Riyad konusunda Sayın Büyükekşi’ye açık mektup

Riyad konusunda Sayın Büyükekşi’ye açık mektup

30.11.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sayın Büyükekşi,

Bugün size bir Fenerbahçeli olarak Türkiye Süper Ligi ve hakemleriyle ilgili şikayetlerimden söz etmeyeceğim. Öncelikle, Milli Takım’ımızın Almanya’da yapılacak Avrupa Kupası finallerini grup lideri olarak bitirmesi konusundaki başarısını tebrik etmek isterim. Aynı şekilde, 2032’de İtalya ile beraber Avrupa Kupası finalini düzenleyecek olmamız da yine gurur verici bir gelişme.

Sayın Büyükekşi, bugün size aktarmak istediğim konu tahmin edeceğiniz gibi Türkiye Süper Kupa finalinin, ülkemiz yerine Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde oynanacağını ısrarla “iddia” etmeniz. “İddia” diyorum, çünkü bunun gerçek olabileceğini düşünmekte gerçekten çok zorlanıyorum. Bu karara karşı artan yoğun tepkilere rağmen dünkü bildirinizde, “Süper Kupa’nın yurtdışında oynanması projesi ve yetkisi Türkiye Futbol Federasyonu’na aittir” söylemiyle karar merciinin sadece kendiniz olduğunun altını kalın kalın çizmekten çekinmediniz; bu özellikle üzücü geldi bana… Halkın sağduyulu çağrılarına keşke biraz değer verseydiniz…  

Sayın Büyükekşi, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında Atatürk’ün anısı ve devrimleri her alanda heyecanla kutlanırken, sizin bu değerleri hiçe sayarcasına, Türkiye’nin en güzide ve en çok taraftara sahip iki futbol takımının, Türkiye’nin en büyük kupasının finalini, Atatürk devrimlerinin tamamen karşıtı bir siyasal profil olan Suudi Arabistan’da oynatmaya kalkışmanız, makamınızın temsil etmesi gereken sorumluluğu uzaktan yakından yansıtmıyor. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un “Final, Atatürk ilkelerine karşı bir ülkede oynanmamalı” sözlerini lütfen ciddiye alınız! Galatasaray’ın kupa finalinin, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanması teklifini ciddiye alınız.

Sayın Büyükekşi, bu kararı tek başına mı aldınız, yoksa yönetim kurulunuzdan gelen bir fikir miydi, yoksa başka bir makamda oturan bir beyfendi size bunun iyi olacağını mı telkin etti, orasını bizlerin bilmesi mümkün değil. Havada tahminler uçuşuyor. Aslında hiç fark etmez, bu fikir kimden çıktıysa hiç övünülecek bir düşünceye imza atmamış bu vatandaşımız. Tersine ülkemizi büyük bir huzursuzluğa taşıyan bir kararın başını çekmiş. 

TÜRKİYE FUTBOL ORTAMININ %90’I, RİYAD’DA FİNALE KARŞI

Sayın Büyükekşi, siz Türkiye’nin futbol ortamını temsil ediyorsunuz. Futbol takımlarını, futbolcularını, futbol profesyonellerini, futbol severlerini…

Türk futbolu, esas olarak Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın 100 yılı çoktan aşmış rekabetleri üzerine kurulmuştur. Bu büyük takımlarımızın taraftar sayısı, Türk futbolseverlerin tahmini yüzde yetmişini oluşturuyor. Hatta “en az” yüzde yetmişini diyelim. Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Yüksek Divan Kurulları ve Kurul Başkanları Uğur Dündar ile Aykutalp Derkan, bu finalin Riyad’da oynanmasına şiddetle karşı çıktılar. Divan Kurulları bu kararları oybirliğiyle aldı. Bunun da ötesinde konuyla doğrudan hiçbir ilişkisi olmayan Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün başta Divan Başkanı Tevfik Yamantürk olmak üzere, bu kararın yanlışlığını dile getiren birçok önde gelen yöneticisi oldu. 

Sokaktaki milyonlarca taraftardan hiçbiri, böyle bir karardan mutlu değiller. Riyad, zaten averaj bir futbol taraftarı için bile çekici bir hedef kent olmaktan fersah fersah uzak. Böyle bir final, İstanbul’da veya Türkiye’nin herhangi bir kentinin yeni/büyük bir stadında yapılsa, orası bayram yerine döner. Kadınlı erkekli on binlerce taraftar, o kenti, o bölgeyi en keyifli şekilde fetheder, şarkılar marşlar söyler, beraberce eğlenir… Riyad’da böyle bir ortam hiçbir şekilde olmayacağı gibi, zaten burada ana sorun, maçın 100. yılda Mustafa Kemal’in topraklarında oynanmaması gerçeği… Zaten şu dönemde halkımızın ne morali ne bütçesi ne de Cumhuriyet hakkındaki yoğun Atatürkçü düşünceleri böyle bir seyahate yeşil ışık yakıyor. Ülkemizde yılın en büyük futbol coşkusunun önüne neden duvar örmeye çalışıyorsunuz?

