İnsan utanır yahu!
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

İnsan utanır yahu!

06.06.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İNSAN: Memelilerden, iki eli, iki ayağı bulunan, iki ayak üzerinde dik bir biçimde dolaşan, aklı ve düşünme yeteneği olan, dille, sözle anlaşan, en gelişmiş canlı sayılan yaratık.

UTANMAK: Onursuz sayılacak ya da gülünç olacak bir duruma düşme nedeniyle bundan üzüntü duymak, utanç duymak, sıkılmak.

YAHU: Hey, bana bak, baksan a! / Bir şeyin üzerine dikkati çekmek, güçlendirmek için, söylenen söze katılır. “Deniz çok güzelmiş yahu!”

***

Anayasa ayak altına alınmış; kuvvetler ayrılığı yok edilmiş; yürütme aygıtı, yasama ve yargıya el koymuş; TBMM emekli kahvesine terfi etmiş; yargı ceberut bir yürütmenin vesayeti altında; yargıda talimata uymayan yargıç ve savcıların güvenliği yok! Üyeleri yürütme tarafından atanmış Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Sayıştay, Yargıtay gibi anayasal kurumların aldığı tarafsız gibi görünen kararları bile atama mercisi tarafından dinlenmemekte...

Anayasanın ikinci maddesi ile Devrim Yasalarını koruyan 174. maddesi ayaklar altına alınmış; laiklik aforoz edilmiş; Öğrenim Birliği Yasası’nın ırzına geçilmiş; laik öğretim medreseleşmiş; bütün laik mesleklerin adının önüne “imam” gelmiş: imam vali, imam kaymakam, imam yargıç, imam savcı, imam öğretmen, imam mühendis, imam AFAD başkanı, imam Kızılay başkanı... Camilerde imamların tamamı AKP sözcüsü ve müfettişi olmuş.

Devlet örgütü kabile kadrosuna dönüşmüş, her yerde kabile yapısının asabiyet ilişkisi, amcalar, dayılar, enişteler, halalar, teyzeler, damatlar, eltiler, yengeler: Devlet örgütü Azerbaycan’dan, Orta Asya Türk devletlerinden beter olmuş, verasete dayalı yönetimin (monarşik saltanat) eli kulağında...

Devletin kasası kişisel keseye dönüşmüş; halkın parası (vergisi) müşterisiz hava alanlarında, bahşiş anlayışıyla dağıtılmış; köprüler, hastaneler ve devlet ihalelerinde çarçur edilmiş...

Devletin kutsal vatandaşlığı para karşılığı ya da bedavaya ortaçağın barbarlarına benzeyen mesleksiz güruha dağıtılarak özel seçmen deposu yaratılmış ve böylece devletin egemenliği kepaze edilmiş; Türk halkının milli iradesi elinden alınmış ve muhalif milli iradeye terörist kaftanı giydirilmiş...

Seçim zamanı gelmiş, tutsak üyelerden oluşan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) anayasa-babayasa tanımaz kararlar alarak iktidarın çamaşırhanesine dönüşmüş; YSK anayasanın ilgili maddesini yok sayarak mevcut cumhurbaşkanının adaylığını onaylamış, anayasa gereği istifa etmesi gereken bakanların görevde kalmalarına ses çıkarmamış ve en önemlisi seçim sürecinin güvenliğini sağlamakta aciz kalıp seçim sandıklarını silahlı çetelere teslim etmiş; TRT’nin iktidardaki adaya 50 saat, muhalif adaya 50 dakika ayırmasına ve iktidardaki adayın yalanlarına, iftiralarına, montajlarına göz yummuş; iktidardaki adayın muhalif adayı, muhalif partileri vatansızlıkla, ihanetle, dinsizlikle, PKK’cilikle, terörizmle suçlamasına kayıtsız kalmış ve üstelik bu iddia ve suçlamaları yargıya havale etmemiş; devleti temsil eden valilerin, kaymakamların, jandarma ve polisin “parti mensubu” gibi seçimde taraf olmasına sessiz kalmış...

Bu gerçekler gözlerimize mertek gibi girerken iktidar çevrelerinin sanki seçim sürecinde her şey demokratik ölçülere uygunmuş gibi böbürlenmelerini, şımarmalarını, muhalefete düşman muamelesi yapmalarını, muhalefetin can güvenliğini tehdit edip cinayet işlemelerini tarihe havale etmekten başka çare yok!

