Olaylar Ve Görüşler

Bozkurt yıkımı... Karadeniz HES’leri... - Serdar KARSU

24 Ağustos 2021 Salı

Akdeniz ve Ege bölgelerimizde ciğerlerimizi kavuran yangınlardan sonra, Batı Karadeniz bölgemizde sellerle boğulduk... Sellerden en ağır yarayı almış olan Bozkurt ilçemizdeki yıkımın, Ezine Çayı üzerine kurulu hidroelektrik santralin etkisiyle mi arttığı sorusu gündemde.

HES’in işletmeci firması, DSİ Genel Müdürlüğü ve ilgili bakanlar “HES regülatör tipidir. Bendi, kapağı yoktur. Patlaması söz konusu değildir. HES’in sele etkisi yoktur” gibi açıklamalar yaptılar.

Ne var ki, 16 Ağustos 2021’de, CHP Kastamonu milletvekili Hasan Baltacı, dağ yamaçlarına tırmanarak 31 MW’lık HES’in gölet fotoğraflarını çekti. Gerçek de su yüzüne çıktı: Paramparça olmuş bir HES göleti. Santralın iki göletinden birinin parçalandığı, diğerinin ağır hasarlı olduğu saptandı.

Göletin işletmedeki su tutma oylumunun (hacminin) 45-50 bin metreküp olduğu açıklandı. Verilen bu büyüklük tek bir gölet içinse toplam 100 bin metreküplük bir su kütlesi söz konusu. Göletlerin dolup su duvarını yıkması durumu için ise daha da fazla.

HES’in alt yamaçlarında 6.5 MW’lık bir HES daha var. Onun ne durumda olduğu ise şimdilik belirsiz. Göleti, büyük olasılıkla, yukarıdaki HES’ten hızla gelen su kütlesinin vuruş etkisiyle yıkılmış ve depoladığı suyu diğer HES’ten gelen su kütlesine eklenmiş olmalı.

Sayın Baltacı’nın çektiği HES göleti fotoğrafına bakıldığında, aşağıya doğru ağaçlardan arındırılmış bir yol görünmekte. Neredeyse, sel akış yolu oluşturulmuş. HES yapımı için dengesi/bütünlüğü bozulan doğa... Kesilen ağaçlar, kazılan topraklar, çoraklaştırılan dere tabanları... Yıkılan HES göletinden akan su kütlesinin, vadi tabanına yönelmesi... Dik yamaçlardan bir anda aşağıya doğru hızlanarak akan onbinlerce metreküp su kütlesi... Yamaçlardan gelen yağmur sularıyla da birleşerek önüne ne geldiyse sürükleyip götüren, HES nedeniyle çoraklaşmış olan dere tabanından ve dolgu alanlarından, önüne katarak sürüklediği taş, toprak, ağaç ve tomruklarla kütlesi giderek artan sel...

HES’İN SELE ETKİSİ

Bir soruya yanıt arayalım: Bozkurt ilçe merkezinde olağan koşullarda akacak olan sel sularına, HES su kütlesinin eklenmesinin etkisi nedir?

HES’lerin göletlerinin yıkımından kaynaklanan 100 bin metreküp selin, Bozkurt’ta eni yalnızca 15 metre olan kanalda, 3 metre yüksekliğinde akması durumunda (100.000/15)/3= 2.222 metre uzunluğunda bir sel kütlesi. Eni 15 metre, yüksekliği 3 metre olan 2.222 metre uzunluğundaki sel kütlesinin, akmakta olan sel sularına aniden eklenmesi. Süpürtü (tsunami) etkisi... Süpürtünün, ne süre devam ettiği ise sel hızı, saatte 20 km (saniyede yaklaşık 5 metre) olarak alındığında, 2.222/5 = 444 saniye yani 7-8 dakika boyunca, sel yüksekliğini kanalda 3 metre artıran bir bindirme. Bozkurt’taki köprünün tomruklarla tıkanması sonucunda da süpürtü etkisiyle aniden yükselmiş olan sel sularının çok hızlı bir şekilde yerleşim yerlerine akını... Giden canlar!.. Dere yatağında çöken konutlar...

Yıkımı yaşayanlar, sel sularının bir anda yükseldiğini ve insanların kaçamadıklarını acıyla anlatmaktalar. Yapımcı firma ve ülke yönetimine yakın kaynaklar; HES’ten gelen suyun, akan toplam sel sularına göre çok az miktarda olduğunu açıklamaktalar. Yanıtlayalım: Depremler sonrası büyük yıkımlara yol açan denizlerden gelen su süpürtüsü, okyanuslardaki suyun milyarda birinden daha az.. Önemli olan, su miktarından da öte, anlık bindirme etkileridir..

Ağır yıkımın nedenlerinin, öncelikle toplumsal görevleri/sorumlulukları olan meslek odalarınca ve bağımsız uzmanlarca, olay yerlerinde incelemeler de yapılarak saptanması ve topluma açıklanması gerek.

EMO RAPORU 

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), 2010 yılında, Karadeniz bölgesindeki HES’leri yerinde inceleyerek kapsamlı bir rapor hazırladı. Raporda bölgedeki HES’lerin hidrolojik araştırmalar yapılmaksızın uygulamaya konulduğu, taşkın olasılıkları vurgulandı, HES’lerin doğaya, bölgedeki insan yaşamlarına verdiği zararlarla birlikte.

Bilimsel araştırmalara/saptamalara yönetim erkinden kulak veren olmadı. Karadenizdeki HES’lere karşı, sularının/doğalarının elinden alınmasına karşı direnen insanların üzerine jandarma gönderildi. Maden ve taş ocaklarına karşı çıkan, doğasını savununan yurttaşlarımıza uygulandığı gibi...

Karadeniz’in eşsiz güzellikteki dağ yamaçlarına yüzlerce HES yapıldı, devam da etmekte. “ÇED gerekli değildir” denilerek, mahkeme kararları hiçe sayılarak acele kamulaştırmalarla...

Dün Bozkurt’ta olan yıkım, Karadeniz bölgesinin pek çok yerleşim yeri için de olasıdır...

DOĞANIN ÇIĞLIĞI

Küresel salgından da önce, 2018 yılından bu yana, ülkemizdeki elektrik santrallarının sunum (arz) fazlası olduğu, raporlarla/sayılarla kanıtlanmıştır. Ülke elektrik üretimine yalnızca yüzde 2-3 katkısı olan, yerleşim yerlerinin tepesine kurulu, çevresel yıkım riski oluşturan HES’ler durdurulmalıdır!..

Ege’de, Menderes havzalarını/doğayı/insanlarımızı zehirleyen (ülke elektrik kurulu gücünün yalnızca yüzde 1.6’sı olan) jeotermal santrallar durdurulmalıdır!..

Büyük risklere gebe (gelişmiş ülkelerin durdurmakta olduğu) nükleer santraldan vazgeçilmelidir!.. 

İklim krizine, küresel ısınmaya, sellere, yangınlara, kuraklığa karşı çözümlerden başta geleni, doğa/çevre/yaşam dostu enerji üretimlerine yönelmektir. Doğayı, çevreyi yok eden taş ocakları, yabansı (vahşi) madencilik, otoyollar, betonlaşmalar durdurulmalıdır!.. 

Yağma talan düzeninin sonucu, her geçen gün artmakta olan yıkımlar da öyle söylemiyor mu?..

Tüm canlılar için sağlıklı bir çevre ve yaşam hakkı diyorsak, doğanın çığlığına yanıt gerek!..

SERDAR KARSU

ELEKTRİK MÜHENDİSİ (İTÜ)


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları