Ölürken şarkı söylemek mi?
Evin İlyasoğlu
Son Köşe Yazıları

Ölürken şarkı söylemek mi?

17.06.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Opera nedir sorusu, operayı bilmeyenler için, “sahnede insanların ölürken şarkı söylediği sanattır”. Bir şeyi yeterince tanımıyorsanız ve tanımak için de çaba harcamıyorsanız, onu alay konusu yapmak en kolayıdır. 

Opera kocaman bir ekip sanatıdır. Tiyatroyu, müziği, dekorları ve giysileriyle resim sanatını; librettosundaki şiirsel öykü ile edebiyatı, danslarıyla bale sanatını barındıran; rejisörüyle orkestra şefinin işbirliği yaptığı müthiş zengin bir sanat dalıdır. Opera sanatçısı en ağır sanat dallarından birini seçmiş demektir. Mitoloji, edebiyat, sosyal tarih, opera tarihi, genel müzik tarihi yanı sıra, tiyatroculuk, müzisyenlik, dans sanatı, mim sanatı bilgilerine sahip olması gerekir. Her şeyden önemlisi de çalgısını kendi bedeninde taşımasıdır. Çalgısı sesidir. Sesini korumakla, ona iyi bakmakla yalnız kendi sorumludur. Sesine ifade katarken, söylediği aryanın bestelendiği çağdaki üslubu iyi bilmek zorundadır. Ayrıca sahne ve salon akustiğini de iyi tanımalıdır.

Son kitabım Leyla Gencer’i yazarken beni en çok etkileyen, bir operacının yaşam disiplini oldu. Kitabın sonundaki Epilog’da Leyla Hanım’ın genç bir operacıya öğütlerini hayal ettim:

Önce bestecinin üslubunu çok iyi tanımalısın. Eserin içindeki teksti çok iyi bilmelisin. Su gibi İtalyanca ve birkaç lisan öğrenmelisin. İyi bir operacı, müzik kadar tiyatroya da hâkim olmalı. Şarkıyı söylerken içindeki hikâyeyi teatral olarak yaşatmalısın. Seni seyretmeseler de sesinle dramatik ortamı duyurmalısın. Kendine intizamlı bir sistem kurmalısın. Sahne, aile, çevre arasında bir muvazene bulmalısın. Yalnız kendi branşına değil, hayatta her şeye alaka duymalısın: Politika, edebiyat, dans, moda… Biz öyle bir devirde yaşadık ki, bütün meslektaşlarımız birbiriyle yarış halindeydi. Kültürümüzü geliştirerek ve aklımızı kullanarak fark yarattık. 

Sahneye çıkana kadar yaşadığın tedirginlik senin en yakın arkadaşındır. O seni bir sonrası için kamçılayacaktır. Bir sonrası ise sahneye attığın adımdır. Sahnenin korkulacak bir yer olmadığını her temsilde yeniden öğreneceksin. 

Başın hep dik olacak. Gün gelip seni yakan hadiselerde gözyaşlarını içine akıtmasını bileceksin. Sahne senin iyileşmeni beklemez. Orada şahsi hüznünü arkaya atıp, yine sahnedeki kimliğinle teselli bulacaksın. Temsil sonrası alkışlar, bravolar duyacaksın, sevineceksin ama biraz sonra hepsi havaya karışacaktır; o gece seninle eve kadar bile gelmezler, onlara kapılmayacaksın. Rakiplerini tanıyacaksın. Diğer kastların oyununu da gidip seyredeceksin. Sahnenle, seyircinle arana kimse giremez. Sahnedeki büyülü havayı teneffüs edip seyirciyi peşinden sürükleyeceksin. Sahneye çıktığında güncel teferruatlar artık bir sis bulutu gibi uçmuştur: Parasızlık, yalnızlık, aşk acısı, hırslar, öfkeler, rekabet hepsi geride kalmıştır. Sen şimdi Lady Mackbeth veya Norma’sın. Bellini’yi söylerken Chopin’in piyano noktürnlerindeki melodi akışını dinlemelisin. Donizetti operalarındaki psikolojik derinliklere vâkıf olmalısın. Dostların arasında yalnız operacılar değil, renkli insanlar da olmalı: Ressamlar, tiyatrocular, şairler, politikacılar. Odalara kapanıp, sahne-ev arasında bir düzen kuramazsın. Kılık kıyafetin ehemmiyeti yalnız sahnede değildir. Sokakta, arkadaşlarının arasında temayüz edeceksin. Primadonna olmadan önce o davranışı öğreneceksin. Sahnede makyajla, ihtişamlı kıyafetle donatılırsın. Gündelik hayatında giyiminle, zarafetinle dikkat çekecek, kendi hayatının primadonnası olacaksın. Daima vakur ve kendine güvenli bir imaj yaratacaksın. Norma gibi kendini ateşe atmaya, Butterfly gibi hançerinle harakiri yapmaya hazır mısın? Aida gibi sevgilinin yanı sıra kendini o soğuk mezara gömebilecek misin? Yalnız rolünle değil, sesinle de bu hissiyatı yaşatabilecek misin? Kendine güveniyorsun değil mi? Hadi bakalım, yolun açık olsun.”

