‘Acıklı son’ göç senaryolarını kıran Armutlulular
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

‘Acıklı son’ göç senaryolarını kıran Armutlulular

17.02.2016 03:56
Güncellenme:
Takip Et:

Önceki gün Armutlu’ya ikinci gidişimde bir öncekini katlayan polis kuşatması vardı.. Meydan konuşmalarına, güncel gerilimlerin gündemi yansımıştı.. Bir gece öncesinin Gazi çatışmaları, yaralanmaların medyaya yansımamış ayrıntılarının peşine düşmüşlerdi.. Yaşını başını almışlarla, ayrıca bir işi, mesleği, okulu olmadığını söyleyen genç kızların aynı kaygılı, polise yönelik öfkeli bekleyişleri dikkat çekici..

Önümüzden tur atarak besbelli gözdağı içerikli gidip gelerek geçen, yeni teknolojik donanımlı polis panzerine dönük slogan atan gençlere, okkalı küfür eden yaşlı adama çevre çok alışkın olmalı ki, tepki gelmiyor.. Küfürü basan adam öfkesini açıklama gereği duymuş olmalı ki, yıkım operasyonlarına karşı büyük direnişlerinden birçoğunda çok dayak yediği, tutuklandığı, uzun yıllar hapiste yattığının özetini veriyor. Şaşırtıcı olanı, Armutlu’nun göç yazılım senaryosunu, geleceğe dönük çözüm arayışları projesini anlatmak üzere yanıma gelmiş, diplomalı, uzmanlık projelerinin de başında bir kişinin, yıkımlara karşı durmanın bedeli olarak kendisinin de birçok kez polis şiddetine, hapse mahkûm olmasını çok doğal bir olgu gibi açıklaması.

Karşımda ayakta duran bir gözü kayıp adam, içten bir duyguyla sarılıp kucaklarken, kanlı 1 Mayıs 1977’de DİSK Gıda-İş üyesi çalışanı olarak, ayrıntılarına tanıklık ettiğim Kazancı Yokuşu başındaki ezilmelerde gözünü kaybettiğini açıklıyor. Yaşam savaşımının sonrası Armutlu’ya yerleşme, sonra da kendi evi ile birlikte Armutlu’yu yıktırmama savaşımının içinde.. Ekmek kavgasını mahallede boyacı ustası olarak sürdürmüş. Heyecanla Bakanlar Kurulu kararı ile, afet yasası kapsamında mahallenin riskli alan ilan edilerek yıkılması kararına karşı direnişlerini anlatıyor.. “Kusurlu yapılaşma nedeniyle çatlaklar oluşan okulu yıkarak bizim direnişimizi de yıkma niyetlerini öğrendik. Gönüllü çalışan mimarların, mühendislerin çabaları ile yapılarımızı güçlendirme seferberliği ilan ettik. Okul bizim için kale direnişimiz olacaktı. Yapıların depreme dayanıklılık onarımlarını engelemelerine, polis gücü kullanılmasına, malzeme sokulmamasına yılmadan, her koşulda onarımda çalıştık. Okulun boyanmasında gönüllü, uzun süren kaçak çalışmalardaki katkılarımla övünüyorum..” diyor.

Ranta direnen örnek

Rant kuşatılmışlığında en göz dikilmiş, en geniş alana sahip Armutlu’nun hâlâ gökdelenlere, yıkıma direnebilmesinin, Armutlu’yu farklı konuma getiren kimi çok anlamlı ayrıntıları var.. 1930’ların ikinci yarısında başlayan yerleşimde, 1989’dan bu yana gündeme sokulmuş çok etkin büyük yıkım planlarının püskürtülebilmesinin sırrı, “dayanışma, direnme” olarak özetleniyor. Güçlü, çok yönlü, örgütlü direnme gerçekleştirilememiş olsaydı o günlerden bugünlere en az 50 kez Armutlu’nun yıkılışının gerçekleştirilmiş olabileceğinin altı çiziliyor.. Birinci, ikinci yerleşim kuşaklarından hemen hemen herkesin direniş operasyonları eylemleri üzerinden oluşturulan suçlardan hapis yatmışlığı en çarpıcı kanıt.

