yanıt bulmalı. Asgari olarak emperyalizme itiraz eden birinin, en azından doğru dürüst söylemi olması gerekmez mi? NATO’cu olmak Cumhuriyetin ruhuna Fatiha okumaktır. Bunu her zaman uzakta aramak olsa olsa saflıktır!

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020