Cumhuriyet’e suikast!...
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Cumhuriyet’e suikast!...

18.06.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Eski Yazılar” dizisi bitmedi, daha iki yazı var. Ama içime düşen, burnuma gelen bir suikast ve fesat çevirme kuşkusu ve kokusu hemen bir tavır koymam gerektirdiğini düşündürdü. Konu Cumhuriyet gazetesi olunca iki elim kanda olsa da hemen davranırım.

Hayatım boyunca Cumhuriyet gazetesinde yazmak istedim. İstedim ama hiçbir zaman kimseden iş istemedim. “İş” her zaman bana verildi. 1990’ların başında Pera Palas’ta ilk kez karşılaştığım rahmetli İlhan Selçuk, dergilerde yayımlanan yazılarımı çok beğendiğini söyledikten sonra “Bana bir uğra” dedi. Saat ve günü belli olmayan randevulara gitmediğimi nereden bilsin İlhan Selçuk. Hürriyet’ten hükümet baskısıyla atıldığım zaman (2012) Cumhuriyet’te yazmam söz konusu olmuş ama o zamanki yöneticiler istememiş. Sonunda 2018’de hayalime kavuştum ve Cumhuriyet’te yazmaya başladım.

Cumhuriyet gazetesi benim için Türkiye Cumhuriyeti’nin DNA’sını taşıyan bir canlı varlıktır. Laik ve demokratik Cumhuriyeti savunduğum için AKP hükümetinin yoğun baskısıyla Hürriyet gazetesinden attırılmıştım. Şimdi bu Cumhuriyeti adı Cumhuriyet olan gazetede savunmaktayım. Türkiye Cumhuriyeti benim kişisel sorunum ve sorumluluğumdur. Dolayısıyla gazete de benim kişisel sorunum ve sorumluluğumdur.

Bir süre önce Cumhuriyet Vakfı’nın bir üyesi bütün yazarlara olduğu gibi bana da bir mektup gönderdi. Mektupta bir yolsuzluktan söz ediyordu. Derken bir mahkemenin, bu konuda açılan iki davayı reddettiğini öğrendim ve bir vakıf yöneticisinin gazete yazarlarını bir anlaşmazlığa ortak etme çabasına şaşırmıştım.

Gazetede odam yoktur. Gazete binasına yılda bazı zorunlu durumlar dışında gitmem. Bu nedenle gazetede olan bitenin iç yüzünü bilmem olanaksız. Öğrenmek de istemem. Ama buna karşın “bela”dan kaçmak mümkün olmuyor.

Gençlik arkadaşlarımdan biri “Lan olum, senin gazatada neler dönüyormuş da senin habarın bile yok” diyerek hiç sevmediğim WhatsApp meretiyle bana bir ileti gönderdi. İletinin sahibi Fatih Portakal. Fatih Portakal’ın “Twitter” (bu mereti de kullanmam) marifetiyle dünyaya gönderdiği metin şöyle:

“Türkiye bunu da gördü. Vakfıyla yazarlarıyla demokrasi naraları atan @cumhuriyetgzt genel yayın yönetmeninin yazısını bugün yayımlamadı. Gazetecilik ahlakını sorgulayan @TMollaveisoglu duruşundan dolayı sizi tebrik ediyorum. Yüzü kızarması gereken kodomanlarsa susuyor ve yasak getiriyor. Yazık!!!”

Bu yetmezmiş gibi, bir de Fatih Portakal’ın televizyonda yaptığı konuşmanın kaydını da gönderdi bizim ağa... İki girişimden de Fatih Portakal’ın çok saldırgan bir dedikoducu olduğu, partilere başkan, gazetelere yönetici atamaya varan bir megalomaniye kapıldığı anlaşılmakta! Buna “mesleki yozlaşma” denir ki tedavisi yoktur.

Metnin kötü Türkçesini dert edinmeyelim. “Vakfıyla, yazarlarıyla demokrasi naraları atan Cumhuriyet gazetesi” dendiğine göre gazetenin bir yazarı olarak benim de kimliğim, kişiliğim hedef alınmış. Hedef alan kim? Fatih Portakal. Fatih Portakal kim? Bir televiyon sunucusu. O kadar! Hakaret ettiği Özdemir İnce ise TRT’yi kuran ekibin planlamacısı, daha sonra “Türkiye Televizyonları Program ve Yayın Planlama Müdürü”. Yani meslek etiği, meslek deontolojisi konusunda karşımda ağzını açamaz. Örneğin televizyonda dedikodu yapılamaz!

“Demokrasi naraları atan” da ne demek? Sarhoşlar ve mahalle kabadayıları nara atar! “Nara” Cumhuriyet’e de demokrasiye de hakaret. Sanki bir AKP tutması konuşmakta...

Fatih Portakal gazeteciymiş. Hangi gazetede demokrasi ve özgürlükler konusunda mesleki örnek olacak ne yapmış? Özdemir İnce’nin şiir, deneme, siyasal deneme, çeviri olmak üzere 140’a yakın yayımlanmış kitabı var. Kitaplarımı ve biyografimi öğrenmek isterse Google’a bakması yeter. Kitaplarımdan dört beşini okursa demokrasi ve laiklik nasıl savunulur ve öğretilir, faşizme ve Başyücelik’e karşı nasıl mücadele edilir bir şeyler öğrenir ve yaptığı işin ne anlama geldiğini belki anlar.

Yaptığı işi tanımlayayım: Cumhuriyete ve Cumhuriyet gazetesine tuzak kuranların, fesat çevirenlerin goygoyculuğunu yapmak.

Değerli okurlar, eğer bir mucize olmaz ise AKP’nin Başyücelik rejimi gittikçe azgınlaşarak ülkede İslamcı teokrasiyi kurmak için büyük bir hınçla saldırısını sürdürecek ve anayasayı yok sayarak teokratik bir saltanat rejimi kuracak. Eğer bunu 2028’e kadar başaramaz ise 2028 seçimlerinde 10 milyonluk kökten İslamcı yeni seçmenle Cumhuriyete son verecek.

Ancak bu felaketi engelleyecek güçlerden yoksun değiliz. Ülke nüfusunun yarıdan çok fazlası Cumhuriyetin inançlı neferi. Entelektüelleri, aydınları, akademisyenlerinin çoğunluğu Cumhuriyetin fedaisi... Ve Cumhuriyet gazetesi de Cumhuriyetin kalesi. Bu kale düşerse Cumhuriyet de düşer. Sevgili okurlar Cumhuriyet’e, yazarlarına, gazetecilerine, muhabirlerine, çalışanlarına güvenin ve lütfen gazetenizi her türlü saldırıya karşı koruyun!

Yazarın Son Yazıları

Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025