Armutlu’yu asıl farklı kılanı ise, Küçükarmutlu odaklı öncülükle gerçekleştirilmiş, örgütlü, ayrımcılık olmaksızın üretilen “yerinde, yeniden dönüşüm” başlıklı projeler.. Şaka değil, ranta sırtını dönerek, kamu desteği olmaksızın, Armutluluların kendi örgütlenmeleri, çabaları ile gerçekleştirilen öylesine çok mucize var ki.. Deniz gören rant odağı alanda 600 evin, meslek odalarının jürilerinden geçirilmiş yarışma projelerinden yararlanılarak, aralarında sokaklar açılmış park alanları yaratılmış, ev başı 120 metrekarelik insanca yaşam alanı ayrılmış, paylaşılmış olarak.. betonlaşmaya, yağmaya, yüksekliklere izin verilmeden yeniden ıslah edilmesi örneğinin yaratılması..

Göç gerçeğinin aynası

Yeri gelmişken bir hafta öncesinin Armutlu taramasında, örnek oluşturmuş Küçükarmutlu örgütlenmesi direnişinin dışına taşarak, özünde “Armutlu, Türkiye göç gerçeklerinin tümünün birden aynası..” Resmi verilerine bakalım mı? Yeni adı ile Fatih Sultan Mehmet Mahallesi muhtarlığından, çeşitli çalışmalar, raporlardan derlenmiş gerçekçi verilerle bir buluşturma yapalım mı? Muhtar Osman Karaçam’ın masasının üstünde muhtarlık kayıtları, resmi kurumlardan alınmış tüm bilgiler üzerinden üretilmiş bir yerleşim haritası duruyor.. Muhtarlık son kayıtlarına göre yaklaşık 38 bin küsur olan nüfus, nüfus kayıtlarında 28 bin 600, TÜİK verilerinde 16 bin olarak gözüküyor. Son 15 gün içinde yeni kayıt 413. Ayda ortalama bin kişi geliyor.

1940’lı yıllarda yoğunlaşan göçe bağlı yerleşimde Rize, Tokat, Sivas, Ordu, Samsun göçleri öne çıkıyor. Türkiye haritası gibi dağılımın köylerden hızlı göç toplumsal travmatik sonuçlarına gelince.. Muhtarın geldiği Sivas, Divriği Doğançay köyünde bir tek aile kalmış. Tokatlı 3. kuşak, köyünü hiç görmemiş Armutlulu genç baba ise kendi köylerinde yaşamın, üretimin dibe vurduğunun birkaç ailenin kaldığını anlatıyor. Kendisi ise çocuğunun ucuz uyuşturuculardan koruyabilme yolunu, taşımalı uzakta okul naklinde bulmuş.

Armutlu’nun çekirdek “devrimci” örgütlenmesi, Armutlu’dan koparılmama direniş projelerinin başına uyuşturucu ile mücadeleyi de koymuş. Anlamlı yol almış olsalar da genç işsizliği, yoksulluk, yok edilmesinde en büyük engel. Binaların sadece yüzde 3’ü tapulu. Kadınlar temizlik işçisi ağırlıklı, kayıt dışı çalışma çok yüksek. Ancak yüzde 40’ının düzenli işi var. En çarpıcı dayanışma öğesi 4 bin 813 kayıtlı yapının yüzde 80’inin ev sahiplerine ait olması. Farklı kimlikler, mezheplerden, siyasi eğilimlerden Armutluların, nerede ise kutsadıkları ortak direniş, buluşma noktaları, yıkıma karşı, “ölümüne terk etmeme” kararlılıkları..

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet gazetesinin okurlarıyla buluştuğu nice yıllara...

Benim Cumhuriyet ailesi içindeki paylaşımlarımın 60. yılını geçen perşembe günkü buluşmamızda devirmişiz.

Devamını Oku
09.05.2026
Sevilenleri tutuklanan ülkemizde haklar savaşımının önlenemez yükselişi

Bu kaçıncısı sorgulamasının yapılmasının zamanı değil.

Devamını Oku
05.05.2026
Taksim nasıl açıldı...

Geçen yılın 1 Mayıs yasaklarından ders alınmış olmalı.

Devamını Oku
02.05.2026
Sınırsız ayrıcalıklar...

Ankara’nın göbeğinde, yıllardır hak edilmiş, birikmiş ücretlerini alamadıkları için hukuk diliyle işlenmiş en büyük suçlardan birini, “angarya çalıştırmayı” çok yüksek sayılarla çalışan işçilerine karşı uygulamayı alışkanlık edinmiş Yıldız Holding’in yaşattıklarını, dertlerini sorumlu bakana anlatmak için çırpınan işçilere yaşatılan işkencelerin boyutları vicdanları sızlatıyor.