O zaman Türkiye’nin size şu soruyu sorma hakkı var Sayın Büyükekşi: Ne Fenerbahçelilerin ne Galatasaraylıların ne Beşiktaşlıların ne de halkımızın ezici çoğunluğunun görmek istediği bir tabloyu neden bize ve ülkemize dayatıyorsunuz? Sizce bu olağan veya sağlıklı bir yaklaşım mı? Özellikle 100. yılda Atamız ve onun bize hediye ettiği Cumhuriyet’e ve devrimlerine karşı saygı, bu dönemde tavan yapmışken bu neyin ısrarıdır? Toplumun hassas duygularıyla bu kadar oynanabilir mi? Siz halktan yana, yani halkın açıkça ortaya koyduğu tercihlerden yana olmayacaksanız, kimden yana olacaksınız, insan merak ediyor!

Bu finalin kesinleşecek tarihine daha bir ay bir süre varken, büyük tepkiler çeken bu kararınızdan lütfen dönün. Ne Cumhuriyet tarihi ne futbolumuzun tarihi ne de toplumumuzun yapısı, Atamızı, Anıtkabir’deki ebedi istirahatgahında -adeta- yerinden oynatacak böyle ağır gafları kaldıramaz. 

Lütfen öncelikle şunun farkına varın, herhalde bu karardaki tek motivasyon, takımlara verilecek ikişer ve üçer milyon euro’luk paralar olamaz. İkinci veya üçüncü sınıf bir futbolcunun hatalı transfer kararıyla boşa gidebilen bir para bu. Atatürk’ün ve Cumhuriyetimizin değerleri ise PAHA BİÇİLEMEZ! 

Daha geçen günlerde, Halk TV’de, İsmail Küçükkaya iki kere “Konu buysa, bu 4 milyon doları bu programda ben bile rahatça toplarım” diye açıkça somut tekliflerini er meydanına bıraktı! Daha ne diyelim! Hani mesela her iki kulübe “petrol servetiyle” dört yüz milyon dolar gibi “ölü diriltecek” paralar teklif edilmiş olsa, onlar da bu rakamlarla tüm borçlarının ödeyecek olsa, hadi bir derece! O zaman, kafası karışanlardan bazıları diyebilirdi ki, “Gözlerimi kaparım vazifemi yaparım böylece hesapları da silerim”. Benim tabii 100. yılda onu bile hoş görmem -uzaktan yakından- mümkün değildir. Bazılarının neden kafasının karışabileceğini ancak böyle bir durumda izah etmeye çalışabilirdim… Yıllık bütçe üzerinden şu anda konuşulan rakamlar, komik kaçıyor zaten! Ünlü bir deyimimizle “attığın taş, ürküttüğün kurbağaya değmiyor!”  

Sayın Büyükekşi, bu hatadan dönmezseniz, bu iki güzide kulübümüze düşen, Riyad’a genç takımlarını yollamak ve kendi aralarında -mesela tarafsız olan Beşiktaş Park Tüpraş Stadyumu’nda- “100. Yıl-Atatürk Dostluk Maçı” adı altında karşılaşmalarını yapmaktır. Umarım kulüplerimizin arka bahçelerinde sıkça konuşulan bu alternatif, şayet siz gafletinizden uyanmazsınız acilen devreye sokulur.

Lütfen derin bir nefes alın, pencereden ufka bakın ve tekrar düşünün. Emin olun bu dayatmanın yaratacağı negatif enerji, bu kararı alanları da uygulayanları da pişman eder. Halkımızı, bu vatanın evlatlarımızı bu kadar yoğun bir sıkıntıya, hatta kızgınlıklara sokmaya değer mi Sayın Büyükekşi? 

Lütfen Türk halkının sinir uçlarıyla bu kadar umursamazca oynamayın. 

Bir hatadan dönebilmek, bazen en onurlu büyüklüktür. 

Saygılarımla…

Yazarın Son Yazıları

Tehlikeli gidişatlar ve CHP’nin sorumlulukları

Türkiye yeni adalet bakanının kimliğini öğrenerek bir şok yaşadı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP ikazları dikkate almalı

Bu satırların sahibi, ailesinden kalan manevi mirasla 80 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanında durmuş bir isimdir.

Devamını Oku
12.02.2026
Barış süreci: Ne pahasına?

CHP, son dönemdeki çıkışlarıyla ana muhalefet partisinden birinci parti konumuna yükseldi.

Devamını Oku
05.02.2026
Tarihi ‘Özel-İmamoğlu’ tandemi

Tandem, iki unsurun tek bir ritimle, birlikte hareket etmesi olarak tanımlanır.

Devamını Oku
29.01.2026
Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Devamını Oku
23.01.2026
Üç aykırı ölüm

Her biri olağandışı vakalar. İlki, gencecik bir çocuğumuzun Türkiye’yi giderek saran çocuk şiddetinin yeni hedefi olması…

Devamını Oku
22.01.2026
İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025