Şimdi de siz okurlarıma ben soruyorum: En son hangi opera temsilini gördünüz? Hayatınızda sizi en çok etkileyen temsil aklınızda mı? AKM’yi özlüyor musunuz?

Ben 1997’de, Aya İrini’de izlediğim Bertoni’nin Orfeo operasını unutamam. Şef C. Scimone, I Solisti Veneti’yi yönetiyordu. San Magno Korosu ve solistleri icra ediyordu. Sahne ileri doğru büyütülmüştü. Aya İrini’nin atmosferine bu kadar güzel uyarlanmış olması da ayrı bir sanatçılıktı. İşte opera böyle bir şeydir: Her yönüyle izleyenin dikkatini çekmelidir. İlk gençliğimden beri AKM’deki bütün operaları izledim. Önce konusunu okuyup bestecileri tanır, sonra program notlarına bakıp o gece hangi kast oynuyor diye heyecanla perdenin açılmasını beklerdim.

Yazarın Son Yazıları

Ayla Erduran’ın ardından

Tam geçen haftaki Ayla Erduran’ı anma etkinliği üstüne yazımı hazırlarken sevgili Yeşim Gürer Oymak’ın İKSV Genel Müdürlüğü’ne atandığını duydum.

Devamını Oku
14.01.2026
Mesut İktu’nun ardından

Geçen hafta 3 Ocak’ta çok değerli bir opera sanatçımızı, bariton Prof. Dr. Mesut İktu’yu yitirdik.

Devamını Oku
07.01.2026
Yalçın Tura’ya büyük ödül

Yalçın Tura’ya (d.1934) 2025 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında “müzik özel ödülü” verildi.

Devamını Oku
31.12.2025
İnönü’nün anısına bir konser

İDSO’nun her yıl Erdal İnönü’nün anısına bir konser adaması ne kadar anlamlıdır.

Devamını Oku
24.12.2025
‘İnsan sesi’

Soprano ve şef Barbara Hannigan’ı 2023’te İstanbul Müzik Festivali çerçevesinde ve BİFO eşliğinde dinlemiştik.

Devamını Oku
17.12.2025
Selim İleri ve Leyla Gencer

Bir zamanlar Boğaziçi Üniversitesi’ndeki akademisyenlerin ürettikleri çalışmaları kamusal alana taşımak ve üniversitenin entelektüel canlılığını toplumla buluşturmak amacıyla rektörlüğün üst katındaki kütüphanede “Kitaplar Arasında Buluşmalar” düzenlenirdi.

Devamını Oku
10.12.2025
Aya İrini: İKSV Festivali’nin tanığı

Aya İrini: İKSV Festivali’nin tanığı

Devamını Oku
03.12.2025
Aykal-Darmar-Hornung ve Saygun

Geçen haftaki İDSO/DenizBank konserleri çerçevesindeki konseri değerli şefimiz Gürer Aykal yönetti.

Devamını Oku
26.11.2025
A.A. Saygun ve Gürer Aykal

Uzun yıllar önce maestro Gürer Aykal ile yaptığım bir söyleşide şöyle anlatıyordu...

Devamını Oku
19.11.2025
Tekfen Filarmoni ve Borusan İstanbul Filarmoni’den unutulmaz konserler

Geçen hafta Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın İşSanat’taki açılış konserini dinledik.

Devamını Oku
12.11.2025
Erdal İnönü ve Zehra Yıldız

Erdal İnönü geçen hafta ölümünün 18. yıldönümünde mezarı başında anıldı.

Devamını Oku
05.11.2025
O ne güzel heyecandı

Bizim çocukluğumuzda Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ilkokulda, ortaokulda yapılan törenlerle, marşlarla, okunan şiirlerle dolu dolu geçerdi.

Devamını Oku
29.10.2025
Howard Griffiths’i yeniden dinlemek

İngiliz orkestra şefi ve viyolacı Howard Griffiths ile dostluğumuz yıllar öncesine dayanır.

Devamını Oku
22.10.2025
Yeni mevsim hızlı başladı

Eskiden orkestraların mevsime başlarken ilk konserleri için “Daha üyeler yaz mahmurluğunu üstlerinden atamamış” diye eleştiriler çıkardı.

Devamını Oku
15.10.2025
İstanbul’da yeni mevsim rengârenk

Yaz yavaş yavaş bitiyor.