Devamını Oku
28.04.2026
İçine gömüldükleri bataklıktan nasıl çıkacaklar?

Emeklisi, işsizi, ücreti ödenmeksizin çalışmaya zorlananı; çaresiz kalanların topu birden, dertlerine deva olması gereken yetkili, sorumlu siyasilerin, bakanların kapılarına dayanmaya çalışıyorlar.

Devamını Oku
25.04.2026
Az gittik uz gittik, bir arpa boyu yol gidemedik

Karamsarlıkla söylediğim gibi bir duyguyu vermek istemem.

Devamını Oku
21.04.2026
Dindar ve kindar yapamadıkları ‘deist’ oluyorlar

Yaşam pratiklerine göre dayatılan yetiştirme kurallarına isyan edenler arasına katılmış oluyorlar.

Devamını Oku
18.04.2026
AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026
Ülkemizin geleceği çılgın Trump’ın tuzaklarına bağlı olamaz...

Cumhurbaşkanlığı rejiminde yıllardır sorgulamasız sürdürülebildiği, yapılanların yanlarına kâr kaldığı varsayılan haksızlık hukuksuzlukların yarattığı olumsuzlukların dayanılmaz yükselişi ile içeriden yaratılan çürümüşlüğün saklanamayacağı günler geldi de geçti.

Devamını Oku
07.04.2026
Yerel, küresel kıskacına karşı başkaldırılar yükselişte

Şimdilik bir yılı geçmiş bir süreç içinde, ülkeye yayılmış, kazanılmış belediye yönetimlerine el konması, kayyım atanması uygulamalarıyla, tümü sol kimlikli, ağırlıklı CHP’ye bağlı belediye yönetimlerinin operasyonları ile amaçlanan moral yıkımı, iktidarları adına fiyasko sonuçlar verdi.

Devamını Oku
04.04.2026
Savaş karşıtlığının önlenemez yükselişi

Hafta sonunu, başta Amerika’nın başkenti, önemli bütün merkezlerinde, savaş karşıtlarının çok etkin eylemleriyle aynı merkez içinde on binler, ülke çapında yüz binlerin katıldıkları protesto eylemlerine tanıklık ederek geçirdik.

Devamını Oku
31.03.2026
Savaşın bedelinin en ağırını tarafı olmayanlar ödüyor

Hindistan, Japonya...

Devamını Oku
28.03.2026
Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı...

Raylı ulaşım sistemlerinden yararlananlardansanız, siz de benzer pek çok gelişmeye tanıklık etmiş olabilirsiniz.

Devamını Oku
24.03.2026
Dünyayı elinde tutan emperyalizme karşı bağımsızlık savaşları

Dünyayı elinde tutan emperyalizme karşı bağımsızlık savaşları

Devamını Oku
21.03.2026
İçeriden ve dışarıdan saldırılar, ezilmek istenenleri güçlendiriyor...

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başta, tutuklanmalarının birinci yıldönümünde, hâlâ pek çok tutuklu sanık belediye başkanları da içlerinde, hâlâ yüksek sayılarda tutuklu için iddianamelerin bile hazırlanamamış olduğu gerçeği ile yüzleşmiş durumdayız.

Devamını Oku
17.03.2026
Ahlak, vicdan, çivileri sökülmüş yeni dünya düzeninde...

Nüfus kâğıdı eskidikçe yeni güne sağlıklı kalkabilmek, elinden geldiğince meslek etiğine de bağlı kalıyor olarak gazeteciliğini sürdürebilmenin önkoşulu uygun saatlerde yatağına girebilmek.

Devamını Oku
14.03.2026
Bu kanıtlarla iddianamelerle yargılama zor zanaat...

Hukuksuz yargılamaların bir yılı aşmış süreçleri içinde ülkemizde yaşayanların bilinçaltlarına yerleşmiş gelişmelerin üzerine, en sonunda başlıyor başlayacak açıklamalarının davullu zurnalı duyurularından sonra, dünkü yargılamanın ilk gününde alınabilmiş yolun bir arpa boyu olduğunu bile söyleyemiyoruz.

Devamını Oku
10.03.2026
İki deli, kafa kafaya, dipsiz kuyuya taş atıyorlar

Amerika’nın başında Trump, İsrail’in Netanyahu olmak üzere, geçtiğimiz pazar günü, İran’a, siyasi liderleri öncelikli hedef alan saldırıda, en ileri teknolojili, en pahalı silahlardan atılan bombalarla başlatılan kanlı savaşın henüz haftası dolmadı.

