Örsan K. Öymen

AKP siyasi parti mi?

03 Ocak 2022 Pazartesi

“Cumhurbaşkanı” ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na karşı ikinci kumpas hareketini, “İçişleri Bakanı” Süleyman Soylu üzerinden geçen hafta içerisinde başlattı. 

Erdoğan, Ekrem İmamoğlu’na yönelik ilk kumpasını, 31 Mart 2019 belediye seçimlerinden sonra, Yüksek Seçim Kurulu üzerinden gerçekleştirmişti. Ekrem İmamoğlu seçimleri kazandığı halde, YSK, hukuka aykırı bir biçimde seçimleri iptal etmişti. 

23 Haziran 2019 tarihinde tekrarlanan seçimleri Ekrem İmamoğlu açık ara farkla kazanınca, AKP hükümeti başka kumpasların peşine düştü. Bu çerçevede AKP, İstanbul Belediyesi’nde işe alınanların içinde terör örgütleriyle ilişkili olan kişilerin bulunduğu iddiasını ortaya attı ve İçişleri Bakanlığı bu konuda bir soruşturma başlattı. 

AKP’nin, Ekrem İmamoğlu’nu görevden almak için mi, yoksa onu yıpratmak için mi bu kumpası devreye soktuğu belirsizliğini korurken, CHP sözcüsü Faik Öztrak, Ekrem İmamoğlu’nun görevden alınması durumunda “gök kubbeyi AKP’nin başına yıkacaklarını” açıkladı. CHP’li başka siyasetçiler de bunun bedelinin AKP için çok ağır olacağını, milletin özgür iradesinin gasp edilemeyeceğini ifade ettiler.

***

AKP bu eylemiyle, bir siyasi parti olmadığını, devleti işgal eden hukuk ve yasadışı bir örgütlenme olduğunu bir kere daha kanıtlamıştır. “Ergenekon”, “Balyoz”, “OdaTV”, “Casusluk”, “28 Şubat”, “Osman Kavala” kumpaslarının ve sahte yargı süreçlerinin mimarı olan AKP, kumpaslarına bir yenisini eklemiştir. 

Kumpasçılığın, sadece Fethullah Gülen cemaatinin içindeki yasadışı örgütlenmelere ve çetelere özgü olmadığı, AKP’nin de bu hukuk ve yasadışı yapılanmanın parçası olduğu, AKP’nin, bir zamanlar FETÖ ile birlikte gerçekleştirdiği kumpasları, FETÖ ile yolları ayrıldıktan sonra, tek başına gerçekleştirmeye devam ettiği açıktır. 

AKP’nin bir siyasi parti olmadığını, hukuk ve yasadışı bir örgütlenme olduğunu kanıtlayan bir başka unsur da AKP’nin sık sık anayasayı ihlal ederek anayasal düzeni yıkmış olmasıdır. 

AKP, yasama, yürütme, yargı arasındaki güçler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, hukuk devleti, demokrasi, laiklik, düşünce, ifade, basın, yayın ve örgütlenme özgürlüğü, toplu gösteri yapma özgürlüğü konusundaki tüm anayasa maddelerini ihlal etmiştir. 

Siyasi partiler, yasa gereği anayasaya uymakla yükümlü olduklarına göre, anayasaya uymayan sözde siyasi partilerin, siyasi parti statüsüne sahip olamayacakları açıktır. 

Nitekim Anayasa Mahkemesi, AKP’nin anayasal düzene aykırı bir yapılanma içinde olduğunu ve laiklik karşıtı hareketlerin odak noktası haline geldiğini karara bağlamıştı, ancak kapatma cezası yerine, bir süre mali yardımdan yoksun bırakılma cezası vermişti. 

Anayasa Mahkemesi’nin AKP için kapatma cezası vermemiş olmasının ne kadar yanlış olduğunu tarih kanıtlamıştır. 

Nitekim dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde, AKP gibi bir siyasi partinin varlığını sürdürmesi olanaklı değildir. Çünkü demokrasi, demokrasiyi ortadan kaldırma hakkını içermez. Örneğin, bir zamanlar yüzde 33 oy alan Nazi partisi, Almanya’da bu yüzden yasaklanmıştır.

***

Şu anda geçerli olan başkanlık sisteminin ortadan kaldırılıp parlamenter sisteme geri dönülmesi, sorunun çözülmesine yetmez. AKP’nin antidemokratik uygulamaları, referandumla başkanlık sistemine geçilmesiyle başlamamıştır. Sorun tek başına sistem değildir, temel sorun, AKP’nin ve onun lideri Erdoğan’ın kendisidir. 

“Ergenekon”, “Balyoz”, “OdaTV”, “Casusluk” kumpaslarıyla yargı bağımsızlığının, hukuk devletinin, düşünce, ifade, yayın özgürlüğünün ortadan kaldırılması, parlamenter düzende, başkanlık sistemine geçilmeden önce gerçekleşmiştir. 

“Millet İttifakı”nın seçimi kazanması durumunda, parlamenter sisteme dönüldükten sonra yapılacak ilk seçimde, AKP’nin bugün olduğu gibi birinci parti konumunu koruması durumunda, AKP iktidarı devam edecektir, cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini, birinci partinin genel başkanına verecektir, Erdoğan da MHP ile koalisyon hükümeti kuracaktır. 

Muhalefetin bu konuda bir stratejisi var mı?!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Deniz, Gezi ve istila 9 Mayıs 2022
Trabzon ve Trabzonspor 2 Mayıs 2022
Halkın egemenliği 25 Nisan 2022