Mahir Kılıç ölmeli mi ?
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Mahir Kılıç ölmeli mi ?

15.12.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bu pazar günü size rahat yok. Çünkü zor bir sorum var. Evinizin ya da işyerinizin kapısında genç bir adam aylardır soğuğa, yağmura, kire pasa aldırmadan gece gündüz açlık grevi yapıyor, günden güne zayıflıyor, biliyorsunuz ki, önce gözleri gidecek, sonra tüm bedeninde inanılmaz ağrılar olacak ve sonunda ölecek. Sizin kapınızda! Siz ne yaparsınız? Eminim önce elinizde bir tas çorba, bir sıcak somun genç adamın yanına gidip, başını okşar, onu grevinden vazgeçirmeye zorlarsınız. Ardından derdini sorarsınız. O da size sadece “atıldığı işine geri dönmek istediğini” söyler, zor konuşur, yorgundur ve elinizi tutar, o el öylesine kavruktur ki irkilirsiniz, sonra çukura kaçmış gözleriyle size bakar. O gözler hep aynı soruyu sorar. Burada durun, o anda neler hissedeceğinizi sizlere anlatmalıyım çünkü hayatım boyunca açlık grevi yapan çeşitli yaşlarda pek çok eli avuçlarımın içine aldım. Gözlerine baktım. O gözlerde bende olmayan yaşam direncini gördüm. Siz de öyle hissedeceksiniz, insanları açlık grevi yapmaya iten ülke koşullarından, olayı görmemezliğe gelen erk sahiplerinden ve kendinizden buz gibi soğuyacaksınız. O an bu güzel ülkeyi sevmeyeceksiniz. Çocuklarınız gözünüzün önüne gelecek, mutlu babalarına sevgiyle sarılabilen çocuklarınız. O an her şeyi sorguladığınız bir andır. Benim gibi açlık grevi ve ölüm oruçlarına karşı biri olabilirsiniz. “Lanet olsun bu ölüm!” diyebilirsiniz. Ben öyle dedim ama F tipi cezaevlerini protesto için açlık grevi yaparken ölen Sevgi Erdoğan’ın önünde saygıyla eğildim. Tunceli’nde oğlunun kemiklerini almak için günlerce açlık grevi yapan Kemal Gün’ün elini tuttuğumda herkesin uğur bilezikleri dizdiği küçücük bileğine ben de saygıyla bir bilezik ekledim.

Şimdi soruyorum, CHP merkez binası önünde işini geri almak için açlık grevi yapan Mahir Kılıç ölsün mü? Hep bir ağızdan “hayır!” diye bağırdığınızı duyuyorum. Biraz onun yol haritasını anlatmam gerek. Ben Mahir Kılıç’a iki yıl önce bir toplantı için gittiğim İzmir’de sokakta gezerken rastladım. Konakta bir sendika binasının önünde birkaç arkadaşıyla birlikte açlık grevindeydi. Yanı başlarına oturdum ve onlar anlattı. Mahir Kılıç, İzmir’in çöplerini toplayan, işini seven bir işçi. Ancak işçi hakları için de savaşan bir işçi. İşçiler arasında sendikalaşmayı destekleyen biri hatta sendika temsilcisi. Burada sendikanın DİSK’e bağlı Genel İş olduğunu belirtelim. 2017 yılında bir anda 258 İzmir belediyesi çalışanı işten atılıyor bunların arasında Mahir Kılıç da var. 8 işçi açlık grevine başlıyor. Mahir Kılıç, sakalı ve çöp arabalarında işçileri koruyan brandaların eskidiğini fotoğraf çekip amirlere yeni branda isteğinde bulunması nedeniyle epeyce tehlikeli. O sırada İzmir’i şimdiki gibi CHP’li bir belediye başkanı Aziz Kocaoğlu yönetiyor. Açlık grevine başlayan 8 işçiden 7’si yeniden işe alınıyor, aralarında Mahir Kılıç yok. İşte o zaman 100 günü aşan bir direniş yapıyor ve ona söz veriliyor, işine tekrar dönecek. Bu söz verenler ise CHP yöneticileri. Ama olmuyor, Mahir Kılıç bu kez Ankara’da direnişe başlıyor gene sözler veriliyor ama olmuyor. Sonunda İstanbul CHP merkezi önünde direnişe başlıyor, bu gün direniş 1114. gününde. Hâlâ işini istiyor.