Devamını Oku
07.03.2026
Dolarla kapatılmış gözler, çocuk, hasta kadın ayırmıyor...

Trump-Netanyahu ikilisinin, pazar sabahı yüzleştiğimiz İran’a ortak saldırılarının kanlı sonuçlarını televizyon kanallarının canlı yayınlarından, yürekler ağızda olası sonuçları üzerinden kaygıyla izlerken öldürülenler, patlamlar üzerinden kanlı haberlerin peşpeşe akması kaçınımazdı.

Devamını Oku
03.03.2026
Tarikatlara çocukları camilere taşıma seferberliği

İnançlar üzerinden, hepsini birden sonuna kadar kullanabilme sayesinde, iktidarlarını koruyabilenlerin önlerini açmaları sayesinde mi?

Devamını Oku
28.02.2026
Anayasal haklar, demokratik düzen arayışlarını kırma savaşları...

Günümüz kuşakları, en sevilen müziklerin taş plaklarının dinlendiği yıllarda kasetin iğnesinin takılarak plağın kullanılamaz hale düşürmesinin acısını bilemezler.

Devamını Oku
24.02.2026
İktidarlarını sürdürmede, hak hukuk, kural tanımazlık...

Çıkmaz sokağa girdiklerini içten içe görebilseler bile, halkımıza, bize, itiraf edecek halleri olacak değil ya.

Devamını Oku
21.02.2026
Siyasi tutuklamalar tek adam rejiminin son dönemlerinin panik fişeği değil mi?

Şakayla karışık Cumhuriyet gazetesinin çatısı altında, uzun yıllar boyunca “sokak gazetecisi” olmakla övünmüş olarak 60. yılıma girmiş bulunuyorum.

Devamını Oku
17.02.2026
İktidarlarının ayakta kalmada son kadrolaşmaları

Başlık elbette gündemimize yeni girmiş son kadrolaşmaların, yeni bakanları ile yargı organlarında yeni görev almak üzere seçilenlerin tümünü birden kapsıyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Solun vicdanlı, bilinçli koşucusu Alper Taş

Sınırlı televizyon, video kanallarında en güncel, kritik tartışmalar üzerinden söyleşi konuğu olarak çağrıldığında, öfkesiz, kimseleri incitmek istemeyen üslubu ile gündemdeki en çatışmacı konularda görüşlerini özetlerken dinleme şansını yakalayanların, giderek daha da çok ilgilerini çektiğini umuyorum.

Devamını Oku
10.02.2026
Deprem ülkesinde deprem suçları rekorları kırmanın dayanılmaz hafifliği

Deprem suçları işlemenin, önlem almamanın sorumsuzluklarının karşılığı suçlardan doğrudan sorumlu siyasi erkler, kuşkusuz bina yıkımları, enkaz altında kalanlar, ölen insanlar ile birlikte tüm canlılar, mal kayıplarının ağırlıkları, depremlerin şiddetleri yanında bile bile alınmamış önlemlerle bağlantılı değişiyor.

Devamını Oku
07.02.2026
Bağımlılığın yapı taşları nasıl örülüyor?

Bugünkü yazımın konusunda yine sevgili arkadaşımız Ergin Yıldızoğlu’nun dünkü Cumhuriyet gazetesinde 9. sayfamızda yayımlanan “Ayrılmak zor!” başlıklı yazısının etkisi oldu.

Devamını Oku
03.02.2026
Reha Öz’ü uğurlarken 1980’li yılların canlanan tanıklıkları...

Nadir Nadi’nin, 12 Eylül yönetimine karşı duruşu ile güçlenen, Cumhuriyet gazetesinin, ülkenin her kesimini kapsayan insan hakları gasplarına karşı, ayrımsız sayfalarında yer açması, hak hukuk arayışlarının, savaşımlarının yanında yer alarak yaşatılan acıların haberlerinin sayfalarında paylaşılması, birden çok aralıklarla gazetenin kapatılması kararlarını da getirmişti.

Devamını Oku
31.01.2026
Masis Kürkçügil’le tarih ve siyaset sarkacında

Cumhuriyet YouTube’dan, üç kuşak söyleşileri kapsamında bugün yayına girecek konuğumuz, 1968 kuşağının kuşkusuz en çok okumuş, en çok kitap yayını yapmışlarının başında gelenlerinden Masis Kürkçügil.

