Olaylar Ve Görüşler

Rauf R. Denktaş’ın ardından - Tugay ULUÇEVİK

14 Ocak 2022 Cuma

İsmi Türk milletinin milli Kıbrıs davasıyla özdeşleşmiş ve hayatı da “milli dava” ile bütünleşmiş olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş’ı ebediyete intikalinin 10. yıldönümünde sevgi, saygı, özlem ve rahmetle anıyoruz.

1994 yılında KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş istişare için Ankara’ya gelmişti. Çankaya’da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile görüşmesi vardı. İlgili bürokrat olarak Kıbrıs konusundaki son gelişmeler hakkında bilgi arz etmek için Cumhurbaşkanı’nın huzurundaydık. Demirel Kıbrıs ile ilgili gelişmelerin akışı içinde Denktaş ile olan bazı hatıralarını anlattı ve “Denktaş kahramandır” dedi; önüne baktı, sonra “milli kahramandır” diye ilave etti.

DENKTAŞ MİLLİ KAHRAMANDIR

Rauf Denktaş milli kahramandır!  Çünkü o, “anavatanım” dediği Türkiye sevdalısıydı. Atatürk’ün ilkelerinin ve inkılaplarının şuuruna varmış; onları özümsemiştir.

Çünkü Kıbrıs konusunun Türkiye’de “Milli dava” olarak benimsenmesinde tarihi rolü olan Dr. Fazıl Küçük’ün yanında toplanan önder çekirdek kadro içinde 24 yaşında bir avukat olarak yer almıştır. 1948 yılında Lefkoşa’da Selimiye Camisi Meydanı’nda düzenlenen mitingdeki coşkulu konuşmasında “Kıbrıs Girit olmasın” çağrısını yapmış; bu çağrının Torosları aşarak Anadolu’da yankılanmasını sağlamıştır. Hayatta en büyük tutkusu “milli dava Kıbrıs” olmuştur. En büyük kaygılarını, üzüntülerini, sevinçlerini “milli dava” ile ilgili olarak yaşamıştır.

Denktaş öngörü ve önsezi sahibiydi. 1960 antlaşmalarının yürümeyeceğini önceden görmüş ve ifade etmiştir. 1956’dan itibaren önce Başbakan Adnan Menderes, sonra da 21 Aralık 1963 olaylarının ertesinde Başbakan İsmet İnönü tarafından Kıbrıs konusuyla görevlendirilmiş olan milletvekili, eski bakan ve Başbakan Prof. Dr. Nihat Erim “Kıbrıs” isimli kitabında Rauf Denktaş’ın tarihi bir öngörüsünü şöyle nakletmektedir:

BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM

“Ben Denktaş’ın daha Kıbrıs Cumhuriyeti ilan edilmeden, Zürih ve Londra antlaşmalarıyla bulunan çözüm şeklinden endişeli olduğunu, bu işin Rumların kötü niyeti dolayısıyla yürüyemeyeceğini birkaç defa bana, o zamanki Başbakan’a ve Dışişleri Bakanı’na söylediğini hatırlıyorum. Hatta, Kıbrıs’ta benimle Dr. Küçük ve Denktaş’ın yaptıkları bir konuşmada, hükümete kendi düşüncelerini duyurmamı söylediklerini de hatırlıyorum.” 

Kıbrıs’la ilgili gelişmeler merhum Denktaş’ın 1960’taki çözüm şekli hakkında “endişe” duymakta ne kadar haklı olduğunu ortaya koymuş bulunmaktadır.

Denktaş, Kıbrıs Türk halkının Rum-Yunan ikilisinin “enosis” emelleri hakkında uyanık tutulmasının sağlanmasına, adadaki Türk varlığını yok etme niyet ve teşebbüsleri karşısında dayanışma içinde azimle direnme gücü göstermesinin şartlarının yaratılmasına hayati önem atfetmiştir. 

Önce Dr. Fazıl Küçük ve sonra Rauf Denktaş Kıbrıs Türk halkının öz menfaatlerinin anavatan Türkiye’nin çıkarlarının bir ve bütün olduğuna inanmış ve bu inancını söyleyerek, yazarak sık sık dile getirmiştir.

DERS KİTAPLARINA GİRMELİ

Denktaş, bir taraftan uluslararası toplum önünde halkının öz çıkarlarını koruyup kollarken diğer taraftan da Kıbrıs adasının “ana vatanım” dediği Türkiye için stratejik öneminin idraki içinde olmuştur. Kıbrıs milli davasının aynı zamanda Türkiye’nin Ege’den sonra Doğu Akdeniz’de de kuşatılmasının önlenmesi davası olduğunun bilinci içinde hareket etmiştir.

Denktaş, Rumların ve Yunanların ve onları destekleyen uluslararası çevrelerin adada basit bir azınlık olarak gördüğü Kıbrıs Türk halkını kendi bağımsız ve egemen devletine, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kavuşturmuştur. Devletinin güçlendirilerek yaşatılması için ömrünün sonuna kadar çaba sarfetmiştir.

Onun milli Kıbrıs davamız hakkında söylediklerinin, yazdıklarının KKTC okullarında ders kitabı olarak okutulmasının, gelecek nesillerin bilinçlendirilmesi için fayda gördüğümüzü belirtmek isterim. Aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhu şad olsun!

TUGAY ULUÇEVİK

EMEKLİ BÜYÜKELÇİ


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları