Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

18.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Benim için Uluslararası İstanbul Tüyap Kitap Fuarı gerçekleştiği ilk günden bu yana çölde bir vaha işlevi gördü. 12 Eylül darbesinin, silindir gibi ülkeyi dümdüz ettiği, aydınların yazarların tutuklandığı, işkenceden geçirildiği, kitapların filmlerin, oyunların yasaklanıp yok edildiği bir dönemde ne muhteşem bir buluşmaydı. Soluk alıp verebilmemiz için yaratılmış bir fırsattı.

HAYATA DOKUNAN EDEBİYAT

PEN Yazarlar Derneği olarak her yıl fuar günlerinde birkaç panel, sohbet, söyleşi düzenleriz. Bu yıl “Hayatı algılamada edebiyatın rolü” başlıklı toplantımızda, konuşmacılarımız Ayşe Kulin, Halil İbrahim Özcan, Haydar Ergülen’di. Toplantıyı ben yönettim.

Her konuşmacı kendi yaşam deneyiminden yola çıkıp, örneklerle edebiyatın kendilerini nasıl oluşturduğunu, dönüştürdüğünü, edebiyat aracılığıyla kurdukları köprüleri, aştıkları sınırları dile getirirken edebiyatın başka hayatlara, başka dünyalara, “ötekine” açtığı kapıları belirttiler. Her hayatın akışı farklıydı, elbet birikimimiz, deneyimlerimiz, algılamalarımız da farklı olacaktı. Sadece edebiyatın değil tüm öteki sanatların da hayata dokunmasının önemi vurgulandıktan sonra, dinleyicilerden gelen soruları yanıtladık.

MURATHAN MUNGAN

Bu yılın ana teması ise “Edebiyatın her hali” diye saptanmıştı. Fuarın onu konuğu olarak da Murathan Mungan seçilmişti.

Şiir, öykü, roman, oyun, deneme... Edebiyat türlerinin her hali üzerinde 50 yıldır sürekli hayatımıza dokunan Murathan Mungan, hem çok yereldir, doğduğu coğrafyaya, topraklara çok derinlere kök salmıştır hem de çok evrenseldir, dünya kültür mirasına sahip çıkar ve onu kucaklar.

O, yereli evrensel bir dille kuşatır.

Doğu’yla Batı’yı, geleneksel olanla moderniteyi buluşturur.

Çocukluğuyla, toplumla, tarihle, cehaletle, basmakalıp varsayımlarla hesaplaşır.

Edebiyatın her alanında sonsuz bir lirizmi, şiirselliği yakalarken toplumsal eleştiriyi hiç ama hiç göz ardı etmez.

Ve hep altını çizdiğim gibi: O kendinden çok, yaptığı işi önemseyenlerdendir. İşi edebiyattır. Yazın dünyasını, kendi topraklarının kökleriyle bunca harmanlayan, emek veren, tohumlar eken, fidanları besleyen, çiçek açtıran az yazar tanıyorum.

MÜCEVHER KİTAP 

Benim yukarıda birkaç satırbaşıyla özetlemeye çalıştığımı, Tüyap yayını olan, “Murat Mungan’ın Her Hali” adlı dev kitapta bulabilirsiniz. Faruk Şüyün’ün hazırladığı, Mungan’ın tüm eserlerine ilişkin sayısız değerlendirme, yorum ve alıntılara yer veren, 300 küsür sayfalık çok değerli bir kitap. Yazarın kendi arşivinden süzülmüş, kendi belleğinin ışığıyla düzenlenmiş bir başvuru kitabı. Üç gündür elimden bırakamıyorum.

Yine fuar nedeniyle Metis tarafından yayımlanan “Tekil Kalabalık” kitabı ve “Murathan Mungan’ın Dünyası” dergisi, çok kapsamlı çalışmalar. Bu çalışmalara emeği geçenleri kutluyorum.

ALKIŞLAR VE TOKATLAR

42. onur gecesinde Tüyap Yönetim Kurulu Başkanı Bülent İnal, kitap fuarının serüvenini anlatırken bu yıl 200 binin üzerinde kitap başlığının yer aldığını belirtti. Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk’ün kitap fuarının bütün ülkeye yayılmasına vesile olan Deniz Kavukçuoğlu’nu anması hepimizi sonsuz duygulandırdı.

Murat Mungan’ın ödül kabul konuşması ise müthişti. İçtendi. Hakikiydi. Dürüsttü. Kibirli değil, özgüvenliydi. Edebiyaın daha 8 yaşındayken ona göz kırptığından başladı.

Gençken, kitap fuarını dolaşırken “Bir gün benim de kitaplarımı basılmış görür müyüm” diye hayal ederken kendisini 42. kitap fuarının onur yazarı olarak bulmasının ana hatlarını anlattı.

Tüm konuşmasını internetten bulursunuz. Altını çizdiğim iki tümce şöyle:

“Sanat bana yaşamda bir var olma biçimi izni verdi.”

Bir de şu: “Hayatta sadece alkışlardan değil, tokatlardan da çok şey öğrendim.”

Teşekkürler Murathan Mungan. İyi ki varsın!

Not: Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’nin Sanat ve Kitap Şenliği’nde, 20 Aralık saat 18.00’de, Özdilek Sanat Merkezi’nde “Zeynep Oral’la Sohbet” var. Hepinizi beklerim.

Yazarın Son Yazıları

Bayram bitti

Bayram bitti

Devamını Oku
22.03.2026
Gerçek bayramları beklerken

Bu yazıyı okuduğunuzda arife günü olacak... Yarın bayram... Hiç ama hiç bayram duygusu yok çoğumuzun içinde.

Devamını Oku
19.03.2026
Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025