Devamını Oku
27.01.2026
‘Keskin kalemi’ yeni kuşakların pusulası

Kendisinin öngördüğü olasılıkların tıpkısının aynısı, kurgulanmış katledilmesi senaryosu için düğmeye basılmasının ardından, arabasının kontak anahtarını çevirmesi ile, bedeninin parçalandığı insanlık dışı bir senaryonun gerçekleştirilmesinden günümüze 33 yılı devirmişiz.

Devamını Oku
24.01.2026
Prof. Dr. Erinç Yeldan’la ekonomiyi masaya yatırınca...

Keşke “Yaşamlarımızı, dün İstanbulluların içini donduran kar yağışı kadar geçici, sonuçları ile içimizi dondurmayacak bir tablodan söz ediyor” diyebilseydim.

Devamını Oku
20.01.2026
Tek adam rejiminde iktidar olmanın keyfi

“Ben yaptım oldu” diyebilmekten geliyor.

Devamını Oku
17.01.2026
Meteoroloji bile güven vermekten çıkarılmışsa...

Önceden kar tatili kararını duyurmuş valilik, “Sadece servisle okula gitmeleri gerekenleri kapsayan bir uygulama olacak” anlamında bir geri dönüş yapmıştı. Yine de gazetenin halen kulanmakta oılduğumuz Şişli’deki binamıza vardığımda, en azından birkaç hafta öncesinde tanıklık etmiş olduğumuz karla kaplanmış karşıdaki mezarlığın ağaçları ile yüzleşeceğimi sanıyordum. Ne gezer, bal gibi de sadece yağmur serpiştiriyordu.

Devamını Oku
13.01.2026
Saray’ın kararı: ‘Seçime kadar bu kadar’

Başlıktan da anlayacağınız üzere, iktidarları adına dün yapılan sonuç açıklamaya göre, emekliler için önerilecek en düşük aylığın 20 bin lira olacağı ilan edildi.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Dostum Trump’ın oyunlarında KAMU emekçileri, TÜİK’in sınır yok

Yeni yıla, şova da çok meraklı, ustası olduğunu ortaya koyan kimliği ile öne çıkmaktan vazgeçmeyen Trump, magazin şov yaratma ustası kimliği ile de yeniden seçilmesinden günümüze hemen her gün, kafa karıştıran, birbirinin tersi gibi de görünebilecek çıkışlarıyla hep başrolde, hep gündemde.. Aralık ayı boyunca Ortadoğu haritaları üzerinde, sonuçta Amerikan sermaye çıkarlarını ön planda tutan, elbette iç siyasetin güçlü lobileri ile de anlaşmalı, İsrail’in yanında, Çin’in dünya çapında kazanmakta olduğu gücü frenleyebileceğini düşündüğü siyasal çıkışların peşinde, İran’a çaktırmadan oyun kurduğu, Afganistan’da yeniden Taliban’ı yükselten projelerin peşinden koşturuyordu ki...

Devamını Oku
06.01.2026
Saray ittifakının çözemediği sorunları halının altına süpürme çabaları...

Barış sürecine dönük olarak kamuoyundan uzak tutmaya çalıştıkları aralarında yaşanan tartışmalarda, zaman kazanmaya dönük olarak görüşmeleri erteleyerek zaman kazanma çabaları elbette ilk adım sayılabilir.

Devamını Oku
03.01.2026
Oyalamaca, göz boyamaca...

Tek adam rejimi, müjdeli barış süreci üzerinden sesizliğin korunduğu bir kapalı kutu olarak ileriye dönük zaman, kendi mantığına göre nefes almış oldu.

Devamını Oku
30.12.2025
En kötüsü giden yıl olsun diye diye...

Eski kuşaklardan bellekleri güçlü olan okurlarımız ancak, eski kuşak yazarlarımızın içinden evime, ailemin içine sokacak kadar yakından tanıyıp sevdiklerim arasında yeri olan Asiye Uysal’ı anımsayacaklardır.

Devamını Oku
27.12.2025
Kökünden çürümüş ağaç...

Korunması gereken anıt, gelecek kuşaklar için ders niteliğinde, estetik geniş gövdesi korunabilmişse teknolojik olanaklar kullanılarak yüzyıllar sonrası için bile kalıcı kılınabilir.

Devamını Oku
23.12.2025