Öner Yağcı

Cumhuriyetle yaşıt edebiyatçılarımız

17 Şubat 2024 Cumartesi

100. yaşını aşan Cumhuriyet, ulusal uyanışın getirdiği ulusal kurtuluş bilinci, dil, eğitim, medeni hukuk devrimleriyle temel taşlarını döşedi ve yaratılan yeni toplum kendi çağdaş edebiyatçılarını da yetiştirdi.

Bu köklü değişimi Nâzım Hikmet, şöyle anlattı:

“...Halifeliğin cehennemin yedi kat dibine yuvarlanmasından şapkanın giyilişine dek, bir devrim bakımından, atılan her adımda yürekleri parçalananlar oldu. Bir devrim gözüyle emperyalizmin denize dökülüşünden, temiz Türkçenin işlenmesine kadar yapılan sıçramaların ağrısını, gırtlaklarına sarılmış bir pençe gibi duyanlar vardır... (...) Biz, dilimizi yeni yeni işlemeye başladık. Osmanlı denen nesne Osmanlı İmparatorluğu ile beraber yıkıldı ve şimdi Türkçeyi işlemekle meşgulüz...” (Cezaevinden Memet Fuat’a Mektuplar)

ÇAĞDAŞ EDEBİYAT

Cumhuriyetle doğan edebiyatçılarımız, bu köklü değişimin öncü, savunucu ve yaygınlaştırıcılarından olarak çağdaş edebiyatımızı zenginleştirdi.

“Edebiyatın işlevi hiçbir zaman azalmayacak. İnsan soyu sürüp gittikçe edebiyat, dün olduğu gibi bugün de onun yaşamında olacak... Eğer bir gün edebiyat etkisini yitirirse, o zaman insanoğlu onulmaz bir yabancılaşmanın ortasına düşmüş demektir...” diyen Yaşar Kemal (28 Şubat 2015), İnce Memed’iyle fırtına gibi esti. “Dağın Öte Yüzü, Kimsecik, Akçasaz’ın Ağaları, Bir Ada Hikâyesi” üçlemeleriyle “Çağdaş Homeros” oldu.

“Bir Düş Terzisi” Oktay Akbal (28 Ağustos 2015), pusulası Atatürk’ten hiç ayrılmayarak Önce Ekmekler Bozuldu ile başladığı, edebiyatçılığını roman, öykü, deneme, anı, günce ile çeşitlendirerek yarın umudu olanlar için yazdı hep. İnsani duyarlılığıyla düşünsel birikimini kaynaştırarak yurdunun insanlarının özgürlüğe ulaşması sevdasıyla kucaklaştı.

Hıfzı Topuz (26 Eylül 2023), ülkesini insanlık kültürüyle buluşturma çabasını gazeteci, iletişimci, yazar olarak sürdürdü. Yakın tarihi bugüne getiren romanlar (Vatanı Sattık Bir Pula, Özgürlüğe Kurşun, Elbet Sabah Olacaktır, Hava Kurşun Gibi Ağır, Başın Öne Eğilmesin...) yazdı.

EDEBİYATIN HER DALI

Toz Duman İçinde, Vatan Dediler, Köylüler üçlemesiyle Cumhuriyet Devrimlerinin özgürleşme atağı olan Köy Enstitüleri aydınlığına borcunu ödeyen Talip Apaydın (28 Eylül 2014), öykü, şiir ve romanlarıyla zenginleştirdi insanı.

Abbas Sayar (21 Mart 1999), yalnızlıklar, umutsuzluklar, çaresizlikler batağında bunalan bozkır insanlarının kurtuluş arayışlarını anlattı Yılkı Atı ile başlayan romanlarında.

Gülmece öyküleri ile başlayan öykücülüğünü 403. Kilometre, Tozlu Çizmeler, Evler Evler gibi unutulmaz tiyatro oyunlarıyla sürdürdü İsmet Küntay (25 Temmuz 1974).

Markopaşa kadrosundan gelen tiyatro ve sinema oyuncusu Mücap Ofluoğlu (11 Aralık 2012), anılarıyla (Silinmiş Alkışlar İçinde, Aynada, Suya Yazı Yazanlar, Ağlamakla Gülmek Arasında, Dünya Bir Sahnedir, Bir Avuç Alkış, Aynadaki Anılar) tiyatromuzun dününü bugüne taşıdı.

27 Mayıs’ın Romanı, Başkent Günleri, Suna Kan/ Öz Şarkısını Duyuran Keman, Anılar/ Bir Cumhuriyet Kızı adlı yapıtlarıyla Cumhuriyet gazetesi yazarı Müşerref Hekimoğlu (10 Ekim 2004), çağdaşlık tanığıydı.

ŞİİRLE GÜZELLEŞME

Örnek bir öğretmendi ve düşüncenin anası olan dilin temizliğinin, güzelliğinin, zorunluluğuyla Özgürlüğe Açılan Eller’le başlayan şairliğini ömrünce sürdürdü Mehmet Aydın (31 Mart 2016).

Ahmed Arif (2 Haziran 1991), Hasretinden Prangalar Eskittim’le gönüllere taht kurdu: “Biz ki ustasıyız/ Vatan sevmenin/ Umut, saklımızda ölümsüz bayrak/ Kırmızı kırmızı,/ Dalga dalgadır.”

Dünya Kaçtı Gözüme, Benden Sonra Mutluluk, Lavinia gibi şiir kitaplarıyla yaşamımızı süsleyen Özdemir Asaf (28 Ocak 1981), “Ağlamak” adlı şiiriyle nokta koydu:

“Ağlamak/ Bazı acılarda yetmez/ Bazı ölümlere.” 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Anadolu'nun seçimi 30 Mart 2024

Günün Köşe Yazıları