Işıl paralel evrenlerde
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Işıl paralel evrenlerde

24.07.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlarım, dünyadaki tüm canlıların hakkı olan tatilden yeni döndüm. Yani kürkçü dükkânındayım. Yediklerim içtiklerim benim olsun, tatilde neler gördüm doğal olarak bunu sizlerle paylaşmak istiyorum, işim bu. Şimdi öksüz, yetim, dul ve Cumhuriyet yazarı ben, acaba nerelerde dolaştım. Baştan söyleyeyim kıskanmak yok. Ne yapalım, beni seven dostlarım çok.

Başlayayım: Bodrum’dayım, Bitez’de çok eski ve görmüş geçirmiş bir sitede ayın doğuşunu seyrediyorum; az önce, 10 tane midyenin 50 lira olduğu plajdan geldim. Plajın önünde ve sitenin yollarında şimdiye kadar hiç görmediğim çok lüks arabalar gördüm. Vızır vızır önümden geçip gidiyorlar. Mesleki deformasyonum devreye girdi ve arabaların kaç para olduğunu tahmin etmeye çalıştım, arkadaşlarım benim tahminime kahkahalarla güldüler ve benim artık gerçek bir dinazor olduğuma karar verdiler. Arabalar 10 milyonla 20 milyon arasındaymış. Boş buldukları araziye kendilerini güzelce park ediyorlarmış. 50 kilometre hızla giderken içerideki kişiler kendilerini 200 kilometre hızla gider gibi hissediyorlarmış. Bu kadarı da fazla.

(Kibele Kibele olalı böyle zulüm görmedi.)

Elimi cebime attırmayan dostlarım dolunayı seyretmem için gerçekten bir sodanın 200 lira olduğu çok lüks otel teraslarına, gece yarısı film izlenen mekânlara götürdüler ve Bodrum’un gece hayatına vakıf olmam için Gümbet’te yarım saat konukladık. Kışın inşaatlarda çalışan delikanlılar, bütün bir yıl Bodrum’a gelmek için para biriktiren az gelirli işlerde çalışan genç kızlar ve tabii cinsel yönelimleri farklı kadınlar ve erkekler çılgın bir müzik eşliğinde dans ediyorlardı. Çalınan müziğe dayanmak için kafayı iyice bulmak gerekiyor, bir biranın 120 lira olduğu mekânlarda kafa yapan başka şeylerin de bol miktarda tüketildiğini düşünmedim değil.

Bodrum hayatına iyice alıştım ya, artık en güzel denize girme vaktim gelmişti. Bir başka dostum beni Yalıçiftlik’deki bir halk plajına götürdü. Hemen sahilde koskocaman bir toprak parçası tellerle çevrilmiş ve koskocaman her yerden görünen bir reklam levhası: Ağaoğlu plaj alanı. Alt metin: Yaşam mimarı. Vallahi bu açgözlülük beni deli ediyor, neyse ki ön tarafta çadır kurulabilen, insanların koltuklarıyla gelip oturdukları bir alan bırakılmış. Biz de çöktük, deniz harika ve ahali de harika! Özellikle memlekette tatil yapan üç Alamancı ailenin büyük bir şevkle kurdukları çadıra ve donattıkları masaya misafir olabilmeyi, yiyip içip konuşmayı çok isterdim. Tatildeyim ya kendimi tuttum ve beş dakika içinde 20 liradan 25 mısır satan ve hemen geri dönüp yolda bıraktığı mısır kazanından sepetini yeniden 25 mısırla dolduran ve yeniden dolaşmaya başlayan mısırcının o gün, tüm 5 bin liralık bir kazanç sağladığını tespit etmek beni mutlu etti. Yaşasın alın teriyle kazanılan para! Güle güle harca! Şimdi diyeceksiniz bu alın teri kazanç nereden çıktı? Çünkü Bodrum’da inanılmaz ak mı kara mı olduğunu anlayamadığım bir para var, tam bunları düşünürken halk plajına tepeden bakan kale gibi bir yapıya arka arkaya üç helikopter indi. Tabii benim hayal gücüm durur mu, bildim ki bir mafya toplantısı var! Mehmet Ağar’ın işletmesine sahip olduğu Yalıkavak Marina’da ise bağlı yatları görünce hiç şaşırmadım. Aynı Marinada Afyonlu bir doktor ve biyokimyacı eşinin aşkla açtıkları dondurmacı dükkânında sağlıklı dondurmanın her çeşidini tadarken mest oldum. Yalıkavak Marina’daki en güzel anlarımdan biriydi.

