10. Yıl Marşı’ndan, gençlerden, ödleri kopuyor
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

10. Yıl Marşı’ndan, gençlerden, ödleri kopuyor

20.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

10. Yıl Marşı’nı, bayram günlerinde, spor yapacakları salonların çevresinde döne döne, torunlarım arkamda, tempolu yürüyüşle söylemeye bayılırdık. Doğaldır ki sizlere anımsatmaya gerek yok. Ancak içeriği üzerinden bir küçük vurgu yapabilmek amacıyla, sözlerini tırnak içinde bir kez daha paylaşmak istiyorum. “Çıktık açık alınla on yılda her savaştan/ On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.” 

Cumhuriyetin kuruluş yıllarının onuruyla bestelenmiş marşımızın bir benzerinin, sonrası kuşkusuz müzikal değerleri yüksek benzer marşların kalıcı olamamalarında; kurtuluş, kuruluş, savaşlarının yaratılabilmesinin sonrasından günümüze yaşadıklarımızın, canımızı çok yakmış birbirinden acılı anıların payı olamaz mı? 

Devrimlerimiz için savaşım vermeye adanmış, her yaştan inançlı devrimcilerimiz hep oldu. Oldurulamayan, iktidar erklerinin o günlerden bugünlere, birbirleriyle kirli çıkarlara bulaşmakta yarışıyor olmaları. Günümüzde çok yüksek sayılara ulaşmış nüfusumuzun her yaştan yaşayanları için yaşayabilmek, nefes alabilmeye dönük koşulların karabasan boyutlarda karartılmış olması. Çocuklarımızın, gençlerimizin insanca yaşayabilmeleri, geleceklerine umutla bakabilecekleri bir başka marşla karşılarına çıkamaz hallerdeyiz. 

Bu noktada bir tırnak açarak, insanca yaşam için savaşım veren Aydınlanmacılarımızın, bizleri umutla dolduran çok değerli marşlarının varlığını da yadsımaya hakkımız olamaz. Sözün özü yine çok ciddi bir yol ayrımındayız. Ya gençliğimizin, elbette içlerinde her yaştan çok değerli özverileri ile savaşım verenleri içlerinde, kendi gelecekleri için sokaklara döküldükleri seslerinin peşinden yürüyeceğiz. Uçmaktan değil ancak nefes alabilmeye başlamaktan sözü açıyorum. 

***

Yine yeri gelmişken, hiçbirimiz için nefes almaktan vazgeçmekte gönüllülük söz konusu olamayacağına göre, korku, kaygı, karabasan içinde evlerimizde saklanma lüksümüzün de olmadığı gerçekliği içinde, sokaklara bir kez çıkıldıktan sonra, kolay kolay geri dönüşün de daha zor olacağı gerçekliğinin altını çizmek istiyorum. Sokaklara güneşli bir 19 Mayıs gününde, çocuklarıyla birlikte bir şeyler yiyebilmek üzere parasızlıktan çıkamayanlar bir yanda... 

Kalabalıklar oluşturarak ülkenin her köşesinde bisikletlerle, marşlar söyleyerek çıkmış gençlerimizin, iktidarın emrinde yayın yapan televizyon kanallarında da yok sayılamadıklarının gerçeğinin altını çizelim. Gün gün, her yeni çağrıda, Saray ittifakının kaleleri olduğu bilinen illerimizde de bire bir tehditlere kulak asılmaksızın oluşan muhalefet sesleri dayanışmaları, yükselişte yarışmaktalar. Kutsal Saray ittifakı kaleleri olarak bilinen illerde de oluşturdukları kalabalıklarla, kirli çıkar düzenine karşı güçlenen isyan haykırışları, çarpıcı sloganlarla paylaşılan kirli çamaşırların saçılmasının sonu gelecek gibi değil. 

Geçmişte yandaşlık, kayırmacılık, sadaka düzeni içinde yaşayabilme umudu içinde olanlar, ülkemizin birikimlerini hamuruyla yiyenlerden kendilerine verilebilecek sadakanın bile tükendiğini yaşamanın ötesinde, yasal haklarına el konulması ile yüzleşenler isyan bayrağını kaldırmış safların içine kalabalıkları büyütme yarışı içindeler. Mustafa Kemal’in, yokluklar içinde yaptıkları, yaratabildiği değerlerin anlamı, günümüzde de sil baştan tek çıkış yolu oldu bile.

İlgili Konular: #mustafa kemal atatürk

Yazarın Son Yazıları

AKP-MHP’nin çakıldıkları son karneden...

Ses verebilenleri çok sınırlı eleştiri yapabilen kanalların, yandaş kanalların aldıkları sınırsız desteklere karşın izlenebilirlik, kitleler üzerindeki güçlü etkileri önlenemiyor.

Devamını Oku
23.06.2026
Bu kumaş artık dikiş tutmaz...

Altı yaşındaki kızını evlendirdiği gerekçesiyle tutuklanan tarikatçı serbest bırakıldı.

Devamını Oku
20.06.2026
Bükülemeyen el öpülür

Başlık öncelikle 107 gündür, yaz-boz tahtası içerikli olarak sürdürülmüş uyuşmazlık tartışmalarının ardından, nasıl kesinleşeceği henüz çok kesin olmayan İran’da gündeme giren anlaşmayı içeriyor.

Devamını Oku
16.06.2026
Sabahları gözlerini operasyonlarla açarak uyanmak

Alışkanlık mı?

Devamını Oku
13.06.2026
Saray’ın ‘mutlak butlan’la CHP’yi çalkalama hesapları

Neler yapılabileceği, işin içinden nasıl çıkılabileceğine ilişkin deneyimli siyasetçilerin, hukukçuların, gazetecilerin tartışmalarını, çözüm arayışlarını, herkes gibi ben de izliyor, akılcı çözüm önerilerinden sonuçlar çıkarmaya çabalıyorum.

Devamını Oku
09.06.2026
Kirli siyaset oyunları vurgunu

Şeytana pabucunu ters giydirme oyunlarında, acımasızlık ile kalitesizlik yarışlarında sınır tanımamakla, bu saatten sonra kazanabileceklerini sanıyorlarsa sonuçta en çok kendi sonlarına doğru yürümekte olduklarını hâlâ göremiyor olabilirler mi?

Devamını Oku
06.06.2026