“İnsan utanır yahu!” feryadımın ilk muhatabı “Üsküdar’ı geçerek” seçim kazanan siyaset elbette! Bir de bir tarafsız ve demokrasi savunucusu gazetede cumhurbaşkanlığını R.T. Erdoğan’ın kazanmasına sevinen Arapları gösteren bir fotoğraf gördüm. Fotoğrafın altında şunlar yazmakta: “ORTADOĞU ülkeleri Erdoğan’ın seçimi kazanmasını sokaklarda kutladı. Dünya basınında ‘Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik süreci şimdilik kapandı. Türkiye Batı’ya değil Doğu’ya bakıyor’ değerlendirmesi yapıldı!”

“İnsan utanır yahu!” feryadımın muhatabı el damadıyla gerdeğe giren zavallı Araplar değil. Muhatabım, insana özgü “utanma duygusu”ndan yoksun, beyni ile midesi yer değiştirmiş yazılı ve görsel basın!

Yazarın Son Yazıları

Anadilde öğretim maval

Maval, Türkçede yalan, uydurma, asılsız ve inandırıcı olmayan söz anlamlarına gelen argo bir kelimedir.

Devamını Oku
28.04.2026
Popülizm nedir? (3)

Daha önce bu konuda iki yazı okudunuz.

Devamını Oku
26.04.2026
Popülizm nedir? (2)

Temsili sistem içindeki huzursuzluk: Sağ ve sol kanat popülizminin farklı biçimleri olsa da ortak noktaları “gerçek” halkı temsil etme fikridir.

Devamını Oku
24.04.2026
Popülizm nedir?

Popülizm öylesine bir kavramdır ki bir Katolik rahibe ile bir sokak yosmasını aynı anda temsil eder.

Devamını Oku
21.04.2026
Müslümanlar neden çağa uyumsuz? (1)

2000 yılı öncesinde Telos Yayıncılık’ı yönetirken “Müslümanlar neden çağa uyumsuz” sorusuna bir yanıt arayanlara yardımcı olmak için Amin Maalouf’un “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri” adlı tarih incelemesini Mehmet Ali Kılıçbay’a çevirtip 1997 yılında yayımlamıştım.

Devamını Oku
19.04.2026
Çeviri ve öksüz çevirmen

Çeviri yaptım ama “çevirmen” sıfatını kesinlikle kabul edemem.

Devamını Oku
17.04.2026
Geçmiş, şimdi, gelecek

Heidegger için başlangıç noktası (Ursprung), geçmişte kalmış bir şey veya kronolojik bir başlangıç değil, sürekli olarak gelişen ve bize gerçekleştirilecek bir olasılık olarak kendini sunan yaratıcı bir güçtür.

Devamını Oku
14.04.2026
Laikçi

Kimileri “kayıkçı” der gibi, “laikçi” diye tanımlayarak aklı sıra beni sarakaya almakta.

Devamını Oku
12.04.2026
Ne mutlu Türküm diyene!

Vikipedi’de okudum: “Rum asıllı Türk şarkıcı Fedon, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen dedesi Kleanti Kalyoncu’yu anarken ‘Vatan sağ olsun, ne mutlu Türküm diyene’ ifadelerini kullanmıştır.

Devamını Oku
10.04.2026
Özrü kabahatinden büyük

Saygı Öztürk’ün 3 Nisan 2026 tarihli ve “Sandığa Gitmeyenler ve Barajı Aşamayanlar Partisi” başlıklı yazısından aktarıyorum...

Devamını Oku
07.04.2026
‘Kavun Acısı’, ‘Elmanın Tarihi’

Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım.

Devamını Oku
05.04.2026
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
03.04.2026
Devri sabık yaratmak (1)

Önce yazının adındaki üç sözcüğün anlamını yazalım, sonra 1946- 1950 dönemindeki anlamını açalım, daha sonra da günümüze getirip orada irdeleyelim.

Devamını Oku
31.03.2026
Müslümanların büyük sorunu

Müslümanların en büyük sorunu İslamın son din, Hz. Muhammed’in son peygamber, Kuran’ın son kutsal kitap olması inanç ve iddiasından kaynaklanır.

Devamını Oku
29.03.2026
Falakalık herifler!

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü, Ziya Paşa’nın meşhur bir beyitidir ki buna edebiyat sanatında metafor denir.

Devamını Oku
27.03.2026
Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026