Bu kadar Bodrum yeter şimdi biraz Datça’ya ve UKKSA’ya (Uluslararası Knidos Kültür Sanat Akademisi) gidelim. Sizlere Datça’nın Yaka köyünde inatçı bir adamın (Nevzat Metin) kurduğu UKKSA’yı geçen yıl anlatmıştım. Muhteşem bir alan, heykelciler, seramik ustaları, ressamlar dağdan esen rüzgârın serinlettiği alanda harıl harıl çalışıyorlar. Ben gittiğimde “Ateşten Doğan” seramik atölyesi vardı. Tabii hemen ertesi gün denizi boşverip seramik atölyesine damladım. Atölyedeki hocalar sağ olsunlar dünyanın en primitif şahmeranını, en komik Kibele’sini yapmaya çalışan bana epeyce yol gösterdiler. Ben de yaparken kendi kendime gülüp bir şaheser yarattığıma kendimi inandırdım. Şimdi ben geldim, bıraktığım muhteşem (!) eserler onlar tarafından sırlanacak, bir ipucu şahmeranı kıpkırmızı boyadım. Yakışır. Çok güzel günlerdi şimdi burada tanıştığım ve bana yol gösteren ustaların adlarını tek tek yazamam yerim bu kadar ama sizler UKKSA’ya internetten girerek, her şeyi öğrenebilirsiniz ve gelecek yıl belki de yolunuz bu esintili sanat merkezine düşer.

Sevgili okurum, artık inime döndüm ve ülkede hiçbir şey değişmemiş. Off canını birkaç gün sıkmayayım.

Yazarın Son Yazıları

Emperyalizm haykırıyor: ‘Dünya artık bizim!’

Sevgili okurlarım izin verirseniz, bugün öncelikle fakir emeklilere günde sadece üç simit parası eden yeni zammı nasıl kullanabileceklerini söylemekle başlamak istiyorum.

Devamını Oku
11.01.2026
Yeni bir yıl ve bir düş

Sevgili okurlarım, önümüzde yeni bir yıl uzayıp gidecek ve başka yeni yıllarla buluşacağız.

Devamını Oku
04.01.2026
Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025
Yetti bu uyuşturucu magazini!

Sevgili okurlarım vallahi billahi bana iki şeyden daral geldi.

Devamını Oku
21.12.2025
Hereke yolunda

Sevgili okurlarım sevdiğim tahta heykeller diyarı Değirmendere’ye taşındığımdan beri dostlarım, okurlarım beni hiç yalnız bırakmıyorlar.

Devamını Oku
14.12.2025
Boji’yle dünyayı gezdik!

Sevgili okurlarım, son yazdıklarıma bir göz gezdirdim.

Devamını Oku
07.12.2025
Canım şaka yapmışlardır

Sevgili okurlarım, yıllar önce İspanya’nın Endülüs bölgesinde dolanırken nereden aklıma düştüyse yolda gördüğüm Çağlar Boyu İşkence Aletleri Müzesi’ne girivermiştim.

Devamını Oku
30.11.2025
Denize düşen yılana sarılır

Sevgili okurlarım gerçekten bıktım, neden mi?

Devamını Oku
23.11.2025
Müjde! Ölüm kokan parfümlerim var!

Sevgili okurlarım bir an kendimi bir reklam şirketinde çalışırken buldum.

Devamını Oku
16.11.2025
Dünya unuttuğu bir sözcüğü yeniden anımsadı: Sosyalizm!

Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır siyasal ve ekonomik belirsizlik, biri biterken öteki başlayan savaşlar ve giderek şiddetini artıran emek sömürüsü karşısında umutsuzluğa kapılan dünya halkları, uzun zamandır egemen güçler tarafından özellikle unutturulan bir sözcüğü yeniden anımsadı: “Sosyalizm!”

Devamını Oku
09.11.2025
Kraldan çok kralcılar

Sevgili okurlarım tarih bize, ülkelerin çökmesine en çok yardım edenlerin kraldan çok kralcılar olduğunu gösterir.

Devamını Oku
02.11.2025
İmecenin muhteşem gücü

Sevgili okurlarım ülkemin içinde bulunduğu belirsizlik durumu, giderek çoğalan çocuk çetelerinden söz etmek, öldürülen yoldaşların ardından ağıt yakmak, her gün bir kadın cinayetiyle yüz yüze gelmek beni hiç olmadığım kadar umutsuzluğa sürükledi.

