Adnan Dinçer

Futbol ve seremoni!

09 Eylül 2020 Çarşamba

Kulüp fanatizmi, tribün edebiyatı ve TV'de izleme ezberciliği ile şans oyunları nedeniyle bazı gerçekleri göremiyoruz. TFF bana gençleri teslim ederken yönetim tam kadro karşımda duran fotoğrafa bakmamı söylemiş ve şöyle demişti: "Bizde zaten futbol yok! Hiç olmazsa şu tablodaki görüntüyü ve yanlışı gidermeni istiyoruz!"

Duvarda asılı duran kocaman tabloda ulusal futbolcuların maç öncesi Şeref tribününü ve seyirciyi selamlamada göze batan laubaliliği vardı! Kimi değişik yönlere bakıyor, bazısı ellerini değişik yerlerde tutuyor(!) ve kimileri de duruş çirkinliği ile Şeref tribünü ile Bayrağımızı, protokole uymayan bilinç noksanlığı içindeyd.

Cevabım net ve kesin oldu! "Benim için bu durumu düzeltme 10 dakikalık olup, aynı zamanda ben futbol teknik direktörüyüm ve futbolu da oynatırım!"

Kafamdaki futbol projesi ve yapılacak ilk karşılaşmadaki değişimi göstermek adına gençleri seçtim, kampa aldım ve nelerin değiştiğini başarılı biçimde duruş, selamlama ve futbol adına değiştirdim.

Bu geçmişi hatırlatmam son maçta futbolcularımızın bir çoğunun eleştirilerek verdiği selamlama görüntüsüdür.

Daha önce de yaşanılan "acı gerçeğe" dikkat etmeyenlerin yine aynı şekilde maç öncesi oynanan iki karşılaşmada takımımızın verdiği haklı eleştirilen görüntüdür. 

Milli maçlardan önce her ülke, kendi Ulusal Marşını ve protokol ile bayrağını selamlama titizliğini göstermek zorundadır. Ve hatta bu titiz ve hırslı görüntü maça nasıl bir psikoloji ile başlayacaklarının da ifadesidir. Hiçbir futbolcu ve kişi bu görüntünün ötesinde güç veya anlam taşımaz. Özellikle ulusların karşılaşmalarında futbolcu ve görevlilerin temsil ettiği ülkesidir. Sadece futbol elçisi değil futbol adına göndere çekilen bayraktaki "ülkesini temsil yetkisi alan" şanslıdır futbolcu.

Örneğin eleştiri olsun diye değil ama bizim yapımız bazı yaptırımları da sahaya yansıtır. Bu titizlik ve özendir. Sponsorların egemen oldukları "koronalı dramatik bir süreçte" bizim ülkemizin tarihi ve güçlü imajına farklı bakanların belki de küçük bir detay gibi sanılan bu tür yapılar, gençlerimiz ve futbolcularımız adına önemli değerlerdir. Artık sahalarda kendi inancını sergileyen görüntülere alışan futbol dünyasına biz de sahiplendiğimiz, inancı ve disiplini sadece oyunda ve sonuçta değil enternasyonal anlamda da temsil edenler olarak göstermeliyiz. Herkesin bu süreçte öne çıkmaya çalıştığı bir "sinsi kavga" varken, bizim tarzımız, bize ait olan yapımız ve hatta oyunumuz taktiksel olmanın ötesinde de kişiliğimizde yansımalıdır!

Boş tribünler olsa da milyonların gözü üstümüzdedir. Her türlü uluslararası etkinlikte buna ve bizi temsil edecek gençlere bu duygu aşılanmalı ve artısı da unutulmamalıdır!

Ben hâlâ bana TFF görev verdiği günün tablo takıntısındayım değil mi? Yok canım sadece büyüğünüz olarak hatırlattım!


Yazarın Son Yazıları

Kulüp televizyonu! 23 Eylül 2020
Değişiklik 20 Eylül 2020
Gerçeklerle futbol! 16 Eylül 2020
Ciddiyet 14 Eylül 2020
Futbol ve seremoni! 9 Eylül 2020
Korona etkisi! 7 Eylül 2020
Transfer pazarı! 3 Eylül 2020
Futbola dikkat! 28 Ağustos 2020
Messi’nin dramı! 19 Ağustos 2020
Üç öpücük! 12 Ağustos 2020
Teknik adamlık 5 Ağustos 2020
Gerçeğin nostaljisi! 31 Temmuz 2020
Büyük tatil! 22 Temmuz 2020
Futbolun Tulumbacıları! 15 Temmuz 2020
Kartal kondu!.. 14 Temmuz 2020