Başlıktaki soruyu tekrar soruyorum. MAHİR KILIÇ ÖLSÜN MÜ? Ölsün, diyenler olabilir, madem açlık grevinde her şeyin bir bedeli var. Ölerek tarihe geçsin, devrim şehidi

olsun! Yapmayın. Analar, babalar, kız kardeşler merhameti böylesine unutmuş olamayız. Açlık grevindeki insanlar usul usul ölüme yaklaşırken bizi bu kadar gaddar kılan ne? Ey merhamet saklandığın kuytulardan çık, bize el ver!

Son bir sözüm var, bazen tek bir örnek pek çok duyguyu, olayı tetikler. Dünyanın her yerinde böyle olmuştur. DİSK yöneticilerine sesleniyorum: Etkisiz basın toplantıları yapıp, milletvekili olmayı beklemeyi artık bırakın! Geçmiş direniş tarihinize yeniden bir göz atın, Kemal Türkler’i anımsayın.


Not: Mahir Kılıç’ın yol haritasını sosyal medyadan daha detaylı öğrenebilirsiniz.

Yazarın Son Yazıları

Savaşlar da değişir

Sevgili okurlarım her şey değişir, bu bir doğa yasası.

Devamını Oku
08.03.2026
Milli eğitim bakanımızı alkışlıyorum (!)

Dostlarım eğitim bakanımız yemin etmiş, bu ülkeyi şeriat kanunlarıyla yönetilen bir ülke yapacak.

Devamını Oku
01.03.2026
Artık ateş hattındayız!

Sevgili okurlarım, her dakika yeni bir şey öğreniyoruz.

Devamını Oku
15.02.2026
Emperyalizm meydan okuyor

Sevgili okurlarım ne oldu da bir zaman önce açığa çıkan ama üstü hemen örtülen Epstein dosyalarının kapağı yeniden açıldı ve 1 milyona yakın belge, bir kısmı sansürlenerek tüm dünyaya yayıldı.

Devamını Oku
08.02.2026
Kendi kendine yetmek!

Sevgili okurlarım yollarda yürürken dikkat ediyorum, herkesin yüzü asık, düşünceli; marketlerde torunlarına çikolata almak isteyen anneanneler, dedeler en ucuz çikolatayı almak için reyondaki çikolataları tek tek inceliyorlar.

Devamını Oku
01.02.2026
Gel de kıskanma!

Sevgili okurlarım sizi bilmiyorum ama ben fena sıkıldım.

Devamını Oku
25.01.2026
Şiirin ve acının ülkesi İran

Sevgili okurlarım İran’da aralık ayından bu yana iktidara karşı yapılan protestolar şiddetini artırarak sürüyor.

Devamını Oku
18.01.2026
Emperyalizm haykırıyor: ‘Dünya artık bizim!’

Sevgili okurlarım izin verirseniz, bugün öncelikle fakir emeklilere günde sadece üç simit parası eden yeni zammı nasıl kullanabileceklerini söylemekle başlamak istiyorum.

Devamını Oku
11.01.2026
Yeni bir yıl ve bir düş

Sevgili okurlarım, önümüzde yeni bir yıl uzayıp gidecek ve başka yeni yıllarla buluşacağız.

Devamını Oku
04.01.2026
Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025
Yetti bu uyuşturucu magazini!

Sevgili okurlarım vallahi billahi bana iki şeyden daral geldi.

Devamını Oku
21.12.2025
Hereke yolunda

Sevgili okurlarım sevdiğim tahta heykeller diyarı Değirmendere’ye taşındığımdan beri dostlarım, okurlarım beni hiç yalnız bırakmıyorlar.

Devamını Oku
14.12.2025
Boji’yle dünyayı gezdik!

Sevgili okurlarım, son yazdıklarıma bir göz gezdirdim.

Devamını Oku
07.12.2025
Canım şaka yapmışlardır

Sevgili okurlarım, yıllar önce İspanya’nın Endülüs bölgesinde dolanırken nereden aklıma düştüyse yolda gördüğüm Çağlar Boyu İşkence Aletleri Müzesi’ne girivermiştim.

Devamını Oku
30.11.2025
Denize düşen yılana sarılır

Sevgili okurlarım gerçekten bıktım, neden mi?

Devamını Oku
23.11.2025
Müjde! Ölüm kokan parfümlerim var!

Sevgili okurlarım bir an kendimi bir reklam şirketinde çalışırken buldum.

Devamını Oku
16.11.2025
Dünya unuttuğu bir sözcüğü yeniden anımsadı: Sosyalizm!

Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır siyasal ve ekonomik belirsizlik, biri biterken öteki başlayan savaşlar ve giderek şiddetini artıran emek sömürüsü karşısında umutsuzluğa kapılan dünya halkları, uzun zamandır egemen güçler tarafından özellikle unutturulan bir sözcüğü yeniden anımsadı: “Sosyalizm!”

Devamını Oku
09.11.2025
Kraldan çok kralcılar

Sevgili okurlarım tarih bize, ülkelerin çökmesine en çok yardım edenlerin kraldan çok kralcılar olduğunu gösterir.

Devamını Oku
02.11.2025
İmecenin muhteşem gücü

Sevgili okurlarım ülkemin içinde bulunduğu belirsizlik durumu, giderek çoğalan çocuk çetelerinden söz etmek, öldürülen yoldaşların ardından ağıt yakmak, her gün bir kadın cinayetiyle yüz yüze gelmek beni hiç olmadığım kadar umutsuzluğa sürükledi.

Devamını Oku
26.10.2025
Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun’u toprağa verdik.

Devamını Oku
19.10.2025
Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul’da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Adana’nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz.

Devamını Oku
28.09.2025
Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu.

Devamını Oku
21.09.2025
Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya’nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Bir kitap: ‘Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım’

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı.

Devamını Oku
07.09.2025
Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür?

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir.

Devamını Oku
31.08.2025
Bize kim düşe?

Sevgili okurlarım bugün yazıma Leonard Cohen’in “Herkes biliyor geminin su aldığını./ Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini./ Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu” şiiriyle başlayayım dedim, herkes biliyor da ben neden böyle doktorun az önce biyopsi yaptığı bir hasta gibi endişeyle bekliyorum.

Devamını Oku
24.08.2025
Ah ah beni belediye başkanı yapmadılar!

Sevgili okurlarım iyice kafa sersemi olduk.

Devamını Oku
17.08.2025
Parayı veren düdüğü çalar!

Sevgili okurlarım bu yaz kendimi büyük bir açık hava tiyatrosunda oyun izliyor gibi hissediyorum.

Devamını Oku
10.08.2025
Şu nitelikli ol ne demek? Biri bana anlatsın!

Sevgili okurlarım bir hafta önce ülkemizde her yer yanıyordu.

Devamını Oku
03.08.2025
‘Kolay ölümler ülkesi’

Sevgili okurlarım başlık benim değil, sosyal medyada gördüm, sahibini aradım, bulamadım ama bu başlığa vuruldum.

Devamını Oku
27.07.2025
Asılacak kadınlar ülkesi

Sevgili okurlarım bu hafta yazar Pınar Kür’ü sonsuza uğurladık.

Devamını Oku
20.07.2025
Kavşaktayız yeni sorular sorma zamanı!

Sevgili okurlarım ne yazık ki kavşağa geldik arabayı ya uçurumdan aşağı süreceğiz ya da hepimiz yepyeni sorular sormaya, çözümler bulmaya çalışacağız.

Devamını Oku
13.07.2025
Topyekûn savaştayız!

Başlığım kimseyi şaşırtmadı değil mi? Evet, bu canım ülkede yepyeni bir savaş deneniyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Zeytine ağıt

Sevgili okurlarım şimdilik füzelerle, insansız uçaklarla yapılan savaş bitmiş görünüyor, doğrusu ben bittiğine hiç inanmıyorum. Bir yerlerde gene füzeler uçacak, çocuklar ölecek, ölüyor da. Şimdi gelelim bizdeki asıl savaşa. Evet dostlarım ülkemizin zeytinliklerimizi bitirme savaşı bu.

Devamını Oku
29.06.2025
Dünyanın hali gibi halimiz

Sevgili okurlarım meğer bizim bu kadim ülkemizde ne kadar çok savaş uzmanı varmış.

Devamını Oku
22.06.2025
Yeniden Türkiş Dekameron

Sevgili okurlarım, epey bir zamandır yaklaşık 20 yıldır bu köşede neredeyse aynı sorunları yazmaktan bıktım.

Devamını Oku
15.06.2025
‘Bana denizi göster’

Sevgili okurlarım gene bir bayram günü, üstelik pazar. Açık konuşmayı severim bilirsiniz öyleyse açık konuşayım ben bu bayramı hiç sevmem.

Devamını Oku
08.06.2025
Unutma biz Anadolu’yuz!

Sevgili okurlarım bir kentten başka bir kente taşınmak ne kadar zormuş.

Devamını Oku
01.06.2025