Devamını Oku
08.10.2025
Türk Dil Kurumu ödülüm

Türk Dil Kurumu ödülüm

Devamını Oku
01.10.2025
Leylâ Pamir’i anmak

Leylâ Pamir (1930-2023) çok değerli bir müzik insanıydı.

Devamını Oku
24.09.2025
Pekineller bir ilki gerçekleştirdi

Geçen hafta Atatürk Kültür Merkezi’nde 6-12 Eylül tarihlerinde yapılan “Pekinel Uluslararası Masterclass”ın AKM Tiyatro Salonu’ndaki kapanışını izledim.

Devamını Oku
17.09.2025
Dört günde iki kent ve bol müzik

Geçen hafta dört günlük bir Polonya turundaydım.

Devamını Oku
10.09.2025
Cem Mansur ve gençler

Cem Mansur’u uzun yıllardır tanırım. Özellikle gençlerin elinden tutması, onlara güvenmesi; orkesta programı hazırlarken bildik yapıtların yanı sıra çağdaş ya da az bilinen tarihi yapıtları izleyiciye ve orkestra üyelerine tanıtması onun en önemli başarılarındandır.

Devamını Oku
03.09.2025
Nehir söyleşisi nedir?

Bilmem dikkat ediyor musunuz son yıllarda ortaya çıkan “nehir söyleşisi” alt başlığı ile bir edebiyat türü var.

Devamını Oku
27.08.2025
Bülent Tarcan: Bir cerrah ve besteci

Kimi isimler, tarihe bir değil, iki imza atmıştır. Örneğin Bülent Tarcan!

Devamını Oku
20.08.2025
Sabah mutlu uyanmak

İnsan ne zaman mutlu uyanır?

Devamını Oku
06.08.2025
Müzikte Turquerie

Osmanlılar 14. yüzyılda Balkanlar’a girmiş, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fethetmiş ve 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanmış, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuşlar.

Devamını Oku
30.07.2025
Mizah, tango ve Scarlatti

Son zamanda yayımlanan üç kitaba değinmek istiyorum...

Devamını Oku
23.07.2025
53. festival de sona erdi

Bizim kuşak çok genç yaşlarındaydı İstanbul Müzik Festivali ile tanıştığında. Festivalin başlaması ilkbaharın gelmesiydi.

Devamını Oku
02.07.2025
Alfred Brendel’ın ardından

Çağımızın efsane piyanisti Alfred Brendel, ne harika bir çocukmuş ne de ailesinde bir başka müzisyen varmış.

Devamını Oku
25.06.2025
İstanbul’un her köşesi müzik

Önceki hafta 53. İstanbul Müzik Festivali güzel bir coşkuyla başladı: Yöneticiler, çalanlar, dinleyiciler hepsi yıllar içinde artık kocaman bir aile olmuş.

Devamını Oku
18.06.2025
Sessizlik-festival-Musa Bey

Geçen hafta Kurban Bayramı’ydı. Dört buçuk gün kadar sürdü.

Devamını Oku
11.06.2025
Elektra ve Nil Venditti

19. yüzyılın sonundaki post romantik besteci Richard Strauss (1864-1949) art arda iki opera birden besteler.

Devamını Oku
04.06.2025
Oya Başak’a mektup

Sevgili Oya’cığım, biliyorum, birazdan arayıp: “Bu hafta beni hangi konserlere götürüyorsun” diye soracaksın.

Devamını Oku
28.05.2025
BİFO’nun son konseri ve Gılgameş

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Carlo Tenan’ın yönettiği seçkin bir programla mevsimi kapattı.

Devamını Oku
21.05.2025
ENKA/Can Kiracı/ Opera Bale Festivali

ENKA/Can Kiracı/ Opera Bale Festivali

Devamını Oku
14.05.2025
Muhittin ve Gülseren Sadak

Muhittin ve Gülseren Sadak

Devamını Oku
30.04.2025
Aykal, Naz İrem ve Levendoğlu

Aykal, Naz İrem ve Levendoğlu

Devamını Oku
16.04.2025
Avrupa orkestralarında iki viyolacımız

Avrupa orkestralarında iki viyolacımız

Devamını Oku
09.04.2025
Dört dörtlük bir dinleti

Dört dörtlük bir dinleti

Devamını Oku
02.04.2025
Suna Korat’ı hiç dinlediniz mi?

Suna Korat’ı hiç dinlediniz mi?

Devamını Oku
26.03.2025
Aya İrini: Festivalin efsane tanığı

Aya İrini: Festivalin efsane tanığı

Devamını Oku
19.03.2025
BİFO’dan unutulmayacak bir dinleti

BİFO’dan unutulmayacak bir dinleti

Devamını Oku
12.03.2025