Ben futbol adamıyım ama ilgilendiğim ve takip ettiğim bir spor dünyası var. Tenisin yıldızı Rafael Nadal, son oynadığı Roland Garros finalinde spor dünyasına çok önemli bir ders verdi. Tabii alana göre değişir. Yaptığımız işin toplumsal olduğunu hatırlatmak gerekiyorsa, değişik kültür ve anlayış farkını algıyla süslemek zorunda kalırsınız. Fransa Açık finalinde 23 yaşındaki Ruud’un, ustası ve hocası Nadal’a yenilmesinden alınacak bir final dersi var! Özellikle maçın sonundaki açıklaması tam bir ders ve ahlâk cümlesidir anlayana! “Finalde Nadal’ın ilk kurbanı ben değilim ki” demesi, hocasından aldığı kültürün sonucudur. 22 grand slam, 14 Roland Garros şampiyonluğu olan 36 yaşındaki Nadal’ın, öğrencisi tarafından böyle kutlanması çok önemlidir. Üstelik Nadal’ın yaşadığı ağır sakatlığın ardından ilerleyen yaşına rağmen kortlara çok formda geri dönüşü, yıllardır Djokovic ve Federer gibi devlerin yanında asla pes etmemesi takdiri hak ediyor. Raketi eline aldığı her an sanki kariyerinin ilk günlerindeymiş gibi işine heyecanla bağlanması Nadal’ı Nadal yapan diğer bir özelliği. Hepinize bu maçın tekrarını izlemenizi ve kortta rakip olan iki tenisçinin, aralarındaki yaş farkının ötesinde, öğretmen-öğrenci ilişkilerinin asaletine odaklanmanızı tavsiye ediyorum. Dünyaya verilen mesaj iyi algılanmalı. Bu maç, sporun ne kadar zor ama bir o kadar da zekâ dolu olduğunu herkese gösterdi. Ayrıca, teknik kapasitenin yanı sıra yaratıcı beyin ve sinir reaksiyonunun ortaya konması açısından ders niteliğinde bir karşılaşmaydı. Algının değil gerçeğin, çalışma, form, sürat, çabukluk, doğru karar verme, teknik ve oyun taktiği burada nettir. İşte star da öyle çıkar ortaya... Ayrıca çağdaş kültür ve toplumsal mesajın insanlara spor yoluyla verilişinin en önemli, saygın örneğidir. Teşekkürler iki büyük yıldıza...
Yazarın Son Yazıları
Derbi öncesi gazetemize verdiğim görüşte iki teknik direktörün taktik detayları ön plana koyduğunu 90 dakikanın belirleyici faktörünün de bu olacağını belirtmiştim.
Ali Mortaş, İstanbulspor’da Cihat Arman ve Sabri Kiraz’dan sonra en çok Türk futboluna oyuncu kazandıran ama unutulan bir adamdı.
Yeni yılın ilk günlerini yaşarken okurlarımın 2026’yı sağlıkla geçirmesini diliyorum.
Beşiktaş belki de ilk kez topa bu kadar hâkim olup oyuna yön verdiği bir maç çıkardı.
İki devrede iki farklı Beşiktaş vardı sahnede. İlk yarı Toure’nin kırmızı kartına kadar Trabzonspor gibi zirveyi yakalayan bir takıma karşı topu rakibine bırakan, sahada doğru yerleşen, hızlı hücumlarla skoru yakalayan Beşiktaş vardı sahada...
Cengiz kazanılan penaltıyı kaçırmasa Kartal çok da iyi olmadığı bir maçı daha rahat kazanacaktı. Cengiz sonrasında Toure’nin golünde süratini akıl dolu pasıyla birleştirip bir anlamda gönül aldı.
UEFA Konferans Ligi’ne lider olarak devam eden Samsunspor, derbi sonrası havasını kaybeden ve yaşadığı Rafa Silva kriziyle anılan Beşiktaş deplasmanında ilk yarıda kaleci Ersin’i geçemedi.
Dört büyüklerin kendi arasında derbi oynadıkları hafta zirveden uzaklaşan Fenerbahçe ve Beşiktaş için adeta yarışa dönüş şansıydı.
Sergen Yalçın’ın, Orkun Kökçü’yü kaptanlığa getirmesi kendi döneminde yeni oluşum yaratmak için önemli bir hamleydi.
Türkiye Futbol Federasyonu, A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’yı rahat bıraktı.
Maça hızlı başlayan Galatasaray, Uğurcan’ın tüm gayretlerine rağmen 12. dakikada Abraham’ın golüne engel olamadı.
Beşiktaş kendi klasik futbol anlayışına dönünce çabuk oynayıp Rafa gibi teknik, Orkun gibi mücadeleci bir karakterle hızlı başlayarak adeta maçı erken kazandı.
Önce Avrupa Ligi’nden sonra Konferans Ligi’nden elenen Beşiktaş, Solskjaer’in gönderilmesinin ardından Sergen Yalçın’ın göreve gelmesiyle bir hava yakalar diye düşündük.
Beşiktaş, Sergen Yalçın yönetiminde Başakşehir karşısında coşkulu oynadı.
2-1 aldatmasın!
Beşiktaş dün 4. resmi maçına çıktı ve bunların tümü Avrupa kupasındaydı.
Beşiktaş, Shakhtar maçlarından ders almış olacak ki St. Patrick’s karşısında özellikle ilk yarıda beklenenin üstünde bir performans gösterdi.
Beşiktaş’ın durumu gerçekten trajik!
Beşiktaş yeni sezona takımda eksikliğini hissettiği birçok mevkiye transfer yapması gerekirken elindeki kaliteli oyuncuları da kaybediyor.
Avrupa Kadınlar Futbol Şampiyonası çeyrek finalinde 10. dakikada 10 kişi kalmasının ardından
Geçen yıl transferde geç kalan, lige erken havlu atan Beşiktaş sezon sonu gelmeden heyecanını yitirerek taraftarını üzdü ve şampiyonluk yarışında dahi var olamadı.
Futbolda yoğun geçen sezonun ardından adeta tatile giremeden yeni formatıyla düzenlenen FIFA Kulüpler Dünya Kupası’nda boy gösteren takımlar ve oyuncular, dünyanın her yerindeki seyirciler için yaptıkları maçlarda transfer piyasasını oluşturuyor.
İspanya-Portekiz UEFA Uluslar Ligi finalinde futbol olarak umduğumuzu İspanya tarafında bulamadık.
Sezon biterken bazı olaylar dikkatimi çekti. İlki Şampiyonlar Ligi finalindeki Paris Saint Germain-Inter mücadelesi. Maçın yıldızı PSG Teknik Direktörü Luis Enrique idi.
Ali Koç, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı olarak Aziz Yıldırım’dan devraldığı bayrağı yaptığı yatırımlarla dalgalandırmaya çalışırken Sarı-Lacivertliler Euroleague’de ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu.
Ruhu kazanmalı
Gemi su alıyor
Kimliğini kaybeden Beşiktaş
Beşiktaş’a yumruk!
Yanlışlarımız!
Ne yaptın Ole?
Buruk Mourinho!
Özgüvenli Kartal
Montella ve yükseliş
Kocaman ayıp!
Futbol gerçeği
Sadece mücadele
Kaybolan futbol
Ekip mücadelesi
Keyif vermiyor