Devamını Oku
26.10.2025
Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun’u toprağa verdik.

Devamını Oku
19.10.2025
Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul’da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Adana’nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz.

Devamını Oku
28.09.2025
Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu.

Devamını Oku
21.09.2025
Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya’nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Bir kitap: ‘Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım’

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı.

Devamını Oku
07.09.2025
Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür?

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir.

Devamını Oku
31.08.2025
Bize kim düşe?

Sevgili okurlarım bugün yazıma Leonard Cohen’in “Herkes biliyor geminin su aldığını./ Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini./ Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu” şiiriyle başlayayım dedim, herkes biliyor da ben neden böyle doktorun az önce biyopsi yaptığı bir hasta gibi endişeyle bekliyorum.

Devamını Oku
24.08.2025
Ah ah beni belediye başkanı yapmadılar!

Sevgili okurlarım iyice kafa sersemi olduk.

Devamını Oku
17.08.2025
Parayı veren düdüğü çalar!

Sevgili okurlarım bu yaz kendimi büyük bir açık hava tiyatrosunda oyun izliyor gibi hissediyorum.

Devamını Oku
10.08.2025
Şu nitelikli ol ne demek? Biri bana anlatsın!

Sevgili okurlarım bir hafta önce ülkemizde her yer yanıyordu.

Devamını Oku
03.08.2025
‘Kolay ölümler ülkesi’

Sevgili okurlarım başlık benim değil, sosyal medyada gördüm, sahibini aradım, bulamadım ama bu başlığa vuruldum.

Devamını Oku
27.07.2025
Asılacak kadınlar ülkesi

Sevgili okurlarım bu hafta yazar Pınar Kür’ü sonsuza uğurladık.

Devamını Oku
20.07.2025
Kavşaktayız yeni sorular sorma zamanı!

Sevgili okurlarım ne yazık ki kavşağa geldik arabayı ya uçurumdan aşağı süreceğiz ya da hepimiz yepyeni sorular sormaya, çözümler bulmaya çalışacağız.

Devamını Oku
13.07.2025
Topyekûn savaştayız!

Başlığım kimseyi şaşırtmadı değil mi? Evet, bu canım ülkede yepyeni bir savaş deneniyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Zeytine ağıt

Sevgili okurlarım şimdilik füzelerle, insansız uçaklarla yapılan savaş bitmiş görünüyor, doğrusu ben bittiğine hiç inanmıyorum. Bir yerlerde gene füzeler uçacak, çocuklar ölecek, ölüyor da. Şimdi gelelim bizdeki asıl savaşa. Evet dostlarım ülkemizin zeytinliklerimizi bitirme savaşı bu.

Devamını Oku
29.06.2025
Dünyanın hali gibi halimiz

Sevgili okurlarım meğer bizim bu kadim ülkemizde ne kadar çok savaş uzmanı varmış.

Devamını Oku
22.06.2025
Yeniden Türkiş Dekameron

Sevgili okurlarım, epey bir zamandır yaklaşık 20 yıldır bu köşede neredeyse aynı sorunları yazmaktan bıktım.

Devamını Oku
15.06.2025
‘Bana denizi göster’

Sevgili okurlarım gene bir bayram günü, üstelik pazar. Açık konuşmayı severim bilirsiniz öyleyse açık konuşayım ben bu bayramı hiç sevmem.

Devamını Oku
08.06.2025
Unutma biz Anadolu’yuz!

Sevgili okurlarım bir kentten başka bir kente taşınmak ne kadar zormuş.

Devamını Oku
01.06.2025
Biraz mevzu değiştirelim

Sevgili okurlarım 50 yıldır yaşadığım İstanbul’u bırakıp Kocaeli’nin Değirmendere Mahallesi’ne taşınıyorum.

Devamını Oku
25.05.2025
Cebinde şiirlerle dolaşan bir film yönetmenini uğurlarken

Sevgili okurlarım 25 yıllık hayat ve iş arkadaşım, kızım Dünya’nın babası cebinde şiirlerle dolaşan tüm hayatı boyunca devrime inanan film yönetmeni Ali Özgentürk’ü sonsuzluğa uğurladık.

Devamını Oku
18.05.2025
Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Devamını Oku
11.05.2025
24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali’nde toplu anılar

24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festival

Devamını Oku
04.05.2025
Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Devamını Oku
27.04.2025
Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Devamını Oku
20.04.2025
Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Devamını Oku
13.04.2025